KARA FAZLI - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

KARA FAZLI

SANATÇILAR > SANATÇILAR

KARA FAZLI: (Saraçzâde Kara Fazlî) (16. YÜZYIL)

*Divan edebiyatı şairi, münşi, katip.
*Çağdaşları arasında "Kara Fazlî" olarak meşhur olan şairin asıl adi Ali veya Mehmed'dir.
*Babasının saraçlık mesleği yapmasından dolayı "Saraçzâde" lakabıyla da anılmıştır.
*Esmer oluşundan dolayı “Kara” mahlasını aldığı söylenmektedir.
*Meşhur Balıkesirli Zâtî'nin yetiştirmelerindendir.
*Zâtî, Fazlî'deki şiir yeteneğini anlayarak onun elinden tutmuştur.
*Kanunî'nin şehzadesi Mehmed'in 1530'da sünnet düğününde yazdığı bir kasideyi, Zâtî'nin aracılığıyla, padişaha okuyarak ilgisini çekmiştir.
*Kanûni Sultan Süleyman'ın şehzadelerine divan kâtipliği yaptı.
*1561'de 60.000 akçe zeametle reîsü'l-küttâb oldu.
*Sultan II. Selim'in maiyetinde Kütahya'da bulunurken 1563 senesinde vefat etmiştir.
*Kendi çağında Türkçe’yi iyi kullanan bir şair ve münşî olarak tanınmıştır.
*Konuşma diline dayanan deyimlerle süslü üslûbu içinde, Arapça-Farsça kelime ve terkipler tabii bir şekilde yer almıştır.
*Tezkirecilerden Latîfî, Fazlî'nin divan tertip ettiğini söylerse de divanı günümüze kadar bulunamamıştır.
*Fazlî, divan kâtipliği sırasında çok sayıda mektup yazarak zamanın önde gelen münşîleri arasında yer almıştır.
*Asıl mesnevileriyle ün yapmıştır.


KARA FAZLI’NIN ESERLERİ:
Divan, Gül ü Bülbül, Hümâ ve Hümâyun, Lüccetü’l-Esrâr, Nahlistan (Mensur hikâye)


Gül ü Bülbül:
*Gül ü Bülbül Kara Fazlı tarafından 1553’te yazılmış, 2444 beyitten oluşan Kanûnî'nin oğlu Şehzade Mustafa'ya sunulmuş Feilâtün/mefâilün/feilün vezninde bir mesnevidir.
*Gül ü Bülbül, alegorik yani temsili bir mesnevi olup, gül ile bülbül arasındaki aşk macerasını anlatır.
*Somut bir âlemde yaşanmış bir şark hikâyesi gibi yazılan bu eserde ilahi ve tasavvufi aşkı dile getirmiştir.
*Bu eserin sonunda Fazlî, gülle bülbülün yanı sıra eserdeki çiçekler, rüzgâr, mevsimler ve benzeri varlıkların da birer sembol olduğunu söyleyerek gülde tecelli eden ilahi güzelliği bülbülün gerçek aşka ulaşmasına vasıta yapmıştır.
*Gül ile bülbül hikâyesi İran Edebiyatında ortaya çıkmış, İran Edebiyatından Arap Edebiyatına geçmiş, Araplar tarafından da Endülüs Devleti kanalı ile Avrupa'ya da taşınmıştır.
*Fazlı'nın bu eseri aynı konuyu işleyen divan edebiyatındaki eserler arasında en sevileni ve en hacimli olanıdır.
*Fazlı'nın bu eserinin özgün olduğu kuşkusuzdur.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön