HÜSEYİN SÎRET ÖZSEVER - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

HÜSEYİN SÎRET ÖZSEVER

SANATÇILAR > SANATÇILAR

HÜSEYİN SÎRET ÖZSEVER: (1872-1959)

*Servet-i Fünûn dönemi şair ve yazarı, kâtip.
*Asıl adı Hamdullah Sîret'tir.
*Mart 1872’de İstanbul’da doğmuştur.
*Hariciye Mektebi kaleminde ve Nafia Tercüme kaleminde çalışmıştır.
*1900’de siyasî sebeplerle Anadolu’ya sürülür fakat Paris’e kaçıp Jön Türklere katılır.
*Bu dönemde bazı yazılarını “Anadolu Mektupları” başlığı altında Jön Türklerin yayın organı olan Osmanlı Gazetesi’nde yayımlar.
*Paris'teyken İstanbul hükümeti tarafından idama mahkûm edilir.
*Meşrutiyet'in ilanından sonra ülkeye döner.
*Şiirlerini, Aşiyan, Servet-i Fünûn, Resimli Kitap ve Rübab gibi dergilerde yayımlar.
*İkinci sürgün yıllarında Cenevre, Selanik, Niş ve İsviçre'ye gider.
*1918’de mütarekeden sonra yurda döner; İstanbul’da edebiyat öğretmenliği ve memurluk yapar.
*Cumhuriyet’ten sonra da şiir yazmayı sürdürür.
*Bu dönemde şiirlerini Servet-i Fünûn ve İçtihad dergilerinde yayımlar.
*Uzun yıllar gurbette yaşamış olan şair 1959’da İstanbul’da vefat etmiştir.

*İlk şiirleri Mektep, Malûmat, Maârif dergilerinde yayımlanmıştır.
*Hüseyin Sîret, çocuk denecek bir yaşta iken şiirle uğraşmaya başlamış olmasına rağmen, ancak 1896 yılında Servet-i Fünûn'a yazmaya başladıktan sonra tam anlamıyla tanınmıştır.
*“Dürdâne-i Garâm”, bu dergide yayımlanmış ilk şiiridir. Sone tarzında yazılmıştır.
*Başlangıçta şiirlerinin altında “Sîret” imzası varken, daha sonra “Hüseyin Sîret” imzasını kullanır.
*Eski şiirin etkisinde hiç kalmamıştır denilebilir.
*İlk şiirlerinde Tevfik Fikret'in tekniği ve Cenap Şehabettin'in duygusallığı göze çarpar.
*Bu dönem eserlerinde Edebiyât-ı Cedîde sanatçılarının ortak özellikleri görülür.
*Şiirlerinin çoğunda aşk, kadın, tabiat, gurbet ve özlem gibi bireysel temaları işlemiştir.
*Servet-i Fünun’un lirik şairlerindendir.
*"Sanat, sanat içindir." ilkesine bütünüyle sadık kalmıştır.
*Şiirlerinde tabiat, bir fon olarak göze çarpar.
*Tabiat; mevsimler ve akşam manzaraları, hüzün, melâl ya da sevinç duygularıyla iç içe tasvir edilir.
*Aşk şiirlerinde genellikle, “yüksek ve düşsel aşklar” dile getirmiştir.
*Servet-i Fünûn şairleri içinde duygusal yönü ve lirizmi en belirgin şair olarak tanınmıştır.
*Az da olsa bazı şiirlerinde vatan sevgisi, toplumdaki zavallı insanlara acıma duygusu, ölüm ve intihar gibi temaları da işlemiştir.
*Edebiyatı Cedide topluluğu içinde Tevfik Fikret'in etkisi altında kalarak yazdığı şiirlerinde nazım tekniğine ve dile önem verdi.
*1900'de Anadolu’ya sürüldükten sonraki şiirlerinde “Ömer Senih” takma adını kullanmıştır.
*Ona göre şiir, duygu ve hayal demektir.
*Hislerinde sürekli bir hüzün ve elem sezilir. Bu, hayatının karışık ve çok çileli geçmesiyle ilgilidir.
*Türk edebiyatında daha çok “özlem-gurbet ve hüzün-melâl” şairi olarak tanınır.
*Zamanla ve olayların etkisiyle Sîret'te dil ve üslup olarak değişmeler meydana gelmiştir.
*Son şiirlerinde hece ölçüsünü denemiş ve dilde sadeliği benimsemiştir.

HÜSEYİN SÎRET'İN ESERLERİ:
Şiir: Bağbozumu, Leyâl-i Girizân (Kaçan Geceler), Kargalar (manzum yergi), Kıvılcımlı Kül, İki Kaside (Namık Kemal ile), Bir Mektubun Cevabı ve Hüseyin Avni Ulaş'a, Üstadın Şairi

Nesir: Geç Kalmış Bir Cevap

Makale ve Sohbet: Anadolu Mektupları

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön