TİYATRO GENEL BİLGİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

TİYATRO GENEL BİLGİ

EDEBİYAT > METİN TÜRLERİ > TİYATRO

TİYATRO:

*Batı uygarlığında göstermeye bağlı edebî metinlere toplu hâlde “tiyatro”, “drama”, “dramatik edebiyat” adları verilir.
* “Tiyatro”, sahne eseri (oyun), eserin oynanma sanatı ve oyunun oynandığı yer anlamlarına gelmektedir.
*Bir öyküyü, sahne olarak ayrılmış bir yerde, oyuncuların söz ve hareketleriyle canlandırma sanatıdır.
*İnsanların bireysel ve sosyal hayatlarıyla ilgili olay ve olguların, gerçeğe uygun olarak kurmaca ve canlı bir yaşantı halinde sahnelenmesi demektir.
*Trajedi, komedi, dram gibi sahnelenme amacıyla kaleme alınan edebî türlerin hepsine birden tiyatro dendiği gibi, bu türlerde verilen eserlerin oyuncular tarafından sahnede canlandırılması sanatına ve sahnelenme mekânına da tiyatro denmektedir.
*Tiyatro sözcüğü Yunancada "seyirlik yeri" anlamına gelen “theatron”dan türetilmiş, dilimize İtalyancadaki teatro sözcüğünden geçmiştir.
*Günümüzde modern bir tiyatro binası başlıca üç bölümden oluşur:
-İzleyicilerin oturarak oyunu izlediği “oditoryum”;
-Oyunun sergilendiği “sahne”;
-Sahnenin iki kenarında ve arkasında, çeşitli dekor ve gereçlerin bulunduğu “sahne arkası” ya da “kulis”.
*Batı tiyatrosunun ilk örnekleri Eski Yunan edebiyatına dayanır.
*Sanatlı yazı türleri içinde yazımı en zor olanı, izleyiciye ulaşmak için en çok emek isteyeni tiyatrodur.
*Öykü ya da roman yazarı gibi tiyatro yazarı da yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları anlatır, fakat genelde bunları oynanmak için yazar.
*Sadece okunmak için yazılan tiyatrolar da vardır.
*Tiyatro eserinin bir okuyucu kitlesi vardır, bir de izleyici kitlesi vardır.
*Güzel sanatlar içinde en canlı olanıdır, çünkü edebiyat, konuşma, hareket, müzik, dans, mimarlık, giyim ve makyaj gibi güzel sanatların birçoğu tiyatroda buluşur.
*Yönetmenin topladığı güçlü bir ekip ilk günden, son sahneye dek ortak ilkelerle çalışırlar.
*Eser, hem görme hem duyma duyularını etkileyerek iletisine anında tepki alır.
*Uzun ve plânlı yazılan eserlerdir.
*Tiyatro eseri; yazar, oyuncu, sahne, izleyici dörtgenine göre yazılır.
*Tiyatro hem söz hem eylem sanatıdır. Tiyatro eserini oluşturan ögeler bu iki niteliğe göre biçimlenir.
*Konuyu işleyişi bakımından üç türlü tiyatro eseri vardır:
Birincisi, kurallı bir anlatımı olan, izleyicide acıma ve korku uyandıran “tragedi”.
İkincisi, olayların gülünç yanlarını ortaya koyan “komedi”.
Üçüncüsü, yaşamı hem acıklı hem de güldürücü olayları ile olduğu gibi aktaran “dram”dır.



Tiyatronun Kökenleri:
*Tiyatro da başka sanatlar gibi dinsel törenlerden doğmuş, sonra dinden bağımsızlaşarak sanatlaşmıştır.
*Kökeninde, ilkel insanın doğa olaylarını kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak temsil etme çabaları yatar.
*Yağmur yağdırmak ya da avda başarılı olmak için yapılan törenler, danslar, kurallı oyunun ilk örneğiydi.
*Eski inançların hemen hepsinde görülen "ölme ve yeniden dirilme" teması da, insanlara verdiği kılık değiştirme ve kişileştirme olanaklarıyla, tiyatronun çıkış noktalarından biriydi.
*Bazı başka kuramlara göre ise tiyatronun kaynağı Şamanist inançlardır. Şamanist törenlerin özelliği, izleyici ya da katılımcılara, tanrısal gücün simgesi yerine kendisini göstermesiydi.
*Tiyatro, bugün de kökenindeki iki eğilimin izlerini taşır, bu iki eğilim arasındaki gerilimden güç alır: Bir yanda doğa güçlerini simgesel olarak canlandırma, temsil etme işlevi; öte yanda, doğaüstü güçlerin görünmesine aracılık etme işlevi.
*Edebiyat tarihçileri, tiyatronun, eski Yunan'da Dionysos adına düzenlenen törenlerden doğduğunu belirtmişlerdir.



TİYATRONUN YAPI UNSURLARI:

>Tiyatronun ögeleri; kişiler, olay ya da durum, yer, zaman, oyuncular, izleyicilerdir.

/Kişiler:
*Tiyatro eserinde kişi sayısı konuya göre değişir.
*Tiyatro yazarı kişileri doğal ve toplumsal çevre içinde verir; onları çevresinden soyutlamaz. Tip ya da karakterler çizer.
*Kimi tiyatro eserlerinde olay insanların dışındaki varlıkların başından geçmiş gibi gösterilir. Bu kez oyuncular onların rolünü oynamaya çalışırlar.
*Tiyatro eserinde kimi zaman bir de anlatıcı kişi bulunur. Bu kişi anlatıcı rolüyle ara ara sahneye çıkarak olayların gelişmesi üzerinde bilgiler verir.

/Olay ya da Durum (Dramatik Örgü):
*İnsan başına gelebilecek her türlü olay, insanın karşılaşabileceği her durum tiyatro eserinin konusu olabilir.
*Tiyatro metinlerinde olay örgüsüne “Dramatik Örgü” adı verilir.
*Konu, kahramanının kendisiyle ya da çevresiyle çatışmasından doğar.
*Oyun yine kahramanın eyleme dönüşmüş beğenme, istek, özlem, tutku, öfke, korku… gibi duygularından, destek alarak gelişir, sonuca ulaşır.
*Tiyatro eserinde olayların hareket halinde sergilenmesine aksiyon (eylem) denir.

/Yer (Sahne):
*Tiyatro eserinde olayın geçtiği yer, sahnede dekor ile canlandırılır.
*Dekor, çevreyi sahnede canlandıran eşya ve nesnelerin bütünüdür.
*Sahnede oyuncunun dekor gereği kullandığı eşyalara “aksesuar” denir.

/Zaman:
*Tiyatro eserinde zamanın veriliş biçimi, yazarın isteğine bağlıdır.
*Yazar; kronolojik zaman, düğümden başlatılan zaman, sonuçtan başlatılan zaman, düzensiz zaman anlatımlarından birini seçer.

/Oyuncular:
*Tiyatro eserinin en önemli özelliği dramatizasyona dayalı bir yapısının olmasıdır.
*Olaylar sahnede canlandırılacak özellikte yazılır.
*Olayları sahnede canlandırmaya rol yapma denir.
*Rol yapan erkek ise aktör, bayan ise aktris denir.
*Günümüzde her ikisi için de oyuncu terimi daha çok kullanılmaktadır.
*Oyuncular canlandırdıkları kişiliğe uymak için makyaj yaparlar.
*Rollerine uygun kostüm giyerler.

/Çatışma:
*Dramatik örgünün gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran, kişiler arasındaki iç ve dış mücadeleler, anlaşmazlıklardır.
*Karşıt duygu, düşünce ve isteklerin; kişilik özelliklerinin bir arada sergilenmesi ile ortaya çıkar.
*Sosyal statü, ekonomik durum, psikolojik yapı, eğitim ve kültür gibi unsurlardaki keskin farklılıklar çatışmayı belirleyen etkenlerdir.

/İzleyiciler (Seyirci):
*Tiyatroda izleyici çok önemlidir. İzleyicisi olmayacak tiyatroyu yazmaya da oynamaya da gerek yoktur.
*Tiyatronun başarısı izleyicisiyle ölçülür.
*İzleyici olmanın getirdiği sorumluluklar vardır, her izleyici bunları bilmelidir.



>Tiyatro eserinde olay plânı üç bölümdür: Serim, düğüm, çözüm.

/Serim:
*Oyundaki olaya giriştir ve oyunun en önemli bölümüdür.
*İzleyiciler bu bölümde olayın geçtiği yer ile kişiler hakkında bilgi sahibi olurlar.
*Kişinin kendisiyle ve çevresiyle yaşadığı çatışma sergilenir.
*İzleyici düğüm noktasına hazır duruma getirilir.

/Düğüm:
*Oyunda duygu çatışmalarının yoğunlaştığı, dolaşık olayların üst üste geldiği, çıkmazların sergilendiği bölümdür.
*İzleyicinin merakı bu bölümde doruğa ulaşırken, olay kahramanları karar sürecini yaşarlar.

/Çözüm:
*Oyunun bitiş bölümüdür. Son bir olay ile oyun bitirilir.
*Bu bölümde izleyicilerin kafasındaki bütün soru işaretleri cevabını bulmalıdır.
*İzleyici üzerindeki son etki çok önemli olduğu için çözüm bölümü ya bir sürprizle ya bir konuşmayla ya da etkili bir cümle ile bitirilir.



ÜÇ BİRLİK KURALI:

*İlk tiyatro oyunlarında titizlikle gözetilen “Üç Birlik Kuralı”, bütün ilk çağ tiyatrosunu kapsamış ve 16. yüzyıla kadar sürmüştür.

1-Zamanda birlik:
*Oyunlar, konu bakımından belli bir süre dışına çıkamazlar.
*Örneğin, bir konu yirmi dört saat içinde başlayıp sonuçlanacaktır.

2-Yerde birlik:
*Olayların geçtiği yerler, birbirine yakın, uygun olacaktır.

3- Konuda birlik:
*Konular, izleyiciyi şaşırtmayacak, kuşkuya düşürmeyecek biçimde, olayların birbirine kolaylıkla geçebileceği biçimde ele alınıp işlenecektir.


/NOT: YAZILI TİYATRO ESERİ:
*Olay plânlı yazılardır.
*Olay, konuşmaya dayalı olarak aktarılır.
*Yazar anlattığı olayları dekoru, kostümü, aksesuarı bir mantık çerçevesinde birleştirebilmelidir.
*Tiyatro eserleri konuşma diline en yakın eserlerdir. Bu nedenle uzun cümle kullanılmamalıdır.
*Tiyatro eserinde, anlatım baştan sona karşılıklı konuşmadır.
*Betimleme daha çok yer, dekor, karakter tasvirlerinin yapıldığı perde başlarında ya da karşılıklı konuşmalar arasında parantez içlerinde yapılır.
*Açıklama ve tartışma, kişilerin konuşmalarının içine yerleştirilir.
*Tiyatro eserinin yazımında diğer yazı türleri de kullanılmaktadır.
*Öykü ve romanlar tiyatro eseri gibi yeniden yazılarak sahnelenebilir.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön