NEFİ HAYATI, EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ - TYT TÜRKÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

SONER HOCA İLE TÜRKÇE / EDEBİYAT

İçeriğe git

NEFİ HAYATI, EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ

SANATÇILAR > SANATÇILAR
NEF’Î: (17. YÜZYIL)
*Divan edebiyatı şairi, kâtip.

*Aslı adı Ömer olan sanatçı, Erzurum’da 1572’de doğmuş, İstanbul’a gelmiş ve burada 1635’te hicivlerinden dolayı Sadrazam Bayram Paşa’nın emriyle öldürülmüştür.
*İyi bir medrese eğitimi almıştır.
*İstanbul’da padişah ve vezirlere yazdığı kasidelerle tanınmıştır.
*Şairliği ile kısa sürede büyük şöhret kazanan Nef’î’nin, saray kâtipliği yaptığı dönemde, Padişah I. Ahmet’e sunduğu ilk kaside, Sultan Ahmet Camii'nin yapımıyla ilgilidir.
*Nef'î’nin, zamanla yıldızı parlamış, meşhur olmuş, saygınlığı artmıştır.
*I. Ahmet, I. Mustafa, Genç Osman ve IV. Murad zamanlarında yaşayan şair, sadece I. Ahmet ve IV. Murad için şiirler söylemiştir.
*Kendisi de şair olan IV. Murad onu himaye etmiş, hicviyelerine anlayış göstermiştir.
*İlk mahlası 'zarara mensup' anlamında "Darrî" iken, genç yaşlarında Gelibolulu Ali’nin tavsiyesi ile 'fayda ve menfaate mensup' anlamında Nef’î'ye çevirmişti.
*Nef’î’nin, manası derin, hayalleri ince, güçlü ses ve sanatlı bir anlatım taşıyan gazelleri, dönemin büyük musiki üstadı Mustafa Itri Efendi'nin de dikkatini çekmiştir.
*Divan şiirinde kaside alanında başarılı olmuş ve bu türde üstat kabul edilmiştir.
*Kasidelerinin özellikle “nesib” kısmında çok başarılı olmuştur.
*Övgü ve yergilerinde sınır tanımayan sanatçı en güzel “fahriye”leri yazmış, sanat kudreti bakımından kendini İran şairlerinden üstün görmüştür.
*Gazellerinde de başarılı olan sanatçı, gazellerinde sağlam bir dil ve ifade, güzel tasvir ve hayallere yer vermiştir.
*Şiirlerinde iç ve dış musikiye büyük önem vermiş, söz oyunlarına çok fazla ilgi göstermemiştir.
*Övgülerinde çok abartılı olan şair, gördüğü hatalar ve küçüklükler karşısında da aynı derecede hicvedicidir.
*En yüksek makamdakiler bile onun hicivlerinden kurtulamamış, bu durum, onun ölümüne neden olmuştur.
*Şiirlerinde çokça Farsça kelime ve deyim kullanmıştır. Dili ağır fakat akıcıdır.
*Şiir diline yeni bir ahenk ve musiki kazandırmıştır.  
*Bu nedenle şiirlerinde zengin bir musiki, düşünce ve bilgiyle yoğrulmuş sanatlı bir ifade vardır.
*Anlamda açıklığa önem veren sanatçı, sözü kusursuz söylemeye özen göstermiş ve bunda başarılı olmuştur.
*Tasvirleri oldukça canlıdır.
*Tasavvufa meyletmemiştir.  
*Yahya Kemal onu, "Nef’î, Türk’ün ayranının kabarmasıdır." diye tarif eder.
*Türkçe Divan'ında 59 kaside, 119 gazel bulunur.
*1944'te Ali N. Tarlan'ın düzenleyerek yayınladığı "Farsça Divan"ında 171 rubai yer alır.
*Ünlü "Bahariyye"sini ise Bakî’ye nazire olarak yazdığı söylenir.


NEF'Î’NİN ESERLERİ:
Farsça Divan, Türkçe Divan, Siham-ı Kaza, Tuhfetü’l Uşşak


Siham-ı Kaza (Kaza okları):
*Nef’î’nin hicivlerini topladığı eserinin adıdır.
*Sihâm-ı Kazâ, kasîde, terkîb-i bend, mesnevî, kıt’a gibi değişik nazım şekillerinden meydana gelmiş ve araya nesir parçaları da katılmıştır.
*Nef’î, eserinde babası dâhil sadrazamları, vezirleri, bütün devlet büyüklerini, şairleri, sanatkârları; kısaca devrin ismi duyulmuş bütün ünlü kişilerini hicvetmiştir.
*Bazıları ağır küfürlerden kurulu, bazıları hoş ve zarif espriler içeren hicviyelerini topladığı bu eserini Saffet Sıtkı 1943'te yayınladı.

İçeriğe dön