SEMBOLİZM (SİMGECİLİK) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

SEMBOLİZM (SİMGECİLİK)

SINIFLAR > LİSE 3 > LİSE-3 / 1. ÜNİTE: GİRİŞ

SEMBOLİZM: (SİMGECİLİK)

*19. yüzyılın sonlarında parnasizme tepki olarak şiirde ortaya çıkmış bir akımdır.
*Pozitivizm, determinizm ve materyalizmin Aydınlanma Çağı’ndan sonra gittikçe güçlenip insan ve hayatın tek gerçeği hatta dini haline getirilmesi sembolizmin doğuş zeminini hazırlayan faktörlerdendir.
*Bilimsel ilerlemeler, makineler, yeni buluşlar; insanoğlunu mutlu kılma yerine bunalımın eşiğine getirmişti.
*Fizikötesi kavramlar yeniden ele alınmaya başlanmış ve değer kazanmıştı.
*Genç kuşak, bu bunaltıcı ortamı değiştirmek için bazı siyasal ve toplumsal girişimlerin gerekliliğini öne sürmeye başlamıştı.  
*Sanat içinde de bu tartışılmaya başlar.  
*Realizm, natüralizm ve parnasizm gerilerken tartışmaların sonunda sembolizm doğar.  
*Simgecilik olarak da adlandırılan sembolizm, hem gerçeği gösteren hem de onun sınırlarını aşma isteğine cevap veren bir sanat akımıdır.
*Parnasyenler insan duygularına, izlenimlere önem vermeyip düşünceye ve gerçekliğe değer veriyorlardı. Sembolistler ise duygusallığa, insanın iç dünyasına ve ruhun inceliklerine yönelmişlerdir.
*Sanatta yeni bir dönüşüm amacıyla sembolizm gelişir.
*“Ruha, manaya, öze” dönüş hedefleniyordu.
*Onlara göre somut varlıklar, dış dünya ile insanın duyuları arasında köprü kurmaya yarayan birer simgedir.
*İnsanın algılamasına göre gerçeklik ortaya çıkar.
*Romantizmle benzerliği olsa da romantiklerden daha aşırı bir anlayış ortaya koymuşlardır.
*Herhangi bir mesaj vermeyi amaçlamayan bu şiir anlayışında şiir, üst seviyede bir sezinleme ve algılama faaliyetine vücut vererek “duyumsama”yı ana yapı hâline getirir.

“Şiir, resim değildir; şiir, ruh halinin bir akışıdır.”
“Şiir, ruha seslenmelidir.”
"Şiir, gerçeğin insandaki etkilerini anlatmalıdır."


SEMBOLİZM AKIMININ ÖZELLİKLERİ:

*Sembolistler, bilinçaltına önem verirler ve onu şiirin temeli olarak kabul ederler.
*İnsan ruhu ile tabiat arasındaki gizli bağları araştırmışlardır.
*Dış dünyanın olduğu gibi yansıtılmasına karşı çıkarlar.
*Kâinat, imaj ve işaretlerle doludur. Bunlar şiire sembollerle yansıtılmalıdır.
*Sezgiler, semboller (simgeler) aracılığı ile anlatılır.
*Şairler, eşyayı gördükleri gibi değil, kendi ruhlarında bıraktıkları izlere dayanarak anlatırlar.
*Şiirde öğreticilik aranmaz.  
*Şiir, düşüncelere değil duygulara seslenir.
*Şiir, anlaşılmak için değil, hissedilmek içindir. Şiirde anlam aramak gereksizdir.
*Güzelliğin açıklıkta değil, kapalılıkta olduğunu ifade etmişlerdir.
*Semboller aracılığıyla dış çevrenin insan üzerindeki etkilerini ve izlenimlerini anlatmışlardır.
*Musikiye, ahenge ve sembollere önem vermişlerdir.
*Sözden ziyade musiki öne çıkarılır. Şiir, sessiz bir şarkıdır.
*Her okuyanın farklı yorumlayabileceği, kapalı, süslü ve soyut bir şiir ortaya çıkmıştır.
*Sembolist şairler gerçeklerden kaçmış; hayal ve rüyalara sığınmışlardır.
*Çirkinlikler hayallerle güzelleştirilmeye çalışılmıştır.
*Öznellik ağır basar.
*Oluşan şiirde ferdi konulara ağırlık verilmiş; kötümserlik, karamsarlık ön plana çıkarılmıştır.
*Alaca karanlık, sararmış yapraklar, sonbahar, üzüntü, ay ışığı, gün batımı, gölgeler, durgun sular, aşk ve ölüm en çok rastlanan kavramlardır.
*Yeni duygular, yeni nazım biçimleriyle ortaya konmuştur.
*Şiirde şekilcilik geri plana atılmış; serbest nazım benimsenmiştir.
*Dilin kurallarının ve söz diziminin dışına çıkmış; sözcüklere yeni anlamlar yüklemişlerdir.
*Alışılmamış söz kalıpları ortaya koymuşlardır.
*Söz sanatlarından “mecaz” ve “istiare” öne çıkar. Oluşturulan mecazlar da anlaşılması güç ifadelerdir.
*Dil ağırlaşmıştır.
*Lirizm, bu anlayışın en önemli ögesi durumundadır.
*"Sanat için sanat" görüşüne bağlı kalarak toplumsal ve siyasal sorunlara uzak durmuşlardır.


SEMBOLİZM AKIMININ DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:

S. Mallarme, Jean Moreas, Charles Baudelaire, Paul Verlaine, A. Rimbaud, Paul Valery, Edgar Allen Poe


TÜRK EDEBİYATINDA SEMBOLİZM:

*Edebiyatımızda bu anlayışın ilk uygulayıcısı Cenap Şahabettin'dir.  
*En başarılı örneklerini Ahmet Haşim vermiştir.
*Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Muhip Dıranas, Necip Fazıl Kısakürek gibi şairler de bu akımın izlerini taşırlar.

Not: Divan şiirinde Şeyh Galip’in yazdığı kimi şiirlerin simgeciliğe uygun olduğu söylenebilir.

Ahmet Haşim: "Şairin dili, düzyazı gibi anlaşılmak için değil, ama duyulmak üzere oluşmuş müzik ile söz arasında, sözden çok müziğe yakın, ortalama bir dildir."


SEMBOLİZMİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:

Ahmet Haşim, Cenap Şahabettin  
(Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Muhip Dıranas, Necip Fazıl Kısakürek)


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön