DÜNYA EDEBİYATINDA HİKÂYE - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

DÜNYA EDEBİYATINDA HİKÂYE

SINIFLAR > LİSE 2 > LİSE-2 / 2. ÜNİTE: HİKÂYE

DÜNYA EDEBİYATINDA HİKÂYE:

*Öykü, ancak 19. yüzyılda romanın gölgesinden kurtularak ayırıcı niteliklerini kazanmıştır.
*Öykünün ortaya çıkma sürecinde, fabl türündeki eserler, kısa romanslar ve “Bin Bir Gece Masalları” karşımıza çıkar.
*Rönesans’tan sonra  Giovanni Boccacio, “Decameron Öyküleri’ adlı eseriyle öykü türünün ilk örneğini vermiş ve çağdaş öykücülüğün başlatıcısı olmuştur.
*Boccacio eseriyle, İtalya’da bulunan birçok takipçisinin yanında, bütün Avrupa’yı etkilemiştir. İngiltere’de Chaucer’ın Canterbury Masalları bunun en önemli örneğidir.
*Fransa’da Yüz Yeni Öykü (Les Cent Nouvelles) adıyla yayımlanan ilk öykü kitabı (1462-1466) anonimdir.
*Bu kitaptan yaklaşık yüzyıl sonra, Fransız Marguerite de Navarre’ın Heptameron adlı kitabı Decameron’u örnek almakla birlikte daha yüksek bir dil ile yazılmış olması ve kişilerin psikolojik çözümlemelerine yer vermesiyle öykü gelişiminde bir atılımı işaret eder.
*Öykü türü yeni açılımı, 17. yüzyıl İspanyasında öncü yazarlardan sonra Cervantes’in 1613’te yayımladığı Örnek Öyküler’de (Novelas Ejemplares) bulmuştur.
*18. yüzyıl Aydınlanma Çağı’nda ise biçim ve içerik bakımından çok çeşitlilik göstermekle birlikte çağın anlayışı gereği ağırlıklı olarak felsefî öyküler yazılmıştır.
*18. yüzyılda Voltaire öykü türünde ürünler vermiştir. İnsan dışındaki yaratıkları ve olmayacak olayları da öyküye katmıştır.
*Öykü, karakteristik özelliklerini 19. yüzyılda romantizm ve realizm akımlarının yaygınlaşmasıyla kazanmıştır.
*Romantizmin etkisindeki öykü; tarihi ve fantastik olmak üzere iki farklı yönde ilerler.
*Alphonse Daudet, Guy de Maupassant gibi Fransız yazarlar öykü örnekleri vermişlerdir.
*Rönesans’ın etkisiyle de XIX. yüzyıl edebiyatının en yaygın türü olmuştur.
*19. yüzyılın ortalarında Emile Zola’nın başını çektiği natüralist ekol, yüzyılın en önemli öykücüsü Guy de Maupassant’ın öykülerine yön vermiştir.
*Fransız toplumunu bütün yönleriyle ele alan gerçekçi öykülerinin yanında Maupassant’ın fantastik öyküleri de çok ünlüdür.
*Victor Hugo’dan Stendhal’e, Balzac’tan Flaubert’e, A. de Musset’den, E. Zola, G. Sand’a, Tolstoy, Dostoyevski, Gogol’a, H. James’e kadar birçok yazarın romanları kadar öyküleri de ünlüdür.
*20. yüzyılda dünya öyküsüne farklı bir çizgi getiren Rus yazar Anton Çehov’dur.
*Olaylara değil, durumlara ve ayrıntılara önem veren; çizgisel geniş bir zamanı değil, özel bir anı yoğunlaştıran, daha çok bireyin iç dünyasına odaklanan öyküler yazmıştır.
*Çağın varoluşsal bunalımını yansıtan İtalyan öykücü Pirandello, Almanca yazan Kafka, H. Melville, O. Wilde, O. Henry dünya edebiyatının tanınmış öykücüleridir.
*Arjantinli Jorge Luis Borges kendi öyküleri yanında, dünya öykülerinden yaptığı seçmelerden oluşan Babil Kitaplığı’yla öyküye diğer türler arasında büyük yer açtı.
*Arjantinli Julio Cortazar ve İtalyan Dino Buzzati öykünün değerini artırdılar.
*Yüzyılın sonuna doğru daha da kısalma eğilimi gösteren öykü, Anglo-Saxon kültür tarafından “short story” (kısa öykü) olarak adlandırılmıştır.
*Daha yalın, daha öz (veciz) bir anlatımın tercih edildiği bu öyküler, etki yapmak (çarpıcı olmak) amacından uzaklaşarak bireyin yalnızlığını, toplumsal baskı ve şiddeti yansıtmaya yönelmiştir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön