NEŞATİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

NEŞATİ

SANATÇILAR > SANATÇILAR

NEŞATİ: (17. YÜZYIL)

*Divan edebiyatı şairi, Mevlevi şeyhi.
*17. yüzyılın gazel ustalarındandır.
*Edirneli olduğu biliniyor.
*"Süleyman" olması ihtimali bulunmakla birlikte asıl adının Ahmed olduğu sanılıyor.
*Gelibolu Mevlevihanesi'nde Şeyhi Ağazâde Mehmet Efendi'nin dervişi oldu.
*Şeyhinin ölümünden sonra bir süre Konya'da bulundu.
*1670'te Edirne Mevlevihanesi'nde Osman Dede'den boşalan şeyhliğe getirildi.
*Dört yıl kadar bu görevde kaldı. 1674'te yaşamını yitirdi. Edirne Mevlevihanesi'nin avlusuna gömüldü.
*Sultan 4. Murat, Sultan İbrahim, 4. Mehmed gibi padişahlarla, Köprülü Mehmed Paşa, Köprülüzâde Fâzıl Ahmet Paşa gibi devlet büyüklerine kasideler yazdı.
*Divan edebiyatının Sebk-i Hindî tarzının öncülerinden.
*Neşâtî’nin gazelleri çoğunlukla beş beyitten oluşmuştur. Bunun sebebi, şairin Sebkî Hindî akımına bağlı olmasıdır.
*Neşâtî tasavvuf terbiyesi almış olmasına rağmen şiirlerinde mutasavvıf ruhu görülmez.
*Şiirleri içten ve duygulu olup daha çok âşıkane tarzda yazılmıştır.
*Sade bir dille, zarif bir üslupla, titiz bir sanatçı tavrıyla başarılı gazeller yazmıştır.
*Büyük ölçüde Nef'î ve İranlı şair Örfî'nin etkisinde kaldı.
*20 sayfalık "Şerh-î Müşkilât-ı Örfî" adlı eseri hem Farsça'ya olan hâkimiyetini hem de Örfî'ye hayranlığını gösterir.
*Örfi, aynı zamanda Sebki Hindi akımın en önde gelen şairlerinden biridir.
*Neşati’nin Sebk-i Hindi şairi olmasında Örfi’nin büyük bir payı vardır.
*Neşâtî, Sebk-i Hindî'nin öteki temsilcileri olan Nâ'ilî ve Fehîm'le birlikte Kâmî ve Nâzım gibi kendisinden sonra gelen bazı şairleri etkilemiş ve bu şairlere üstatlık etmiştir.
*Neşati, kendine özgün bir söyleyişe de ulaşan, kendine özgü bir şir ve uslup da oluşturan bir şair olmasına rağmen nazîre yazmayı çok sevmiş, pek çok şaire nazireler yazmıştır.
*Birçok şairi etkilemiştir. Kendisine nazireler ve tahmisler yazılmıştır.


NEŞATİ’NİN ESERLERİ:
Dîvân, Hilye-i Enbiyâ, Edirne Şehrengîzi, Şerh-i Müşkilât-ı Örfî, Kavâid-i Deriyye, Tuhfetü’l-‘Uşşâk, Mektup


Divan:
*Bu neşirde yirmi yedi kaside, 137 gazel, bir murabba, bir tahmis, on beş rubâî, dört tarih, iki kıta ve üç matla‘ bulunmaktadır.


Hilye-i Enbiyâ:
*187 beyitlik bu küçük mesnevi bir tür manzum peygamberler tarihidir.
*Hz. Peygamber’e yazılan na‘t dışında on dört peygamberle ilgili hilyeler yer alır.


Edirne Şehrengizi:
*Neşâtî, eksik olduğu izlenimini veren 144 beyitlik mesnevidir.
*Bu mesnevide mahallî tasvirlere yer vermemiş, kaleme hitap ettikten sonra on dört güzelin methine geçmiş, “N’ola olsa bu nazm-ı şehrengîz / Medh-i Bayram ile neşât-âmîz” diyerek eserini bir bakıma bu şahıs için kaleme aldığını ifade etmiştir.


Şerh-i Müşkilât-ı Örfî:
*Sebk-i Hindî üslûbunun güçlü temsilcilerinden olan Örfî-i Şîrâzî’nin bazı güç beyitlerini açıklamak üzere kaleme alınan bu küçük eserin yazma nüshaları İstanbul Üniversitesi ve Süleymaniye kütüphanelerinde kayıtlıdır.
*Neşâtî’nin Fars dili ve edebiyatına, bilhassa sebk-i Hindî üslûbuna olan hâkimiyetini gösterir.


Kavâid-i Deriyye:
*Kavâid-i Fürs adıyla da anılan eserin Neşâtî’ye aidiyeti tartışmalıdır.


Tuhfetü’l-Uşşâk:
*Kaynaklarda zikredilmeyen ve ilk defa Mahmut Kaplan tarafından tanıtılan bu Farsça eser, Sultan Veled’in 70 beytinin her birine beşer beyit eklemek suretiyle mesnevi biçiminde şerhinden ibaret yazılmıştır.


Mektup:
*Başlığından anlaşıldığına göre Edirne’de bulunan Neşâtî’nin İstanbul’da yaşayan bestekâr Hâfız Post Mehmed Çelebi’ye gönderdiği bu tarihsiz mektubun kenarında biri şaire ait, diğeri Nâilî-i Kadîm’in buna nazîresi olan iki şiir kayıtlıdır.
*M. Kemal Özergin’in bir makale ile tanıttığı mektup dönemin belâgat sanatının özelliklerini göstermesi bakımından önemlidir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön