AŞIK ÇELEBİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AŞIK ÇELEBİ

SANATÇILAR > SANATÇILAR

ÂŞIK ÇELEBİ: (16. YÜZYIL)

*Divan edebiyatı şairi, münşi, tezkire yazarı, mütercim, kâtip, kadı.
(Münşi: Düz yazı yazmakta usta, yetenekli olan. Divan Edebiyatı'nda iyi nesir yazan yazarlara verilen ad.)
*16. yüzyılın en önemli edebiyat tarihçisi, ilim ve kültür dünyamızın nadide şahsiyetlerindendir.
*1519 yılında Prizren’de doğmuş olup asıl adı Pir Mehmed’dir.
*İlim ve şiir ile uğraşan bir aile içinde büyüdü.
*İyi bir aile ortamında, ilme ve özellikle edebiyata düşkün olarak yetişen Âşık Çelebi, ilk tahsilinden sonra İstanbul’a gelmiş ve burada başta Şeyhülislam Ebussuud olmak üzere pek çok ünlü âlimin derslerine katılmıştır.
*Bir yandan medrese tahsili görmekte, bir yandan da dönemin meşhur şairleri ile yakın dostluklar kurmaktadır.
*Medrese tahsilinden sonra bir süre Bursa’da mahkeme kâtipliği yapar ve daha sonra Silivri, Priştine, Serfice gibi şehirlerde kadılık vazifesi görür.
*Sultan II. Selim’e sunduğu bir şiiri çok beğenilerek Üsküp kadılığına tayin edilir ve vefat ettiği 1572 yılına kadar bu vazifede kalır.
*Türbesi Üsküp’tedir.
*Şiirlerinde Âşık mahlasını kullanır.
*Nesrine göre, nazmı oldukça basittir.
*Âşık Çelebi bir ilim adamı olarak Arapça ve Farsça’dan çeşitli eserler tercüme etmiş ve kendisi de bazı ilmi eserler kaleme almışsa da daha çok “Meşâirü’ş-Şuarâ” isimli tezkeresiyle ün kazanmıştır.


ÂŞIK ÇELEBİ’NİN ESERLERİ:
Divan, Meşâirü’ş-Şuarâ, Tercüme-i Revzatü'ş-Şühedâ,
Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye, Tercümetü’t-Tibri’l-mesbûk fî nasîhati’l-mülûk, Şerh-i Ehâdis-i Erbaîn, Tercümetü't-Tibri'l-Mesbük Fî Nasîhati'l Mülük,
Tercüme-i Ravzü'l Ahyâr, Mi'racü'l-Ayâle ve Minhâcü'l-Adale, Zeylü'ş-Şakâik, Zigetvarnâme, Bursa Şehrengizi, Mecmûa-i Sukûk



Meşâirü'ş-Şuârâ:
*Âşık Çelebi'nin birçok eseri içinden adı günümüze ulaşmış ve en tanınmış eseridir.
*Edebiyat tarihimizin en önemli kaynakları arasında sayılan bu eserde Âşık Çelebi, kendisinden önce yaşamış şairler yanında daha çok kendi döneminde yaşamış olan ve çoğunu yakından tanıdığı şairleri, eserlerinden örnekler vererek, genişçe tanıtmıştır.
*Kitap, Anadolu Türkçesi ile yazılmiş olup, bazı nüshaları ünlü nakkaşların minyatürleriyle de süslenmiştir.
*Anadolu'da yazılan dördüncü ve tarihimizde tezkire türünün en güzel örneklerinden biri olan bu eser 1556 yılında tamamlanmış ve II. Selim Han'a sunulmuştur.
*Tezkîre nüshalarına göre şair sayısı, 360 ile 324 arasında değişmektedir.
*Verdiği bilgilerin çoğu gördüklerine, bildiklerine ve işittiklerine dayanır.
*Zaten şairlerin hemen hemen tamamıyla yakın dosttur.
*Bu eser zengin bir nesir örneğidir.
*Çok kez secî, cinas ve süslerle dolu ağır ve ağdalı bir dille karşılaşılır.
*Fakat samimi üslubu, renkli tasvirleri; okuyucuyu sürükleyecek kadar çekici ve canlıdır.
*Bu kıymetli eser hem kendi döneminde, hem de daha sonraki asırlarda severek okunmuştur.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön