AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-35 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-35


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-35


MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI-1


ÖMER SEYFETTİN: (1884-1920)

*Şair, asker, öğretmen, dilci, fikir adamı
*Çağdaş Türk hikâyeciliğinin, Türkçülük akımının ve "Milli Edebiyat Akımı"nın kurucularındandır.

*Ömer Seyfeddin hikâyeci olarak şöhret kazanmasına rağmen edebiyata şiirle girmiştir.  
*İlk edebi çalışmaları olan şiirlerini Edirne’deki öğrenciliği sırasında yazmıştır.
*Tesbit edilebilen ilk şiiri “Lâne-i Garâm”dır. (Başka birkaynağa göre "Hiss-i Müncemid")  
*II. Meşrutiyet’ten önceki şiirleri, Edebiyât-ı Cedîde etkisinde, genellikle sone şeklinde ve aşk konusunda aruzla yazılmıştır.
*1911’den sonra dilinde önemli değişiklikler görülür.  
*Şiirlerindeki değişim 1914’te başlar.  
*Heceyi benimsemiş ve koşmaya da yer vermiştir.  

*Olayın ön planda olduğu Maupassant tarzı hikâyeyi Türk okuyucusuna Ömer Seyfeddin tanıtmıştır.
*Öykülerinde büyük oranda realizm etkisinde olduğu görülmektedir.
*Hikâyelerinde farklı ilham kaynakları görülür.  
*Hayat tecrübeleri ve gözlemleri önemli bir yer tutar.  
*Konularını, gündelik yaşamdan, çocukluk ve askerlik anılarından, tarihten, halk fıkralarından, menkıbe ve efsanelerden alır.  
* “Sosyal hayattaki aksaklıklar, milli duygular, Anadolu insanın hayat şartları, Balkan Türklerine yapılan zulümler” eserlerinde ön plandadır.
*İlk hikâyesi 1902’de Sabah gazetesinde çıkan “Tenezzüh” (İhtiyarın Tenezzühü)tür.
*Hikâyelerinin bazısında, askerin ve halkın moralini yükseltme amacı görünür.
*Bazı hikâyelerinde, atasözü, halk hikâyesi, destan, masal gibi edebiyat ürünlerinden ilham aldığı görülür.
*Hikâyelerle milli bilinci uyandırmak istemiştir.
*Bazı hikâyelerini ise sosyal ve siyasal konulardaki düşüncelerini ortaya koymak için yazmıştır.
*Hikâyelerinin önemli bir kısmında hiciv ve ironi göze çarpar.
*Zaman zaman cehalet ve taassuptan dolayı gülünçleşen hayatları ortaya koyar.
*İnce alay ve nükte biçiminde bir mizah anlayışı vardır.  
*Süssüz bir üslûp ve sade dil hikâyelerindeki ortak özelliktir.
*II. Meşrutiyet sonrası hikâyelerinde topluma yön verme gayreti hissedilir.  
*Hikâyelerinde, “Türk tarihinden aldığı ve ideal insan olarak işlediği kahraman” tipini ortaya koyar.  
*Öykülerindeki kahramanlar için çok yönlü ve derin bir psikolojik çözümleme yapmamıştır.
*Romana en yakın eseri “Yalnız Efe”dir.
*Günlük konuşma dilini kullanması, öykülerine canlı ve etkileyici bir özellik kazandırmıştır.
*Hikâyeleri genellikle beklenmedik (sürpriz) bir sonla bitmektedir.
*Hikâyeyi bağımsız bir tür haline getirmiştir.
*Türk edebiyatında hikâyeciliği meslek haline getirmiştir.
*Bazı hikâyeleri, üzerinde durulmamış olmalarından dolayı hikâye tekniği bakımından zayıftır.

*İttihat ve Terakkî’nin maddî desteğiyle çıkan Genç Kalemler dergisinde “yeni lisan” hareketini başlatmış; Türk dili ve edebiyatına yeni bir yön vermiştir.
*Ömer Seyfettin’in "Yeni Lisan" başlıklı yazısı "Milli Edebiyat" akımının başlangıç bildirgesi gibidir.
*“Yeni Lisan” adlı makalesindeki fikirleriyle Ziya Gökalp’in dikkatini çekmiştir.
*Gökalp, Ömer Seyfeddin’de aradığı yazar tipini bulmuştur.

*Ömer Seyfeddin, millî bir edebiyata ihtiyaç olduğunu ifade eder.
*Türk Sözü dergisinin başyazarlığını yapmış; burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazmıştır.
*Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken ve Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlanır.
*Milli Edebiyat akımının öncülüğünü Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem'le birlikte sürdürmüştür.
*“Toplum için sanat” anlayışıyla milli değerlere yönelmenin önderliğini yapmıştır.
*“Edebiyatsız edebiyat yapmak” için çalışmıştır.
*Dilimizin sadeleşmesinde payı büyüktür.

>>> ESERLERİ:

Hikâye: Acaba Ne İdi?, Acıklı Bir Hikâye, Akşam Sefası, And, Aşk Dalgası, Aşk ve Ayak Parmakları, Apandisit, Asilzâdeler, At, Ayın Takdiri, Ay Sonunda, Baharın Tesiri, Bahar ve Kelebekler, Balkon, Başını Vermeyen Şehit, Bekarlık Sultanlıktır, Beyaz Lale, Beynamaz, Bir Çocuk Aleko, Birdenbire, Binecek Şey, Bir Hatıra, Bir Hayır, Bir Kayışın Tesiri, Bir Temiz Havlu Uğruna, Bir Vasiyetname, Bit, Bomba, Büyücü, Cesaret, Çanakkale'den Sonra, Çakmak, Çirkinliğin Esrarı, Dalga, Dama Taşları, Devletin Menfaati Uğruna, Diyet, Dünyanın Düzeni, Düşünme Zamanı, Eleğimsağma, Elma, Falaka, Ferman, Fon Sadriştayn’ın Karısı, Fon Sadriştayn’ın Oğlu, Forsa, Gizli Mâbed, Gürültü, Havyar, Hafiften Bir Seda, Herkesin İçtiği Su, Horoz, Hürriyet Bayrakları, İffet, İki Mebus, İlk Cinayet, İlk Düşen Ak, İlk Namaz, İnsanlık ve Köpek, İrtica Haberi, Kaç Yerinden, Kaşağı, Kerâmet, Kıskançlık, Kızıl Elma Neresi?, Koleksiyon, Korkunç Bir Ceza, Kumrular, Kurbağa Duası, Kurumuş Ağaçlar, Külah, Kütük, Lokanta Esrarı, Makul Bir Dönüş, Mehdi, Mehmaemken, Memlekete Mektup, Mermer Tezgâh, Miras, Muayene, Muhteri, Müjde, Nakarat, Namus, Nasıl Kurtarmış?, Nadan, Nezle, Niçin Zengin Olmamış?, Nişanlılar, Nokta, Okul Çocuğu, Öpücüğün İlkel Biçimi, Pamuk İpliği, Pembe İncili Kaftan, Perili Köşk, Pireler, Primo Türk Çocuğu, Ruzname, Rüşvet, Rütbe, Sivrisinek, Şefkate İman, Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür, Tavuklar, Teke Tek, Terakki, Teselli, Topuz, Tos, Tuhaf Bir Zulüm, Tuğra, Türbe, Türkçe Reçete, Uçurumun Kenarında, Uzun Ömer, Üç Nasihat, Velinimet, Vire, Yeni Bir Hediye, Yemin, Yuf Borusu Seni Bekliyor, Yiğit Çocuk, Yüksek Ökçeler, Yüzakı, Zeytin Ekmek, Turan Masalları: İhtiyarlıkta mı Gençlikte mi?

Roman Niteliğindeki Eserleri: Ashab-ı Kehfimiz, Efruz Bey (Uzun Hikâye), Yalnız Efe (Uzun Hikâye), Harem (Uzun Hikâye)

Çeviri: İlyada, Kalevela  

İnceleme: Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siyaset, Yarınki Turan Devleti, Mektep Çocuklarında Türklük Mefkûresi, Türklük Ülküsü, Herkes İçin İçtimâiyat: Ticaret ve Nasip

Şiir: Ömer Seyfettin’in Şiirleri

Oyun: Mahcupluk İmtihanı

Külliyat: Ömer Seyfeddin: Bütün Eserleri, Ömer Seyfettin Külliyatı I-IX

Hikâyelerinin Detayları:
*“Kaşağı, İlk Namaz, And, Falaka”, çocukluk dönemini hikâyeleridir.  
*“Başını Vermeyen Şehit, Forsa, Topuz ve Pembe İncili Kaftan”, tarihi olayları konu edindiği hikâyeleridir.
*“Beyaz Lale, Bomba”, Balkan Savaşı acılarını dile getirdiği eserleridir.  
*“Hürriyet Bayrakları, Primo Türk Çocuğu, Tuhaf Bir Zulüm, Fon Sadriştayn’ın Oğlu, Kızıl Elma Neresi?”, milli bilinci uyandırmak amacıyla Türkçülük düşüncesiyle yazdığı hikâyeleridir.
*“Bahar ve Kelebekler”, kadın konusunu işleyen hikâyedir.
*“Perili Köşk, Keramet” batıl inanışları anlatan hikâyelerdendir.
*“Yüksek Ökçeler, Koç, Külah, Mahcupluk İmtihanı”, mizahi hikâyelerdir.
*“Yüz Akı, Üç Nasihat, Kurumuş Ağaçlar” gibi hikâyeleri kaynağını folklörden ve Anadolu efsanelerinden almıştır.

----------------------------------------


MEHMET ZİYA GÖKALP: (1876-1924)

*Şair, yazar, sosyolog, milletvekili, öğretmen, düşünür
*Türk sosyolojisinin, Türkçülük akımının ve "Milli Edebiyat Akımı"nın kurucularındandır.
*Türkçülük düşüncesini sistemleştirmiştir.
*Türkiye’de bir ilk olarak sosyoloji dersleri vermiştir.

*Gökalp’in bilgi ve kültür kaynakları; ailesi, okulları, hocaları, siyasî çevresi, Doğulu ve Batılı fikir adamlarının eserleridir.
*Okul yıllarında İslâm düşünürlerini ve Batı kültürünün önemli kitaplarını okumuştur.
*Orta Asya Türk tarihiyle ilgili kitaplar üzerinde incelemeler yapar. Bunun sonucu milliyetçilik duyguları belirmeye başlar.
*Ziya Gökalp, etkilendiği insanlar ve okudukları sonucunda bir inkılâp yapılmasının zorunlu olduğu şeklinde radikal düşüncelere sahip olmuştur.  
*Mizaç olarak sessiz, mütevazı, durgun, suskun ve sıkılgan olan Ziya Gökalp’in dost meclislerinde heyecanlı, sürükleyici konuşmalarıyla ilgi odağı olduğu görülür.
*Kuvvetli bir hafızaya sahiptir.

*İlk yazıları, Diyarbakır vilâyet gazetesinde yayımlanır.
*Peyman’da makaleleri ve şiirleri çıkar.
*Ziya Gökalp, Selânik’te yazılarına Genç Kalemler dergisinde devam eder.  
*İstanbul’a döndüğü zaman İttihat ve Terakki’nin ideoloğu olmuştur.  
*Diyarbakır’da “Küçük Mecmua”yı yayımlar. Burada, Kurtuluş Savaşını destekler.
*Gökalp Atatürk’ün isteği üzerine Hâkimiyet-i Milliye gazetesine bir seri yazı yazmıştır.  
*Bu makaleler Halk Fırkası’nın (CHP) kuruluşunda ve hazırlık çalışmalarında kullanılır.
*Atatürk’ün dokuz ilke olarak tespit ettiği parti programını Gökalp, “Doğru Yol” adlı bir el kitabıyla desteklemiş ve bu ilkelerin sosyolojik açıklamalarını yapmıştır.  

*Gökalp edebiyatımızda özellikle şiir ve edebiyat teorisi (görüşleri) alanlarında etkili olmuştur.
*Gökalp’in şiirlerini; bir ideolojinin, bir fikir sisteminin programı olarak görmek gerekir.  
*Edebiyatı ve şiiri düşüncelerini açıklamada bir araç olarak görmüştür.  
*“Şiir için değil, şuur için” ifadesini kullanarak “toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir.
*Eserlerinin bir kısmını aruzla; büyük kısmını da “Türk millî vezni” dediği heceyle yazmıştır.
*İlk şiirlerinde Servet-i Fünûncular’ın tesiri görülür.
*Heceyle yazmaya başladığı zaman ise Mehmed Emin’in etkileri görülür.
*Daha çok didaktik şiirler yazmıştır.
*Dili sadedir.
*Çocuk şiirleri ve Türkçülük düşüncesi ile ilgili şiirlerinde “lirizm” hissedilir.
*İşlediği konu ve temalar arasında; Turan mefkûresi, Türkçülük fikri, Orta Asya Türk tarihi, millî dayanışma, toplumun çeşitli kesimleri ve meslek grupları yer alır.

*Gökalp’in edebiyat açısından önemli yönü, teorik alandaki bilgi ve görüşleridir.
*Ziya Gökalp, edebiyatın kaynağıhalk kültürü olarak görür.
*Edebiyatı -özellikle halk edebiyatını- sosyolojik bir vaka olarak görür.
*Halk edebiyatı, destanlar, efsaneler üzerine ilmî araştırmalar yapmıştır.
*Gökalp’in nesri sanatkârane değil fakat sağlam ve açıktır.
*“Yeni lisan” ve dilde sadeleşme hareketinin içinde yer almıştır.
*Gökalp, Batı kaynaklı terminolojiye Arapça karşılıklar bulmuştur.  
*“Hars, mefkûre, halkiyat, kavmiyat” gibi pek çok kelime Gökalp’in o dönemde Türkçeye kazandırdıklarındandır.
*Dil konusundaki düşüncelerini “Lisan” adlı şiirinde açıklamıştır.
*Fikri açıdan "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" diye özetlediği yaklaşımının, kültürel öğesi Türkçülük, ahlâkî öğesi de İslam’dı.
*"Türkçülük" düşüncesini sistemleştirmiş; önce Turancılık sonrasında Oğuzculuk daha sonra ise Türkiye Türkçülüğü fikirlerinin destekçisi olmuştur.
*Kızıl Elma’da gençlere, Ala Geyik’te çocuklara Turancılığı anlatır.
*Zira Gökalp’ın birçok siyasal, dinsel, kültürel düşünce ve önerileri yeni kurulan Cumhuriyet ile birlikte yaşama geçme olanağı bulmuştur.

>>> ESERLERİ:

Şiir-Manzume: Kızıl Elma, Yeni Hayat, Ala Geyik, Altın Işık (Halk Masalları), Şakî İbrâhim Destanı

Masal: Kuğular

Düşünce-İnceleme-Araştırma: Rusya’daki Türkler Ne Yapmalı?, İlm-i İctimâ, “Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muâsırlaşmak” (makale), Türk Töresi, “Doğru Yol: Hâkimiyet-i Milliye ve Umdelerin Tasnif, Tahlil ve Tefsiri”, Türkçülüğün Esasları, Türk Medeniyeti Tarihi, Fırka Nedir?, Hars ve Medeniyet, Türk Ahlakı, Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri

Mektup: Limni ve Malta Mektupları

Ders Notları-Kitapları: İlm-i İctimâ Dersleri, İlm-i îctimâ-ı Dinî, İlm-i İctimâ-ı Hukukî, Felsefe Dersleri


Bazı Eserlerinin İçerikleri:

Yeni Hayat: Türk milleti için arzuladığı yeni hayatın anlatıldığı şiirler yer alır.

Altın Işık: Hece ölçüsüyle ve sade dille kaleme aldığı; halk masallarından, efsanelerden etkilenerek yazdığı şiirler yer alır. Çocuklar için yazmıştır. Eserde Türk masallarını aktarmış ve milli bir bilinç oluşturmaya çalışmıştır.

Türkçülüğün Esasları: Türkçülüğün anlamı, kültür, medeniyet, dil, din, halk, batı, mefkûre gibi konularda bilgi vermiştir.

Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak: “Türk milletindenim, İslam ümmetindenim, Garp medeniyetindenim” şeklinde formüle ettiği düşüncesini anlattığı kitaptır.  

----------------------------------------


MEHMET EMİN YURDAKUL: (1869-1944)

*Şair, yazar, memur, milletvekili
*"Milli Edebiyat Akımı"nın kurucularındandır.
*Türkçülük akımının önemli temsilcilerindendir.
* “Türk Şairi”, “Milli Şairolarak anılır.

*Servet-i Fünun, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemlerinde şiir yazmış bir şairdir.
*1897 Osmanlı-Yunan Muharebesi sırasında hece vezni ve sade bir Türkçe ile şiirler yazmaya başlamıştır.  
*Tüm şiirlerini heceyle yazmış bir şairdir.
*Millî duyguları ifade ettiği şiirleri, edebiyat çevrelerinde büyük ilgi görmüştür.  
*1898 yılında ilk şiir kitabıTürkçe Şiirler”i yayımlamıştır.
*İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girer.
*Türk Yurdu Cemiyeti ile Türk Ocağı'nın kurucuları arasında yer almıştır.  
*Arkadaşlarıyla "Türk Yurdu" dergisini çıkarır.
*“Türklerin ilk büyük millî şairi” tanıtımıyla Türk Ocağı tarafından adına büyük bir tören düzenlenmiştir.
*Çanakkale savaşları sırasında askerin maneviyatını yükselten konuşmalar yapar.  
*İstanbul’un işgali üzerine bazı arkadaşlarıyla Ankara’ya gitmiştir.  
*Halka ve orduya moral verici konuşmalar yapmak üzere Mehmed Âkif ve Sâmih Rifat’la birlikte Anadolu’ya gönderilmiştir.  

*“Toplum için sanat” anlayışını benimsemiş ve kişisel duygulara şiirlerinde yer vermemiştir.
* “Cenge Giderken” adlı şiiriyle Millî Edebiyat akımına kapı açar.  
*Mehmet Emin’in şiirleri, Türk edebiyatında milliyetçilik hareketinin başlangıcı kabul edilir.
*Teknik ve estetik bakımdan güçlü olmayan bu şiirler halkın zevk ve anlayışına hitap ediyordu.
*Şiire şekil yenilikleri de getirmiş; üçer, altışar, sekizer dizeden kurulu şiirler yazmıştır.
*Batıdan alınan nazım biçimlerini de kullanmıştır.
*Şiirlerinin çoğu, duraksızdır. Mehmet Emin Yurdakul, Türk şiirinde durağı kaldıran şair olarak anılmıştır.
*Çoğu zaman uzun manzumeleri tercih etmiştir.
*Uzun dizelerle, söyleyişte, şiiri nesre (düzyazıya) yaklaştırmıştır.
*Kimi zaman yarım kafiye ve kelime tekrarına dayalı redif kullanmıştır.
*Lirizmden ziyade didaktizme yakındır.
*Edebiyatı ve özellikle şiiriGüzellik için olmakla birlikte “iyilik” içindir de.” şeklinde tarif etmiştir.
*Mehmet Emin'in şiirlerinin ortak paydası; “halkı, karamsar ruh halinden, gerilikten, bilinçsizlikten kurtarmak” ; “halka, kimliği ve tarihini hatırlatarak kendine güven duygusunu aşılamak” ; “halkın, maddî ve manevî açılardan kalkınmasını sağlamak”tır.
*Konularını halkın hayatından ve Türk tarihinden almıştır.
*Eserlerinde “Türkçülük, milliyetçilik, memleketçilik, halkçılık ve inkılâpçılık” ağırlıklı olarak işlenmiştir.
* “Coşku, ulusal duygular, kahramanlık, yüreklendirme ve öğreticilik” öğeleri eserlerinde öne çıkar.
*Onu sadece Ekrem ve Hâmid gibi Türk otoriteleri değil; Rus, Macar ve Alman türkologları da desteklemişlerdir.
*Mehmet Emin Yurdakul’un şiirlerindeki “hitabetçi üslup, didaktik unsurların çokluğu, lirizmin sönük oluşu” bazı eleştirmenlerce bir eksiklik olarak görülmüştür.
*Mehmet Emin, edebiyatta, halkçılık ve milliyetçilik prensibine bağlı kalmıştır.
*Cumhuriyet’ten sonraki yıllarda ortaya çıkan “memleketçi edebiyat”ın oluşmasına da ön ayak olmuştur.  
*Mehmet Emin Yurdakul, "milli romantik duyuş tarzı"nın ilk temsilcisidir.
*Şiirde ilk defa “Türkkelimesini kullanan sanatçımız Mehmet Emin Yurdakul’dur.
- "Ben bir Türküm; dinim, cinsim uludur" (Cenge Giderken)

>>> ESERLERİ:  

Manzum: Türkçe Şiirler, Türk Sazı, Ey Türk Uyan, Tan Sesleri, Ordunun Destanı, Dicle Önünde, Hastabakıcı Hanımlar, Turan’a Doğru, Zafer Yolunda, İsyan ve Dua, Aydın Kızları, Ankara

Manzum-Mensur: Mustafa Kemal

Mensur: Fazilet ve Asalet, Türkün Hukuku, Halk Hükümeti-Halkçılık, Kral Corc’a, Dante’ye

----------------------------------------


ALİ CANİP YÖNTEM: (1888-1967)

*Şair, yazar, tenkitçi, edebiyat tarihçisi, polemikçi, milletvekili, öğretmen.
*"Milli Edebiyat Akımı"nın kurucularındandır.

*On beş-on altı yaşlarında şiire ilgi duymuş; Muallim Nâci’nin tesiri ile gazel tarzında şiirler yazmıştır.
*Sonradan Edebiyat-ı Cedîde tarzına yönelmiştir.  
*İlk şiirlerini Selânik’te çıkan Kadın ve Bahçe dergilerinde yayımlar.
*1908'den sonra yazdığı, Tevfik Fikret'in şiirlerini hatırlatan manzumeler, kendi üslubuna yaklaştığı eserlerdir.
*Aruz vezniyle yazdığı şiirlerde Türkçe’yi aruza uydurmakta başarı göstermiştir.  
*Fecr-i Âtî üyeleri arasına katılsa da bu grubun edebî eğilimlerini benimsemez.
*Aşk ve doğa konulu lirik şiirler yazmıştır.
*Sanatçı, Fecr-i Ati’den milli edebiyata; aruz vezninden hece veznine geçiş yapmıştır.
*Şiirlerini sade bir dille ve hece ölçüsüyle yazmaya başlar.
*Ali Canip, Genç Kalemler, Türk Yurdu ve Yeni Mecmua’da yayımladığı hece vezninde şiirlerle Beş Hececiler’e yol gösterici olmuştur.
*Genç Kalemler’in (önceki adı: Hüsün ve Şiir) başyazarlığını yapmıştır.
*Genç Kalemler yayım hayatına başlarken Ziya Gökalp ve Ömer Seyfeddin’i derginin yayımına katılmaya ikna eder. “Yeni lisan” hareketinin üç ismi bir araya gelmiş olur.
*Ali Canip, Genç Kalemler’de millî edebiyat üzerine çeşitli makaleler yazmış; dil konusunda M. Fuat Köprülü, Cenab Şahabettin ve Süleyman Nazif’le tartışmalara girmiştir.  
*“Millî Edebiyat Meselesi” başlıklı yazılarını Türk Yurdu’nda yayımlamıştır.
*Yeni Mecmua, Türk Sözü, Hak, Güneş, Şâir, Âşiyan ve Çınaraltı dergilerinde estetik ve edebiyat konularında ve büyük şahsiyetler üzerine yazılar yazmıştır.
*Araştırmalarını ise Hayat, İstanbul ve Türkiyat Mecmuası’nda neşreder.  
*Şiirleri ve teorik yazılarıyla dilin sadeleşmesi, Türk şiirinin millileşmesi için çalışmıştır.
*Sadece, şiir ve polemik yazıları değil, estetik ve edebiyat anlayışı üzerine çeşitli yazılar yazmış; böylece gençlere yol gösterici olmuştur.
*Türk edebiyatı tarihi üzerine yaptığı araştırmalarıyla kalıcı hizmetler ortaya koymuştur.

>>> ESERLERİ:  

Şiir: Geçtiğim Yol

Antoloji: Türk Edebiyatı Antolojisi

Makale: Millî Edebiyat Meselesi ve Cenab Bey’le Münakaşalarım

Ders Kitabı: Edebiyat

İnceleme-Araştırma: Epope ve Edebî Nevilerle Mesleklere Dair Mâlûmat, Naima Tarihi

Biyografi: Ömer Seyfeddin, Hayatı ve Eserleri

----------------------------------------


MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ: (Köprülüzâde Mehmed Fuad) (1890-1966)

*Şairi, yazar, öğretmen, edebiyat tarihçisi, ordinaryüs profesör, dışişleri bakanı, ilim, siyaset ve devlet adamı
*Türkolog; Türkoloji otoritesi
*Türk edebiyatı tarihçiliğinin ilmî kurucusu

*Eğitimi esnasında edebiyata ve ardından tarihe ilgi duymuştur.
*Babasının kütüphanesi aracılığı ile tarih kitapları okumuş; Avrupa edebiyatlarını tanımış; Batılı fikir adamlarının eserlerini okuyarak düşünce ufkunu genişletmiştir.
*Köprülü’nün edebi süreci; Batı edebiyatı; Osmanlı sahasına meyletmesi; Türkçü cepheye geçmesi ve İslâm öncesi Türk edebiyatı çizgisine uzanması şeklinde ifade edilebilir.
*Edebi süreçte; önce Fecr-i Âtî topluluğuna dâhil olur, sonradan milli edebiyata geçiş yapar.
*Yeni Lisan hareketine karşı tutum takınmış; bu nedenle çeşitli tartışmaların içinde yer almıştır.
*Yeni bir edebiyat müfredat programı hazırlanmasında ve edebiyat tarihinin ayrı bir ders olarak kabul edilip programlara konulmasında önemli rol oynamıştır.  
*Yeni Osmanlı Târîh-i Edebiyyâtı isimli ilk lise edebiyat tarihi kitabını meydana getirir.
*Özellikle Balkan Harbi ve sonrasındaki bozgun, milli hassasiyetini arttırır.
*Saygınlığını korumak için zaman zaman ikili tutumlara girer ve bu da eleştirilere yol açar.

*Sosyoloji, Mehmet Fuat’ın ilgi alanlarından biridir.
*Köprülü, memleketin fikir hayatında bir uyanış meydana getirmek gerektiği; bunun da Batı’nın tenkit, edebiyat, sosyal ilimler ve hukuk sahalarındaki birikimlerinin fikir hayatımıza nakledilmesiyle mümkün olabileceği üzerinde durmuştur.
*Köprülü, edebiyat tarihimize yönelmeyi bir ilmî ihtiyaç, millî haysiyet ve bir millî vazife olarak algılar.
*Ziya Gökalp’le yakınlaşması onda, Türkçü düşünüş istikametinde bir uyanış meydana getirmiştir.  
*Ziya Gökalp, Köprülü’yü Türklüğün Orta Asya’daki derinliklerine uzanmaya teşvik etmiştir.
*Şiirde hece veznini ve terkiplerden arınmış bir ifade tarzını benimsemiştir.
*Şiirine hâkim olan ferdî romantizm, yerini milletçe duyulan ıstıraplara, Türkçü / Turancı millî bir romantizme bırakır.
*İlimde yorulmaz araştırıcı, ciddî görüş, metot sahibi olan Köprülü, üstün bir teşkilâtçı ve idareci idi.
*Köprülü’nün önemli bir yanı da mücadeleciliği; doğru ve ilmi olmayanı yıkmaya çalışması; fikirlerini, kültür ve ilmî tenkit yoluyla savunmasıdır.  
*Geniş not alma sistemi ile çalışmalarını sürdürmüştür.
*Köprülü, edebiyat tarihi, Türk halk edebiyatı, Türk din tarihi, biyografi, dil tarihi, epigrafi-nümismatik, Türk sanat tarihi, Türkoloji tarihi, nekroloji, Türk kültürü üzerine çalışmalar yapmıştır.  
*Hoca Ahmet Yesevi ve Yunus Emre’nin tanınmasında önemli rol oynamıştır.
*Türk edebiyatı araştırmalarını sistemleştirmiştir.
*Türk edebiyatını bilimsel yöntemlerle inceleyen ilk bilim adamıdır.
*Fuat Köprülü, Türk edebiyatı araştırmalarında, “ilim dili”ni kuran adamdır.  
*Her kelimesi yerli yerine konulmuş, mantığa bağlı bir cümle kuruluşu getirmiştir.  
*Bol terimlerle dolu uzun cümleleri, kolay anlaşılır bir açıklık ve ciddilik taşır.
*Akıcı ve sade bir dili vardır.  
*Köprülü, Türk edebiyat tarihi alanında dünyaca ünlü bir bilim adamımızdır.
*Avrupa Bilim Kuruluna seçilen ilk Türk üyemizdir.
*Milli edebiyata bilim adamı kimliği ile katkı sağlamıştır.

>>> ESERLERİ:

İnceleme-Araştırma: Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar, Türkiye Tarihi, Azeri Edebiyatına Ait İncelemeler(Tedkikler), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu, Edebiyat Araştırmaları, Millî Edebiyat Cereyanının İlk Mübeşşirleri ve Divan-ı Türk-i Basit

Antoloji: Eski Şairlerimiz, Türk Saz Şairleri, Divan Edebiyatı Antolojisi

Manzume: Nasreddin Hoca

Makale: Bugünkü Edebiyat, Hayat-ı Fikrîye   

Şiir: Mektep Şiirleri (3 Cilt)

Biyografi: Lutfi Paşa, XIX uncu Asır Saz Şairlerinden Erzurumlu Emrah, XVII nci Asır Sazşairlerinden Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikâyesi, Ali Şîr Nevâî, Fuzuli Hayatı ve Eserleri, Tevfik Fikret ve Ahlakı

Ders Notları: Türk Târîh-i Edebiyyâtı Dersleri, Türk Târîh-i Edebiyyâtı Derslerinden, Türk Târîh-i Dînîsi, Türk Tarihi Dersleri: Anadolu Beyliklerine Ait Notlar, Millî Kıraat  

Diğer Eserleri:
Türk Tarihinin Ana Hatları, Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri, Demokrasi Yolunda, Les Origines de L'Empire Ottoman, Türk Tarih-i Dinisi, Malumat-ı Edebiyye, Türk Dilinin Sarf ve Nahvi, Yeni Osmanlı Tarih-i Edebiyatı, Anadolu'da Türk Dili ve Edebiyatı'nın Tekâmülüne Bir Bakış, İslam ve Türk Hukuk Tarihi Araştırmaları ve Vakıf Müessesesi, Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl, Türk Edebiyatında Âşık Tarzının Menşe ve Tekâmülü Hakkında Bir Tecrübe, Türk Edebiyatının Menşei, Selçûkîler Zamanında Anadolu’da Türk Medeniyeti, Meddahlar: Türklerde Halk Hikâyeciliğine Dair Notlar, Türk Edebiyatının Ermeni Edebiyatı Üzerindeki Te’sîrâtı, Anadolu’da İslâmiyet, Oğuz Etnolojisine Dair Tarihî Notlar, Bektaşîliğin Menşeleri, Samanoğulları, Türk Edebiyatına Umûmi Bir Bakış, Eski Türk Ünvanlarına Ait Notlar, Ortazaman Türk Devletlerinde Hukukî Senbollerdeki Motifler, Mısır’da Bektaşîlik, İslâm Medeniyeti Tarihi, Bibliyografya Tenkidi: Altın Ordu’ya Ait Yeni Araştırmalar, Vakıf Müessesesinin Hukukî Mahiyeti ve Tarihî Tekâmülü, Yeni Fârisî’de Türk Unsurları, Anadolu Selçukluları Tarihinin Yerli Kaynakları, Osmanlı İmparatorluğunun Etnik Menşei Mes’elesi, Türk Etnoloji’sine Ait Notlar: Uran Kabilesi, Bayrak, Çagatay Edebiyatı, Fıkıh, Halaç, Hârizmşâhlar, Hil‘at


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön