MODERNİZM - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

MODERNİZM

SINIFLAR > LİSE 3 > LİSE-3 / 1. ÜNİTE: GİRİŞ

MODERNİZM:

*Sanat, mimari ve edebiyat alanında on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren adından söz ettirmeye başlayan modernizm, yirminci yüzyılın birinci yarısında etkili olmuştur.
*Dilimizde "yeni, çağdaş, ilerici, yenici" anlamlarına gelen "modern" veya "modernizm", Lâtince "modernus" kelimesinden gelmektedir.
*Kavram, "eski" ile "yeni"yi ayırma anlamında kullanılmıştır.
*Modernizm, modernlik veya modern, her şeyden önce "eski"ye göre "yeni" olmaktır.  
*Rönesans dönemi, Antik Çağa göre; Aydınlanma Çağı, Rönesans'a göre moderndir.
*Modernizmin doğuşunda, 1. ve 2. Dünya Savaşlarının yıkıcı etkileri büyük rol oynamıştır.
*Modernizm; “bilimsel, siyasal, kültürel gelişmelerle ve sanayi devrimiyle birlikte hareketlenen büyük toplumsal değişime eşlik eden zihniyet” için kullanılan terimdir.
*Modernizm, geçmişe karşı şimdiki zamanın yüceltilmesini ifade eder.
*Modernizminin temel dayanakları; kapitalizm, endüstriyalizm, şehirleşme, demokrasi, akılcılık, lâiklik, bürokrasi, ihtisaslaşma, farklılaşma, bilimsel bilgi ve millî devlet şeklinde sıralanabilir.


AYDINLANMA VE MODERNİZM:

*Modern dönemin başlangıcını kimi araştırmacılar Rönesans olarak kabul etse de büyük çoğunluk, Aydınlanma Çağı üzerinde fikir birliği içindedir.  
*18. yüzyılın başından itibaren Batı toplumlarında açıkça hissedilmeye başlayan aydınlanma, Batı kültürlerinde büyük bir dönüşüme yol açmıştır.
*Aydınlanma, Batı toplumlarının, Tanrı merkezli dünya görüşü ve hayat tarzından; insan, akıl ve bilim merkezli dünya görüşü ve hayat tarzına geçişleridir.  
*İlâhî olandan dünyevî olana geçişte; Hristiyanlık, kilise, din adamları, aristokrasi, sosyal, siyasî, kültürel, ekonomik değer ve kurumlar, aklın eleştirisine tâbi tutulmuştur.
*Amaç, insanı veya insanlığı, her türlü köleleştirici mit, mitos, batıl inanç ve ön yargılardan kurtarmaktır.  
*Aklın hâkim olduğu Aydınlanma Çağında, her şey akla dayandırılır. Bu nedenle bu çağa Akıl Çağı da denir.
*Aydınlanma, önce rasyonalizmi, ardından da pozitivizm ve determinizmi insan ve toplumun hayatında hâkim kılmıştır.  
*Modernizm, böyle bir Aydınlanma Çağı ortamında doğup gelişmiştir.
*Modernizm, insan ve toplum hayatının her alanında yeni düzenlemeler getirir.
*Eleştiri, değişim aracı olarak kullanır.  
*Modernite, sosyal hayatın rasyonelleştirilmesini, evrenselliği, homojenliği, açıklığı vadeder.
*Dine sadece şahsî hayatta yer bırakır.  
*Modernizm, hürriyetçi ve özerkçidir.
*Toplumları, sanayi toplumuna, şehirleşmeye, gelişmiş haberleşme ve ulaşım araçlarına, okur-yazar oranının artışına, statik bir yapıdan dinamik bir yapıya geçişe yöneltir.  
*1930 sonrasında da modernizm bütün hızıyla devam eder.
*Modern çağ; hayat tarzı, kültür, sanat, teknik, bilim gibi insan ve toplum hayatının her alanında büyük tesirler bırakır.
*Modernizmin birçok olumsuz gelişmelere zemin hazırladığı da bir gerçektir.
(Batı kaynaklı ekonomik ve siyasî modellere güvenin zamanla sarsılması; demokrasi ve insan hakları konusunda çifte standart görülmesi; hızla gelişen teknolojinin insanı esir alması; kontrolsüz sanayileşmenin çevre problemlerine sebep olması; milletlerarası silahlanma yarışının, insanlığın sonu olabilecek nükleer tehdide zemin hazırlaması; hayatın tekdüze kılınması ve teknoloji despotluğuna yol açılması; insanların kapitalist ekonomi veya sermayenin kölesi durumuna düşürülmesi; bireysel hürriyetlerin zedelenmesi; insanın kalabalıklar içinde yalnızlığa itilmesi; maddenin ilâhlaştırılırılıp mananın yok sayılması vs.)


MODERNİZMİN ÖZELLİKLERİ:

*Temelde dayandığı fikir; geleneksel olanın bir kenara bırakılıp yeni bir kültür icat edilmesi gerektiğidir.
*Geleneksel yapı ve anlatım reddedilerek “yeninin ortaya çıkarılması” anlayışı hâkimdir.
*Modernizmle birlikte gerçeklerin göründükleri gibi olmadığı düşünülmüştür.
*Tarih yerine efsaneler tercih edilir.
* “Yerleşik kurallara ve toplumun bayağılığına isyan” düşüncesi ağırlık kazanmıştır.
*Duygu, düşünce ve davranışlarıyla insanın karmaşık bir varlık olduğu kabul edilmiştir.
*Bireyin hayatının huzursuzluk üzerine kurulduğu düşünülmüş; “yalnızlık, toplumdan kaçış, kişinin bunalımları, toplumla çatışma, karmaşık ruh halleri, yerleşik değerlere isyan”  gibi konulara yer verilmiştir.
* “Olay”, “karakter” ve “çevre” önemsizleştirilmiş; “simge”, “imge”, “ritim” ve “bakış açısı” gibi öğeler öne çıkarılmıştır.
*Olay örgüsü, estetik kaygıyla ve insana özgü bir gerçekliği ifade etmek üzere düzenlenir.
*Gerçeğin dış dünyada değil insanın iç dünyasında olduğuna inanılır. Bu nedenle psikolojik olana, bireyin ruhuna, bilinçaltına yönelmelidir.
*Eserlerde bilinç akışı, iç konuşma ve iç diyalog gibi teknikler kullanılır.
*“Bilinç akışı” tekniğinde kişilerin düşünceleri, mantıksal ve zamansal olarak bağlantısız sıçramalar yapar.
*Kişi, aynı zaman dilimi içinde, değişik zaman dilimlerini yaşar.
*Kişilerin psikolojik özellikleri ön plandadır, toplum içindeki yerleri ve değerleri pek önemsenmez.
*İnsan, karmaşık bir varlık olarak sunulur.
*Modernizmi esas alan hikâyelerde esas olan, olayın birey üzerindeki etkisini anlatmaktır.
*Modernizmi esas alan eserler, varoluşçuluk akımından etkilenmiştir.
*Varoluşçuluğa göre, birey kendi özünü arar, kendisi olmaya çabalar ve bu bakımdan birey, yaşadığı toplumla çatışma içindedir.
*Varoluşçuluk, eserlerde özellikle küçük burjuva aydınının ruhsal bunalımlarının işlenmesine neden olmuştur.
*Modernist edebiyat bu yüzden “bunalım edebiyatı” olarak da adlandırılmıştır.
*Dil ve anlatımda gelenekselin dışında arayışlara gidilir.
*Toplumsal dünyanın yalın bir biçimde anlatılmasından kaçınılır.
*Çağrışımlar ve semboller kullanılır.
*Simgelere, mitolojiye, efsanelere, mistisizme ve fanteziye yönelme olur.
*Alegorik (simgesel)  anlatıma önem verilir.
*Düzyazıda, şiire özgü söyleyişlerden yararlanılır.
*Diyaloglara ve hikâye etmeye pek yer verilmez.


MODERNİZMİN DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:

James Joyce, Franz Kafka, Wirginia Wolf, Marcel Proust


MODERNİZMİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:

Sait Faik Abasıyanık, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay, Orhan Pamuk, Haldun Taner, Adalet Ağaoğlu, İnci Aral, Pınar Kür, Buket Uzuner, Bilge Karasu, Nezihe Meriç, Vüsat Orhan Bener, Ferit Edgü, Nazlı Eray, Ayşe Kulin, Leyla Erbil, Elif Şafak, Hasan Ali Toptaş, Peride Celal, İlhan Oktay Anar, Erhan Bener, Ahmet Altan, Selim İleri, Nedim Gürsel, Ayla Kutlu, Rasim Özdenören, Füruzan, Tahsin Yücel, Oya Baydar, İhsan Oktay Anar, Latife Tekin, Elif Şafak, Metin Kaçan


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön