NABIZADE NAZIM - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

NABIZADE NAZIM

SANATÇILAR > SANATÇILAR

NABIZADE NAZIM: (1863(?)-1893)

*Tanzimat Edebiyatı İkinci Dönem sanatçısı, asker, yazar, şair, çevirmen.
*İstanbul’da Nişantaşı’nda doğdu.
*Tam adı Ahmed Nâzım’dır.
*Çocukluğu ve ilk gençliği sıkıntılarla geçmiştir.
*Askeri okulu bitirdikten sonra, Suriye’de, Manastır’da görev yapar.
*Henüz genç yaşta yakalandığı kemik vereminden kurtulamayarak 1893’te ölmüş; Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’a defnedilmiştir.
*Edebiyatla ilgilenmeye daha ilk mektep sıralarında iken başlamıştır.
*İlk şiirlerinde Menemenlizâde Mehmed Tâhir, İsmâil Safâ ve Muallim Nâci’nin etkisi vardır.
*Muallim Nâci’nin eski tarz şiirlerini değil, Batı etkisinde ve yeni tarzda yazdığı şiirlerini örnek almıştır.
*Abdülhak Hâmid ile Recâizâde Mahmud Ekrem’in şiirleriyle ilgilenince bu defa onların yolunu tutmuştur.
*Şiirlerinde gerek şekil gerekse düşünce bakımından yenilikler görülmeye başlamıştır.
*Daha çok ölüm, tabiat, tanrı gibi temaları işlemiştir.
*Nabizade Nâzım, doğada gördüğü şeyleri kendi duygularına uygun biçimde yorumlamıştır.
*Ölüm duygusuyla doğa temasını birleştirmesini bilen şairlerden biridir.
*Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez.
*Zaten kendisi de bunlara “Heves Ettim” adını vermiştir.
*Yazdıklarının okuyucuya zevkin yanında ders vermesi gerektiği düşüncesindedir.
*Nâbizâde Nâzım, dil ve edebiyatın çeşitli meselelerini tahlil eden makaleler kaleme almıştır.
*Servet-i Fünun dergisinin de ilk yazarlarındandır.
*Servet-i Fünûn topluluğunun geliştirdiği resim altı şiir faaliyetinin de ilk örneklerini vermiştir.
*Şiir çalışmalarının ardından, özellikle 1890’dan itibaren, hikâyelerini müstakil kitaplar halinde yayımlamaya başlamıştır.
*Bunlarda sade ve tabii bir üslûp görülür.
*Nâbizâde’nin bazı edebî tartışmalara “Râvi” takma adıyla katıldığı görülmektedir.
*Batılı yazar ve fikir adamlarından yaptığı çevirilerle çeşitli Batı edebî akım ve düşüncelerinin Türk okuyucusu tarafından tanınmasına hizmet etmiştir.
*Natüralizm ve realizmden etkilenen sanatçı, bu anlayışta başarılı denilebilecek eserler vermiştir.
*Edebiyatımızda gerçekçilik akımının ilk temsilcileri arasındadır.
*Türk edebiyatı tarihinde Nâbizâde Nâzım’a şöhret kazandıran, Karabibik adlı uzun hikâyesi ve Zehra romanıdır.
*Nâbizâde, Karabibik ile “realist roman" anlayışına uygun bir eser ortaya koymuştur.
*Karabibik’te ilk defa İstanbul dışında bir Anadolu kasabasında geçen olay, realist bir yaklaşımla anlatılmıştır.
*Kahramanları kendi seviyelerine göre ve mahallî dilleriyle konuşturmaya dikkat etmiştir.
*Karabibik, Türk edebiyatında realizm ve natüralizmin ilk müjdecisi kabul edilmiştir.
*Nâbizâde eserlerinde yer yer romantik unsurlara da yer vermiştir.
*Psikolojik roman özelliği gösteren Zehra, ancak yazarın ölümünden sonra yayımlanabilmiştir.
*Roman ve hikâyenin konularını İstanbul dışına çıkarmış, ilk kez köy yaşamını ve insanını konu edinmiştir.
*Sade bir dili yakalamaya çalışan romancı üslûp olarak Nâmık Kemal’in izinden gitmiştir.
*Nabizade Nâzım "uzun hikâye" olarak kabul edilen sekiz hikâye yayımlamıştır.
*Kendisi bu hikâyelerin batıdaki "nouvelle" türüne benzediğini söyler.
*Beşir Fuad'ın "Hakikiyyun" (realizm) görüşüne karşı Menemenlizade Mehmed Tahir'in "Hayaliyyun"u (romantizm) ileri sürmesi ve bu çerçevede başlayan tartışmalara Nabizade Nâzım 'Hakikiyyun'e örnek hikâyeleri yazarak bir anlamda tartışmalara katılmış olur.
*Samipaşazade Sezai ve R. M. Ekrem’den sonra modern hikâyenin öncülerindendir.

NABİZADE NAZIM'IN ESERLERİ:

Şiir: Hâtıra-i Şebâb, Heves Ettim, Mini Mini yâhud Yine Heves Ettim

Hikâye: Yâdigârlarım, Zavallı Kız, Bir Hâtıra, Sevda, Hâlâ Güzel, Hasba, Seyyie-i Tesâmüh

Roman: Zehra, Karabibik

Çocuk Edebiyatı: Mini Mini Mektepli, Hanım Kızlar

Ders Kitapları: Aynalar (fizik kitabı), Katre (fennî lugat), Mesâil-i Riyâziyye, Muhtasar Yeni Kimya, Yeni Kimya (Grimo’dan tercüme), Esâtîr (mitoloji)

-----------------------------------------------------------------------------------

Karabibik:
*Edebiyatımızdaki ilk köy romanıdır.
*Tam bir roman diyemeyeceğimiz eser uzun hikâye özelliği gösterir.
*Edebiyatımızda köy yaşamını ilk kez işlemiştir.
*Toprak sorunları, geçim derdi ve insanın tabiat karşısında verdiği mücadeleyi anlatır.
*Kırsal kesim gerçeğine ilk kez değinilmiştir.
*Köy yaşamı için o zaman önemli olan ögeler esere damgasını vurmuştur: tarla, bir çift öküz, harmandan harmana borç ödeme, faizle borç alma, kız alıp verirken bazı hesapları gözetme…
*Toplumcu tutumuyla günümüz hikâyeciliğine yaklaşır.
*Nabizade Nazım, Karabibik'i yazmadan önce Antalya'nın köylerine gidip çevre, kişiler ve kişilerin konuşmaları hakkında bilgi sahibi olmak için araştırmalar yapmıştır.
*Olayların Antalya’nın Kaş ilçesinde geçtiği eserde kahramanlar yöresel ağızla konuşturulur.
*Sanatçı eserin sonuna kullandığı kelimeleri açıklamak için küçük bir sözlük de yazmıştır.
*Bu eserin ön sözü edebiyatımızda realizm ve natüralizm akımının bildirgesi gibidir.


Zehra:
*Psikolojik özellikleri ağır basan bir romandır.
*Edebiyatımızda ilk psikolojik ve natüralist roman denemesi kabul edilir.
*Geniş bir gözleme yer verilen eser, İstanbul’da yaşayan bir Türk ailesini gerçekçi bir gözle işlemiştir.
*Eser kıskançlık duygusunun kontrol altına alınamadığında insana ve çevresine nasıl zararlar verebileceğini anlatması yönüyle ilk tezli roman denemesidir.
*Karakterlerin tasvir ve tahlili son derece başarılıdır.
*Zehra romanı, Tanzimat romancılığımızın töresel gerçekçiliğinde etkin bir aşamayı vurgular.
*Namık Kemal romantizminden uzaklaşma çabasını başarıyla sürdürür.
*Tazimat Edebiyatı ile Servet-i Fünun Edebiyatı arasındaki Türk aile yaşamının günlük izlenimlerini, İstanbul Beyoğlu serüvenlerini, günden güne sefalete sürüklenen bir insanin psikolojik dünyasını Suphi’yle birlikte yaşarız.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön