FAİK ALİ OZANSOY - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

FAİK ALİ OZANSOY

SANATÇILAR > SANATÇILAR

FAİK ALİ OZANSOY: (1876-1950)

*Servet-i Fünûn dönemi şair ve yazarı, devlet adamı, öğretmen, Süleyman Nazif’in kardeşidir.
*Asıl adı Mehmed Faik’tir.
*Diyarbakır’da doğmuştur.
*Eğitimini İstanbul’da 1901’de Mekteb-i Mülkiyye’de tamamlamıştır.
*Çeşitli yerlerde memurluk, kaymakamlık, mutasarrıflıklarının ardından Dahiliye Nezâreti Teftiş Heyetinde görev almış; Dünya Savaşı yıllarında Diyarbakır valisi olmuştur.
*Bir ara Türkçe, Fransızca öğretmenliği yapmıştır.
*Son olarak Dahiliye Müsteşarlığından sonra emekliye ayrılmıştır. (1931)
*Emeklilik yıllarında kendini şiir ve edebiyata verir.
*Oğlu ile birlikte “Marmara” adlı aylık bir dergi çıkarır.
*1950’de Ankara’da ölmüş; İstanbul’da Zincirlikuyu’daki Asrî Mezarlıkta, Abdülhak Hâmid’in yanına gömülmüştür.

*Şiir sevgisini aileden kazanmıştır.
*Şiirinin gelişimi şu şekilde olmuşur:
1-Bencil, karamsar > Bireysel konular
2-Aşk, kadın, tabiat > Romantik konular
3-Vatan, millet > (Sosyal konular)
*İlk şiirlerinde, “Zahir” adını kullanmıştır.
*Henüz Mülkiyede öğrenciyken "Kehkeşan’a Karşı" şiiriyle Servet-i Fünuncuların arasına katılır.
*Şiire Servet-i Fünûn edebiyatı içinde başlamış, Fecr-i Âtî edebiyatı içinde de yer almıştır.
*Divan edebiyatı etkisinde kalmadan şiirler yazmıştır.
*Hâmid’i taklit etmesi ve onun yolundan gitmesi “ikinci Hâmid” olarak adlandırılmasına yol açar.
*Şiirlerinde ağır bir dil kullanmış, Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalara çokça yer vermiştir.
*Sanatının ilk döneminde ferdiyetçi şiir anlayışıyla hareket etmiştir.
*Bu dönemde şiirlerinde karamsarlık havası sezilir.
*"Aşk, kadın ve tabiat" temalarını romantik bir atmosfer içinde işlemiştir.
*Duygu ve hayale, ruh, ürperti ve sezgilere geniş yer ayırmıştır.
*İşlediği bir başka tema da çocukluk günlerinde yaşanılan yerlere duyulan özlemdir.
*1908’den sonra karamsarlık yerini dış çevre ile ilgilenmeye bırakır.
*Savaş yıllarında devletin ve milletin içine düştüğü derin acılara yabancı kalmamış, millî duyguları güçlendirici, ordunun maneviyatını artırıcı nitelikte şiirler kaleme almıştır.
*Son eserlerinin dilinde sadeleşme görülür.
*Servet-i Fünûn edebiyat mensupları arasında 1908 sonrasında tiyatro ile ilgilenen yazarlardandır.
*Viyana’da parasız kalan Abdülhak Hâmid’in duygularına tercüman olmak amacıyla “Şâir-i A‘zam’a Mektup” adlı uzun ve ünlü manzumesini yazmıştır (1923).
*Faik Âli’nin bazı şiirleri (güfteleri) bestekârlar tarafından Türk mûsikisinin çeşitli formlarında bestelenmiştir.
*Nesiller arası köprü vazifesi gören sanatçılardandır.
*Bazı tercümeleri de vardır.

FAİK ÂLİ OZANSOY’UN ESERLERİ:

Şiir: Fâni Teselliler, Midhat Paşa, Temâsil, Elhân-ı Vatan, Şâir-i Azam’a Mektub

Tiyatro: Payitahtın Kapısında (Manzum), Nedim ve Lâle Devri (Manzum)

Biyografi: Mithat Paşa (Manzume)

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön