ZARF - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ZARF

TÜRKÇE > KONULAR > SÖZCÜK TÜRLERİ

ZARF (BELİRTEÇ)

*Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ya da kendi türünden sözcükleri anlamca etkileyen sözcüklerdir.
*Çekim eki almazlar. (Zaman zarfı hariç) Alırlarsa adlaşırlar.

*Zarfların Fiilleri Nitelemesi;
Hızlı yürüyorsun.


*Zarfların Fiilimsileri Nitelemesi;
Hızlı yürürken düştü. (Yürürken zarf-fiildir. Yani fiilimsidir.)


*Zarfların Sıfatların Derecesini Bildirmesi;
En güzel araba. (Burada “en” kelimesi “güzel” sıfatının derecesini bildirdiği için zarf olur.)

En güzel, daha güzel, pek güzel, çok güzel, gayet güzel


*Zarfların yine Zarfların Derecesini Bildirmesi;
Çok hızlı yürüyorsun. (Burada “çok” kelimesi “hızlı” zarfının derecesini bildirdiği için zarf olur.)

En hızlı, daha hızlı, pek hızlı, çok hızlı, gayet hızlı


Not: Görüldüğü gibi zarflar, fiilleri ve fiilimsileri niteleyebilir; sıfat ve zarfların derecesini bildirebilir.


Not: Derece bildiren zarflara “derecelendirme zarfı” da denmektedir.



ZARF ÇEŞİTLERİ:

1) Durum (Hal) Zarfı:
*Fiillerin, fiilimsilerin durumunu, niteliğini bildiren zarflardır.
* Nasıl?” sorusuna cevap verirler.

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. (Nasıl çıkacaksın?)
Bebek mışıl mışıl uyuyor.  (Nasıl uyuyor?)
Malzemelerini düzenli kullanır.  (Nasıl kullanır?)
Anlayabilmem için yavaş konuş.  (Nasıl konuş?)
Ucuz gördüklerini aldı.  (Nasıl gördüklerini?)
Öfkeyle kalkan, zararla oturur.  (Nasıl kalkan?, Nasıl oturur?)


Not: Zarfın, etkilediği kelimeden hemen önce gelmesi şart değildir.

Güzelce yerine oturdu. (araya “yerine” kelimesi girmiş.)


Not: Bazı durum zarfları “niçin?” sorusunun cevabı olabilir.

Coşkusundan, yere göğe sığmıyordu.


Not: Olasılık, kesinlik veya dilek bildiren kelimeler durum zarfı olarak ele alınabilir.
Asla, kesinlikle, galiba, sanırım, mutlaka, hiç, belki …

Belki o da bir gün beni anlar.
Onu mutlaka görmeliyim.



2) Zaman Zarfı:
*Fiilin ya da fiilimsinin gerçekleştiği zamanı bildiren zarflardır.
* “Ne zaman?, Ne zamandan beri?, Ne zamana kadar?” Sorularına cevap verirler.

Hemen yanıma gel.
Artık sınava daha ciddi hazırlanacağım.
Yarın, hepimiz için daha iyi olacak.
İşleri nedeniyle eve geç döndü.
Biz eskiden, su içerdik testiden.
Daha yanıma uğramadı.
Yanlış düşündüğümü sonra anladım.
Yine geldi şom ağızlı.

Not: Zaman bildiren sözcük, eylemi etkilemeden kullanılırsa, “isim” olur.

Yaz mevsimi kurak geçeceğe benziyor.
Gecenin karanlığı bizleri korkutuyordu.

Not: Zaman zarfları diğer zarflardan farklı olarak “hal eki” alabilirler.

Sabah-tan yola çıkacağız.
Akşam-a, gideceğimiz yere varırız.


3) Yer-Yön Zarfı:
*Eylemin genellikle yönünü belirten zarflardır.
* “Nereye?” sorusuna cevap veren “ileri, geri, içeri, dışarı, aşağı, yukarı, öte, beri” sözcükleri yer-yön zarfı kabul edilir.

Misafirler yukarı çıktı. (Yer-yön zarfı)
Masayı geri çekelim.  (Yer-yön zarfı)
İleri git de, biz de oturalım.  (Yer-yön zarfı)

Not: Bu tür zarfların hal eki almaması gerekir. Alırlarsa adlaşırlar. Bazen de sıfat olarak karşımıza çıkabilirler.

Aşağısı beni korkutuyor.  (isim)
İçeriye alalım.  (isim)

Aşağı yoldan gidelim.  (sıfat)
Geri vitese alıp, gaza bastı.  (sıfat)

Not: “Sağa-sola” kelimeleri yer-yön bildiriyor gibi görünse de, ek aldıkları için yer-yön zarfı sayılmazlar.


4)Azlık-Çokluk (Miktar) Zarfı:
*Miktar veya derecelendirme bildiren zarflardır.
* “Ne kadar?” sorusuna cevap verirler.
*Bunların derece bildirenlerine “derecelendirme zarfı” da denmektedir.
(daha, en, pek, epey, gayet, oldukça, böylesine vs.)

Bu sınava çok çalıştık.
Verileni az görmeni kabul edemem.
Biraz gelebilir misin?
Daha güzel insanlarla beraberim. (Derecelendirme yapmış.)
En yavaş yürüyen oydu.  (Derecelendirme yapmış.)
Daha yaşlısını görmedim.  (Derecelendirme yapmış.)
Pek sevimli bir çocuk olmuş.  (Derecelendirme yapmış.)
Gayet samimi bir ortam oluştu.  (Derecelendirme yapmış.)
Oldukça kolay bir sınavdı.  (Derecelendirme yapmış.)

Az zamanda çok mesafe aldı.       (Sıfat)
Azı, bizim yaptıklarımızı fark etti. (Zamir)

5) Soru Zarfı:
*Zarfları bulmak için kullandığımız “Nasıl?, Ne zaman?, Ne kadar?, Nere(ye)?, Niçin?, Niye?” gibi soru kelimeleri fiili ya da fiilimsiyi etkilediğinde soru zarfı olur.

Bugünlere nasıl geldiniz?
Son kitabı ne zaman çıkmıştı?
Bunları bana niçin yapıyorsun?
Maça girebilmek için ne kadar beklediniz?
Bu saate kadar neden uyumadınız?

* “Ne” sözcüğü “niçin” anlamında kullanılırsa soru zarfı olur.

Ne bakıyorsun yüzüme?

Not: Yanıt ifade eden “evet, hayır, peki, yok” sözcükleri, farklı görüşlere göre “zarf, edat, ünlem” olarak kullanılabilmektedir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön