ESRAR DEDE - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ESRAR DEDE

SANATÇILAR > SANATÇILAR

ESRAR DEDE: (18. YÜZYIL)

*Divan edebiyatı şairi, mutasavvıf.
*Gerçek adı Mehmed olan Esrar Dede 1748 yılında İstanbul'da doğdu.
*Babasının isminin Ahmed-i Bîzebân olduğu bilinmektedir, fakat ailesine dair pek bir bilgi yoktur.
*Çok iyi bir eğitim gördüğü eserlerinden kolayca anlaşılabilmektedir.
*Arapça ve Farsça başta olmak üzere Rumca, Latince ve İtalyanca bilirdi.
*Rumca ve İtalyanca bilmesinin yanında bu kültürler hakkında da bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
*Dile olan ilgisi ve kabiliyetini, Lûgat-ı Tilyan isimli bir Türkçe-İtalyanca sözlük yazmış olmasından da anlıyoruz.
*Karakterinin güzel olduğu, özellikle çok cömert olduğu söylenmiştir.
*Galata Mevlevîhânesi'nde tanıştığı Şeyh Gâlip ile ömür boyu dost kalmıştır.
*Şeyh Gâlip ile tanıştıktan sonra onun eğitimine girdi.
*Esrar Dede, ilmî, edebî seviyesi ve yumuşak tabiatı sayesinde kısa süre içinde kendisini şeyhine sevdirmiştir.
*Hayatı boyunca Mevlevilik dairesinden çıkmadı.
*Daha sonraları tezkireci ve meşîhat makamlığını kazanmasına rağmen Şeyh Gâlip'in yanından ayrılmadı.
*Ömrü boyunca Galata Mevlevîhânesi'nde kendisine ayrılan odada yaşadı, eserlerini burda kaleme aldı ve 1797 yılında burada vefat etti.
*Şeyh Galib, Esrar Dede’nin ölümünden duyduğu üzüntüyü türünün en dikkate değer örneklerinden olan bir mersiye ile dile getirmiştir.
*Genel olarak Esrâr Dede şiirlerinde samimi ve sade bir dil kullanırdı.
*Şiirlerinde Mevlevîliğe ve Mevlânâ’ya olan sevgisine sık sık yer vermiştir.
*Şiirlerindeki tasavvuf etkisi barizdir.
*Kuşkusuz her açıdan olduğu gibi edebî açıdan da Esrâr Dede'yi en çok Şeyh Gâlip etkiledi.
*Bu iki önemli ismin eserleri ise daha sonraki kuşakların birçok önemli edebiyatçısını etkilemiştir.
*İyi bir şair olmasına rağmen zamanındaki divan şairleri arasında ön sıralarda yer alamamasını, Şeyh Galib gibi büyük bir şairin çağdaşı olmasına ve onun gölgesinde kalmayı tercih etmesine bağlamak mümkündür.
*Esrar Dede nesirlerinde şiirine nisbetle daha ağdalı ve külfetli bir dil kullanmıştır.


ESRAR DEDE’NİN ESERLERİ:
Dîvân, Tezkire-i Şuârâ-yı Mevlevîyye, Mübâreknâme-i Esrâr, Fütüvvetnâme-i Esrâr, Lugat-ı Tilyan (İtalyanca’dan Türkçe’ye sözlük)


Divan:
*Yaklaşık 3600 beyitten meydana gelen eserde iki na‘t, Mevlânâ için dört, Şems-i Tebrîzî için bir methiye, “Neşîde-i Mevleviyâne” adlı bir müveşşah kaside, Mevlevîlik’le ilgili bir diğer kaside, Şeyh Galib, Fasîh Dede ve İsmâil Ankaravî için birer methiye, bir terkibibend, dört terciibend, altı tahmis, üç muhammes, bir müseddes, altı murabba bulunmaktadır.
*Ardından 252 gazel, yedi tarih, on üç kıta, 145 rubâî, on beş beyti na‘t olan kırk beyitlik bir mesnevi yer almaktadır.
*Gazellerin biri Arapça, biri Farsça, kıtaların ikisi, rubâîlerin de sekizi Farsça’dır.
*Ayrıca Türkçe - Rumca bir mülemma‘ gazel mevcuttur.


Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye:
*Esrar Dede 200’ü aşkın Mevlevî şairinin biyografisini ihtiva eden tezkireyi Şeyh Galib’in isteği üzerine kaleme almıştır.
*Müellif eserin mukaddimesinde, Şeyh Galib’in Mevlevî şairlerinden seçtiği manzumelerle bunları yazan şairlerden bazılarının hal tercümelerini kaydettiği bir mecmuayı kendisine vererek bunları şuârâ tezkiresi haline getirmesini istediğini, bunun üzerine kendisinin de iki ay gibi kısa bir süre içinde bu eseri kaleme aldığını söyler.
*Esrar Dede Tezkiresi adıyla da tanınan eserde yer alan şairlerin sayısı nüshalara göre değişmektedir.
*Süleymaniye Kütüphanesi nüshasında 211, Millet Kütüphanesi nüshasında ise 217 şairin hal tercümesi bulunmaktadır.
*Mevlevî olmayan bazı şairleri Mevlevî göstermek, bazı tarihlerde hatalara düşmek gibi kusurları bulunmakla birlikte sadece Mevlevî şairlerini ihtiva etmesi açısından önemli bir eserdir.


Mübâreknâme-i Esrar:
*“Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbında nazmedilen 145 beyitlik bu mesnevide şair Mevlevîlik’le ilgili çeşitli hususlar üzerinde durmaktadır.
*Eser divanın sonunda yayımlanmıştır.


Fütüvvetnâme-i Esrar:
*Bu eserini vefatından kısa bir müddet önce yazmıştır.
 “Fâilâtün mefâilün feilün” kalıbında nazmedilen ve fütüvvet, fütüvvet ehli vb. konuların işlendiği 176 beyitten meydana gelen mesnevi divanının sonunda neşredilmiştir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön