DENEME - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

DENEME

EDEBİYAT > METİN TÜRLERİ > DÜZYAZI TÜRLERİ

DENEME:

*Serbest düşüncenin ifade alanı ve nesrin bir türü olarak deneme;  
yazarın herhangi bir olay, olgu, durum veya kavramla ilgili izlenimlerini,  
herhangi bir plâna bağlı kalmadan,  
kanıtlamaya gerek duymadan
ve kesin hükümler vermeden,  
tamamen kişisel görüşleriyle,  
serbestçe yazıya döktüğü;  
birkaç sayfayı geçmeyen  
kısa metinlerdir.
*Bir insanın herhangi bir konuda içini dökmek veya düşüncelerini paylaşmak amacıyla, kesin hükümlere varmadan, samimi bir üslupla yazdığı yazılara deneme denir.
*Denemede yazarın kendi “ben”i ortaya çıkar. Çünkü deneme yazarı, her olaya, her duruma "ben"i açısından bakmaktadır.  
*Deneme yazarı konusunu işlerken bir düşünceden diğerine sıçrayıverir.
*Deneme yazarı kendi kendisiyle konuşuyormuş havası içindedir.
*Deneme tür ve üslup olarak pek çok türe yaklaşır. Bu yüzden de yazılması en zor olan türlerdendir.  
*Deneme yazarken paylaşımcı ve samimi bir üslup kullanırken sohbete; düşünmemizi ortaya koyarken fıkraya; duygularımızı ortaya koyarken eleştiriye yaklaşma riski her zaman vardır.
*Bu özelliği nedeniyle günümüzde belli bir türe sokulmayan yazılara da deneme adı verilmektedir.
*Denemeler toplumsal konulardan daha çok kişisel konulara, soyut dünyalara ve iç hesaplaşmalara daha yakındır. Bu yönüyle fıkra türünden ayrılır. Fıkralar toplumsal konulara kişisel yaklaşımlar getirirken deneme iç dünyanın samimi itirafı gibidir.  
*Denemeye özgü bir konu türü yoktur. Özgürce seçilen herhangi bir konuda yazılabilir.
*Öğretici ve düşünsel yanı da vardır.
*Sıradan insanın "baktığı" şeyi, deneme yazarı "görür".
*Deneme dilinde çeşitli bilim, felsefe ve sanat dallarına ait terimlere yer vermekten ziyade, halk çoğunluğunun ortak günlük konuşma dilinin, düşünce diline dönüştürülme çabası hâkimdir. *Denemede bilimsel yazılardaki kuruluk ve şematiklik bulunmaz.
*Düşünce şiirsel, akıcı, samimî bir üslûpla sunulur. Bu bakımdan deneme yazılarının geniş halk yığınlarınca kolayca ve rahatlıkla okunabilme özelliği vardır.
*Deneme yazıları daha çok kısa bir makale veya köşe yazısı gibi bir çırpıda okunabilecek uzunlukta olur.  
*Denemeler belirli bir plana göre oluşmaz.
*Yazarın kültür birikimi, okuyucunun olaylara farklı pencerelerden bakmasını, yeni duygu ve düşüncelere yol almasını sağlar.
*Bu türün en büyük ustası Montaigneye göre denemeler, iddialı olmayan, ispat kaygısı taşımayan; temel anlamda insan doğallığına dayanan eserlerdir.
*Deneme, Avrupa edebiyatında Fransız Montaigne ile başlamıştır.  
*Türk edebiyatında Tanzimat sonrasında özellikle de Servet-i Fünûn Dönemi’nde karşımıza çıkar. Ancak asıl gelişmesini Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleştirir.  
*Günümüzde deneme en sevilen türlerden biridir.

>Denemeler, konularına ve yazılış amaçlarına göre şu şekilde gruplandırılabilir:
*Kişisel duyarlılık ve dikkatleri konu alan denemeler.
*Öğretici ve eleştirel denemeler.
*Sosyal ve felsefi konularda bireysel düşünceyi ifade eden denemeler.

>Deneme ile Makale Arasındaki Farklar ve Benzerlikler:
*Makalede ortaya atılan düşünce, iddia ya da görüş, kanıtlara dayanır. Denemede ise konu kişisel düşünceler, yorum ve bakış açısıyla desteklenir.
*Makalede düşünce kesin bir sonuca bağlanır. Denemede ise böyle bir zorunluluk yoktur.
*Makalenin üslup ve anlatımı ciddi, kurallı ve ağırbaşlıdır. Denemenin üslubu yazarına göre değişir.
*Makalede söz oyunlarına yer verilmez, açık ve anlaşılır bir anlatımı vardır. Deneme yazarı ise konusuna uygun olarak söz sanatlarına ve anlam oyunlarına yer verebilir.  
*Makalede de denemede de konu sınırlaması yoktur; her konuda deneme de makale de yazılabilir.

>Deneme ile Sohbet Arasındaki Farklar:
*Sohbette yazar okur ile konuşur gibi bir anlatımı tercih eder. Böyle yapmakla okuru etkilemeye ve yönlendirmeye çalışır.


>Dünya Edebiyatında Deneme
*Deneme türünün ilk örnekleri, daha “deneme” teriminin bile ortaya çıkmadığı eski Yunan ve Latin edebiyatlarında görülmektedir. Bunlar Epiktetos’un “Sohbetler”, Eflatun’un “Diyaloglar”, Cicero’nun bazı eserleridir. Seneca’nın bazı eserlerinde de denemelere rastlanmaktadır.
*Bugünkü anlamdaki denemenin kurucusu 16. yüzyıl Fransız yazarı Michel de Montaignedir.  
*Denemenin ilk örneklerini veren Montaigne yazdığı metinlerin kişisel düşünce ve deneyimlerinin iletilmesine yönelik edebî parçalar olduğunu vurgulamak için “deneme (essai)’ adını seçmiştir. *Daha sonra yine çok tanınan İngiliz yazar Francis Bacon ve Charles Lamb da bu türde eserler kaleme almış ve bu türü geliştirmiştir.  
*Fransız edebiyatında Andre Gide ve Alain, İspanyol edebiyatında Miguel Dunamuno, Alman edebiyatında R. Maria Rilke gibi sanatçılar da bu türdeki eserleriyle tanınmıştır.


>Türk Edebiyatında Deneme
*Deneme türü, Türk edebiyatına Tanzimat’tan sonra Batı’nın etkisiyle girmiştir.  
*Deneme, önceleri “Musahabe”, “Tecrübe-i Kalemiyye (kalem tecrübesi)” gibi isimler ile anılmıştır.
*İlk özel gazete Tercümân-ı Ahvâl (1860)’in yayın hayatına başlamasından itibaren gazetelerde çıkan değişik yazılar, zamanla ayrı bir tür olan deneme için, dil, anlatım ve yaklaşım bakımından zemin oluşturmuştur.
*Tanzimat'tan itibaren bir süre gazete ve dergilerde musahabe üst başlığı altında deneme benzeri yazılar kaleme alınmıştır.  
*Ahmet Haşim'in Bize Göre ve Gurabahane-ı Laklakan adlı eserlerinde yer alan bazı yazılar Türk edebiyatında deneme türünün ilk örnekleri sayılır.
*Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Haşim ve Falih Rıfkı Atay bu türün ilk önemli yazarlarındandır.
*Deneme türünün en güzel örneklerini Nurullah Ataç vermiştir.
*Diğer denemecilerimiz: Vedat Günyol, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Melih Cevdet Anday, Memet Fuat, Salah Birsel, Mermi Uygur, Fethi Naci, Cemal Süreyya, Cemil Meriç, Oktay Akbal, Mehmet Kaplan, Selim İleri…

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön