CÜMLE ANLAMI - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

CÜMLE ANLAMI

TÜRKÇE > KONULAR > CÜMLE ANLAMI
 
CÜMLE ANLAMI
(CÜMLEDE ANLAM)

(TÜM KONU)

CÜMLE (TÜMCE):
*Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği…  vb. bildiren sözcük ya da sözcük dizisine cümle denir.


1) TANIM CÜMLESİ:
*Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu bildiren cümlelerdir.

Not: Bu tür cümleler “X nedir?” ya da “X kimdir?” sorusuna cevap verir.

Not: Genelde cümle sonunda “-dir” eki ya da “denir, denmektedir” gibi ifadeler bulunur.

Şiir, duyguların ifade edilmesidir. (Şiir nedir?)
Ahmet Haşim, Fecr-i Ati şairidir. (Ahmet Haşim kimdir?)
Kalem, yazı yazmaya yarayan araçtır.


2) ÖZNEL CÜMLE (ÖZNEL ANLATIM):
(Öznellik, Subjektif, Göreceli, Kanıtlanamaz, Değişebilir)
*Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişebilen yargıların yer aldığı cümlelerdir.
*Bu tür cümlelerde kişinin kendi görüşü yer alır.

Reşat Nuri, Türkiye’nin en ünlü yazarıdır.
Bu eserinde, gereksiz birçok ayrıntıya yer vermiş.
Elma, insanların en sevdiği meyvedir.


3) NESNEL CÜMLE (NESNEL ANLATIM):
(Nesnellik, Objektif, Kanıtlanabilir, Değişmeyen)
*Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen yargıların yer aldığı cümlelerdir.
*Bu tür cümlelerdeki yargılar herkesin kabul ettiği yargılardır.

Eserin ilk baskısı 2001 yılında yapıldı.
Eserde köylü-ağa çekişmesi anlatılmaktadır.
Bütün insanlar ölümlüdür.
Su, 100 derecede kaynar.


4) DOĞRUDAN (DOLAYSIZ) ANLATIM:
*Bir kişinin sözünü, olduğu gibi aktarmamızdır.
*Bu söz genelde tırnak işareti içerisinde yazılır.

Babam: “Yanıma gel.” dedi.
Eseri, zor şartlarda kaleme aldım.” dedi.
Yarın, Ankara’ya gideceğim, dedi.


5) DOLAYLI ANLATIM:
*Bir kişinin sözünü, anlamını değiştirmeyecek şekilde, kendi ifadelerimizle aktarmamızdır.

Babam, yanına gitmemi istedi.
Eseri, zor şartlarda kaleme almış.
Yarın, Ankara’ya gidecekmiş.


6) KİNAYELİ ANLATIM:
*Alaya alma, iğneleme, tersini kastetme içeren cümlelerdir.

Eh, bu hızla gidersek, okula yarın sabah varırız.


7) OLUMLULUK:

a) Olumlu Cümle:
*Cümlede bildirilen yargının gerçekleştiğini ya da gerçekleşeceğini (bulunduğunu) bildiren cümlelerdir.

YKS, Haziran’da yapılacak.
Ahmet, keldir.
Eserde olumlu cümlelere çokça yer verilmiş.
O, ben kendimi bildim bileli cimridir.

b) Olumsuz Cümle:
*Cümlede bildirilen yargının gerçekleşmediğini ya da gerçekleşmeyeceğini, (bulunmadığını) bildiren cümlelerdir.

Beklediğim mektup henüz gelmedi.
Film, senaryosu yönüyle, güzel değildi.
Kırmızı ışıkta geçilmez.
Osman, yarınki toplantıya gelemeyecekmiş.
Cebinde beş parası yoktu.

Not: Dilimizde “-siz, -me, -mez” gibi ekler, “yok, değil, ne…… ne……” gibi kelimeler, olumsuzluk oluşturmak için kullanılır.

Not: İki olumsuz bir olumluyu oluşturabilir.    >>> Yok değil (Var)

Not: Anlamca Olumlu, Yapıca Olumsuz Cümleler:
Sizin neler yaptığınızı bilmiyor değilim. (biliyorum)
Cebinde para yok değil. (var)
Yaptığı hareketi görmemiş olamazsın. (görmüşsündür.)
Oraya kim gitmek istemez? (gitmek ister.)
Gel de parmaklarını yeme.  (ye)

Not: Anlamca Olumsuz, Yapıca Olumlu Cümleler:
Ne kızı verir, ne dünürü küstürür. (vermez, küstürmez)
Bu haliyle onu kim beğenir? (kimse beğenmez)


8) SORU CÜMLESİ:
*Soru kelimesi ya da soru eki bulunan; soru anlamı taşıyan cümlelerdir.
*Cevap bekleyen cümlelerdir.

Bakkaldan ekmek mi aldın?
Karşıda duran araba nereye gitti?
Bugüne kadar kaç kitap okudun?
Onu okulda da mı görmedin?

Not: Soru kelimesi bulunan bazı cümleler soru cümlesi olmayabilir.

Ne zaman uyuduğunu bilmiyorum.
Kalemimi kim aldıysa getirsin.

Not: Bazı cevap beklemeyen soru cümleleri vardır. (Sözde soru cümlesi)

Köşeyi döndüğümde onu görmeyeyim mi?
Kim korkar fareden?
Ona bu olanları nasıl anlatırım?


9) ÜNLEM CÜMLESİ:
*Seslenme ya da heyecan, sevinç, şaşma, sıkılma vb. ifadelerden oluşan ünlemlerin kullanıldığı cümlelerdir.

Of, yine olmadı!
Hey, orada durma!
Eyvah, o da burada!
Çok güzel bir araba!
Göreyim sizi arkadaşlar!
Hah, işte geldi!


10) KOŞUL (ŞART) CÜMLESİ: (KOŞULA BAĞLILIK)
*Bir işin, oluşun, durumun gerçekleşmesini ya da gerçekleşmemesini şarta bağlayan cümlelerdir.

Sussanız da derse başlasak.
Çok çalışırsan, sen de kazanırsın.
İçeri girebilirsin; fakat önce bilet almalısın.
Onu görmedikçe, yardımcı olamam.


11) SEBEP (NEDEN) - SONUÇ CÜMLESİ: (YARGI - GEREKÇE)
*Bir olayın, bir durumun gerçekleşme ya da gerçekleşmeme sebebini ortaya koyan cümlelerdir.
*Bu tür cümlelerde “neden, niye, hangi sebeple, niçin” sorularına cevap bulunabilir.
* “Neden”, gerekçesiyle birlikte verilir.

Çok konuştuğundan başına bunlar geldi.
Onu gördüğümden beri işim rast gitmedi.
Yol kaygan olduğu için kaza olmuş.
Havalar çok soğumuştu, bu yüzden hastalandım.
Gece geç uyudum ve sabah namazına kalkamadım.
Kahvaltı yapmadığım için karnım ağrıyor.
Okulların açılmasıyla masraflar arttı.


12) AMAÇ CÜMLESİ:
*Bir amacı gerçekleştirmek için yapılacakları bildiren cümlelerdir.
*Amaç anlamı taşıyan cümlelerde, eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır.

Alış-veriş yapmak için markete gitti.
Seni görmek için bu kadar yolu tepip geldik.


13) TASARI CÜMLESİ:
*İleride yapılacak işlerin var olduğunu bildiren ve bunun planını içeren cümlelerdir.

İyi bir üniversiteye girmek için, günde 8 saat ders çalışmayı düşünüyorum.
Bu yazıları kitaplaştırmayı planlıyorum.


14) VARSAYIM CÜMLESİ:
*Bir olayın ya da durumun bir an için olduğunu (gerçekleştiğini) farz etmektir.

Tut ki bu çukuru kazdık.
Diyelim ki eser çok sattı.
Bir an için tatile gittiğini düşün.


15) TAHMİN (OLASILIK-İHTİMAL) CÜMLESİ:
*Bir şeyin görünüşe göre olacağının sanıldığı, kesinlikten yoksun, kişisel yargılardır.

Hava soğudu, kar yağabilir.
Burada yok, eve gitmiş olabilir.
Yarın borsada düşüş yaşanabilir.
Bu ilaçlar hastayı iyileştirecek gibi.


16) ÖN YARGI (PEŞİN HÜKÜM) CÜMLESİ:
*Bir konu veya kavram hakkında önceden edindiğimiz olumlu ya da olumsuz yargılardır.

Sen bu sınavı kazanamazsın.
Bizimle gelmeyeceğinden eminim.
Bu işte başarılı olacağından kuşkum yok.
Göreceksin, haftaya kadar bitmeyecek.
Bu kitap çok satar.


17) KARŞILAŞTIRMA CÜMLESİ:
*İki varlık ya da kavram arasındaki benzerlik veya farkların ortaya konulduğu cümlelerdir.
*Genellikle “daha, en, kadar, gibi, ise” gibi sözcükler ve “-den” eki kullanılır.

Ahmet, Cüneyt’ten kuvvetlidir.
Şiir, düzyazıya göre daha çok özen ister.
Divan şiiri, dil yönüyle halk şiirinden güçlüdür.

Not: İki farklı kavram ya da varlığın özelliklerini vermek karşılaştırma değildir.

Bir tarafta başı karlı dağlar, bir tarafta yeşilin bin bir tonu.


18) DEĞERLENDİRME CÜMLESİ:
*Bir sanatçı veya sanat eserinin çeşitli yönlerini ortaya koymaktır.
*Öznel de nesnel de olabilir.

Kitabın sonunda kahramanlar hazin bir şekilde ölüyor.
Bu şiirde insanı etkileyen bir yan var.
Sanatçının dili başarıyla kullandığı yapıtında görülüyor.
Öykülerin anlatımında bir kuruluk bir tekdüzelik görülüyor.
Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor.
Sanatçı, şiirlerinde yabancı sözcüklere bolca yer vermiştir.

Not: Genel söyleyişler değerlendirme olmaz.

Sanatçı topluma yol göstermelidir.
Sanatçı okurun hayal dünyasını zenginleştirmeli.


19) ELEŞTİRİ CÜMLESİ:
*Olumlu ya da olumsuz görüş bildirmektir.
*Özneldir.

Not: Bazen sadece olumsuz değerlendirmeler “eleştiri” olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bazı kaynaklarda, eleştirinin olumlu olması için başında “olumlu” kelimesinin olması gerektiği yazmaktadır.

Not: Olumlu eleştiri cümleleri, “övgü”; olumsuz eleştiri cümleleri, “yergi” olarak değerlendirilebilir.

Yazar mesleğinde zirveye çıkmıştır.  (olumlu eleştiri-övgü)
Şair, şiirimize bir yenilik getirmemiştir. (olumsuz eleştiri-yergi)
Yazınımıza yeni bir soluk getirmişse de birçok noktada yaya kalıyor. (hem olumlu hem olumsuz)
Şair aruz ölçüsünü mükemmel kullanmıştır, heceyi de aynı güzellikte şiirlerine yansıtmıştır.(olumlu)


20) ÖZ ELEŞTİRİ CÜMLESİ:
*Kişinin kendisini olumsuz bir şekilde eleştirmesidir. (Olumlu olursa beğeni olur.)

Yapıtlarımda vermek istediğim mesaj, anlatımın yoğunluğuna takıldı.
Maalesef sanatın gereğini, işlevini yerine getiremedik.
Bu konuda aceleci davrandığım için kendi içimde çelişkilere düştüm.


21) ÖNERİ CÜMLESİ:
*Bir eksikliğin giderilmesi için telkinde (tavsiyede, teklifte) bulunmaktır.

İyi bir üniversite için günde 8 saat çalışmalısın.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Sabır bir erdemdir, ondan vazgeçmeyin.


22) YAKINMA-SİTEM-ŞİKÂYET CÜMLESİ:
*Olumsuz bir durumdan dolayı üzüntü duyma, bu durumdan şikâyetçi olma bildiren cümlelerdir.

Bir de aldığı gibi getirmeyi öğrense.
Söylesem de beni dinlemez ki!
Konudan konuya atlayan, başlığıyla içeriği birbirine uymayan yazılar bizleri çok yormaktadır.


Not: Hayıflanmak: Kaybedilen bir fırsat için üzülmek. Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek.

Keşke ben de oraya gitseydim.


Not: Pişmanlık: Yapılan bir işin veya davranışın olumsuz sonucunu görerek üzülme.

Keşke oraya gitmeseydim.


23) BEĞENME (ÖVGÜ) CÜMLESİ:
*Bir kişiyi, olayı, durumu; güzel bulma, takdir etme bildiren cümlelerdir.
*Olumlu eleştiri de denebilir.

Eserlerinde insanı etkileyen bir taraf var her zaman.
Bir öykü ancak bu kadar güzel yazılabilir.
Bu yazar sorunlara çözümleyici ve iyimser bir tavırla yaklaşan, değişik görüşlere açık bir insandır.


24) ÖĞÜT CÜMLESİ:
*Bir konu hakkında nasihat etme, akıl verme, yol gösterme bildiren cümlelerdir.

Benden sana bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt.


25) KARŞITLIK (KARŞIT İKİ DURUM)
*Birbirine zıt kavramların ya da durumların aynı cümlede bulunmasıdır.

Böyle sıcak havalarda, soğuk içecekler iyi gider.
Ağlamalar, gülmeler birbirini takip ediyordu hayatımda.


26) SOMUTLAMA:
*Soyut bir kavramın, durumun ya da olayın -daha iyi anlaşılabilmesi için- somut kavramlardan yararlanılarak açıklanmasıdır.

Roman yazmak, maraton koşmak gibi uzun bir çaba ve sabır ister.
Başarı, merdiven gibidir; basamak basamak ilerlenerek en üste ulaşılır.


27) YORUM CÜMLESİ:
*Bir konu, kişi ya da olay hakkında ortaya konan olumlu-olumsuz kanaatlerdir.
*Öznel cümleler, yorum içerir.

Kitapta etkileyici hikâyeler yer alıyor.
Kitap, okumaya değmeyecek hikâyelerden oluşmuş.

28) ÜSLUP CÜMLELERİ:
-Dili yer yer ağırlaşmasına rağmen son derece akıcı.
-Sarı renkleri tablolarının ayrılmaz bir parçası yapmıştır.
-Ses ve müzikal unsurlarla doğallaştırdığı anlatım, yaşadığı döneme göre son derece açık ve sadedir.

Üslup (Biçem) (Tarz, Stil, Teknik) (Nasıl Anlatılıyor?):
*Anlatım tarzı.
*Söyleyiş şekli.
*Edebiyatta üslup; bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği anlamını taşır.  Bir sanatçıyla ilgili olarak da üslup, sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimidir.


29) İÇERİK CÜMLELERİ:
-Yazar, bu eserde tek başına yaşayan dul bir kadının zorlu yaşamını ele almış.
-Sanatçı öykülerinde daha çok toplumumuzun kırsal alanlarda yaşayan insanlarının yaşamını, onların doğa ve çevre ile olan ilişkilerini yansıtır.

Konu (İçerik) (Ne Anlatılıyor?):
*İçerik, bir sanat eserinde anlatılmak istenen fikir, verilmek istenen öz, düşünce, duyguların tümüne denir.


30) BİÇİMLE İLGİLİ CÜMLELER:
-Eser üç bölümden oluşuyor.
-Yapıtın özgün bir kapak tasarımı var.
-Şiirin dörtlüklerden oluşması okuyucuyu sıkmamaktadır.
-Eserde yabancı sözcüklerin karşılığı dipnot olarak verilmiştir.

Biçim:
*Eserin içerik dışında kalan özellikleridir. Dış görünüş, kullanılan dil, tasarım, şekil, biçimle ilgilidir.


KISA KISA:

>Gerçekleşmemiş beklenti cümlesi:
Burada bulacağımı düşünmüştüm.

>Sezgi bildiren cümle:
Bu işin bitmeyeceğini anlamıştım.

>Düşsel öğeler içeren cümleler:
Felsefe Taşı, sahibine üstün güçler vermektedir.

>Duyulara seslenen cümleler:
Yosun kokusu burnumuza kadar gelmişti.
Dayanılmaz bir sıcaklık vardı.
Bu kadar ekşisini ilk defa yiyordum.

>Aşamalı durum bildiren cümleler:
Havalar gittikçe soğuyor.
Çocuğun huyu günden güne değişiyor.


CÜMLE ANLAMI İLE İLGİLİ DİĞER KAVRAMLAR:

EVRENSELLİK:
*Bütün insanlığı ilgilendiren konu ya da kavramların dile getirilmesidir.

Onun anlatımı bütün insanlığı kucaklıyor.
Dünya atmosferini soluyan herkese seslenen biridir o.                         
Herkesi ilgilendiren sorunları işliyor eserlerinde.


ULUSALLIK:
*Kendi insanını ilgilendiren konu ya da kavramlar.

Yahya Kemal'in şiirlerinde bizim insanlarımız kokuyor.
Bu sanatçı yoğrulduğu toprağın özelliklerini, insanını işliyor eserlerinde.


YOĞUNLUK:
*Az sözle çok şey anlatmak. Atasözleri gibi.

Sanatçı,   sayfalarca sürecek o konuyu, sadece bir paragrafta dile getirmiş.


YALINLIK:
*Dili anlaşılır kullanmak. (Açık konuşmak.)

Sözcükleri seçerken, hassas davrandığı için sade bir anlatım yakalamış.


AKICILIK:
*Bir eserin, okuru sıkmadan, bir çırpıda, kolayca kendini okutturabilmesidir.


ÖZGÜNLÜK:
*Sanatçının kendine has bir yol oluşturmasıdır.
*Başkasına benzememe, taklit olmama, kendi damgasını vurma, farklı ve yeni şeyler ortaya koyma özgünlüğün ölçütleridir.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Bu yapıtta kendine özgü bir anlatım yolu geliştiriyor.
Başkasına benzemeyen bir yaklaşımı var olaylara.
Alışageldiğimiz bir yöntemle sunmuyor düşüncelerini.
Her zaman yeni şeyler ortaya koymaya çalışmış ve bunu başarmıştır.
Bir önceki çalışmasına benzemeyen, farklı çalışmalar ortaya koyuyor.


KALICILIK:
*Bir eserin, yazıldığı dönemden çok sonra da okurlar ve edebiyat dünyası tarafından ilgi görmesi, adından söz ettirmesidir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön