SÜRREALİZM (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK) - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

SÜRREALİZM (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK)

SINIFLAR > LİSE 3 > LİSE-3 / 1. ÜNİTE: GİRİŞ

SÜRREALİZM: (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK)

*20. yüzyılın ilk yarısında doğmuştur.
*1924’te Fransız şair Andre Breton tarafından ilkeleri ortaya konmuştur.
*Tamamlayıcı ikinci bildirisi (Le Second Manifeste du Surrealisme) ise 1930'da ilân edilmiştir.
*Akımın doğuşunda Freud'un "psikanaliz kuramı" etkili olmuştur.
*Bilinçaltının karmaşık dünyası sanata aktarılmak istenir.
*Bu akımın kurucuları, sanat hayatlarının ilk yıllarında dadaizmin etkisinde kalmışlardır.
*Akımın savunucuları Dadaizm’in akla, mantığa ve yerleşik kurallara isyan görüşünden hareket ederler.
*Sürrealistler, akıl hastalarına, uyuşturucu madde kullananlara ve paranoyaklara karşı özel bir yakınlık ve ilgi duyarlar.
*Çünkü sarhoşluk, delilik, aklî dengesizlik, sürrealistlerin arzuladığı aklın kontrolünü ortadan kaldırarak asıl benliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
*Sürrealizm, en yaygın ve en uzun ömürlü sanat akımlarından birisidir.
*Sanatın birçok dalında etkili olduktan sonra yerini Egzistansiyalizme bırakmıştır.

Andre Breton: "Gerçeküstücülük, ister söz, ister yazı ile ya da başka bir yolla, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan, içinden geldiği gibi yazma yöntemidir. Bu, aklın denetimi olmaksızın (rüyada olduğu gibi) her türlü estetik ve ahlak kaygısı dışında düşüncenin yazılışıdır."


SÜRREALİZM AKIMININ ÖZELLİKLERİ:

*Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bir şekilde bilinçaltı gerçeklerini yansıtan; yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek oluşturma amacını güden bir akımdır.
*S. Freud’un psikanaliz kuramını yol gösterici edinmişlerdir.
*İnsanın iç dünyasının şimdiye kadar ulaşılamayan yanlarının olduğunu, bunlara ulaşılmasının gerektiğini söylerler.
*İnsanı kapalı bir kutu olarak tarif ederler.
*İnsanoğlunun edindiği alışkanlıklar, istekler, bilinçaltında toplanır ve insanın asıl kişiliği bilinçaltındadır.
*Gerçek insana ulaşmak, öncelikle onun şuuraltına inilmesi ve şuuraltının boşaltılması ile mümkün olabilir. Bunun yolu ise rüyadır.  
*İnsan rüyada tam bir hürriyet içindedir.  
*Rüya hâlini sun'î olarak elde etmenin biricik yolu ise hipnotizmadır.
*İnsanı tanımak için hipnoza başvururlar.
*İnsanın ancak hayalleriyle hür olduğunu savunurlar.
*İnsanı yönlendiren içgüdülerdir, bilinçaltıdır.
*İnsan, bilinçaltına yer eden duygularından dolayı toplumdan daima kaçar ve doğal gerçekliği savunur.
*Sürrealistler, akılcılığın karşısındadırlar.
*Onların temel amacı; bilinçaltının gizli dünyasını serbest çağrışım yoluyla ifade etmektir.
*Gelenekler, ahlaki değerler ve edep kuralları göz ardı edilmiştir.
*Sanatçıyı bilinçaltındaki duygular yönlendirir.
*Sürrealizmde sanat, şuuraltının aracısız ve engelsiz bir aktarımı; sanatçı da iç beninin emirlerini kâğıda geçiren bir otomattır.
*Otomatik yazıda noktalama işaretlerine, imlâ kurallarına lüzum olmadığı gibi, bunları kullanmaya kalkışmak tehlikelidir.
*Çünkü noktalama işaretleri ve imlâ kuralları, şuuraltının akışına, bu akışın devamına engel olacaktır.
*Şiir, akıl ve irade dışında olup rastlantıların çıkardığı bir üründür.
*Şiir, iç dünyanın derinliklerinde saklıdır ve çağrışımla bilinç üstüne çıkar.
*Olağanüstülükler, rüyalar, rastlantılar şiire konu olmuştur.
*Sürrealistler, kendilerinden önceki edebî akımların, yüzyıllar boyunca geliştirip işledikleri gelenekleşmiş bütün sanat/edebiyat kurallarına karşıdırlar ve onlarla da alay ederler.
*Üslûp endişeleri yoktur. Şiirdeki kurallar terk edilmiştir.
*İçinden geldiği gibi yazmak bu akımın en belirgin özelliğidir.
*Bol imaj kullanırlar. Bu imaj, alışılmışın bir hayli dışında keyfi, şaşırtıcı ve yenidir.
*Sürrealizm, edebiyat sahasında en çok şiir türünde etkili olmuştur.
*Sürrealistler, mizah ve alaya büyük önem verirler; dolayısıyla sanatlarında alaycıdırlar.
*Sürrealistlerde dikkati çeken bir başka husus, çocukluğa dönüş, çocukluk dönemine özlemdir.
*Sürrealistler, başta realizm ve natüralizm olmak üzere pek çok akıma ve onların estetik görüşlerine karşı çıkmışlardır.


SÜRREALİZM AKIMININ DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:

Andre Breton, Philippe Soupault, Louis Aragon, Paul Eluard, Pierre Reverdy, Benjamin Peret, Robert Desnos, Jacques Prevert, Rene Char, Rene Crevel, Georges Bataille


TÜRK EDEBİYATINDA SÜRREALİZM:

*Garipçilerin ve İkinci Yeni şairlerinin şiirlerinde bu akımın etkileri görülür.


SÜRREALİZMİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ (KISMİ) TEMSİLCİLERİ:

Oktay Rıfat, Orhan Veli, Melih Cevdet, Ece Ayhan, Turgut Uyar, Edip Cansever, İlhan Berk, Cemal Süreyya


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön