EGZİSTANSİYALİZM (VAROLUŞÇULUK) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

EGZİSTANSİYALİZM (VAROLUŞÇULUK)

SINIFLAR > LİSE 3 > LİSE-3 / 1. ÜNİTE: GİRİŞ

EGZİSTANSİYALİZM: (VAROLUŞÇULUK)

*Alman düşünür Martin Heidegger tarafından felsefi bir görüş olarak ortaya atılmıştır. (1927)
*İkinci Dünya Savaşı yıllarında Fransız düşünür ve romancı Sartre'nin benimsemesi ve edebiyata uygulaması ile bütün dünyada yaygınlaşmıştır.
*İdealizm biçimlerinin ve her türlü gerekirciliğin karşıtıdır.
*"Var olma" "öz"den önce gelir; yani insan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra olmak istediği gibi olur.
*Akımın sanatçıları, Descartes’in “Düşünüyorum, öyleyse varım.” görüşüne karşıt olan “Var olduğum için düşünüyorum.” fikrini savunur.
*İnsana yol gösterecek tek varlık yine kendisidir.
*Varoluş, her zaman tek ve bireyseldir.
*Bireyin geleceğini ancak kendisi belirleyebilir.
*Toplumla olan bağları zayıflamış, bunalım ve güvensizlik içerisindeki birey, doğduktan sonra kendini gerçekleştirdiği hâliyle varoluşunu meydana getirir.
*Evrensel ahlak anlayışı yoktur.
*Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk), edebiyat alanında olduğu gibi sinema, resim ve diğer sanat dallarını da etkisi altına almayı başarmıştır.

“Beni ben yapan, verdiğim kararlarımdır.”

J. P. Sartre: “İnsan, bütün bir dünyadır; her yerde vardır, her yerde hareket halindedir, her şeyden sorumludur. Ne yaparsam yapayım, onu yapan benim. Şimdiki durumumuz, bütünüyle düşüncelerimizin sonucudur.”


EGZİSTANSİYALİZM AKIMININ ÖZELLİKLERİ:

*Önceleri felsefi bir görüşken sonradan edebiyata uygulanmıştır.
*Varoluş, insanın, içinden bir tanesini seçebileceği bir olanaklar bütünüdür.
*Önemli olan gerçek, herkesin üzerinde birleştiği objektif gerçek değil, kişisel gerçektir.
*İnsanın, kendi değerlerini kendinin oluşturup geleceğini yine kendisinin kurabileceğini savunur.
*İnsan, kendi özünü kendisi seçer.
*İnsan, kendini bulmalı ve özünü elde etmelidir.
*İnsan bütünüyle özgür olmalıdır.  
*İnsanın geleceğini yine insanın kendisi belirler.
*İnsanlar, hiçbir geleneğin etkisi altında kalmadan eser vermelidir.
*Bu akım, devrin şartlarının da etkisiyle bir “bunalım edebiyatı” oluşturmuştur.
*Egzistansiyalizm; insanın, insanı saran dünyayı bir türlü anlayamamaktan doğan umutsuzlukla, bezginlik içinde; hayatı, tatsız, saçma bulması görüşüyle hareket eder.
*Yapıtlarda “karakterler” yoktur, çeşitli durumlarla karşı karşıya kalmış insanlar vardır.
*Varoluşçulara göre, yazar yaşadığı çağda etkin biçimde rol almalı, toplumuna yön vermelidir.
*Egzistansiyalistler, edebiyatta üslupçuluğa; parlak, göz kamaştırıcı cümlelere karşıdırlar.
*Ancak, edebi sanatlardan da uzak durmazlar.
*Sanatlı bir dil ile halk dilini ustaca birleştirmeyi başarmışlardır.
*Yaşadığımız veya yaşayabileceğimiz ruh hallerinin tahlil edildiği görülür.
*Egzistansiyalist yazarlar, okuyucunun veya seyircinin merakını sürekli uyanık tutarlar.


EGZİSTANSİYALİZM AKIMININ DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:

Martin Heidegger, Jean Paul Sartre, Albert Camus, Andre Gide, Samuel Beckett, Simone de Beauvoir, Franz Kafka, Gabriel Marcel, Andre Malraux


TÜRK EDEBİYATINDA EGZİSTANSİYALİZM:

*Türk edebiyatında egzistansiyalizmi bir dünya görüşü olarak benimsemiş bir sanatçı yoktur.
*Garipçiler, İkinci Yeniciler ve Mavicilerde egzistansiyalizmin etkileri görülür.
*Bunlar, egzistansiyalizm akımının bakış açısını kısmen yansıtırlar.


EGZİSTANSİYALİZMİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ (KISMİ) TEMSİLCİLERİ:

Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu, ilhan Berk, Attila İlhan, Ülkü Tamer, Turgut Uyar, Cahit Zarifoğlu…


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön