DİLİN KULLANIMDAN DOĞAN TÜRLERİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

DİLİN KULLANIMDAN DOĞAN TÜRLERİ

TÜRKÇE > KONULAR

DİLİN KULLANIMDAN DOĞAN TÜRLERİ

*Bir dilin kullanımında, bölgesel ve kültürel farklılıklar sonucu, dil içindeki çeşitlenmelerle ağız, şive ve lehçe oluşur.
*Dilin belirli çevrelerdeki özel kullanımıyla da argo ve jargon oluşur.


STANDART (ÖLÇÜNLÜ) DİL:
*Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları, ağız özelliklerinden arındırılmış, belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dildir.
*Bir milletin yazılı kültürünün oluşmasında dilde anlaşma ve birlik sağlanması gerekir.
*Bunun için dildeki ağızlardan yaygın ve işlenmiş olanı ortak kültür dili durumuna gelir.
*Standart dilin kuralları yazım kılavuzlarında ve sözlüklerde belirtilir.
*Standart Türkçe, İstanbul Türkçesi esas alınarak biçimlendirilmiş olan konuşma ve yazı dilidir.


KONUŞMA DİLİ:
*Günlük hayatta insanlarla iletişim kurmak için kullanılan dildir.
*Bu dil, doğal olduğu için konuşma esnasında cümlenin kurallı olup olmadığına, kelimelerin doğru sıralanıp sıralanmadığına, söyleyişin doğru olup olmadığına pek dikkat edilmez.
*Bu sebeple zaman içinde, bölgeden bölgeye değişen birtakım söyleyiş ve kelime farklılıkları ortaya çıkar.


LEHÇE:
*Bir dilin, tarihî gelişim sürecinde, bilinen dönemlerden önce o dilden ayrılmış ve farklı biçimde gelişmiş kollarına lehçe denir.
*Başka deyişle lehçe, bir dilin çok uzun zaman önce, yazılı metinlerle izlenemeyen karanlık dönemlerinde kendisinden ayrılan ve ayrıldığı dilden hem ses hem biçim olarak ayrılıklar içeren koludur.
*Türk dilinden bilinmeyen bir dönemde ayrılan Yakutça ve Çuvaşça, Türkçenin iki ayrı lehçesidir.
*Lehçeler arasındaki ses, şekil ve kelime farklılıkları anlaşmayı güçleştirecek kadar derindir. *Bu durum daha çok tarihî, siyasi ve coğrafi nedenlerden kaynaklanır.

Örnek:
En ubayın hanna üöreneriy? (Senin ağabeyin nerede okuyor?) (Yakut lehçesi)


ŞİVE:
*Bir dilden ayrılmış ve zaman içinde ayrı dil olarak kullanılmaya başlanmış ama birbirinden çok uzaklaşmamış kollarına şive denir.
*Bir dilin, yazılı kaynaklarla izlenebilen tarihî gelişimi içinde ayrılmış kollarıdır.
*Şiveler; bir milletin tarihî, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle farklı yurt coğrafyalarına dağılmasıyla ortaya çıkar.
*Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar keskin değildir. Değişiklik yapıda değildir.
*Şiveler arasındaki ses, şekil ve kelime farklılıkları, anlaşmayı engelleyecek kadar derin değildir.
*Türkiye Türkçesinde “Yeni yılınız kutlu olsun.” denirken, Özbekçe şivesinde “Yangi yilingiz kutli bolsin.” denir.
*Türkmence, Kırgızca, Azerice vb. Türkçenin şiveleridir.

Örnek:
Neçe yaşın var? (Kaç yaşındasın?) (Azeri şivesi)


AĞIZ:
*Bir ülke içinde aynı dilin farklı konuşma şekillerine ağız denir.
*Ağız, yörelere göre söyleyiş farklılıklarıdır. Bu farklılıklar yalnızca söyleyişte görülür, yazılışta görülmez; yazılış aynıdır.
*Türkiye Türkçesinin konuşulduğu Anadolu’da “Karadeniz Ağzı, Konya ağzı, Sivas ağzı, Denizli ağzı” gibi ağızlar vardır.

Örnek:
Beni bak gıı, n’apıp durun? (Bana bak kız, ne yapıyorsun?) (Ege ağzı)


ARGO:
*Ortak dilden ayrı olarak belirli toplulukların ses, yapı, söz dizimi ve anlam bakımından farklılık gösteren dili veya kelime dağarcığıdır.
*Farklı bir anlaşma biçimi sağlamak üzere oluşturulur.
*Argo oluşturulurken ortak dildeki kelimelere özel anlamlar verilir, bazı kelimelerde değişiklik yapılır; dilin lehçelerinden, eskimiş ögelerinden ve yabancı kelimelerden yararlanılır.
*Argo, çoğunlukla kaba bir söyleyiş özelliği gösterir.

Örnek:
Adam afili, etrafa caka satıyor.


JARGON:
*Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığıdır.

Örnek:
Hasta dün gece eks oldu.” cümlesindeki “eks olmak” ifadesi bir tıp jargonudur.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön