PASTİŞ - PARODİ - İRONİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

PASTİŞ - PARODİ - İRONİ

SINIFLAR > LİSE 1 > LİSE-1 / 2. ÜNİTE: HİKÂYE

PASTİŞ – PARODİ - İRONİ


PASTİŞ (ÖYKÜNME):
1-Sanatçının, kendi eserini, başka eserleri taklit yoluyla yazması, yeniden kurmasıdır.
2-Bir yazarın dil ve anlatım özelliklerine, alay etmek amacıyla, onu çağrıştıran bir biçimde öykünme (taklit etme).
3-Direk bir kopya olmayan ama başka bir sanat eserinden ödünç alınan tarz ve elemanlar kullanılarak yapılan sanat eseri.
*Başka bir yapıtı ya da yapıtın bir parçasını başka bir bağlamda taklit yöntemidir.
*Pastiş yaparken, orijinal eseri doğrudan kullanmaz, tamamıyla taklidini yaparsınız.
*Yazar, daha önceden yazılmış bir metni yeniden ele alır.
*Parodinin aksine, pastişler her zaman asıl metni gülünç hale getirmeye çalışmazlar.
*Pastişler de komik olabilir ama taklit edilen orijinal eser komedi olmadıkça güldürmeyi hedeflemezler.
*Taklidi anlamak için önceki eseri bilmeniz gerekir.


PARODİ (YANSILAMA):
*Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki ortaya çıkaran oyun türüdür.
*Edebiyat alanına uygulandığında; bir metni başka bir amaçla kullanmak, ona yeni bir anlam yüklemektir.
*Parodi, daha ciddi tarzdaki bir metin, tür ya da söylemin daha komik tarza dönüştürülmesidir.
*Terimin kökeni, latince bir kelime olan “parodia”dan gelmektedir.
*Çoğu Avrupa diline “dalga geçmek, komikleştirmek” olarak geçmiştir.
*Bir yapıtı değiştirip yeni bir yapıt oluştururken aranan şey, daha çok “destan” gibi ciddi olarak kabul edilen bir tür ile alay etmektir.
*Bunu yaparken de yazarlar soylu, ciddi bir metni, çoğunlukla sıradan başka bir metne ya da soylu bir metnin biçemini hiçbir kahramanlık olayı anlatmayan sıradan bir konuya uyarlarlar.
*Parodi, içinde bir eğlendirme amacı güder ve alaycı söyleme sahiptir.
*Genellikle, parodileri anlamak için taklit edilen eseri bilmenize gerek yoktur, kendi başlarına da komik olurlar.
*Tarihsel süreç içinde parodi; tanım, kapsam ve işlev bakımından değişkenlik göstermektedir.
*Klasik dönemde taklit, modern dönemde eleştiri, postmodern dönemde ise ‘yeniden yazma’ işlevinin ön planda olduğu görülmektedir.
*Örneğin, Don Kişot için kimse şövalye anlatılarının bir taklidi demez. Birçok insan bu eserin alay ve eleştiriyi de kapsayan bir “yeniden yazma” olduğunu kabul eder.
*Parodinin ilk çağda dayandığı temeller ve işlevsellik ile günümüzde dayandığı temel ve işlevsellik farklılık göstermektedir.


PARODİ VE PASTİŞİN BENZERLİK VE FARKLARI:
*Postmodern yazar, kendisine yeni bir kurmaca dünya oluştururken daha önceki metinlerin evreninde gezinir.
*Eski metinlerden bazen kişi, bazen imge/motif bazen de anlatı tekniği olarak etkilenirken oyunlarını parodi ve pastiş düzleminde kurar.
*Bu anlayışa göre her metin öteki yapıtlardan etkilenir ve ötekini içinde öğütmeyen, ötekinden etkilenmeyen yapıt neredeyse yoktur.
*Pastiş (öykünme) ve Parodi (yansılama) işlemleri yazın alanında metinlerarasılık olarak ifade edilen kavramlardır.
*Parodi ve Pastiş, birbirlerine çok yakındır.
*İki teknik de önceki eserleri taklit eder, fakat amaçları farklıdır.
*Böyle olunca, eseri taklit ettikleri tarz da değişir.
*Parodi komiktir, Pastiş ise ciddi.
*Parodi daha göz önünde olduğu için, iki terim birbiriyle sürekli karıştırılır hatta Pastiş nedir, bilinmez.


İRONİ (ALAY):
1-Yunanca eironeia’dan gelir ve “inceden inceye alay etme” demektir.
2-Biriyle ya da bir olayla alay.
3-(Tiyatro terimi olarak) Etkiyi arttırmak için bir şeyin tersini söyleyerek alay etme.
4-Gülmece, söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.

*İronik yaklaşımla yazarlar, gerçeğe vurgu yaparak, sarsıcı bir etki yapmayı hedeflerler.
*İroni; mimik, jest ve tonlama ile söylemek istenen şeyin altını dolaylı yoldan çizer.
*İroni, zekâ ürünüdür.
*Söylemiş olduğunuz şeyin tam tersini söylemek isterken karşınızdaki kişi tarafından tamamen yanlış anlaşılabilirsiniz.
*Mesela; “x bey, her zamanki gibi çok anlamlı konuşuyor” dediniz ve karşınızdaki kişi ciddi bir tavırla başını sallayarak “evet” dedi. Yani anlaşılmadınız.
*İronik anlatımın ilk öğesi gizlemektir.
*Yazar aslında gerçeği bilmektedir ama bilinçli bir bilmezlik sergiler.
*İronik anlatımın bir başka ögesi de eleştirel bakıştır.
*İronik cümlelerin sonlarında parantezli ünlem vardır ve cümlenin tersi bir anlamı ifade eder.
*İroni ile mizahın aksine bir komikliği yakalamaktan ziyade, insanı/okuyucuyu sarsmak hedeflenir ve insanın gerçek karşısındaki kayıtsızlığına vurgu yapılır.
*Gülünçlük amaç değil sonuç olabilir.

Örnek:
-Fazlasıyla küçük harflerle konuşan kişilere “biraz daha sessiz konuş, millet rahatsız olacak” diyebilirsiniz.
-Arabasına bindiğiniz ve trafik kurallarına hiç uymadığını gördüğünüz arkadaşınıza “kendimi trafikte ilk kez bu kadar güvenli hissediyorum, şoförlüğün baya iyiymiş” gibi sözler edebilirsiniz.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön