DİVAN EDEBİYATINDA GEZİ YAZISI - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

DİVAN EDEBİYATINDA GEZİ YAZISI

SINIFLAR > LİSE 2 > LİSE-2 / 9. ÜNİTE: GEZİ YAZISI

DİVAN EDEBİYATINDA GEZİ YAZISI (SEYAHATNAME):

*Türkler tarafından ilk seyahatnameler, Farsça kaleme alınmıştır.  
*Gıyasuddin Nakkas, Timur ‘un oğlu Şahrah, Çin ‘e giderken ekibine katılmış, gördüklerini yazmıştır.  
*Eseri Acaikül Letâif adını taşır.  
*Ali Ekber Hatâi adlı bir tüccar da Hıtâinane adını verdiği eserini İstanbul ‘da tamamlamıştır.
*16.yy.dan günümüze kadar edebiyatımızda birçok yazar, gezip gördükleri yerler hakkında seyahatnameler kaleme almıştır.  

*Türk edebiyatının en tanınmış seyahatnamesi, Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eseridir.
*“Tarih-i Seyyah” diye de anılan bu on ciltlik eser, gerçekten her anlamıyla büyük bir seyahatnamedir.
*Seyahatname de Evliya Çelebi, kırk yıllık bir zamanda gezdiği yerlerde coğrafi, kültürel ve sosyal özellikleri gözlemlemiş; ancak Çelebi, sadece gözlemlerini aktarmakla kalmamıştır.
*Seyahatname, insanla ilgili her türlü özelliği içermesiyle özgünlük kazanmıştır.  
*Birçok araştırmaya konu olmuş ve olmaya devam eden yönleri bulunmaktadır.  
*Evliya Çelebi, gözlemlerine kendi yorumlarını ekleyerek, o günün divan edebiyatı geleneğinin dışında, günlük hayatı anlatırken günlük yaşamın dilini kullanarak önem kazanmıştır.  
*Üslup bakımından ele alındığında, divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır, ağdalı bir biçimle ortaya konurdu.  
*Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, daha çok günlük konuşma diline yakın, kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi.  
*Bu dil akıcıdır, sürükleyicidir, yer yer eğlenceli ve alaycıdır.

*Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”si dışında; Pirî Reis, “Kitab-ı Bahriye” adlı eserinde, denizcilere Akdeniz kıyıları, adaları, geçitleri, boğazları, körfezleri, fırtına halinde nereye sığınılacağı, limanlara nasıl yaklaşılacağı hakkında bilgiler ve bu yörelerdeki insanların kültürel yaşantıları hakkında bilgiler verir.

*Seydî Ali Reis, Miratü’l Memalik adlı eserinde, 1554’lü yıllarda Çağatayca olarak hem mensur hem de manzum biçimde kaleme alınmıştır.  
*Eserde Seydi Ali Reis, Portekizlilere karşı gönderilen Osmanlı donanmasının kaptanı olarak Hint denizlerinde fırtınaya yenilip Gücerat’ta Demen iskelesinden karaya çıkışından Belucistan, Hindistan, Afganistan, Buhara ve Maveraünnehir üzerinden dört yılda Edirne’ye varışını, yaptığı gözlemlerle, anlatır.
*Edebiyatımızdaki ilk seyahatname olarak gösterilir.

*Trabzonlu Mehmet Âşık, Manazıru’l Avalim adlı eserinde, Trabzon ve Doğu Karadeniz Bölgesi ile ilgili bilgiler aktarır.(Hamsi isimli balığın nasıl avlandığını ve halka bir boru ile duyurulduğunu eserde buluruz.)

*Kâtip Çelebi’nin Cihannüma’sı Osmanlılarda coğrafya alanındaki en önemli eserdir.  
*Eser tam anlamıyla bir seyahatname olmasa da Japonya adalarından Erzurum ve Irak sınırına kadar olan memleketlerin coğrafyası, kısa tarihi, bitki ve hayvanlar alemi hakkında bilgi vermesi bakımdan dikkate değerdir.  
*Batlamyus kuramına dayanan harita ve şekiller içerir.  
*Osmanlı medeniyetinde ilk kez, Batı coğrafya bilgilerinden yararlanılmıştır.  
*Cihannüma, Dünya'nın yuvarlak olduğunu da kanıtlamaya çalışan fiziki coğrafya ağırlıklı bir giriş bölümünden sonra Kristof Kolomb ve Macellan'ın keşif gezilerinden söz eder.
*Cihannüma'da Osmanlı Avrupa'sı, Anadolu ile İspanya ve Kuzey Afrika'yı kapsamaktadır.
Japonya'dan başlayarak Asya ülkelerini tanıtır.  
*Bunların tarihleri, yönetim biçimleri, ekonomileri, inançları konusunda bilgiler verir.  
*Bu arada İslam Coğrafyacılarının bilgi yanlışlarını gösterir, bunların harita kullanmamaktan ileri geldiğini açıklar.
*Cihannüma iki kez yazılmıştır.  
*Her iki biçimde de ek olarak birçok harita verilmiştir.

*Nabi’nin Tuhfetu’l Haremeyn eseri, yaklaşık bir yıl süren hac yolcuğunun kelimelerle resmini çizer.  
*Şehirler gördüğü tarihi ve kültürel değeri olan binaların tasvirini yapar.  
*Eser, Urfa, Şam, Kahire, Mekke ve Medine şehirleri ile ilgili bilgiler içerir.  

*Şirvanlı Ahmed Hamdi Efendi’nin Seyahatnamesi, II. Abdulhamit Han tarafından Hindistan’a konsolos olarak gittiği dönemde Hindistan, Svat ve Afganistan’da gördüklerini anlattığı eseridir.

*Mustafa Said Bey'in “Avrupa Seyahatnamesi”, İstanbul’dan başlayan gezisinde Marsilya, Cenova, Cenevre, Paris gibi Avrupa şehirlerinde gördüklerini paylaşmak için kaleme aldığı eseridir.

*Bunların yanında, önemli seyahatnamelerden Abdurrahmah Efendi'nin Brezilya Seyahatnamesi, Ömer Lütfi'nin Ümit Burnu Seyahatnamesi, Mehmed Hurşid Paşa'nın Seyahatname-i Hudud'u vb. sayılabilir.

*Yeni yerleri ve yaşanan kültürü anlatmak, bilgi vermek amacıyla yazılmış bir başka tür sefaretnamelerdir.  
*Seyahatnamelerin bir alt dalı olarak, Osmanlı İmparatorluğunun yabancı ülkelere gönderdiği elçilerin o ülkelerle ilgi bilgiler verdikleri eserlerdir.  
*Bunlara en güzel örnek Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi’nin “Fransa Sefaretnamesi” gösterilebilir.  
*Bu eser Çelebi’nin Paris sefiri iken Fransa’nın sosyal ve kültürel durumunu gözlemlerine dayanarak anlattığı, Avrupa’da Türklerin savaş meydanlarının dışında da gelişmiş bir kültürel yaşama sahip olduğunu göstermesiyle önemlidir.  
*Eser, Avrupa’da Turquerei akımının başlaması ve bu akımın mimari, müzik ve kültürel birçok alanda görülmesine vesile olmuştur.
*Şehdi Osman Efendi’nin Rusya Sefaretname’si, Silahdar İbrahim Paşa’nın Sefaretname-i Necati’si diğer örnek yapıtlardır.

*1785–1829 yıllarında, Keşan’a sürülen Keçecizade İzzet Molla’nın orada sürdüğü hayatı ve İstanbul’a dönüşünü anlatan “Mihnet Keşan” adlı manzum mesnevisi seyahatname türünün edebiyatımızda dikkat çeken bir örneğidir.

Kaynak: TÜRK EDEBİYATINDA SEYAHATNAMELER ve GEZİ YAZILARI / Sedat MADEN


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön