ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI

SANATÇILAR > SANATÇILAR

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI: (18. YÜZYIL)

*Halk/Tekke edebiyatı şairi, âlim.
*İbrahim Hakkı; 1703 yılında Erzurum’un Hasankale kazasında doğmuş, ilim ve tasavvuf çevresinde, ilâhî aşk terbiyesi içinde yetişmiş, Erzurum’da okumuş, mensup olduğu medeniyetin dillerini ve ilimlerini, derin bir vukufiyetle bu çevrede öğrenmiştir.
*1752’de İstanbul’da Sultan I. Mahmud Han’ın özel izniyle saray kitaplığından yararlanmıştır.
*İbrahim Hakkı, 17. yüzyıl mutasavvıflarından Niyazî-i Mısrî‘nin tesirinde kalmıştır.
*1780’de ölmüştür.
*İbrahim Hakkı, olgun bir düşünürdür.
*Yetmişten fazla eser yazmıştır.
*Şiirlerini İlahiname (Divân) adı altında toplamıştır.
*Sefine-i Nûh adlı eserinde İbrahim Hakkı, “İlâhînâme, nazmımdır ve nesrim, Marifetnâme’dir” der.
*Araştırmacı ve mutasavvıf bir kişiliğe sahip olan İbrahim Hakkı’nın eserlerinin sayısı on beşi bulmaktadır.
*İbrâhim Hakkı’nın oğullarına, hanımlarına, dost ve yakınlarına yazdığı mektupların büyük bir kısmı halen torunlarının elinde olup bunların çoğunu Mesih İbrahimhakkıoğlu, Erzurumlu İbrahim Hakkı adlı eseri içinde yayımlamıştır


ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI’NIN ESERLERİ:
Divan, Marifetnâme, Mecmûatü’l-irfâniyye, İnsâniyye, Mecmûatü’l-meânî, Meşâriku’l-yûh, Sefînetü’r-rûh min vâridâti’l-fütûh, Kenzü’l-fütûh, Defînetü’r-rûh, Rûhu’ş-şürûh, Urvetü’l-İslâm, Hey’etü’l-İslâm, Tuhfetü’l-kirâm, Nuhbetü’l-kelâm, Ülfetü’l-enâm, Lübbü’l-kütüb, Tertîbü’l-ulûm


Divan:
*1755 yılında oğlu İsmâil Fehîm için tertip edilmiştir.
*1847 basılan eserde kasidelerin ardından dinî-tasavvufî mahiyette 366 gazelden oluşan “İlâhînâme” başlıklı bölüm yer almaktadır.
*Divandaki birçok manzume, başta Ma‘rifetnâme olmak üzere müellifin daha sonra yazılan çeşitli kitaplarında da geçmektedir.
*“Müfredât”, “Rubâiyyât”, “Vâsılnâme”, “Pendnâme”, “Şükürnâme” gibi bölümlere ayrılmıştır.
*Divanda Arapça ve Farsça şiirler dâhil 500 kadar manzume yer almaktadır.


Marifetname:
*1757 tamamlanan eser İbrâhim Hakkı’nın ismini ölümsüzleştiren en önemli çalışmasıdır.
*Dinî ve din dışı ilimlere dair ansiklopedik bir eser olan Ma‘rifetnâme müellifin ilmî ve fikrî kişiliğini, yetişmişliğini, din ve ilim anlayışını yansıtması yanında dönemin skolastik zihniyetinden kurtulma çabasını yansıtan nâdir örneklerden biri olması bakımından da özel bir değer taşımaktadır.
*İbrahim Hakkı, ünlü eseri Marifetname’de çağının jeolojiden astronomiye, fizyolojiden psikolojiye kadar pek çok alandaki bilgilerini bir araya getirmeye çalışmıştır.
*Yazar, Marifetnâme’yi bir ilimler ansiklopedisi hâlinde kaleme almıştır.
*1757’de tamamlanan eser, yalın ve halkın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır.
*Yazarın söylediğine göre, Marifetname 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır.
*Bu kitapta ilk defa bir âlim tarafından güneş sistemi anlatılmıştır.
*Marifetnâme’nin sonunda Kıyafetnâme başlığı altında yazılan manzum bölümde ise insan vücudunun, insan uzuvlarının şekilleri ve manaları belirtilmiş, yapılan tariflerde yüzyılların tecrübelerinden istifade edilmiştir.


Mecmûatü’l-irfâniyye:
*Kitapta hadis olduğu rivayet edilen, “Kendini bilen Allah’ı da bilir” sözünün tasavvufî açıklaması yapılmış, bu arada âyet ve hadislerle müslüman düşünür ve âlimlerin konuyla ilgili fikirlerine de yer verilmiştir.


Mecmûatü’l-meânî:
*Kitapta dinî ve tasavvufî şiirler yanında astronomiyle ilgili cep tahtasının kullanımı hakkında Türkçe bir bölüm, Kur’an tecvidine dair yine Türkçe bilgiler, Arapça, Farsça ve Türkçe küçük bir sözlükle “Kavâid-i Fürsiyye” başlıklı diğer bir bölüm bulunmaktadır.


Meşâriku’l-yûh:
*Müellifin 1771 yılında, kendisine ait olanlarla birlikte bazı eserlerden derlediği tasavvuf başta olmak üzere çeşitli konulara dair Farsça, Türkçe ve az sayıda Arapça manzumeden oluşan bir antolojidir.


Sefînetü’r-rûh min vâridâti’l-fütûh:
*Müellifin diğer bazı eserlerindeki Türkçe, Farsça ve Arapça şiirlerin kırk bölüm (vâridât) halinde derlenmesiyle meydana gelmiştir.


Urvetü’l-İslâm:
*İbrâhim Hakkı, Ma‘rifetnâme’den istifade ile hazırladığını bildirdiği, ağırlıklı olarak Türkçe yazılmış eserini oğlu Muhammed Şâkir için kaleme aldığını ifade etmektedir.
*Kitap Kur’an’ın büyüklüğü, tecvid kuralları, sünnete uyma, esmâ-i hüsnâ, Hz. Peygamber’in isimleri ve hilyesi, itikad, İslâm’ın şartları, namazın şartları gibi konuların işlendiği on beş bölümden oluşmaktadır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön