ROMAN YAZMAK - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ROMAN YAZMAK

SINIFLAR > LİSE 1 > LİSE-1 / 5. ÜNİTE: ROMAN

ROMAN YAZMAK:

İLK ADIMLAR:
*Roman yazmak zor iştir ve çoğu yazarın nihai hedefi roman yazmaktır.
*Gazeteciler, blog yazarları, senaristler, çocuk kitabı yazarlarının hemen hepsi, tüm zorluklarına karşın roman yazmak ister.
*Ne olursa olsun, roman yazma işinin üstesinden gelmek için bir diplomatın tüm hünerleriyle bir megalomanın dürtülerine, inadına, amansız yeteneğine aynı anda sahip olmalısınız.
*İlk kural yeterince netse, buyurun yazmanın diğer püf noktalarına:

Romanınızın temasını belirleyin:
*Olay örgüsü, yer, dönem ve karakterler üzerine kafa yormaya başlamadan önce bu soruya ister tek bir kelimeyle ister kısa bir cümleyle net bir yanıt verebilmelisiniz.
*Bu netlik, temaya odaklanmanızı sağlayarak romanınızın içinde bir sürü malzeme olan bir çorbaya dönüşmesini önleyecektir.
*Konudan sapmanızı, çıkmaz sokaklara girmenizi engelleyecek, yazma vakti geldiğinde zaman kazandıracaktır.

Roman bir otobiyografi değildir:
*Romanınızın temasını, muhtemelen kişisel tecrübeniz olan bir alandan seçeceksiniz.
*Ancak roman bir otobiyografi değildir.
*Temanız burada da devreye girerek sizden kendisiyle ilgisi olmayan otobiyografik hikâyeleri çıkarmanızı, ilgili olanları da biraz değiştirmenizi isteyecektir.
*Gerçeğin, güzel bir hikâyenin canına okumasına izin vermemelisiniz.

Bakış açıları ve anlatıcı:
*Romanı kimin ağzından yazacağınızın birden çok seçeneği olabilir.
*Bazı bölümleri birinci tekil şahsın, bazı bölümleri üçüncü tekil şahsın ağzından anlatılabilir.
*Her biri farklı bir hikâye anlatan birkaç anlatıcı kullanılabilir ya da aynı hikâyeyi farklı ağızlardan yazabilirsiniz.
*Çiçeği burnunda bir roman yazarı için en kolayı üçüncü kişinin ağzından yazmaktır.
*Yeni bir yazar, yolun başında olduğunu unutmamalı ve hırslarını dengelemeli.

Romanınız kimin hikâyesini anlatacak:
*Romanı roman yapan kahramandır.
*Olay örgüsünü roman karakterleriniz oluşturacak, ama hepsi aynı önemde olmayacak.
*Çünkü romanda demokrasi olmaz.
*Romanınızı üçüncü kişinin ağzından anlatsanız dahi, okurun duygusal enerjisini boşaltacağı bir ana karakter oluşturmanız gerekir.
*Kusurları da olsa sevimli bir karakter olmalıdır bu, fakat fazla sevimli bir karakter okura inandırıcı ve ilginç gelmez.
*Fazla sevimsizi de rahatsız eder ve onunla vakit geçirmek istemez.

Çok sayıda ana karakterden kaçının:
*Yolun başında, henüz bu işte ustalık kazanma safhasındayken, çok sayıda ana karakter kullanmaktan kaçının.
*Pek çok başarılı hikâye iki ya da üç ana karakterin üzerine inşa edilmiştir.
*Bu da bize zekice ve ustaca yazıldığı sürece bu kadar ana karakterin yeterli olduğunu gösterir.
*Daha az sayıda karaktere odaklanmak, hikâyedeki dramatik çatışmaları kontrol etmeyi ve çözmeyi kolaylaştırır.

Doğru bilgiler verin:
*Romanınızda iyi bildiğiniz yerleri kullanın.
*Çok iyi bildiğiniz bir şehir ya da o şehrin bir bölgesi varsa, bu bilgiden yararlanmanız yerinde olur.
*Çünkü okur size güvenmek verdiğiniz bilginin doğru olduğuna inanmak ister.

Hikâyenin süresi:
*Vermeniz gereken bir diğer önemli karar da hikâyenin ne kadar süreyi kapsayacağı.
*On yılları mı kapsayacak, sadece bir haftayı mı anlatacak?

Hataları sonra düzeltirsiniz, önce yazın:
*İşte size roman yazma serüvenine henüz başlayanlara verilebilecek harika bir öğüt.
*Çiçeği burnunda yazarların çoğu romanlarının ilk bölümünü büyük bir şevkle yazar ve o bölüm ışıl ışıl parlayana dek defalarca cilalar, defalarca ince ayar yapar.
*Tabii bu arada aylar geçer ve hikâye ivmesini kaybeder.
*Hayır! Böyle yapmayın.
*Romancının işi, ilk taslak bittikten sonra başlar.
*Yazarlık yeniden yazmaktan başka bir şey değildir.

Unutmayın:
*Hemen her yazar, ne kadar başarılı olursa olsun gerçek bir yetenek olmayabileceği endişesi taşır.
*Tıpkı sizin gibi… işte sizi yazar olarak diğerlerinden ayıran şeylerden biri de bu endişedir.
*Yazarlar korkunç derecede kendilerine güvensizdirler: Hem iyi bir iş çıkardıklarına bir türlü inanmak istemez hem de eleştiriler karşısında son derece alıngan davranırlar.
*Yazmak, bir çeşit duyguların bungee jumping’idir.
*Yazabilmek için sağlığınızın mükemmel olması veya bedensel olarak formda olmanız gerekmez.
*Genç olmak mecburiyeti yok.
*Güzel ya da yakışıklı olmasanız da olur.
*Belli bir yaşta olmak, belli bir sosyal sınıfa ait olmak zorunluluğu yoktur ve yazmak için söyleyecek sözünüzün olması yeterlidir

Yaratıcı Yazarlık / Stephen May
(Çeviren: Figen Yanık)

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön