EDEBİYATIN, BİLİMLE VE GÜZEL SANATLARLA İLİŞKİSİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

EDEBİYATIN, BİLİMLE VE GÜZEL SANATLARLA İLİŞKİSİ

SINIFLAR > LİSE 1 > LİSE-1 / 1. ÜNİTE: GİRİŞ

EDEBİYATIN, BİLİMLE VE GÜZEL SANATLARLA İLİŞKİSİ:

* ”Sanat” Nedir?  “Güzel Sanatlar” Nedir?
*Sanat, bir duygunun, bir tasarının, bir düşüncenin ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ve bunların sonunda erişilendir.
*Güzel sanatlar ise, sanatın güzel ve etkili bir biçimde ortaya konmasıdır. İnsanda coşku ve hayranlık uyandırır.
*Bu iki kavramı, -edebiyat açısından- aynı anlama gelecek şekilde düşünebiliriz.


*Sanat Eseri,
*Güzel ve etkili bir biçimde, kişisel bir üslupla ifade edilir.
*Güzellik amacı güder.
*Estetik zevk vermeyi amaçlar.
*Günlük, basit, sıradan şeylerin üstünde olmalıdır.
*Sanatçının yorumunu yansıtır. Özneldir.
*Daha çok hayaller ile ortaya çıkar. Soyut duyguları işler.
*Doğrudan öğretmez; sezdirir, hissettirir.
*İnsanda heyecan ve hayranlık uyandırır. Etkileyici olmalıdır.
*Daha çok ruh ve duyguya hitap eder.
*Özgün olmalıdır.
*Yoruma açıktır.
*Kurgusallık ağır basar.
*Her insanda farklı duygular uyandırabilir.
*Herkesin göremediğini, farklı olanı da yansıtır.
*Sanatçının yaşam tarzından, kültüründen, zihniyetinden, yaşadığı mekândan, dönemin siyasi ve sosyal olaylarından etkilenir.
*İnsanın kendini ifade etme ve beğenilme isteğinden doğmuştur.


*Sanatçı,
*Dış dünyadan algıladıklarını, farklı tekniklerle yeniden oluşturur, biçimlendirir.
*Kendi duygu ve hayallerini eserine yansıtır.
*Ele aldığı materyali güzellik duygusuyla işler.


*Sanatların Sınıflandırılması:

Güzel Sanatlar:
1- İşitsel (Fonetik) Sanatlar: Müzik, Edebiyat
2- Görsel (Plastik) Sanatlar: Mimari, Heykel, Resim, Hat
3- Dramatik (Ritmik) Sanatlar: Tiyatro, Dans, Sinema, Bale, Opera


*Edebiyat diğer güzel sanat dallarından, kullanılan malzeme ve kendisini ifade ediş tarzı bakımından ayrılır.
*Edebiyat dışındaki güzel sanat dallarının malzemesi boya, alçı, taş, ağaç gibi maddi unsurlarken işitsel sanatlar içinde yer alan edebiyatın malzemesi dildir.
*Aynı zamanda diğer sanat dallarıyla verilen eserleri açıklamak için kullanılan edebiyat, bu yönüyle de öteki sanat dallarından ayrılır.
*Bütün güzel sanatlar gibi güzeli, estetik haz uyandıracak şekilde anlatma ve kalıcı kılma çabası içinde olan edebiyat; aynı zamanda müzik, sinema, tiyatro vb. sanat dallarına da kaynaklık edebilir.


> Zanaat:
*İnsanların gereksinimlerini karşılamak için ve bir fayda sağlamak için yapılan işlere “zanaat” denir. (Dokumacılık, Mermercilik, Çinicilik vb.)
*Sanattan en önemli farkı, çıkar sağlama amaçlı olmasıdır.



*Bilim Nedir?
*Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgidir.


*Bilimin Sanattan Farkı,
*Gözlenebilen olayları konu alır.
*Bilgilendiricidir.
*Nesneldir; duygular işin içine girmez.
*Somut olanı ele alır.
*Deneye dayalıdır.
*Sebepleri araştırır.
*Objektiftir.
*Hayallere yer verilmez.


*Edebiyat Nedir?
*Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatıdır. (Edebiyat=Yazın)
*Edebiyatın malzemesi “dil”dir.


*Edebi Eser Nedir?
*Yaşanan, görülen, duyulan, bir olayın ya da bir duygu veya düşüncenin “estetik” ölçüler içinde anlatıldığı eserlere, edebi eser denir.
*Malzemesi dil olan bir eserin edebî eser sayılabilmesi için, sanat amacı güdülerek meydana getirilmesi, duygu, düşünce, inanç, ülkü, heyecan, zevk gibi istek ve amaçları güzel ve etkili şekilde anlatması ve kalıcı olması gerekir.

*Edebi eserde,
*Dil, günlük kullanımından farklı olarak, okuyucuda güzel duygular uyandıracak şekilde olmalıdır.
*Ele alınıp işlenen belli bir konu ve bu konunun işlenmesinde belli bir amaç olmalıdır.
*Duygu, düşünce ve hayaller mutlaka belli bir tür ve şekil kullanılarak ifade edilmelidir.
*Yapıt, insanda hoşa gidecek hisler uyandırmalıdır.
*Her zaman estetik değer aranmalıdır.
*Kurgulanmış bir dünya vardır.




EDEBİYATIN BİLİMLERLE İLİŞKİSİ:

*Edebiyatla bilim arasında farklı şekillerde ilişki söz konusudur. Bu ilişkinin temelinde her ikisinin de insan etkinliği olması vardır. Edebiyat da bilim de insana yöneliktir, insan içindir.
*Edebiyat ve bilim birbirinden farklı yöntemler kullanır. Edebiyat kendi alanındaki üretiminde öznel bir bakışla güzelliğe ulaşmayı, kişiye estetik zevk kazandırmayı amaçlar.
*Bilim ise deney, gözlem, araştırma vb. yöntemlerle gerçeğe ve doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar. *Bununla birlikte metinde Osman Türkay’ın da vurguladığı gibi “... bu iki insan çabasını birbirinden ayırmak için yapılan her girişim, onları ayırmaktan çok, birleştirmek yönünde gelişmektedir.”
*Edebiyat kendi alanındaki etkinliklerini gerçekleştirirken bilimden yararlanır.
*Edebiyat öncelikle psikoloji, sosyoloji, tarih, felsefe gibi sosyal bilimlerle doğrudan ilişki içindeyken fizik, kimya, biyoloji gibi deneysel bilimlerle dolaylı bir ilişki içindedir.
*Edebiyat bilimi, bilim de edebiyatı etkiler. Bu anlamda edebiyatla bilim arasındaki ilişkinin karşılıklı olduğu unutulmamalıdır.

>Tarih: Geçmiş zamanlarda yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetlerini yer ve zaman bildirerek, sebep-sonuç ilişkisi içinde anlatan bilim dalıdır.
(Edebi eserler, tarih bilimi için belge niteliği taşır.)

>Sosyoloji: Toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bilimdir. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar, sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden, küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır.
(Edebi eserler, toplum ile içli dışlıdır. Toplum, eserlere yansır.)

>Psikoloji: Davranışları ve zihinsel süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki çalışmaları kapsar.
(Edebî eser; şair veya yazarın iç dünyasında, ruhunun derinliklerinde yoğrulur; onun kişiliğini yansıtır.  Bu yönüyle o, psikolojiyle yakından ilgilidir.)

>Felsefe: Varlık, bilgi, gerçek, adalet, güzellik, doğruluk, akıl ve dil gibi konularla ilgili genel ve temel sorunlarla ilgili yapılan çalışmalardır.
(Edebî eserlerde işlenen düşünce sistemi, felsefenin metotlarıyla incelenir.)

/Not: Bir edebi eserin değişik bilim dallarından faydalanması, ona bilimsel bir özellik kazandırmaz.

/Not: Bir edebî eser oluşturulurken bilimlerin verilerinden faydalanmak, eserin etkileyiciliğini arttırır.


EDEBİYAT-TARİH İLİŞKİSİ

*Uygarlık: Toplumların maddi ve manevi varlıklarının; fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümüne uygarlık (medeniyet) denir.

*Uygarlık Tarihi, bütün ulusların meydana getirdikleri uygarlık eserlerini kültür ve medeniyet ürünlerini inceler.
*İnsanoğlunun felsefe, din, ekonomi, edebiyat, siyaset gibi önemli ve belirleyici kültür alanlarındaki eylem ve ürünlerinin tarihidir.
*Alt Dalları: Bilim Tarihi, Dinler Tarihi, Edebiyat Tarihi, Felsefe Tarihi, Siyaset Tarihi vs.

*Kültür, tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde oluşturulan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları oluşturmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan; insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür.

*EDEBİYAT TARİHİ, bir ulusun yüzyıllarca meydana getirdiği edebi eserleri inceleyerek geçirdiği dönemleri kronolojik bir sıra içinde inceleyen bilim dalıdır.
-Edebi türlerin gelişimini, edebi dönemleri, dönemin siyasi olaylarını, dönemin sosyal hayatını, sanatçıların hayatlarını ve sanatçıların eserlerini inceler.
-Tarih biliminin, üzerinde kısaca durduğu edebî olay ve şahsiyetleri, detaylı olarak inceler.
-Ulusun kültürünün de anahtarıdır.
-Edebiyat tarihi, edebiyatı, tarihin içinde ele alır.
-Dünyada “edebiyat tarihi” alanındaki ilk çalışma İtalyan tarihçi Vico tarafından yapılmıştır.
-Bizde ilk edebiyat tarihi denemesini Ziya Paşa, 1874’te, “Mukaddime-i Harabat” ile yapmıştır.
-Edebiyat tarihi alanındaki ilk eserimiz, Abdulhalim Memduh’un yazdığı “Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye”dir.
-İlk bilimsel edebiyat tarihi çalışmalarını Fuat Köprülü yapmıştır.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön