SAF (ÖZ) ŞİİR ANLAYIŞINA ÖZGÜ ŞİİRLER - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

SAF (ÖZ) ŞİİR ANLAYIŞINA ÖZGÜ ŞİİRLER

EDEBİYAT > BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI(MODERN DÖNEM) > MİLLİ EDEBİYAT

MİLLİ EDEBİYAT (1911-1923)
(İKİNCİ MEŞRUTİYETTEN CUMHURİYETE)

F) MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ŞİİRİNİN SINIFLANDIRMASI
A- SADE DİL VE HECE ÖLÇÜSÜYLE YAZILMIŞ ŞİİRLER:

 
       
B- SAF (ÖZ) ŞİİR ANLAYIŞINA ÖZGÜ ŞİİRLER:

*Millî Edebiyat döneminin etkili olduğu yıllarda bazı şairler, hece vezniyle, yalın bir dille, devrin gerçeklerini, halkın sorunlarını dile getiren şiirler yazmak yerine, sanat değeri yüksek saf (öz) şiire yönelmişlerdir.
*Bu anlayışın şairleri, hece vezninin yaygın biçimde kullandığı bu dönemde aruzla şiir yazmayı sürdürmüşlerdir.
*Şiirde öğreticilik ve toplumsallık reddedilerek “sanat için sanat” anlayışı benimsenmiştir.
*Sese, musikiye, söyleyiş ve şekil mükemmelliğine önem verilir.
*Şairler, zaman zaman sade dille şiirler yazsalar da sadeleşme akımını bir dava olarak görmemişlerdir.
*Şiiri anlam değerlerinden çok, ses, ahenk ve müzik olarak gören sembolizm ve parnasizm akımına yakın bir anlayış benimserler.
*Bu şiir anlayışında sanatçılar, genellikle bireysel konularda şiirler yazmış olsalar da özellikle Yahya Kemal, tarihi konulara da eğilmiş; ancak bu konuları işlerken öğretici bir hava taşımamaya dikkat etmiştir.
*Şairler tema bakımından sınırlandırılamaz.
*Şairler duygu ve hayallerini anlatırken, bilinçaltındaki düşüncelerini şiirle ifade etmişlerdir.
*Şiir duyulmak ve hissedilmek için yazıldığından saf şiir, imgelerle yüklü ve kapalı anlatıma sahiptir.

*Yahya Kemal ve Ahmet Haşim, bu şiir anlayışının önemli temsilcileridir.
*Daha sonra Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas, Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır ve Cahit Sıtkı Tarancı gibi şairler saf şiir anlayışını sürdürmüştür.

*Ahmet Haşim, şiiri “Nesre çevrilme olanağı bulunmayan nazımdır.” olarak tarif eder ve “sanat için sanat” anlayışıyla şiirler yazar.
*“Her şeyden önce güzel şiirler yazmak” amacı vardır.
*Şiir, hiçbir şeyin aracı olmamalıdır.
*Ahmet Haşim'e göre şiir, musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakındır.
*Bireyselliği, şiirde anlam kapalılığını savunur. Ağır bir dil kullanır.
*İlk örneklerini Cenap Şahabettin'de gördüğümüz sembolist şiir, edebiyatımızda onunla en usta, en başarılı temsilcisini bulur.
*Millî Edebiyat kapsamına alınamayacak bir şairdir.
*Ahmet Haşim, "serbest müstezat”tan "sone"ye kadar çeşitli biçimleri kullanmıştır.
*Ahmet Haşim, "çöl, göl, akşam, gurbet, daüssıla, gece, gökyüzü, yarı aydınlık ortamlar, karanlık” gibi imgeler etrafında toplumsallıktan uzak, bireysel temaları öne çıkarmıştır.
*Haşim, kendine özgü bir söyleyiş biçimi oluşturmuştur.

*Yahya Kemal de bu devirde Batı’da gördüğü “parnasizm” akımından etkilenmiş; divan şiiri anlayışıyla modern şiirin söyleyiş özelliklerini birleştirerek bir sentez oluşturmuştur.
*Mallarme, Valery gibi Fransız ozanlarının sanat anlayışını kendi görüşleriyle birleştirerek neo-klasik bir şiir geliştirmiştir.
*Biçim kusursuzluğuna, yapmacıksız ve sağlam bir anlatıma önem vermiştir.
*Yahya Kemal, "Şiir bir nağmedir.", "Şiirde nefes ve ses iki unsurdur." sözleriyle şiirle müziğin birbirine yakınlığına vurgu yapar.
*Yahya Kemal biçim konusunda hassastır. Bu konuda "Mısra haysiyetimdir." der.
*Yahya Kemal "millî tarih, aşk, ölüm, sonsuzluk, İstanbul sevgisi" gibi temalara ağırlık vermiştir.
*Yahya Kemal konularını Türk tarihinden alıp işlese de dönemin belirgin anlayışı olan halka, ülke gerçeklerine, dönemin millî olaylarına yöneldiği söylenemez.

*Edebiyatımızda saf (öz) şiir anlayışını benimsemiş şairlerden başlıcaları:
Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Behçet Necatigil, Asaf Halet Çelebi, Necip Fazıl Kısakürek, Özdemir Asaf, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ziya Osman Saba

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön