EKSPRESYONİZM (DIŞAVURUMCULUK)(ANLATIMCILIK) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

EKSPRESYONİZM (DIŞAVURUMCULUK)(ANLATIMCILIK)

SINIFLAR > LİSE 3 > LİSE-3 / 1. ÜNİTE: GİRİŞ

EKSPRESYONİZM: (DIŞAVURUMCULUK)(ANLATIMCILIK)

*20. yüzyılın başlarında empresyonizme, realizme ve natüralizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.
*Ekspresyon, Fransızcada “anlatım” anlamına gelmektedir.
*Politik istikrarsızlık ve ekonomik çöküntü sonucu bu akım belirmeye başlar.
*Çağdaş endüstriyel yaşamın oluşturduğu hayal kırıklığına tepki olarak oluşmuştur.
*Empresyonizm estetiğine tepki gösteren herkes, kısa süre içerisinde ekspresyonist yani dışavurumcu olarak tanınmaya başlamıştır.
*Natüralizmin doğayı birebir kopyalayan yaklaşımına ve empresyonizmin dış dünyaya aşırı derecede bağlılığına karşıydılar.
*1900-1935 yılları arasında gelişen akım; doğayı ve toplumu nesnel bir bakış açısıyla betimlemeye karşı çıkarak öznel ya da içsel gerçeğin yansıtılmasını savunmuştur.
*Vincent van Gogh bu akımın öncüsü kabul edilir.  
*Özellikle Almanya’da sanat dallarının hepsinde etkili olan akım, hem sanatta hem de toplumda kabul edilmiş biçim ve geleneklere bir başkaldırı niteliği taşımaktadır.
*Ekspresyonistler, ordu, okul, ataerkil aile ve imparatorluk gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıkmışlardır.
*Akımın savunucuları, toplum dışına itilmiş yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, sokak kadınlarının ve eziyet edilen gençlerin yanında yer almışlardır.
*Bu akım, romantizmin değişik ve yeni bir şeklidir.


EKSPRESYONİZM AKIMININ ÖZELLİKLERİ:

*Ekspresyonizm akımı, doğanın olduğu gibi aktarılmasını hoş karşılamaz, bunun yerine duyguların ve iç dünyanın etkisine dikkat çeker.
*Bu akım, “insanların en gizli yönlerini açığa vuran bir anlatım” olarak açıklanabilir.
*Sanatçının görevi, insanın öz derinliğine inmektir.
*”Öz”ün kavranması için de aklın kontrolünde olmamak gerektiğini belirtmişlerdir.
*Sanatçının ruhsal durumu önemlidir. Tabiat ve eşya ikinci plana atılmıştır.
*Sanatçılar, kendi içlerine kapanıp kendilerini gözlemlemiştir.
*İç gözleme önem vermişlerdir.
*Sanatkâr, edebî eserin merkezindedir.
*Sanatçı eserinde kendi kişiliğini ortaya koyar.
*Dış dünyayı, sanatçının iç dünyasına göre ifade etmeye çalışırlar.
*Gerçek görüşün yerine, sanatçının kendine özgü görüşü üzerinde durulur.
*Önemli olan sanatçının kendi kişiliğini ortaya koyabilmesidir.
*Her türlü okul ve üsluptan bağımsız olarak, sanat yapıtında bir düşünceyi ya da bir duyguyu dışa vurma amacını güder.
*Sembollere ve hayallere geniş yer verilir.
*Modern dünyada yalnızlığa gömülmüş insanın iç sıkıntısını (korku, ölüm, başkaldırma, çılgınlık) temel olarak alırlar.
*Amaç, insanların ruhsal durumlarının ortaya konmasıdır.
*Yapıtlarda, fantastik ve korkunç olaylar da anlatılmıştır.
*Yerleşmiş değerlere ve kurumlara karşı acımasız tavır takındılar.
*İnsanları somut dünya gerçeklerinden koparıp yazarın iç dünyasına sürüklemeye çalışmışlardır.
*Ekspresyonizm, en elverişli ortamı, yazara kendi iç dünyasını dile getirme imkânını sağlaması bakımından şiirde bulmuştur.
*Şair, dış dünyanın anlamsızlığına, ruhsuzluğuna bir anlam kazandırmaya çalışır.


EKSPRESYONİZM AKIMININ DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:

Franz Kafka, T. S. Eliot, James Joyce, Georg Kaiser, Herwarth Walden, August Strindberg, Georg Trakl, Franz Werfel, Gottfried Benn, Ernst Toller


TÜRK EDEBİYATINDA EKPSRESYONİZM:
..


EKPSRESYONİZMİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
..


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön