CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE ROMAN (1950-1980) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE ROMAN (1950-1980)

SINIFLAR > LİSE 3 > LİSE-3 / 6. ÜNİTE: ROMAN



CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE ROMAN (1950-1980):

*1950-1980 arasında roman türü farklı eğilimlerle (toplumcu gerçekçi, bireyin iç dünyasını esas alan, modernist, millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan) gelişimini sürdürmüştür.
*Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Samim Kocagöz, Fakir Baykurt gibi toplumcu gerçekçi yazarlar; toprak kavgaları, tarımın makineleşmesi, köyden kente göç gibi toplumsal konuları romanlarında ele almışlardır.
*Peyami Safa, Abdülhak Şinasi Hisar, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra, Samiha Ayverdi bireyin iç dünyasını esas alan romanlar yazmışlardır.
*Yusuf Atılgan, Oğuz Atay, Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu modernist çizgide romanlar vermişlerdir.
*Hüseyin Nihal Atsız, Mustafa Necati Sepetçioğlu, Bahaeddin Özkişi, Münevver Ayaşlı, Emine Işınsu, Sevinç Çokum millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan romanlar yazmışlardır.

*Bu dönemde roman türünün tanınmış örnekleri:
-Kemal Tahir: Devlet Ana, Yorgun Savaşçı
-Orhan Kemal: Cemile, Murtaza
-Yaşar Kemal: İnce Memed, Yılanı Öldürseler
-Fakir Baykurt: Tırpan, Yılanların Öcü
-Peyami Safa: Yalnızız
-Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
-Tarık Buğra: Küçük Ağa, İbişin Rüyası
-Yusuf Atılgan: Aylak Adam, Anayurt Oteli
-Oğuz Atay: Tutunamayanlar, Bir Bilim Adamının Romanı
-Ferit Edgü: Hakkâri’de Bir Mevsim
-Adalet Ağaoğlu: Fikrimin İnce Gülü, Bir Düğün Gecesi
-Hüseyin Nihal Atsız: Ruh Adam
-Mustafa Necati Sepetçioğlu: Kilit, Çatı
-Bahaeddin Özkişi: Sokakta, Köse Kadı



DETAY:

1950'Lİ YILLAR:

*1950'li yıllara gelindiğinde İkinci Dünya Savaşı yıllarında yetişen köy çıkışlı, Köy Enstitülü yazarların köy ve kasaba romanlarını yayımlamaya başladıkları görülüyor.
*Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Kemal Tahir bu konuların önde gelen yazarları olarak yer alırlar.
*1950-60 yıllarının romancıları olarak, İlhan Tanus, Necati Cumalı, Tarık Dursun K., Oktay Akbal, Tarık Buğra, Aziz Nesin ve Attila İlhan da sayılabilirler.


(Yaşar Kemal)
*Köy çıkışlı yazarlar arasında adı ilk akla gelen Yaşar Kemal, ilk romanı Teneke ile Çukurova'yı yazmaya başlamış; onu, alışılmış eşkıya tipini değiştiren İnce Memed I, II, III, IV izlemiştir.
*Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu (Dağın Öte Yüzü I, II, III), Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf (Akçasazın Ağaları I, II), Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı, Kanun Sesi (Kimsecik I, II, III), Yılanı Öldürseler, Höyükteki Nar Ağacı; Çukurova ile çevresini doğası, yaşam koşulları ve insanıyla anlattığı romanlarıdır.
*Yazar bu romanlarında özellikle yöre dilini kullanmaya özen göstermiştir.
*Binboğalar Efsanesi ve Ağrı Dağı Efsanesi'yle destansı roman örnekleri veren Yaşar Kemal, Çakırcalı Efe'de Batı Anadolu'ya yönelmiştir.
*Gözlemlerine dayanarak Çukurova'yı yazarken bir yandan da 1951'de İstanbul'da içine girdiği yeni çevreyi, bu çevrede yaşayan insanları, sorunlarını gözlemlemeyi sürdürmüş; bu gözlemlerin sonucu olarak, İstanbul ve çevresini yansıtan Deniz Küstü, Al Gözüm Seyreyle Salih, Kuşlar Da Gitti romanları ortaya çıkmıştır. Son romanı Fırat Suyu Kan Akıyor Bir Baksana (Bir
Ada Hikayesi I) ile yeni bir çizgide görünüyor.


(Orhan Kemal)
*Yine Adana yöresinden olan Orhan Kemal de romanlarında yaşadığı yöreyi yansıtmıştır.
*Baba Evi, Avare Yıllar, Cemile ve Dünya Evi romanlarını büyük ölçüde yazarın yaşamından çizgilerle oluşmuştur.
*Daha çok geçim sıkıntısı çeken insanların yaşayışına eğilen yazarın, Gurbet Kuşları, Bereketli Toprakları Üzerinde, Kanlı Topraklar, Murtaza bu konuyu ele aldığı romanlarıdır.
*Eskici ve Oğulları, Devlet Kuşu, Vukuat Var, Hanımın Çiftliği'nde ise yoksulluğun aile yaşayışını etkileyişi ele alınmıştır.
*Romanlarında konu çeşitliliği görülen yazar; Bir Filiz Vardı, Küçücük, Yalancı Dünya, Sokaklardan Bir Kız'da genç kızların değişik nedenlerle içine düştükleri kötü durumları ele almıştır.
*Romanımıza yeni bir konu olarak giren cezaevinin Orhan Kemal'in Suçlu ve 72. Koğuş romanlarında ele alındığını görüyoruz.
*Müfettişler Müfettişi ve Üç Kağıtçı'da da yönetimin, siyasal ortamın eleştirisini buluyoruz.

(Talip Apaydın)
*Talip Apaydın'ın romanları Polatlı, Eskişehir, Beypazarı yörelerinde ve çevre köylerinde geçer.
*Sarı Traktör romanıyla tanınan yazar bu romanında köylerde başlayan traktör tutkusunu ele almıştır.
*Tarla sulama sorununa değindiği Yarbükü; toprak sorununu yansıttığı Ortakçılar (Ortakçının Oğlu); köylünün para bulmak için kapıldığı boş inançlara yer verdiği Define, Emmioğlu; tütünle uğraşanların yorgunluklarını yansıtan Tütün Yorgunu; köyden kente göçü işlediği Kente İndi İdris; bir çobanın sıkıntılı yaşayışını veren Yoz Davar; köye ve köylüye yönelik değişik sorunları veren romanlarıdır.
*Vatan Dediler, Toz Duman İçinde ise Kurtuluş Savaşı'na yönelik konularıyla değişiklik gösterirler.

(Fakir Baykurt)
*Doğduğu yer olan Burdur yöresini romanlarının bir bölümünde yansıtan Fakir Baykurt, Yılanların Öcü romanıyla ün kazanmıştır.
*Köylü muhtar ilişkisini ele aldığı “Yılanların Öcü'nü izleyen Irazca'nın Dirliği, Kara Ahmet Destanı” bir Irazca üçlemesi oluştururlar.
*Kaplumbağalar, Amerikan Sargısı, Tırpan ise Ankara yöresinde geçen romanlarıdır.
*Bu üç romanı arasında Tırpan, konusu bakımından dikkati çeker.
*Bu romanda istemediği zengin bir köy ağasıyla zorla evlendirilen genç kız, alışılagelindiği gibi kendisini aşmaz. Tırpanla, evlendiği erkeği öldürür.
*Köygöçüren'de köylünün yoksulluğu, köylü kentli karşılaştırılması yapılırken, Onuncu Köy'de köylüyü kalkındırma ele alınır.
*Yüksek Fırınlar ve Koca Ren ise yazarın Almanya'da yazdığı romanlarıdır.

(Kemal Tahir)
*Kemal Tahir'in köye yönelik romanları, cezaevinde yattığı Çankırı ve Çorum yöresinde geçer.
*İlk iki romanı Sağırdere ile Körduman, bir köy delikanlısının iş bulmak amacıyla kente gelişini ve oradaki yaşantısını anlatan romanlar olarak birbirlerini tamamlarlar.
*Yediçınar Yaylası, Köyün Kamburu, Büyük Mal adlı romanlar değişik dönemlerde ağalık kurumunu ele aldığı, ağalığın gelişmesini sergilediği romanlarıdır.
*Ağa-işçi ilişkisinin ele alındığı ağalığın değişik bir biçimde verildiği romanı da Kelleci Mehmet'tir.
*Kemal Tahir'in öteki iki romanı Bozkırdaki Çekirdek ile Rahmet Yolları Kesti'dir.
*Orhan Kemal'den sonra cezaevini Kemal Tahir'in üç romanında görüyoruz.
*Yazarın ölümünden sonra yayımlanan bu üç romanı; Namusçular, Dam Ağası ve Kadınlar Koğuşu'dur.
*Romanlarının bir bölümünde tarihe yönelen yazarın, ilk romanı Devlet Ana'dır.
*XIII. yüzyıl Anadolu'sunu ele aldığı bu romanı izleyen Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu, Yorgun Savaşçı, Kurt Kanunu, Yol Ayrımı, Hür Şehrin İnsanları tarihsel olaylar bakımından birbirlerini izlerler.
*Bu romanlarda XVI. yüzyıldan başlayarak, Cumhuriyet döneminin otuzlu yıllarına gelinir.
*Son romanı Bir Mülkiyet Kalesi'nde de kendi yetişme koşullarını ve babasının çevresinde oluşan aile yaşamını verir.

(İlhan Tarus)
*Bize altı roman bırakan İlhan Tarus'un Var Olmak, Hükümet Meydanı, Vatan Tutkusu adlı romanları hazırlık döneminden başlayarak Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcını konu alır.
*Yeşilkaya Savcısı romanı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında genç bir savcının yöresi sırasında karşılaştığı güçlükleri yansıtırken, Duru Göl'de Demokrat Parti yönetimindeki yıllarda karşılaşılan olumsuzluklar üzerinde durulur.

(Orhan Hançerlioğlu)
*Orhan Hançerlioğlu, Anadolu'yla birlikte kent insanının sorunlarına da eğilen bir yazar olarak görünür.
*İlk iki romanı olan Karanlık Dünya ile Ekilmemiş Topraklar, Anadolu'nun sorunlarıyla ilgili romanlarıdır.
*Kent insanının sorunlarını ele aldığı, İstanbul'da geçen romanlarından ilki Büyük Balıklar'dır.
*Onu izleyen Oyun, Kutu Kutu İçinde, Yedinci Gün İstanbul'u eksen alarak kent insanının değişik sorunlarına değindiği romanlarıdır.

(Necati Cumalı)
*Bu yıllarda kasaba romanının başarılı örneklerini veren bir yazarımız da Necati Cumalı'dır.
*Romanlarının korularını kendi yerleşim yeri olan Urla çevresinden almıştır.
*Bir üçlü oluşturan Tütün Zamanı (Acı Tütün, Yağmurlar ve Topraklar, Zeliş), tütün ekicilerinin ve tütün işçilerinin sıkıntılarını, yaşam koşullarını; iki gencin birbirlerine duydukları güçlü sevgiyle renklendirerek verir.
*Aşk Da Gezer'de ise kasabadan kente dönerek, tiyatro çevresinin yaşantılarını, aşklarını, tutkularını yansıtır.
*Son romanı Viran Dağlar'dır.

(Tarık Dursun K.)
*Tarık Dursun K., ilk romanı olan Ali Rıza Bey Aile Evi'nden başlayarak İnsan Kurdu, Sabah Olunca, Denizin Kanı, Alçaktan Uçan Güvercin'de emekçilerin yaşayışları ve geçim sıkıntıları üzerinde durmuştur.
*Kopuk Takımı'yla, Kayabaşı Uygarlığının Yükselişi ve Birdenbire Çöküşü'nde Almanya'ya başlayan göçü ele almıştır.
*Daha sonra yazdığı Bağışla Onları ve Ağaçlar Gibi Ayakta ise tiyatro sanatçılarının yaşayışlarına yönelik romanlardır.
*Toplumsal konulu romanlarına Kurşun Ata Ata'yı eklemek gerekir.

(Tarık Buğra)
*Bireye ve tarihe yönelen bir yazar olarak Tarık Buğra'yı görüyoruz.
*Yazar ilk romanı Siyah Kehribar'da aydın ve sanatçı insanın, yaşamda umduğunu bulamamak yüzünden içine düştüğü çıkmazı ve başkaldırışını verir.
*Küçük Ağa, Küçük Ağa Ankara'da romanlarıyla da Kurtuluş Savaşı'nı yazan yazarlar arasına katılır.
*Bu iki romanı tamamlayan Firavun İmanı, Sakarya Savaşı'ndan yararlanan çıkarcılarla yiğitlik gösterenlerin ele alındığı romanıdır.
*Osmancık'ta ise Osmanlı devletinin kuruluşuna döner.
*Gençliğim Eyvah ve İbiş'in Rüyası daha değişik konulu romanlarıdır.
*İbiş'in Rüyası'nda ünlü tiyatro sanatçımız Naşit'in yaşamından bir kesit buluyoruz.

(Oktay Akbal)
*Tarık Buğra gibi, bireye yönelen bir roman yazar da Oktay Akbal'dır.
*Garipler Sokağı, Suçumuz İnsan Olmak, İnsan Bir Ormandır, Düş Ekmeği adlarını taşıyan dört romanı vardır.
*Garipler Sokağı İkinci dünya Savaşı yıllarında Fatip semtinde orta halli insanların yaşadığı bir sokağı, orada yaşayanlarla birlikte anlatır.
*”Suçumuz İnsan Olmak ile İnsan Bir Ormandır”da ise evlilik konusuna değinmiştir.

(Attila İlhan)
*Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez adlı romanlarıyla 1950-60 yılları romanı yazarları arasına katılan Attila İlhan, bu romanlarında kent insanının yaşayışına, sorunlarına eğilmiştir.
*Bu iki romanını izleyen Kurtlar Sofrası, yazıldığı 1954-1961 yılları arasındaki çalkantıları, ülkeyi 1960'a götüren olayları kapsar.
*Aynanın İçindekiler dizisini oluşturan Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Der Saadet ve Sabah Ezanları'nda ise Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'na değin geriye döner.
*Gerek kurgusu gerekse konusu ile en değişik romanı Fena Halde Leman'dır.

(Aziz Nesin)
*1950-1960 yılları arasında Aziz Nesin bir gülmece ustası olarak ayrı yer alır.
*Gülmeceye yönelişi daha çok geçim koşullarına bağlayan Nesin, romanlarında değişik konulara değinmiştir.
*Beğendiği konulardan biri, Kadın Olan Erkeğin Hatıraları ve Erkek Sabahat romanlarında işlediği kadın-erkek ilişkileridir.
*Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Tek Yol, Surname, Saçkıran cezaevini anlattığı romanlarıdır.
*Çocuk eğitiminin ve kimi değer yargılarının eleştirildiği, Şimdiki Çocuklar Harika; insanların birbirlerini aldatmalarının ele aldığı Zübük, sosyete olarak geçinenlerin iç yüzünü verdiği Tatlı Betüş, futbolun kitleleri nasıl kendine bağladığını verdiği Gol Kralı diğer bazı romanlarıdır.



1960'LI YILLAR:

*1960'lı yıllara değin toplumcu gerçekliğin gittikçe ağır bastığı romanımızda, bu yıllardan sonra ele alınan konulardaki çeşitlenmeyle birlikte, roman yazma yönteminde de bir değişme, gelişme göze çarpar. *1960'tan başlayarak geçirilen siyasal, toplumsal ve ekonomik değişmeler, bunların sonuçları; yazarların üzerinde durup ele aldığı konular olarak görülür.
*1960-70 yılları arasında dikkati çeken yazarlar olarak, Hasan İzzettin Dinamo, Mehmet Seyda, Rıfat Ilgaz, Yusuf Atılgan, Yaman Koray, Nezihe Meriç, Emine Işınsu ve Peride Celal'i sayabiliriz.

(Hasan İzzettin Dinamo)
*Hasan İzzettin Dinamo, sekiz ciltlik Kutsal İsyan'la tanınmıştır.
*Birinci Dünya Savaşı'ndan başlayarak Kurtuluş Savaşı'nı konu alan bu romanı, yedi ciltlik Kutsal Barış tamamlar.
*Bu romanda da düşmanın İzmir'de denize dökülmesinden başlayarak Atatürk'ün ölümüne değin geçen dönemi buluruz.
*Türk Kelebeği ile Savaş ve Açlar, savaş yıllarını daha değişik yönden ele alan iki romanıdır.
*Türk Kelebeği, savaşı esir düşenler yönünden ele alırken; Savaş ve Açlar, Birinci Dünya Savaşı ve öncesinde, zenginlerin daha zengin olup yoksulları sömürüşünü ele almıştır.
*Savaş ve Açlar'ı izleyerek yayınlanan Öksüz Musa, Açlık, Musa'nın Mapusanesi, Koyun Baba, Musa'nın Gecekondusu, yazarın babasını ve ağabeyini yitirdikten sonra yaşamının evrelerini veren romanlardır. *Romanlarda yazarın yaşamıyla birlikte toplumun geçirdiği evreleri de buluruz.

(Mehmet Seyda)
*Mehmet Seyda'nın bir üçlü oluşturan “Bir Gün Büyüyeceksin, Yaş Ağaç ve Cinsel Oyun” adlı romanları bir aile romanı niteliği taşır.
*Bu romanlarda içinde aile ve yakın çevredeki çekişmelerin çocuğun yetişmesini etkileyişi ele alınmıştır. *Yine aile romanı niteliği taşıyan bir romanı da Ne Ekersen'dir.
*Yanar Taş adlı romanı askerliğini yaptığı Zonguldak ve dolaylarındaki izlenimlerine dayanırken; 1932-1933 yıllarını kapsayan İhtiyar Gençlik romanı, ideolojik akımların etkisini konu alır.

(Yusuf Atılgan)
*Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlarını taşıyan iki romanıyla bu yılların yazarları arasında yer alan Yusuf Atılgan'ın iki romanı da toplumsal eleştiriye dayanır.
*Aylak Adam'da büyük kent aydınının tedirginliği, Anayurt Otelin'de de bir kasaba otelinde katiplik yapan ve yaşamındaki tekdüzelikten bunalan gencin yaşayışı yer alır.

(Yaman Koray)
*Yaman Koray'ı, Halikarnas Balıkçısı'nın başlattığı, konusunu denizden, deniz insanlarından alan roman yazma eğilimini sürdüren bir yazar olarak görüyoruz.
*Denizi, doğa güzellikleriyle sevdiren, denizle iç içe olan balıkçıların, deniz kıyısında yaşayan köylülerin yaşamlarını anlatır.
*Deniz Ağacı, Gelin Taşı, Mola adlı romanlarında Erdek ve Kapıdağ yöresini vermiştir.
*Büyük Orfoz'da ise Marmaris'e geçmiş, bireye yönelmiştir.
*Sığırcıklar ve Badanalı Yüzler'de karaya dönen Yaman Koray, Sığırcıklar'da yine Erdek'te ve Zeytin bahçelerinde çalışan işleri günlük yaşayışlarını, çalışma koşullarını verir.
*Badanalı Yüzler, haftanın belli olmayan dört gününde, değişik kişiler arasındaki olaylar, konuşmalarla düzenlenmiş bir romandır.

(Rıfat Ilgaz)
*Bu yıllarda gülmece yazarı olarak tanınan Rıfat Ilgaz, ilk üç yapıtı Hababam Sınıfı, Bizim Koğuş (Pijamalılar), Meşrutiyet Kıraathanesi adlı romanlarında kendi yaşadığı çevreyi ve olayları konu olarak almıştır.
*Gülmece romanlarından sonra yazdığı Karadeniz’in Kıyıcığında, Halime Kaptan, Karartma Geceleri, Sarı Yazma ve Yıldız Karayel yine kendi yaşayışından izler taşıyan toplumcu-gerçekçi romanlarıdır.
*Toplumcu gerçekçi romanlarına Apartman Çocukları'nı da ekleyebiliriz.
(Emine Işınsu)
*Kadın yazarlardan Emine Işınsu, Küçük Dünya adlı romanıyla adını duyurmuş, Azap Toprakları, Tutsak, Çiçekler Büyür adlı romanlarıyla dış Türklere yönelmiştir.
*Azap Toprakları'nda Batı Trakya'da yaşayan Türklerin; Tutsaklar'da Kerkük Türklerinin; Çiçekler Büyür'de de Deliorman-Rodop Türklerinin çektikleri sıkıntılar dile getirilir.
*Sancı ve Canbaz romanlarıyla Türkiye'ye dönen yazar, Sancı'da 1970 yıllarındaki öğrenci olaylarını, Canbaz'da toplumsal ve ekonomik değişimler geçiren Türkiye'nin sorunlarla dolu bir dönemini kendi siyasal görüşleri açısından değerlendirir.

(Nezihe Meriç)
*Nezihe Meriç, Korsan Çıkmazı ile bu yılların yazarları arasında yer almıştır.
*Romanda, 1970'li yıllarda daha yoğunlaşan, kadının ekonomik ve cinsel yönden erkeklerin baskısından kurtulma sorununa değinmiştir.
*Uzun bir aradan sonra yazdığı ikinci romanı Alagün Çocukları adını taşır.

(Peride Celal)
*Romanlarında daha çok burjuvaziyi eleştiren Peride Celal, "yazı hayatında ikinci başlangıç" dediği roman yazarlığına Üç Kadının Romanı ile başlamıştır.
*Gecenin Ucundaki Işık, Güz Şarkısı adlı romanlarıyla 1960-70 yılları yazarları arasında tanınmış, Evli Bir Kadının Günlüğünden, Üç Yirmidört Saat, Kurtlar adlı romanlarıyla 1990'lı yıllara gelmiştir.
*Son romanı Bir Hanımefendinin Ölümü'dür.




1970'Lİ YILLAR:

*1970-1980 yılları arasında roman yazarları sayısında büyük bir artış görülür.
*Yazan sayısındaki artışla birlikte, romanlarda ele alınan konularda da çeşitlenme, yazanların toplum sorunlarına eğilişinde artış göze çarpar.
*Bir yandan köy ve köylü sorunları sürerken, bir yandan da yazarların sıkıntısını çektikleri 27 Mayıs ve 12 Mart olayları ele alınır.
*Belgelere dayanarak yazılan tarihsel romanlarla birlikte, Almanya'ya göçün değişik bir yanıyla girdiği romanlar görülür.
*Türkiye'den Almanya'ya getirilen çocukların dil sorunları; anne babalarının iş yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar; sıla özlemi; Alman topluluğuna uyum sağlamada çekilen sıkıntılar yazarların üzerinde durdukları konulardır.
*Bu yılların dikkat çeken yazarları olarak Abbas Sayar, Erol Toy, Bekir Yıldız, Muzaffer İzgü, Oğuz Atay, Ümit Kaftancıoğlu, Selim İleri, Melih Cevdet Anday, Erdal Öz, Demir Özlü, Çetin Altan, Oktay Rıfat, Vedat Türkali, Ferit Edgü, Necati Tosuner ve kadın yazarlarımızdan Adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal, Güney Dal, Pınar Kür'ü sayabiliriz.


(Abbas Sayar)
*Abbas Sayar, 1970-1980 yılları yazarlarının sanatı toplumdan soyutlamayanlar arasında yer alır.
*İlk romanı Yılkı Atı'nda, yılkılığa bırakılmış bir atın öyküsünü anlatan Abbas Sayar; Çelo ve Can Şenliği'nde değişik açılardan köy yaşayışını; Dik Bayır'da da köy yaşayışıyla birlikte, köyden kente ve Almanya'ya göçü ele alır.
*Yine toplumsal konulu bir başka romanı da Tarlabaşı Salkım Saçak'tır.

(Erol Toy)
*Erol Toy bu yılların belgelere dayalı olarak tarihe yönelen yazarı özelliğini taşır.
*İlk romanı iki ciltlik Toprak Acıkınca, Kurtuluş Savaşı'nı Batı Anadolu'da verilen mücadeleyle yansıtırken, topraksız köylünün geçim sıkıntılarına değinir.
*İkinci romanı, yine iki ciltlik Azap Ortakları, Timur-Yıldırım çatışmasından sonra beyliklerin içine düştüğü bunalımı yansıtır.
*Belgesel konulu romanlarına Kuzgunlar ve Leşler, Zor Oyunu ile Yitik Ülkü'yü ekleyebiliriz.
*Kuzgunlar ve Leşler, beylikleri, Türkmenlerin yaşayışlarını, törelerini, beyliklerin sarayla olan ilişkilerini; Zor Oyunu 1938'de Atatürk'ün ölümünden başlayarak 1977 seçimlerine değin geçirilen evreyi; Yitik Ülkü'de Mustafa Reşit Paşa'nın Paris'e gidişinden, Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçişine kadar ki dönemi yansıtır.
*Tarihsel konulu romanlarının dışında kalanlardan Gözbağı 1928'den başlayarak 1970'e değin Türkiye'deki işçi hareketlerini; İmparator, Türkiye'de egemen sınıfın gelişimini; Kördüğüm, 1960'tan sonra yaşanan toplumsal, siyasal bunalımı; Acı Para, Ege Bölgesinde bir kasaba yaşantısını verir.
*Son Seçim ve Doruktaki Öfke ise Toprak Acıkınca'dan sonra köylünün değişik sosyal yapısını ele aldığı romanlarıdır.

(Oğuz Atay)
*Tutunamayanlar adlı romanıyla roman yazarlığında bir atılım yapan Oğuz Atay, bu romanıyla değişik bir psikolojik roman örneği vermiştir.
*Genelde küçük burjuvanın düşünce biçimi ve davranışlarının eleştirildiği roman yer yer ironik bir anlatımla sürdürülür.
*Romanda, başkişinin niçin tutunamayanlardan biri olduğunu ve kendini öldürdüğünü öğreniyoruz.
*Aynı çizgide olan ikinci romanı Tehlikeli Oyunlar'dan sonra yayınladığı Bir Bilim Adamının Romanı ise Prof. Mustafa İnan'ın yaşam öyküsünü anlatan başarılı bir yaşam öyküsü romanı örneğidir.

(Ümit Kaftancıoğlu)
*Ümit Kaftancıoğlu'nun toplumsal konulu iki romanı vardır: Yelatan ve Tüfekliler.
*Yelatan'da değişik sorunlarıyla köylünün yaşamını dile getirirken, Tüfekliler'de devletin eğitim ve öğretime, öğretmenlere karşı ilgisizliğine değinmiştir.

(Bekir Yıldız)
*Türkler Almanya'da ve Halkalı Köle romanlarıyla bu yılların yazarları arasına katılan Bekir Yıldız, ilk romanında Almanya'da geçirdiği dört yıldaki gözlemlerine dayanarak, orada çalışan işçilerin sorunlarını, Almanlardaki yabancı düşmanlığını gözler önüne serer.
*Halkalı Köle'de ise evlilik kurumunun eleştirilecek yanlarını ortaya koyar.
*Bu romanlarına, seksenli yıllarda Aile Savaşları, Kerbela ve Darbe eklenmiştir.

(Selim İleri)
*Her Gece Bodrum romanıyla kendini tanıtan Selim İleri, bu romanıyla bir anlık roman örneği vermiş ve bilinç akışını kullanmıştır.
*Kişisel güncelerine dayanarak yazdığı bu romanının ardından Ölüm İlişkileri ve Cehennen Kraliçesi yayımlanır.
*Kişilerin ön planda olduğu bu romanlardan sonra yayımladığı Bir Akşamın Alacası'nın "siyasi bir söylev" olduğunu belirleyen yazar, “Mavi Kanatlarınla Benim Olsaydın” ve “Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Rovelver” adlı romanlarıyla günümüze gelmiştir.

*Melih Cevdet, Erdal Öz, Çetin Altan, Oktay Rifat 12 Mart öncesi ve sonrası olaylara değinen yazarlar olarak dikkati çekerler.

(Melih Cevdet)
*Melih Cevdet, II. Abdülhamit döneminden kalma bir ailedeki maddi ve manevi çöküşü veren ilk romanı Aylaklar'dan sonra yazdığı Gizli Emir'de 12 Mart öncesi yaşanan tedirginliği, yazarlar, şairler, sanatçılar, ressamlar çevresinde geliştirmiştir.
*İlgi uyandıran bu romanlarına İsa'nın Güncesi ve Raziye eklenmiştir.

(Çetin Altan)
*Çetin Altan, Büyük Gözaltı ve Bir Avuç Gökyüzü romanlarında 12 Mart sonrasındaki tutuklamalar üzerinde durur.
*Toplumsal eleştirilere yöneldiği öteki romanları, Küçük Bahçe ve Viski'dir.

(Oktay Rifat)
*Oktay Rifat, Bir Kadının Penceresi romanında kadın açısından cinsellik sorununu ele alırken, dolaylı olarak 12 Mart'a değinmiştir.
*Bu romanı izleyen Danaburnu ile Boğaziçi’nde Bir Kral Lear'de de cinsellik sorunlarına değinen bir yazar olarak görünür.

(Erdal Öz)
*Erdal Öz, özellikle Yaralısın'da yaşadığı olayların bir yansımasını verir.
*Romanda yalnızca okuduğu kitaplar yüzünden tutuklanan bir gencin tutukluluk günleri ve cezaevinin durumu sergilenir.
*İki önemli romanı da Gülünün Solduğu Akşam ve Odalarda'dır.
(Vedat Türkali)
*Vedat Türkali ise Bir Gün Tek Başına adlı romanında 27 Mayıs 1960'tan önce devrimi hazırlayan olaylar ve toplumdaki çalkantıları vermiştir.
*Mavi Karanlık, Yeşilçam Dedikleri, Türkiye romanlarıyla da değişik toplumsal konulara değinen bir yazarımızdır.

(Ferit Edgü)
Ferit Edgü, sonradan Hakkari'de Bir Mevsim adıyla birleştirilen Kimse ve O romanlarında bu yıllarda yeniden köy konusuna dönen bir yazar olarak görünür.
*Romanlarda, Hakkari'nin bir dağ köyü olan Pinkemis'te tek başına köylülerle bir arada kalan öğretmenden hareket ederek; köy gerçeklerini sergilediği gibi, aydın-köylü ilişkisinde iletişim sağlanabileceğini ortaya koymuştur.

*Bu yıllarda Almanya'ya göçü değişik yönleriyle konu edinen yazarlar arasında yer alan Güney Dal, İş Sürgünleri, E 5 romanlarıyla adını duyurmuştur.
*Almanya'ya göçe Fethi Savaşçı, Almanlar Bizi Sevmedi; Necati Tosuner, Sancı Sancı; Özdemir Başargan, Gurbet Sofrası romanlarıyla katıldılar.

*Bu yılların gülmece yazarı ise Muzaffer İzgü'dür.

(Muzaffer İzgü)
*Daha çok öyküye yönelen yazarın, gözlemlerine dayanarak yazdığı üç romanı vardır.
*Gecekondu, İlyas Efendi ve Halo Dayı.
İlk romanı olan Gecekondu'da, Güney Anadolu kentlerinden birinde gecekondu halkının yoksul yaşantısını verir.
*İlyas Efendi, bir nüfus memurunun parasızlık yüzünden çektiği sıkıntıyı yansıtır.
*Halo Dayı da köyden kente göçü konu alan bir romanıdır.
*Gülmecenin işlevinin güldürmek değil, olaya parmak basmak olduğu görüşünü romanlarına yansıtmıştır.

*Kadın yazarlarımız olarak da Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu ve Pınar Kür dikkati çekerler.

(Sevgi Soysal)
*Sevgi Soysal; Yürümek, Yenişehir'de Bir Öğle Vakti, Şafak adlı üç romanıyla anılmaktadır.
*Yürümek, bir kadınla bir erkekten hareket edilerek kadınlık sorunlarının ele alındığı bir romandır.
*Yenişehir'de Bir Öğle Vakti'nde 27 Mayıs 1960'a yakın bir tarihte Yenişehir'de öğle vakti bir kavağın devrilişini anlatılırken bir dönem Türkiye'sinin panaroması çizilir.
*Şafak ise 12 Mart olayını ve 12 Mart'a götüren olayları süzgeçten geçiren bir romandır. Tamamlayamadığı son romanı Hoş Geldin Ölüm'dür.

(Adalet Ağaoğlu)
*Romanlarında bir şeyden hareket ederek tarihsel ve toplumsal koşullar içinde genele geçen Adalet Ağaoğlu, bilinç akışı yönteminin olgun örneklerini vermiştir.
*Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Yaz Sonu ve Hayır adlı romanları 1930'lu yıllardan günümüze gelerek, aydın kişilerin sorunlarını ve bunalımlarını veren romanlardır.
*Fikrimin İnce Gülü ise, işçilerin sorunlarını, Almanya'ya göçü ele aldığı romanıdır.
*Son romanı, kendisinin "oda romanı" olarak adlandırdığı Ruh Üşümesi’dir.

*Ağırlığı kadın sorunlarına veren Pınar Kür; Küçük Oyuncu, Asılacak Kadın, Yarın Yarın, Bir Cinayet Romanı, Bitmeyen Aşk romanlarıyla yankı uyandırmıştır.
*Romanlarında değişik yönden kadınların karşılaştıkları sorunları ele alırken, aşkı da değişik biçimde verişiyle dikkati çeker.

*1970-80 yılları arasındaki yazarlara, romanlarında köy konusunu sürdüren Ömer Polat, “Saragöl, Mahmudo İle Hazel, Dilan”; Yusuf Ziya Bahadırlı, “Güllüceli Kazım, Güllüce'yi Sel Aldı, Gemileri Yakmak, Geçeneğin Karanlığında, Açılan Kapılar, Titanikte Dans” romanlarıyla katılırlar.

*Değişik toplumsal konulara değinen yazarlar arasında;
-İdamlıklar, Ter Adamları, Linç, Patrona, Dimitrof Geçiyor romanlarıyla Kerim Korcan'ı;
-Asya, Yağmur Sıcağı, Cadı Fırtınası romanlarıyla Demirtaş Ceyhun'u;
-Bir Uzun Sonbahar, Bir Küçük Burjuvanın Gençlik Yılları, Bir Yaz Mevsimi Romansı, Tatlı Bir Eylül romanlarıyla Demir Özlü'yü;
-Gurbet Yavrum, Alnında Mavi Kuşlar, Genç Kız ve Ölüm, Mavi Maske romanlarıyla Aysel Özakın'ı;
-47 liler, Berlin'in Nar Çiçeği romanlarıyla Füruzan'ı;
-Ankara'da Ölüm, Aziz Sofi, Fetva Yokuşu, Savaş Günlüğü, Siyah Perdeli Evler romanlarıyla Durali Yılmaz'ı;
-Eşiktekiler, Aşamalar, Sendika, Garip Bir Dava, Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi, Ad Semud Medyen, Yol romanlarıyla Afet Ilgaz'ı;
-Öfke, Umut Zamanı, Acının Askerleri, Kalanlar ve Gidenler, Ve O Güzel Kadının Çocukları, Baraka, Ateş Uykusu romanlarıyla Burhan Gürel'i sayabiliriz.


Alıntı Yapılan Kaynak:

Prof. Dr. Olcay ÖNERTOY / Cumhuriyet Döneminde Roman

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön