AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-42 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-42


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-42


SERBEST NAZIM VE TOPLUMCU ŞİİR (1920 - 1940)
(TOPLUMCU GERÇEKÇİ ŞİİR)


SERBEST NAZIM:

*Ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan şiirlerdir.  

*Serbest nazımda ahenk, aliterasyon ve asonanslarla sağlanmaya çalışılır.

*Serbest nazmın, çeşitleri olsa da henüz belirginleşmiş kuralları yoktur.

*Serbest nazım, Fransız sembolistleri arasında yayılmış; İtalyan şair Marinetti’nin fütürizmin ilkelerini belirlenmesinden sonra toplumcu şiirle kaynaşmıştır.

*Rus şair Mayakovski ile gelişmiştir.

*Edebiyatımızda Servet-i Fünûn Dönemi’nde bu nazım türüne yakın şiirler yazılmaya başlanmıştır.

*Servet-i Fünûn edebiyatında serbest müstezatın kullanılması, serbest şiir yolunda atılmış ilk adımdır.

*Cenap Şehabettin serbest müstezatı sıkça kullanmıştır.

*Tevfik Fikret, serbest müstezatı geliştirerek şiiri düzyazıya yaklaştırmış, Ahmet Haşim de dizeyi kırarak serbest söyleyişe ulaşmak istemiştir.  

*Bu denemeler, aruz kalıplarıyla oynanarak gerçekleştirilmiştir.

*Ercüment Behzat Lav, İlhami Bekir Tez ve Nazım Hikmet gibi toplumcu sanatçılar, şiirden ölçüyü atmış fakat kafiyeyi tamamen bırakmamışlardır.

*Nazım Hikmet, önceleri heceyle şiirler yazmış; Anadolu'ya gidişiyle ve sonra Moskova'daki eğitim hayatıyla yeni bir şiir anlayışına geçiş yapmıştır.

*Türk şiirini kökten değiştirmiştir.

*Moskova'dayken fütürizm (gelecekçilik) akımından etkilenerek ölçüyü atmakla birlikte, uyağı kullanmaya devam eder.  

*1940'lara gelindiğinde, biçim açısından serbest şiir son haline kavuşmuştur.

*O yıllarda heceyi, Behçet Kemal Çağlar sürdürmekte; Ahmet Kutsi Tecer de halk şiiri geleneğinin yaygınlaşmasına çalışmaktadır.  

*Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi gibi değişik çizgilerdeki ozanlar da serbest şiirler yazmaktadırlar.  

*Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday'ın başlattığı Garip akımı ise nazım anlayışını kökünden yıkar. Şiiri bütün kurallardan arındırmışlardır.

*Serbest Nazım, günümüzde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

----------------------------------------


TOPLUMCU ŞİİR:

*Halkı ve halkın sorunlarını anlatan ideolojik eğilimli şiir türüdür.  

*Materyalist dünya görüşü üzerine temellendirilmiş ve Marksist ideolojiyle de şekillendirilmiştir.

*Toplumcu şiir, düşünsel arka planını,  Karl Marx’ın “Das Capital” adlı eserinden alır.

*Yirminci yüzyılın başlarında özellikle Rusya’da gelişen siyasal ve toplumsal hareketler, yeni bir edebiyat akımı doğurur. (Toplumsal gerçekçilik / Sosyalist gerçekçilik)

*Toplumcu edebiyat, “toplumu uyandırmak, kitleleri harekete geçirip belli bir ideoloji doğrultusunda bilinçlendirmek” amacını gütmektedir.

*Toplumcu gerçekçi edebiyatı benimseyen sanatçılar; emek-sermaye bölüşümünü; işçi ve köylünün, üreten sınıfların hak ve sorunlarını dile getirir.

*Toplumcu gerçekçi şairlerin anlayışının temelinde, “sermayenin tüm halk tarafından eşit paylaşımı” ideali bulunmaktadır.

* “Emek-sermaye ilişkisini ve yaşamsal kaygıları” konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü destekler.

*Cumhuriyetin ilk yıllarında, Anadolu insanının durumu, memleketçi şairler tarafından dile getirilmiştir.  

*Toplumcu şairler ise, sorunları gidermek için şiirlerinde “sosyalist düzen”i teklif ederler.

*Şiirde dil, halkın anlayacağı yalınlıktadır.  

*Şiirlerde slogan niteliğinde etkili sözler yer alır.

*Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz’ın şiirleri bu tür şiire örnektir.  

----------------------------------------


SERBEST NAZIM VE TOPLUMCU ŞİİRİN ÖZELLİKLERİ:

*Siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak gelişen toplumcu şiir, toplumu ve toplumun sorunlarını işler.

*Bu tür şiirler ölçü ve kafiyeye bağlı kalmadan yazılmıştır.  

*Yöresel ifadelerin de yer aldığı somut ve nesnel şiirler ortaya konmuştur.

*Çıkarcı, faydacı (pragmatik) bir şiirdir.

*İdeolojik ve didaktik içeriklidir.

*2. Dünya Savaşı’nın oluşturduğu ekonomik sıkıntılar eserlere yansımıştır.

*Emekçiler üzerine yoğunlaşılmıştır.

*Materyalist, Marksist ve sosyalist dünya görüşlerinden beslenir.

*Marksist ideoloji, sanatçıya ve doğal olarak da eserine yansır.

*Şekil olarak olgunlaşıncaya kadar “halkçılık - köycülük - işçi” kavramları etrafında gelişmeye devam eder.

*Şiir, tezlidir; şiirde bir görüş savunulur.

*Ne olduğundan çok nasıl olması gerektiği sorusuna yanıt arar.

*Sanat gerçeği yansıtan bir ayna olmaktan çıkıp gerçeği değiştiren bir unsur olmalıdır.

*Şiir her türlü dinsel ve töresel bağdan kurtulmalıdır.

*Kolektiflik, bireysellikten önce gelir.

* “Toplum için sanat” anlayışı benimsenmiştir.

*Şair, toplumun bir parçasıdır. Bu nedenle şiirlerini toplumsal kaygı ile yazmalıdır.

*Sanat, değişen sanayi toplumuna ayak uydurmalı; şiirde, makine sesleri, fabrika görüntüleri duyulmalıdır.

*Şair, ancak toplum şiirleri yazarak kendini geliştirebilir.  

* “Baskı, başkaldırı, sömürü, emek” gibi konular işlenmiştir.

*Dilin harekete geçiren gücünden yararlanılır.

*Söylev üslubu hâkimdir.

*Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek için yazılmıştır.

*O güne kadar görülmemiş, denenmemiş bir görsellik, karmaşık biçimli teknikler barındırır.

*Dizelerde “paralellik, simetrik akışlar, kırılmalar, sapmalar” vardır.

*Kimi şairler, dizelerin başlarını, klasik şiirde olduğu gibi hizaya getirir ve dize başlarında büyük harf kullanırlar.

*Kimi şairler ise kırılan dizeleri, yerine göre merdiven biçiminde yazar; söz dizeden dizeye geçerken cümle bitmemişse, o zaman dize başlarında küçük harf kullanılır; büyük harf, nesirde olduğu gibi, yalnız cümle başlarında kullanılır.

*Şairler, biçimden çok içeriğe önem vermişlerdir.

*Gelecekçilik (Fütürizm) akımından etkilenmişlerdir.

*Rus şair Mayakovski’den etkilenme görülür.

*Edebiyatımızda, Nazım Hikmet öncülüğünde gelişmiştir.

*Üç şekilde geliştiği görülür:
-Ölçülü - kafiyeli serbest nazım (Ahmet Haşim)
-Ölçüsüz - kafiyeli serbest nazım (Orhan Veli)
-Ölçüsüz - kafiyesiz serbest nazım (Orhan Veli, Sait Faik Abasıyanık)


Serbest Nazım Ve Toplumcu Şiirin Önemli Temsilcileri:
NÂZIM HİKMET, RIFAT ILGAZ, AZİZ NESİN, CEYHUN ATUF KANSU, AHMED ARİF, ERCÜMENT BEHZAT LAV, ARİF DAMAR, ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR, VEDAT NEDİM TÖR, ENVER GÖKÇE, ŞÜKRAN KURDAKUL, MEHMET BAŞARAN

----------------------------------------


GELECEKÇİLİK (FÜTÜRİZM):  

*Fütürizm, İtalyan şair Marinetti'nin 20. yüzyılın başlarında yayımladığı bildirge ile ortaya çıkar.
*Manifestosunda şu sözlere yer verilir:
"Bizler, müzeleri, kütüphaneleri yerle bir edip ahlakçılık gibi bütün yararcı korkaklıklarla savaşacağız. Biz dünyadaki gerçekten sağlıklı tek şeyi, yani savaşa ve ölüme götüren güzel düşünceleri yüceltiyoruz."
*Savaşı övmüşler ve geçmişi kötülemişlerdir.  
*Geçmişe ait tüm değerleri yıkmak istemişler; geleneksel olan her şeye karşı çıkmışlardır.
*"Makineleşmeye hayranlık; hız; ataklık; gemilere, trenlere, uçaklara övgü; savaşın güzelliği” temaları fütürist şairlerin başlıca dayanakları olmuştur.
*Bu akım, yaşamın sürekli ve hızlı bir değişim içinde olduğunu; sanatın da bu değişime ve hıza ayak uydurması gerektiğini savunur.
*Geleneksel sanat anlayışına karşı çıkarak, yeni anlatım yollarının ve biçimlerinin bulunması gerektiği görüşünü benimserler.
*Sanatın her dalına makineyi, hızı ve dinamizmi sokmak isterler.
*Edebiyatın hareketli ve kavgacı olmasını istemişlerdir.
*Şiirde temel öğelerin cesaret, isyan ve cüret olduğu savunulmuştur.
*Ölçülü, uyaklı şiiri reddederler.
*Serbest nazım biçimleriyle ve yepyeni sözcüklerle eserler vermeyi amaçlar; geleneksel dilbilgisi kurallarını dışlarlar.
*Fütürizm resim, heykel, mimarlık alanlarını da etkilemiş, ancak uzun ömürlü olmamış ve I. Dünya Savaşı'ndan sonra yerini Dadaizme bırakmıştır.
*Dünyadaki temsilcileri, Marinetti,  Mayakovski’dir.
*Türk Edebiyatında Nazım Hikmet, gelecekçi (fütürist) Rus şair Mayokovski’den etkilenmiştir.

  
----------------------------------------


MİLLÎ EDEBİYAT ZEVK VE ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR (1920-1950)

*Beş Hececiler ve bunların dışında Kemalettin Kamu, Arif Nihat Asya, Zeki Ömer Defne, Orhan Şaik Gökyay, Ahmet Kutsi Tecer gibi şairler, Cumhuriyet Dönemi’nde de Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirler yazmışlardır.

*Bunlar genelde bağımsız sanatçılardır.

*Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmıştır.

*Bu şiir anlayışının kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisi işlenir.  

*Genelde millî konulara yer verilir ve millî hisler ön plândadır.

*Anadolu ve Anadolu insanını anlatmayı sürdürmüşlerdir.

*Dönemin bazı şairleri, Kültür Haftası, Ağaç, Çınaraltı, Hisar gibi dergiler etrafında toplanmış; halk şiiri kaynağından beslenmiş; hece ölçüsü ve dörtlüklerle memleket sevgisini, kahramanlıkları yansıtan şiirler yazmışlardır.  

*Memleketin yüceltilmesi, övülmesi; memleket güzelliklerinin aktarılması bu şairlerin en önemli özelliğidir.  

*Bu anlayışın sanatçıları, Cumhuriyeti ileri götürecek zihniyetin Anadolu’nun kendi kültüründe saklı olduğu üzerinde durur.

*Sanatçıları halk şairlerinden ayıran belki de tek özellik Batı şiirinden etkilenmiş olmalarıdır.

*Halk edebiyatı geleneği, modern bir anlayışla devam ettirilmiştir.  

*Didaktik özellikler taşır.

*Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiş; yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunca Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.

*Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.

*Sade ve özentisiz olma tercih edilir.

*Eserler, temiz ve duru Türkçeyle yazılır.

*Şiirlerde hece ölçüsü ve ahenk unsurları başarıyla kullanılmıştır.

*Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar yer alır.

*Mahalli ve milli unsurlar, temanın anlatılmasında bir araç olarak kullanılmıştır.

*Bu anlayışta yazan sanatçılardan bazıları:  
AHMET KUTSİ TECER, ORHAN ŞAİK GÖKYAY, KEMALETTİN KAMU, ARİF NİHAT ASYA, ZEKİ ÖMER DEFNE, BEŞ HECECİLER (FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL, ENİS BEHİÇ KORYÜREK, HALİT FAHRİ OZANSOY, ORHAN SEYFİ ORHON, YUSUF ZİYA ORTAÇ), HİSARCILAR, NECMETTİN HALİL ONAN, ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI, BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR, HÜSEYİN NİHAL ATSIZ, ŞÜKUFE NİHAL BAŞAR

--------------------------------------------------


HİSARCILAR:

*Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda genelde milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şair ve yazarlardan oluşur.

*Yazar ve şairlerin çoğu ortak görüşlere sahip olmakla birlikte bir kısmı onlardan ayrılır.

*Genelde milli duyguları ve manevi değerleri öne çıkaran bir edebiyattan yana olmuşlardır.

*Milli değerlerin yaşatılmasını arzu ederler; ama aşırı ve tutucu değillerdir.

*Hisarcılar ilk şiirlerini “Çınaraltı” dergisinde yayımlamışlardır.

*Garip akımına karşı bir duruş sergilerler.

*Bu şair ve yazarlar daha sonra 1950 yılında çıkarılmaya başlayan “Hisar” dergisi etrafında toplanmışlardır.

*Dergi, 1980 yılına kadar aralıklı olarak 277 sayı çıkarılmıştır.

*Hisar'da 500'ü aşkın şair ve yazarın eserleri yayımlanmıştır.

*Hisarcılar, derginin ilk sayısında yayımlanacak bir bildiriyle "neler yapacaklarını açıklamak" yerine, zaman içerisinde "neler yapacaklarını gösterme"nin daha doğru olacağına inanmışlardır.

*Derginin kuruluşundan 16 yıl sonra Ankara Radyosu'nca hazırlanan bir programda derginin sanat anlayışını ve belli başlı ilkelerini ortaya koyarlar.

*Programa dergiyi temsilen Munis Faik Ozansoy, Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer, Mustafa Necati Karaer, Gültekin Sâmanoğlu ve Nevzat Yalçın katılır.

*Gecikmeli olarak ilân ettikleri ilkelere otuz yıllık yayın hayatı boyunca sıkı sıkıya bağlı kalmışlar ve kendilerini, diğer topluluklara karşı (Toplumcu gerçekçiler, Birinci Yeniciler (Garipçiler), Maviciler, İkinci Yeniciler) Türk şiirini ve dilini koruyan yegâne "kale" olarak görmüşlerdir.

*Hisarcılara göre sanatçı hiçbir ideolojinin sözcülüğünü yapmamalı ve bağımsız olmalıdır.  

*Sanat millî olmalıdır.

*Sanatta “asıl” olan yeniliktir. Fakat bu yenilik arayışı eskinin ret ve inkârı şeklinde olmamalıdır.

*Her alanda batı taklitçiliğine karşı çıkılmalı, gelenekler tümüyle reddedilmemelidir.  

*Sanat, siyasetin aleti olmamalıdır.  

*Dildeki kargaşaya son verilmelidir.

*Sanatçının kullandığı dil, yaşayan dil olmalıdır.  

*“Öztürkçe” akımına, masa başında kelime uydurulmasına karşıdırlar.

*Şiir olarak kalabildiği sürece şiirde, aruz, hece veya serbest biçim kullanılabilir.

*Şiirde yeni söyleyişlere ulaşmayı hedeflemişlerdir.

*Şiir feda edilmemek koşuluyla şiirde her konunun işlenebileceğini dile getirirler.

Hisarcı Sanatçılar:
MEHMET ÇINARLI, MUSTAFA NECATİ KARAER, BEKİR SITKI ERDOĞAN, GÜLTEKİN SAMANCI (SAMANOĞLU), İLHAN GEÇER, MUNİS FAİK OZANSOY, YAVUZ BÜLENT BAKİLER, ARİF NİHAT ASYA, BAHAETTİN KARAKOÇ, YAHYA AKENGİN, SEVİNÇ ÇOKUM, NÜZHET ERMAN, COŞKUN ERTEPINAR, NEVZAT YALÇIN, TARIK BUĞRA, MEHMET KAPLAN, CEMİL MERİÇ, SABAHATTİN ENGİN, H. RIDVAN ÇONGUR, NURETTİN ÖZDEMİR, RIZA POLAT AKKOYUNLU, MACİT BENİCE, SABAHAT EMİR, OYHAN HASAN BILDIRKİ, ŞEVKET BULUT, M. FAHRİ OĞUZ, NECMETTİN HACIEMİNOĞLU, M. NECATİ ÖZSU, MUHTAR KÖRÜKÇÜ, MAHMUT ÖZAY, FAİK BAYSAL, M. NECATİ SEPETÇİOĞLU, FEYZİ HALICI, MEHDİ HALICI, ÜLKÜ ULUIRMAK, BİLGESU DURU, BURHANETTİN MUZ, YUSUF MARDİN, ÖMER ATİLLA, METİN AND, ERGUN SAV, KAMURAN ÖZBİR, RÜŞTÜ ŞARDAĞ, MÜJGÂN CUMBUR, MEHMET ÖNDER, HİLMİ ZİYA ÜLKEN, TALAT SAİT HALMAN, İBRAHİM MİNNETOĞLU, İSMAİL GERÇEKSÖZ, AYLA ORAL, TURGUT ÖZAKMAN, HALİDE NUSRET ZORLUTUNA



 
İçeriğe dön | Ana menüye dön