ZİYA OSMAN SABA - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ZİYA OSMAN SABA

SANATÇILAR > SANATÇILAR

ZİYA OSMAN SABA: (1910-1957)

*Cumhuriyet edebiyatı (Yedi Meşaleciler) şairi, yazar.

*İstanbul’da dünyaya gelmiştir.  
*İlköğreniminden sonra Galatasaray Lisesine gider.
*Burada tanıştığı Yaşar Nabi vasıtasıyla Yedi Meşale grubuna katılmıştır.  
*1928'de altı lise arkadaşı ile birlikte (Yaşar Nabi, Sabri Esat, Cevdet Kudret, Vasfi Mahir, Muammer Lütfi, Kenan Hulusi) Yedi Meşale isimli ortak kitap yayımlamışlardır.
*Sınıfta kalınca Cahit Sıtkı ile sınıf arkadaşı olur.  
*Ziya Osman Saba’nın Cahit Sıtkı Tarancı ile tanışmasının ardından aralarında büyük bir bağ ve dostluk oluşur.
*Cahit Sıktı, edebiyat ile adı anılan birçok kişiyi Ziya Osman Saba ile tanıştırır.
*Hukuk Fakültesi’nde öğrenimine devam etmiştir.
*Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde ve Emlâk Bankası’nda çalışır.
*İstanbul’da Maarif Basımevi Tashih Bürosu şefliği yapar.
*1950'de geçirdiği bir kalp krizi nedeniyle işi bırakmak zorunda kalan Saba, yaşamının geri kalanında arkadaşı Yaşar Nabi'nin sahibi olduğu Varlık Yayınları'nın kitaplarını evinde basıma hazırlayarak geçimini sağlamıştır.
*1957’de geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu İstanbul’da ölmüştür.

*Ziya Osman, lise yıllarında şiirle uğraşmaya başlamıştır.
*İlk şiirleri Servet-i Fünûn’da yayımlanır. (İlk şiiri, Sönen Gözler)
*Sanat ve edebiyat anlayışında Fransız sembolistlerinin etkisi görülür.
*Batılı nazım biçimleri kullanır.
*Yedi Meşale topluluğunun ortak kitabı Yedi Meşale’de ve Meş‘ale dergisinde çeşitli şiirleri yer almıştır.  
*Başlarda içe dönük bir şairdir.
*Bunda, çocuk yaşta annesini kaybetmesinin, babasından uzaklaşmasının ve yoksunluklar içinde yaşamasının etkisi vardır.
*Hâtıralar, özlem ve karamsar havanın hâkim olduğu ilk şiirlerinde hayata küskünlük ve ölüm temaları dikkati çeker.
*Deneme yazıları ve sonraki yıllara ait şiirleri, Milliyet gazetesinin kültür-edebiyat sayfasında; İçtihat, Varlık, Ağaç ve Yücel dergilerinde yayımlanmıştır.
*Hayatının sonuna kadar şiire sadık kalmıştır.
*1940’larda, yaşama sevinci, insan sevgisi, ev hayatı, fakirlere acıma, kadere boyun eğme, küçük mutluluklarla yetinme, Allah’a kulluk ve âhiret özlemi gibi temalarda yoğunlaşır.  
*Yapmacıklıktan uzak durmuştur.
*Yeni modalara kapılmamış; edebî sanatlara, süse rağbet etmemiş; sade ve tutarlı bir şiir ortaya koymuştur.
*Lirik ve içten bir söyleyişi vardır.
*1940 öncesi şiirlerinde, dörtlü ya da sone, terza-rima gibi nazım biçimleriyle; çoğunlukla 7+7 ölçülü şiirler yazmıştır.  
*1940'tan sonra genellikle serbest nazmı uygulamış; ancak uyaklı söylemekten kurtulamamıştır.
*Kendine has bir şiir atmosferi kurmaya çalışmıştır.

*Hikâyelerinde Abdülhak Şinasi Hisar etkisi görülür.
*Hikâyelerinde genellikle bir anı karakteri vardır.
*Hâtıra tarzındaki hikâyelerinde, çocukluğunu, gençlik yıllarını, evliliğini ve İstanbul’un çeşitli semtlerini, evini, aile sevgisini anlatır.  
*İstanbul yazarı olarak çevresindeki değişimin içinde hep incelikleri, güzellikleri arar.
*Ölüm karşısında isyan etmek yerine, ölümü tevekkülle karşılamıştır.
*Ölümünün onuncu yılında Varlık dergisi Ziya Osman için özel bir sayı hazırlamıştır.
*Ömrü boyunca Yedi Meşaleciler topluluğunun şiir anlayışına bağlı kalan tek Yedi Meşalecidir.
* “Beyaz Şairi” olarak anılır.

ZİYA OSMAN SABA’NIN ESERLERİ:

Şiir: Yedi Meşale (ortak kitap), Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak (ölümünden sonra yayımlanmıştır), Bıraktığım İstanbul (2003)

Bazı şiirleri: Bir Yer Düşünüyorum, Çocukluğum, İstanbul, Deniz Kıyısındaki Kulübe, Bir Oda Bir Saat Sesi

Hikâye: Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul  

Tercüme Roman: Germinie Lacerteux (Goncourt Kardeşler’den)

Deneme: Konuşanlar Bir Hüzünle Sesinde (2004)


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön