SERGÜZEŞT - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

SERGÜZEŞT

ESERLER > N O Ö P R S Ş
SERGÜZEŞT:

Eser Sahibi:
Samipaşazade Sezai

Türü:
Roman

Tema:
Esirlik

Kişiler:
Dilber, Mustafa Efendi, Taravet, Celal, Asaf Paşa, Cevher

Özet:
*Dilber, dokuz yaşında iken esir tüccarları tarafından Kafkasya’dan kaçırılmıştır.
*Güzelliği dikkat çekici bir Çerkez kızıdır.
*Hacı Ömer Efendi adındaki esir tüccarı, kızı Harput mal müdürlüğünden çıkarılmış Mustafa Efendiye 40 liraya satar.
*Mustafa Efendi’nin karısı ve Arap halayık çok sert ve huysuzdur. Kıza sürekli kötü davranırlar.
*Her türlü insani duygulardan özellikle de merhametten yoksundurlar.
*Dilber bu duruma dayanamayıp bohçasını alır ve evden kaçar. Yorgunluktan düşer bayılır. İhtiyar bir kadın onu bulur iyileştirip sahibine geri verir.
*Evin hanımı evden kaçmasını sık sık hatırlatıp ona daha çok eziyet eder. Artık Dilber yorgunluk ve ıstıraptan ölümü bile arzulamaktadır.
*Mustafa Efendi, tayini Erzurum’a çıkınca Dilber’i 65 liraya başka bir esirciye satar.
*Bu esirci Dilber’i daha pahalıya satmak için ona iyi bakar, çalgı çalmayı, şarkı söylemeyi öğretir.
*Dilber 15 yaşına basınca 150 liraya Moda’da oturan zengin ve iyi bir müşteriye satılır.
*Evin oğlu Celal Bey, Paris’te altı yıl ünlü bir ressamdan resim dersleri almıştır.
*Dilber’i model olarak kullanır. Bu durum Dilber’e zulüm gibi geldiği için modellik yaparken ağlar, Celal Bey bundan çok etkilenir.
*Kızın bu duygulu halini görmek için odasına girer. Dilber odasında ağlarken uyuyakalmıştır ve elinde de Celal Bey’in resmi vardır.
*Celal Bey kızın kendisine aşık olduğunu anlar. Kıza olan kendi duygularını da yoklayınca kendinin de onu sevdiğini anlar.
*Bir gün Celal Bey Dilber’e aşkını ilan eder, fakir ve esir bir kız olmasına rağmen onunla evlenmek ister.
*Anne ve babası ise bu evliliği reddeder. Annesi oğlunu Dilber’den koparmak için bir gün gizlice Dilber’i bir esirciye satar.
*Celal bunu öğrenince deliye döner, üzüntüden yataklara düşer, kendini toparlayamayıp beyin humması olur.
*Esirci, Dilber’i Mısırlı zengin bir tüccara satar.
*Dilber, tüccarın Elhamra Sarayı’nı taklit ederek yaptırdığı sarayda yaşamaktadır.
*Dilber, tüccara odalık olmayı reddettiği için eziyet görür, hapsedilir.
*Harem ağası gizli gizli Dilber’i sevmektedir; ama onun bu hüzünlü hali haremağasına çok dokunur.
*Dilber’i hapsedildiği yerden kaçırıp, vapur biletini de verip İstanbul’a göndermeyi planlar. Ancak onu kaçırmaya çalışırken merdivenden düşer ve ölür.
*Son desteğini de kaybeden Dilber ne yapacağını şaşırmıştır.
*Ne sevda ne de hürriyet emeli kalmıştır.
*Elinde İstanbul bileti olmasına rağmen kimsesizlik ve ümitsizlik içinde kendini Nil nehrinin sularına bırakır.

Detay:
*Esaret konusunun işlendiği eserde daha çok romantik bakışla toplumdaki sosyal bir yara gündeme getirilir.
*Amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir.
*Romanda yazar, olaylara, hayatını ve ıstıraplarını çok yakından bildiği güçsüz kahramanı Dilber’in gözüyle bakar.
*Çok iyi yetişmiş olmasına rağmen cariye olduğu için konak sahibinin oğlu ile evlenemeyen Dilber’in hayatı anlatılır.
*Bu suretle ezen-ezilen, kuvvetli-zayıf tezadını çarpıcı şekilde dile getirdiği gibi Dilber’in başından geçen olaylar vasıtasıyla toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister.
*Kişisel özgürlüğün önemine dikkat çekmiştir.
*Romanın eleştirilecek bir yönü esaret meselesini sadece Doğu’ya aitmiş gibi göstermesi, Avrupa’daki serf sistemini ve Amerika’daki köleliği âdeta görmezlikten gelmesidir.
*Eser, romantizmden realizme geçişte bir köprüdür.
*Sanatçı, Servetifünun romanına bu eseriyle zemin hazırlamıştır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön