FABL - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

FABL

EDEBİYAT > METİN TÜRLERİ > DÜZYAZI TÜRLERİ
 
FABL:
 
    
*Fabl ya da Öykünce, sonunda ders verme amacı güden, güldüren, düşündüren ve genellikle manzum (şiir şeklinde) öykülerdir.
*"Fabl" sözcüğünün kökeni Latince "hikâye" manasına gelen "fabıla"dır.
*Fakat bu sözcük, zamanla bir ahlak ilkesi veya davranış kuralını anlatan kısa sembolik (simgesel) bir hikâye türünün adı olmuştur.
*Fablda; insanlar arasında cereyan eden olayları, hayvanlar, bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek; örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak istenir.
*Fabllarda öğretici (didaktik) bir amaç güdülür, gündelik hayatla ilgili dersler ve öğütler verilir.
*Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur.
*Fablların kahramanları genellikle hayvanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.
*İnsanlar arasında geçen iyi - kötü, cesur - korkak, dürüst - ikiyüzlü, gözü tok - aç gözlü vb. çatışmalar; bu niteliklerin yakıştırıldığı hayvan kahramanlar arasında geçmiş gibi gösterilir.
*Fabllar manzum (şiir) veya nesir (düzyazı) biçiminde yazılabilirler.
*Fablın sonunda her zaman bir ahlak dersi (kıssadan hisse) vardır.
*Bu ders kısa, açık ve doğru olmalıdır ve mutlaka öykünün doğal bir neticesi gibi görülmelidir.
*Fabllar aracılığıyla kanaatkârlık, özveri, yardımseverlik, iyi niyet gibi olumlu davranışlar çocuklara kazandırılabilir.
*Fabllarda soyut konular, olay plânıyla hem somutlaştırılarak hem de hareket kazandırılarak işlenir.
*Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop, La Fontaine ve Beydeba'dır.
*ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır.
*Türk edebiyatında ilk fabl örneği, Şeyhi’nin Harnâme adlı mesnevisidir.
*Ahmet Mithat Efendi ve Şinasi bizde fablın öncüleridir.


FABLIN DÖRT ÖGESİ VARDIR: KİŞİLER, OLAY, YER, ZAMAN

1-Kişiler:
*Fablın konusu olan olay, kişileştirilmiş en az iki varlığın başından geçer.
*Bunlardan biri iyi ahlâklı bir tipi, diğeri kötü ahlâklı bir tipi canlandırır.
*Fablda ikinci derecede kişiler çok azdır, bazen yoktur.
*Fabllarda bir de anlatıcı kişi vardır.
*Anlatıcı kahramanları izler, dersini alır. Böylece dinleyen ile aynı görüşü paylaşır.

2-Olay:
*Fablın konusu insan başına gelebilecek herhangi bir olaydır.
*Olay, kahramanın eyleme dönüşmüş, beğenme, istek, özlem, öfke, korku vs. duygularından doğar.
*Fablın gövdesini bir olay oluşturur, asıl önemli olan fablın anlatılış nedenidir. Buna "ders" denir.

3-Yer:
*Tasvir yapılmaz fakat çevre çok iyi verilmelidir: Orman, göl kenarı, yol... Gibi.
*Olayın geçtiği yer olayla birlikte değişebilir.

4-Zaman:
*Her olay gibi fabldaki olay da bir zaman diliminde geçer.
*Kronolojik zaman kullanılır.


FABL PLÂNI DÖRT BÖLÜMDÜR:
SERİM, DÜĞÜM, ÇÖZÜM, ÖĞÜT

Serim:
*Olayların ve kahramanların tanıtıldığı giriş bölümüdür.
*Olayın türüne, çıkarılacak derse göre kişileştirilmiş hayvanlar ve çevre tanıtımı yapılır.
*Olay, yer, zaman ve varlık kadrosuna ilişkin temel bilgiler sunulur.
*Olay başlatılır.

Düğüm:
*Hemen birkaç konuşma ile olay düğümlenir.
*Olay veya sorunların çıkmaza girdiği bölümdür.
*Olay, verilmek istenen derse göre gelişir.
*Olayın ayrıntılarına girilir.
*Kısa ve sık konuşmalar vardır.
*Merak duygusu yoğunluk kazanır.
*Ortaya çıkan sorunun nasıl çözüleceğine dair bir merak oluşturulur.
*Çatışma ortaya konur ve olay düğümlenir.

Çözüm:
*Düğümün, çıkmaza giren olayların açığa kavuştuğu bölümdür.
*Düğüm çözülür, çatışma sona erer.
*“Düğüm”de oluşan soruların cevapları burada açığa kavuşturulur.
*Olay genellikle beklenmedik bir sonuca bağlanır.
*Fablın en kısa bölümüdür.

Öğüt:
*Olay veya olayların arkasında yatan mesaj ve öğüdün açıklandığı bölümdür.
*Olayla ilgili ana fikir, öğüt biçiminde verilir.
*Burada verilen öğüt, olayların doğal akışından çıkarılan bir derstir.
*Bu öğüt daha çok bir atasözü ile ortaya konur.



Dünya Edebiyatında Fabl:
*Fablı ilk olarak yazanlar Hititlerdir.
*Hititler fablları taş tabletlere yazıp resimlemişlerdir.
*Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba’ya aittir.
*Beydeba’nın fablları “Kelile ve Dimne” adlı bir eserde toplanmıştır.
*Eserde hayatı sisler içerisinde kalan bir Hind Hükümdarı olan Debşelem Şah’ın bir vasiyet üzerine ünlü bilge Beydaba’nın yanına gitmesi; ondan hikmetli sözler, öğütler, devlet yönetiminde yardımcı olacak öğretici masallar dinlemesi anlatılmaktadır.
*Eserde bulunan hikâyelerde siyaset, erdem ve eğitim gibi birçok farklı konu işlenmiştir.
*Kitap 14 bölümden oluşur.
*Kitap, adını ilk bölümündeki hikâyelerin kahramanı olan iki çakaldan almıştır; “doğruluğu ve dürüstlüğü” simgeleyen “Kelile” ile “yanlışlığı ve yalanı” simgeleyen “Dimne”.
*Fransız Edebiyatı’ndan La Fontaine, fabl türünün en önemli sanatçısıdır.
*La Fontaine’in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir üslubu vardır.
*La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır.
*Yunan Edebiyatı’nda ise Ezop’un fablları İ.Ö. 300 yılında derlenerek yazıya geçirilmiştir.

Türk Edebiyatında Fabl
*Türkçedeki ilk örneği, Şeyhi’ninHarname”sidir.
*Batılı anlamda ilk örnekleri Şinasi vermiştir.
*Ahmet Mithat, “Kıssadan Hisse” adlı eserini ahlaki gaye güderek yazmıştır. Bu eserde yazar, Ezop’tan, La Fontaine’den yapmış olduğu çevirilere ve kendi yazmış olduğu fabllara yer vermiştir.
*Recaizade Mahmut Ekrem, La Fontaine’den Horoz ile Tilki, Kurbağa ile Öküz, Karga ile Tilki, Meşe ile Saz, Ağustos Böceği ile Karınca gibi birçok çeviriler yaparak bu alanda Türk Edebiyatına katkıda bulunuştur.
*Ali Ulvi Elöve “Çocuklarımıza Neşideler” adlı şiir kitabında La Fontaine, Victor Hugo, Lamartine’den yaptığı çevirilerin yanında, yine bunlardan esinlenerek yazdığı fabl türü şiirlere de yer vermiştir.
*Nabizade Nazım’ın “Bir Sansar ile Horoz ve Tavuk” adlı eseri vardır.
*Nurullah Ataç, Orhan Veli Kanık, M. Fuat Köprülü, Vasfi Mahir Kocatürk, Sabahattin Eyüboğlu fabl türü ile ilgilenmiş çeviri yapmış, araştırmalarda bulunmuşlardır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön