ALİ EKREM BOLAYIR - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ALİ EKREM BOLAYIR

SANATÇILAR > SANATÇILAR

ALİ EKREM BOLAYIR: (1867-1937)

*Servet-i Fünûn dönemi şair ve yazarı, devlet adamı, öğretmen, Nâmık Kemal’in oğlu.
*İstanbul’da doğdu.
*Babasının sürgünlerinden dolayı eğitimi aksayarak devam etmiştir.
*Özel olarak ulûm-i şer‘iyye, hadis, Arap ve Fars edebiyatı dersleri alır ve Fransızca öğrenir.
*Eğitimi sonrası Mâbeyn’e memur olarak tayin edilmiştir.
*Uzun süre bu görevde kalan Ali Ekrem daha sonra Kudüs mutasarrıflığı, Beyrut valiliği, Akdeniz Adaları valiliği yapar.
*Soyadı kanununa kadar imzasını çoğunlukla “Kemalzade Ekrem” olarak atmıştır.
*1909’da İstanbul’a döner ve Dârülfünunda edebiyat öğretmeni olur.
*Sarf ve İmlâ Encümenine başkanlık yapmış; bir ara Galatasaray Lisesinde de çalışır.
*1914 yılında Osmanlı’nın ilk konservatuvarına "Güzellikler Evi" anlamına gelen Darülbedayi isminin verilmesini önermiş ve kabul edilmiştir.
*1933’e kadar Dârülfünundaki görevine devam eder.
*Ömrünün son yıllarını sıkıntı içinde geçirmiştir.
*Gırtlak kanseri yüzünden İstanbul’da ölür ve Zincirlikuyu mezarlığına defnedilir.

*On yaşlarında şiir yazmaya başlamıştır.
*17-18 yaşlarında ilk şiir denemelerini Mirsad ve Resimli Gazete’de yayımlamıştır.
*Mâbeyn’de görevli olduğu için yazılarında önce “İlham”, uzun bir süre de “A. Nâdir” imzasını kullanır.
*Maârif, Malûmat ve Servet-i Fünûn’da şiir ve yazıları yayımlanmaya başlar.
*Şiir anlayışını, Servet-i Fünun ve Meşrutiyet sonrası olmak üzere iki devreye ayırabiliriz.
*1908’e kadar kişisel, Meşrutiyetin İlanı ile birlikte daha çok sosyal, vatani, dini konular işlemiştir.
*Edebiyat-ı Cedide devresi, 1896-1900 yılları arasını kapsar.
*Tevfik Fikret gibi nazmı nesre yaklaştırma çabasındadır.
*Nazmı nesre yaklaştırdığı “Vasiyet” adlı şiirinde Anadolu ağzını kullanarak devrinde büyük bir yankı uyandırmıştır.
*Osmanlıca’nın ve aruzun koruyucusu olmakla birlikte, birçok şiirinde konuşma dilini ve hece veznini kullanmıştır.
*Hece ölçüsünü topluluk içinde ilk deneyen odur.
*Şiirlerinde genellikle tabiat, aşk ve ölüm gibi bireysel temaları işlemiştir.
*Servet-i Fünûn şairlerinden farklı olarak, sosyal konulara da yer vermiştir.
*Servet-i Fünûn şiirinin kusurlarından söz eden uzun bir tenkit yazmış ve bu nedenle Servet-i Fünûn’dan ayrılmak zorunda kalmıştır.
*Bu yazı muhaliflerin yayın organı olan Musavver Malûmat’ta yayımlandıktan sonra Edebiyât-ı Cedîde topluluğunun dağılmasında etkili olmuştur.
*Ali Ekrem çoğu eserini II. Meşrutiyet’ten sonra kaleme almıştır.
*Bu dönemde, şiirlerini daha sade bir dille yazmış ve yer yer heceyi kullanmıştır.
*Edebiyat-ı Cedîde’nin şiir anlayışından giderek uzaklaşmıştır.
*Çanakkale ve İstiklâl Savaşı yıllarında millî kahramanlık şiirleri yazar.
*Genel anlamda realist şiirler yazma gayreti içinde olduğu görülür.
*Edebiyat tarihi, tiyatro ve çocuk edebiyatı ile ilgili eserleri de vardır.

ALİ EKREM BOLAYIR’IN ESERLERİ:

Şiir: Kasîde-i Askeriyye, Kırmızı Fesler, Zılâl-ı İlhâm, Çocuk Şiirleri, Ana Vatan, Şiir Demeti, Vicdan Alevleri, Tâir-i İlâhî (mesnevi tarzında hikâye)

Nazım-nesir karışık: Ordunun Defteri, Rûh-ı Kemâl

Dil ve Edebiyat İncelemeleri: Lisân-ı Edebiyyât, Edebî Meslekler, Lisân-ı Osmânî, Nazariyyât-ı Edebiyye Dersleri, Şerh-i Mütûna Medhal, Lisanımız, Târih-i Edebiyyât-ı Osmâniyye, Külliyyât-ı Kemâl Tab Olunuyor

Monografi: Recâizâde Mahmud Ekrem Bey, Nâmık Kemal

Tiyatro: Bâria, Yavuz Sultan Selim, Sükût, Mama Dadım Darılır, Engel, Eğlenirken

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön