FIKRA (KÖŞE YAZISI) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

FIKRA (KÖŞE YAZISI)

EDEBİYAT > METİN TÜRLERİ > DÜZYAZI TÜRLERİ

FIKRA: (KÖŞE YAZISI)

*Bir yazarın, herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini; kanıtlama gereği duymadan; hoş bir üslupla yazdığı, kısa fikir yazılarıdır.
*Köşe yazısı olan fıkralarda yazar, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan, her gün kaleme alır.
*Günübirlik yazılardır.
*Fıkralar konularını genellikle, basın ve yayın organlarında yer alan ve kamuoyunu yakından ilgilendiren günlük iç ve dış olaylardan ve haberlerden alır.
*Fıkralara konu olan problemler, çok defa siyasî ve toplumsal problemlerdir.
*Düşünceleri hiçbir kalıba bağlı kalmadan serbestçe ortaya koyar.
*Ele aldığı konu üzerinde bir kamuoyu oluşturmayı amaçlar.
*Gazetelerin bazı sayfalarında, belli köşelerde, genel bir başlıkla, çoğunlukla da her gün yazılan fıkralarda konu kısaca incelenir, ancak mutlaka bir sonuca varılır.
*Daha çok iğneleyici, alaycı bir dille, bazen eleştiri bazen de sohbet kıvamında yazılır.
*Fıkralarda okuyucuyla sohbet ediliyormuş havası hâkimdir. Anlatım senli benlidir.
*Cümleler kısa ve anlaşılır niteliktedir.
*Fıkra yazıları özneldir.
*Konular günceldir ve anlatılanların kalıcılık niteliği yoktur.
*Olaylar kişisel bir bakış açısıyla işlenir.
*Kısa, etkili ve dokunaklı bir sonuca varılır. Amaç, okuyucuyu etkilemektir.
*Düşünceler tekrarlanmaz. Bu yüzden fıkralar öz ve yoğun bir anlatıma sahiptir.
*Hedef, okuyucuya bazı günlük sorunları tanıtmak, bu sorunlar hakkında düşünceleri, derinliğe inmeden kanıtlamaya kalkmadan söylemektir.
*Fıkralarda konular derinlemesine işlenmez.
*Anlatımda heyecan cümleleri, devrik cümleler fazladır. Bundan başka deyim ve mecaz bolluğu vardır.

>Türk Edebiyatında Fıkra:
*Fıkra türü yazılar Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi’nde Batı’dan geçmiştir.
*1908′den sonra bu yazı türü Türk edebiyatında görülmeye başlamıştır.
*Özellikle Ahmet Rasim, fıkralarıyla tanınmıştır.
*Daha sonra Ahmet Haşim, Hüseyin Cahit Yalçın, Falih Rıfkı Atay, Refik Halit Karay, Yusuf Ziya Ortaç, Bedii Faik, Orhan Seyfi Orhon, Refii Cevat Ulunay, Metin Toker, Peyami Safa, Oktay Akbal, Burhan Felek, Ahmet Kabaklı, Aziz Nesin, Çetin Altan, Ahmet Kabaklı, İlhan Selçuk, Haldun Taner, Sabri Esat Siyavuşgil de fıkralarıyla öne çıkmıştır.

>Fıkra – Sohbet Farkı:
*Sohbette, fıkradan farklı olarak, karşılıklı konuşma üslûbu vardır. Yazar karşısında biri varmış gibi sorular sorar, cevaplar verir.
*Fıkralarda yazar, serbest bir anlatımla düşüncelerini okuyucuya benimsetmeye çalışır.
*Sohbetlerin dışa dönük bir yapısının olması da onun fıkradan ayrılan yönlerinden birisidir.

>Makale-Fıkra Farkı:
*Makalelerde ispat esastır. Mutlaka bir sonuca varılır. Ciddî, bilimsel bir dil kullanılır.
*Fıkralar daha serbest ve mizahî ögeler de içeren yazılardır. Yazar ilgi çekici konulardaki düşüncelerini tarafsız olma kaygısı gütmeden açıklar. Makaledeki gibi bir ispat (kanıtlama) zorunluluğu fıkrada yoktur.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön