TOPLUMCU ŞİİR ZEVK VE ANLAYIŞINI ÖN PLANA ÇIKARANLAR (1940-1960) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

TOPLUMCU ŞİİR ZEVK VE ANLAYIŞINI ÖN PLANA ÇIKARANLAR (1940-1960)

EDEBİYAT > BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI(MODERN DÖNEM) > CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI > CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER

5. TOPLUMCU ŞİİR ZEVK VE ANLAYIŞINI ÖN PLANA ÇIKARANLAR
(1940-1960)

Rıfat Ilgaz, Cahit Irgat, A.Kadir, Suat Taşer, Mehmet Kemal, Enver Gökçe

*Nâzım Hikmet, 1938’deki mahkûmiyeti dolayısıyla şiir dünyasından çekilir.
*Onun şiirlerinden fikir ve nâzım tekniği bakımından etkilenmiş bazı şairler, onun şiirdeki çizgisini değişik şekil ve üslûplarda devam ettirirler.
*Kimi zaman “Toplumcu Gerçekçi Şairler” diye adlandırılan, kimi zaman da “1940 Kuşağı” adı altında toplanan “toplumcu şiir anlayışı” sahibi “1940 Kuşağı Toplumcu Şairleri” arasında Rıfat Ilgaz, Cahit Irgat, A. Kadir (Abdülkadir Meriçboyu), Suat Taşer, Mehmet Kemal, Enver Gökçe, Ömer Faruk Toprak, Arif Damar, Mehmet Başaran, Hasan İzzettin Dinamo, M. Niyazi Akıncıoğlu, Hasan Hüseyin Korkmazgil ve Ahmed Arif dikkat çeker.
*Anılan şairlerin büyük çoğunluğu halkın diline, zevkine, söyleyişine ve halk şiirine uygun bir edebiyat tarzını benimsemişlerdir.
*Halk söyleyişinin egemen olmasında, halkevleri ve köy enstitülerinin de etkisi vardır.
*Nazım Hikmet’ten gelen serbest ölçülü şiiri kullanmış olan toplumcu şairlerin halk söyleyişlerine başvurmalarının temel nedeni ele aldıkları temalardır.
*Bu şairler Marksist fikirler doğrultusunda toplumun sorunlarını ön plâna çıkarmışlardır.
*1940-1960 arasında ve daha sonraki yıllarda birçok şiir kitabı yayımlamışlardır.
*Siyasî iktidarlara karşı çıkmış ve bu yüzden birçok soruşturma geçirmişlerdir.
*Şiirlerinde, “yoksulluk, siyasî baskılar, hürriyetsizlik, faşizm, emperyalizm, kapitalist sömürü, sosyal adaletsizlik, mutlu azınlık” gibi temaları sık sık işlemişlerdir.
*Bu temaların şiir olarak dile gelmesinde, halk diline ait sözcükleri ve deyimleri kullanmışlardır.
*Bunların eserlerinde kendi kişisel sorunları, özlemleri, duyguları, hayalleri de önemli bir yer tutar.
*Önceki toplumcu anlayış gibi pragmatisttirler.
*Toplumsal kaygı ön plandadır.
*Biçime dikkat etmezler. İçerik önemlidir. Bu nedenle serbest şiiri kullanırlar.
*Gelecekçilik (Fütürizm) akımından etkilenmişlerdir.
*Hümanizm de (insancılık) bu dönem şiirinde kendini göstermiştir.
*Nazım Hikmet’in 835 Satır’ının 1929’da yayınlanmasından sonra ortaya çıkan bu şiir akımı farklı boyutlarda 1980’lere kadar gelmiştir.
*Toplumcu şairler, Nazım Hikmet’in yazdıklarının ötesine geçemedikleri, çoğu zaman da onu taklit ettikleri için eleştirilirler.
*Bu şairlerin bir kısmı, 1950’den sonra kendi şiir çizgilerini oluşturmuş, bir kısmı da toplumcu şiir anlayışını çok farklı boyutlara taşımışlardır.

*1940-1960 Arası Toplumcu Şiir Zevk ve Anlayışını Ön Plana Çıkaran Sanatçılar:
Rıfat Ilgaz, Cahit Irgat, A. Kadir (Abdülkadir Meriçboyu), Suat Taşer, Mehmet Kemal, Enver Gökçe, Ömer Faruk Toprak, Arif Damar, Mehmet Başaran, Hasan İzzettin Dinamo, M. Niyazi Akıncıoğlu, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Ahmed Arif


1940-1960 Arası Toplumcu Şiir Zevk ve Anlayışını Ön Plana Çıkaran Sanatçılarla İlgili Ayrıntılar:

*Rıfat Ilgaz, toplumcu şiirin de gereği olarak halktan insanların, işçilerin, kimsesiz hastaların ve yoksulların dünyasını anlatır. Yalın bir dil kullanmış; şiirinde kullandığı ironi ve nüktelerle farklılık oluşturmuştur.

*A. Kadir (Abdülkadir Meriçboyu), şiirlerinin hemen hepsini serbest vezinle kaleme alınmıştır. Halkın dili ve halkın yaşayışından kaynaklanan söyleyiş hemen bütün şiirlerinde dikkati çekecek boyuttadır. A. Kadir, modern şiirin içerisine halkın dilini, söyleyişini, yaşama tarzını taşımıştır. Şiirlerinde insan sevgisi ağır basar.

*Hasan İzzettin Dinamo, genellikle Nazım Hikmet’in edebiyatımıza taşıdığı kesik mısralı şekli benimsemiştir. Şiirinde yer yer halk şiirinden gelen esintiler yer alır.

*Şiir yazmaya modern bir çizgide başlayan ve önceleri Cahit Sıtkı tarzında ürünler veren Cahit Saffet Irgat, sonraları toplumcu çizgiye özgü eserler verir. İkinci Dünya Savaşı’nın tahribatını, barış özlemini ve insan sevgisini işler.

*M. Niyazi Akıncıoğlu, halk edebiyatı ve halkın söyleyişinden yararlanmayı etraflıca ilk gerçekleştiren toplumcu şairdir. M. Niyazi Akıncıoğlu; vezin, kafiye ve nazım şekli bakımından da halk edebiyatı zenginliğinden yararlanır. Akıncıoğlu, 1940 sonrası şiirlerinde tamamen serbest tarza yönelir.

*Enver Gökçe, 40’lı yıllarda Garip şiiri ile halk ozanları arasında kalan bir şairdir. O, sonradan modern şiiri halka ait söyleyişin süzgecinden geçirerek kendi tarzını oluşturmuştur. Şiirlerinde çoğunlukla köy halkının problemlerini, köye özgü bir anlatımla dile getirir. Toplumcu ve kavgacı bir şiir geliştirmiştir.

*Ahmed Arif; ele aldığı temalar ve söyleyiş bakımından dönemin diğer toplumcu şairlerinden farklı özellikler gösterir. Şiirlerinde, “Doğu Anadolu’nun yaban doğası, feodal yaşam koşulları, insanı; bu insanın sancılı, korkulu, güç yaşamı, isyanı” yerel bir dil ve anlatımla dile gelir. Ahmed Arif, diğer toplumcu şairlerin yanında yereldir, mahallidir.

*Önemli eserlerini 1960 sonrası vermiş olan toplumcu şair Hasan Hüseyin “gerektikçe değişik kültür verilerinden ve edebiyat ürünlerinden yararlanır. Hasan Hüseyin’in halk şiiri kaynaklarından yararlanması, şiirin söyleyiş güzelliğini artırma kaygısındandır. Hasan Hüseyin, bu özelliği ile 1940 kuşağının toplumcu şairlerinden ayrılır.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön