DİNÎ ESERLER - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

DİNÎ ESERLER

EDEBİYAT > İSLÂMİ DÖNEM (DİN DÖNEMİ) > DİVAN EDEBİYATI / NESİR

DİNÎ ESERLER:

*Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra ortaya koydukları ilk mensur eserler dini metinlerdir.
*İslam dini bireyin bütün davranışlarını ve toplumun her türlü faaliyetini düzenlediği için, bu dinin ilke ve kurallarının geniş halk kitlelerine ulaştırılmasında nesir en büyük görevi yüklenmiştir.
*Nesre ait diğer türler gelişinceye kadar, uzun süre nesir, sadece dinî konularda başvurulan bir araç olmuştur.
*Kur’an tefsirleri, hadis kitapları,  dinin inanç sistemini konu alan akaid kitapları, toplum ve bireyin hayatını düzenleyen fıkıh, ahlâk ve tasavvuf kitapları dinî metinleri oluşturan mensur ürünlerdir.
*Dini eserler genellikle medresede yetişen yazarlar tarafından oluşturulmuştur.
*Bazı İslami terimler kullanılmakla beraber sanattan, süsten kaçınılmış ve sade bir dil kullanılmıştır.


a. Tefsir:
*Türkler Müslüman olduktan sonra yeni dinlerinin kutsal kitabı olan Kur’an’ı Türkçeye çevirmeye başlamışlar, daha sonraları da İslam dünyasındaki geleneğe uyarak onun yorumu olan tefsirler yazmışlardır.
*Çoğu Arapça veya Farsça’dan tercüme olan bu tefsirlerden, kimi metnin Türkçe karşılığını kısaca vermekle yetinir, kimi de uzun açıklamalarla ve hikâyelerle konuyu işler.


b. Hadis:
*İslam dininin Kur’an’dan sonra ikinci derecede gelen temel kaynağı olan hadis, Hz. Muhammed’in sözlerini, hareket ve davranışlarını; görüp de onayladığından dolayı müdahale etmediği durumları konu alan bir bilim dalıdır.
*Özellikle İslamiyet’in birinci ve ikinci yüzyılında titizlikle toplanan bu hadisler, eski edebiyatımızda önemli yer tutmaktadır.
*Hadislerin etrafında bir edebiyat oluştuğu, Kırk Hadis ve Yüz Hadis adı altında hadis mecmualarının oluşturulduğu bilinmektedir.


c. Akaid:
*Akaid, İslam dininin temel ilkeleri; imanın şartları olan Allah’a, peygamberlere, kitaplara, meleklere, ahrete, kaza ve kadere iman konusundaki kurallardır.
*Bu akideyi oluşturan temel prensiplerden bahseden ilme de “akaid ilmi” denir.
*Dinin itikadî hükümleri ve dine girmenin birinci şartı olan akaid konusunda pek çok kitap yazılmıştır.
*Mutasavvıfların müritleri için yazdıkları ahlâk ve öğüt kitaplarında da akaid konuları işlenmiştir.


d. Fıkıh:
*Fıkıh, İslam hukuku teorileri ve uygulamaları ile ilgili meseleleri ele alan ilim dalıdır.
*Fıkıh konusunda tercüme ve telif pek çok eser yazılmıştır.
*Bunların Türk nesri açısından en önemlileri “fetva”lardır.


e. Tasavvuf Metinleri:
*Tasavvuf, Allah sevgisi temeline dayanan; Allah’ın sıfatlarını, evrenin oluşumunu vahdet-i vücut anlayışı içinde açıklamaya çalışılan; Kur’an’ın öğretilerini ve peygamberin hayat tarzını yaşama gayreti şeklinde kendini gösteren dinî ve felsefî akımdır.
*Türk dünyasında tasavvuf anlayışının gelişip yayılması ve türlü tarikatların kurulması, zengin bir tasavvuf edebiyatının teşekkül etmesine sebep olmuştur.


f. Mesnevî Şerhleri:
*Tasavvuf felsefesini sistemleştirerek İslam düşüncesine ve edebiyatına bir canlılık kazandıran Muhyiddin Arabî’nin Arap dilinde yaptığı işin aynısını Mevlana Celaleddin Rûmî Fars dilinde yapmış ve divanı ile mesnevisi, yüzyıllarca, bütün sufî şairlere ilham kaynağı olmuştur.
*Geleneksel şerh tekniklerine göre, Rûmî’nin bu ölümsüz eseri de ele alınmış ve çağımıza kadar pek çok yazar ve şair tarafından yorumlanmıştır.
  

g. Fütüvvet-nâmeler:
*Fütüvvet, VIII. yüzyıldan sonra ortaya çıkan, kısa bir süre içerisinde birçok İslam ülkesinde benimsenip yayılan, Anadolu’da Ahilik diye bilinen dinî ve tasavvufî nitelikli “lonca kuruluşu”dur.
*Fütüvvetin adap ve erkânını anlatan el kitabı niteliğindeki eserlere “Fütüvvet-nâme” denir.


h. Siyer:
*Hz. Peygamberin hayatı ve kişiliği hakkındaki biyografik çalışmalar, zamanla, Arap edebiyatında “sîret” (çoğulu “siyer”) adı verilen bir türün doğmasına sebep olmuştur.
*Hz. Muhammed’in hayatını anlatmak üzere yazılan eserlerin ortak adıdır.
*Türkçede daha çok “siyer” adıyla bilinen bu eserler, temelde Kur’an, hadis ve bunların yorumlarından beslenmekle birlikte, olağanüstü unsurların gittikçe artması yüzünden menkıbevî bir karakter kazanmıştır.
*Türkçe siyer kitapları, Arapça bir kitaptan çeviri olmakla birlikte, daha başka kaynaklardan da yararlandıkları için salt birer çeviri sayılmazlar.
*Veysi’nin Siyer-i Veysi adlı bir eseri vardır.
  

ı. Kıssas-ı Enbiyâ:
*Peygamberlerin hayat hikâyeleri ve onların etrafında oluşan efsanevî hikâyeleri konu alan çalışmalar, Kur’ân tefsirlerine dayanılarak genişletilmiş ve zamanla ayrı bir edebî tür halinde ortaya çıkmıştır.


i. Tezkiretü’l-Evliyâ:
*Tasavvuf büyüklerinin hayatları, tasavvufî çizgileri, olağanüstü halleri hakkında yapılan biyografik çalışmalar zamanla bir tür haline gelmiştir.
*Bu türe girebilecek pek çok eser kaleme alınmıştır.
  

j. Hilye:
*Peygamber Efendimizin iç ve dış özelliklerini anlatan eserlerdir.
*Hilyeler ilk zamanlarda küçük yazılı metinler olarak ortaya çıkmışlardı.
*Manzum da olabilir.
*Bazılarına dört halifenin tanıtımı da katılır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön