CENAP ŞAHABETTİN - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

CENAP ŞAHABETTİN

SANATÇILAR > SANATÇILAR

CENAP ŞAHABETTİN  (1871 – 1934)

*Servet-i Fünûn dönemi şairi, yazar, askeri doktor, öğretmen.
*1871’de Manastır’da doğmuş; altı yaşlarındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a gitmiştir.
*Eğitiminin sonunda askeri doktor olmuştur.
*Paris’te, Mersin’de, Rodos’ta, Cidde’de Suriye’de ve İstanbul’da çeşitli görevlerde bulunmuştur.
*1. Dünya savaşı başlayınca emekliye ayrılıp öğretmenlik yapmıştır.
*Son yıllarında yoğun bir şekilde üzerinde çalıştığı sözlüğünü tamamlayamadan 1934’te beyin kanaması sonucu ölmüş ve Bakırköy Mezarlığı’na defnedilmiştir.

*Cumhuriyet dönemine kadar edebiyatın çeşitli alanlarında otorite kabul edilmiş şahsiyetlerden biridir.
*Gezi, hatırat, sohbet, makale türlerinde de örnekler vermesine rağmen, asıl önemli yanı şairliğidir.
*Batı edebiyatı etkisinde gelişen Türk şiirinde en büyük yenilikleri yapanlardan biridir.
*Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil’le birlikte Servet-i Fünun edebiyatının üç önemli isminden biri ve gelenekçi şairlerin en çok saldırdığı yenilikçi şâirdir.
*O zamana kadar Türk edebiyatında kullanılmamış yeni ve orijinal terkiplere yer vermiştir.
*Edebiyat-ı Cedide’nin en aşırı örneklerini vermiştir.

*Cenap Şahabettin'in şiiri şu evrelerden oluşur:
-Muallim Naci Etkisindeki Evre (İlk şiirler)
-Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Etkisindeki Evre (Yeni şiirlere yöneliş dönemi)
-Paris Yılları (Fransız şiirinin sanat algısını benimsediği dönem)
-Servet-i Fünûn dönemi
-1908 sonrası dönem
*Gençlik yıllarında Muallim Naci, Nâmık Kemal, Şeyh Vasfî gibi şâirlerin etkisiyle divan edebiyatı tarzı şiirle uğraşmıştır.
*İlk şiiri bir gazeldir ve daha öğrenciyken Saadet gazetesinde yayınlanmıştır.
*Henüz tıbbiye öğrencisi iken 18 şiirini "Tâmât" adıyla küçük bir kitap hâlinde yayımlamıştır.
*Cenap Şahabettin "sanat sanat içindir" anlayışını benimsemiş, sembolizm ve parnasizm akımları etkisi altında şiirler yazmıştır.  
*Türk şiirine sembolizmi ve parnasizmi tanıtan kişi Cenap Şahabettin’dir.
*Edebiyatımızda sembolizmin ilk başarılı temsilcisi olarak değerlendirilebilir.
*Hece yerine daima aruzu tercih etmiş, makalelerinde ve tartışmalarında “parmak hesabı” diyerek hece veznini küçümsemiştir.
*Bir şiirde birden fazla aruz kalıbı kullanmıştır.
*Daha çok serbest müstezad biçiminde şiirleri vardır. Sone ve terzarima tarzı şiirler de yazmıştır.
*Şiirlerinde, üslûba, ahenge ve müzikaliteye önem vermiştir.
*Resim ve mûsiki kültürü olan Cenab Şahabeddin, şiirini bu sanatlarla beraber yürütmüştür.
*Şiire "nesir musikisi" demiştir.
*Cenab Şahabeddin’in şiirlerinde tasvir ön plandadır.
*Şiirleri; tabiat ve ev içi tasvirleri, alegorik ve sembolik imajlarla yoğunlaşmıştır.
*Görsel anlatım tekniklerini şiire sokmuştur.
* “Tablo şiir”ler yazmıştır. Ona göre şiir, sözcüklerle yapılmış bir resimdir.
*Şiirlerinde iç dünyayla dış dünyayı birleştirip bir kompozisyon halinde sunar.
* “Şiirde güzellikten başka bir şey arayamam” sözü meşhurdur.
*Şiirlerinde ağırlıklı olarak tabiat, kadın ve aşk temalarını işlemiştir.
*Cenab, tabiatı panteist bir duygu ile bir bütün olarak algılamıştır.
*Şair, ‘fikir ağırlıklı’ şiirlerinde sosyal konuları ele almamış, insanın kaderi ve kâinat içindeki yeri üzerinde durmuştur.
*Daha önce Türk edebiyatında kullanılmamış yeni ve Avrupa şiirine has formları Türk şiirinde ilk defa kullanmıştır. (Sone vb.)
*Yeni kavramlar, semboller, isim ve sıfat tamlamaları kullanmıştır.
*Hiç duyulmamış mecaz, imge, teşbih ve istiarelere sıkça yer verir.
*Şiirlerinde kullandığı "Sâât-i semenfâm", "çeng-i müzehhep", "nay-i zümürrüt" gibi deyimler, imgeler döneminin sanat dünyasında önemli tartışmalara yol açmıştır.
*Sanat hayatı boyunca hiçbir siyasi şiir kaleme almamıştır.    
*Cenab Şahabeddin roman ve hikâye yazmamıştır.
*Sanatçı, özellikle gezi yazısının edebiyatımızdaki en önemli temsilcilerindendir.
*Özgün olmak için yoğun bir uğraş vererek oluşturduğu nesirlerinde sağlam bir üslup kullanır.
*Cenab’a göre nesir hem bir beste hem de güftedir.
*Nesirde de şiirinde olduğu gibi güzelliğe ve âhenge önem vermiştir.
*Cenab’ın nesre gösterdiği itina, daha sanatkârane, fakat buna karşılık daha ağır bir Servet-i Fünûn nesrinin doğmasına sebep olmuştur.
*Dil olarak Osmanlıcayı savunmuştur ama Latin alfabesinin kabulünden yanadır.
*Nesirdeki en büyük korkusu tekdüzeliktir. (İttırat)
*Nesirlerinde dil, şiirlerine göre sadedir.
*Nesir dilinde ona en yakın isim, Süleyman Nazif'tir.
*Nesirlerinde Raik Vecdi, Ahmet Peyman ve Dahhak-ı Mazlum, Hakkı Talip takma adlarını kullanmıştır.
*İslâmî meseleler hakkında ileri sürdüğü görüşler devrin dinî dergilerinde tenkide uğramıştır.
*Hayatın ve insanların aralarına girmeyip, onları uzaktan temaşa etmiştir.
*Halk arasında birçok dizesi atasözü gibi kullanılmaktadır.

CENAP ŞAHABETTİN’İN ESERLERİ:
Şiir: Tâmât, Evrak-ı Leyal (basılmamış), Seçme Şiirleri (ölümünden sonra), Bütün Şiirleri (ölümünden sonra),

Bazı Önemli Şiirleri: Elhan-ı Şita, Yakazat-ı Leyliyye, Temâşâ-yı Leyâl, Temâşâ-yı Hazân, Terâne-i Mehtap

Tiyatro: Yalan, Körebe, Küçük Beyler, Merdud Aile

Gezi yazısı: Hac Yolunda, Afak-ı Irak, Avrupa Mektupları, Suriye Mektupları

Makale: Evrak-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh

Özdeyişler: Tiryaki Sözler

İnceleme: William Shakespeare, Kadı Burhanettin

Not: Cenap’ın ömrünün sonlarına doğru hazırlamakta olduğu fakat tamamlayamadığı bir Fransızca-Türkçe sözlük çalışması da vardır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön