AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-38 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-38


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-38


MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ – BAĞIMSIZ SANATÇILAR:


MEHMET AKİF ERSOY: (Mehmed Râgıf) (1873-1936)

*Milli Şair, İstiklâl Marşı ve Safahat şairi, gazeteci, milletvekili, devlet memuru, veteriner, eğitimci, hafız, vaiz

*İslâmcılık akımının önemli şahsiyetlerindendir.
*Sanat yaşamı boyunca herhangi bir edebî topluluk içerisinde yer almamıştır.

*Edebiyat hocası İsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri, şair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karşılamıştır.
*Yaptığı gezilerde köyü ve köylüyü yakından tanıma imkânı bulmuştur.
*Halkın dert ve meseleleri hakkında doğrudan bilgi edinir. Çözüm için kafa yorar.
*II. Meşrutiyet’in ilânından sonra arkadaşlarıyla Sırât-ı Müstakîm (Sebilürreşad) mecmuasını yayımlamaya başlar.
*Halkı edebiyat yoluyla uyandırmak ve aydınlatmak için çalışır.
*Mehmet Akif, Balkan savaşları sonrasında ve Millî Mücadele yıllarında camilerde vaazlar vermiştir.
*Sebil'ür-Reşad’ı Ankara’da çıkarması için Mustafa Kemal Paşa'dan davet gelmiş; Ankara’ya gitmiştir.
*Millî Mücadele’yi teşvik eden konuşma ve vaazlarını sürdürür.
*Millî marş yarışmasına gelen şiir beğenilmeyince Mehmet Akif’ten de bir marş yazması istenir.
*Mükâfat şartının değiştirilmesi üzerine Akif şiirini yazar ve meclisin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda “İstiklâl Marşı” kabul edilir.
*1923’te Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gider.
*Diyanet İşleri Reisliği, Kur’an-ı Kerîm’in tercümesi için Mehmet Akif’e teklifte bulunur.
*Bazı endişelerinden dolayı vasiyeti üzerine bu çalışma Mısır’da yakılmıştır.
*On yıldan fazla süren Mısır hayatı; büyük ıstıraplarla geçmiştir.

*Bugün elde bulunan ilk şiiri, 1892’de Baytar Mektebi’nde yazılmış “Destur” başlıklı bir terkibibent parçasıdır.  
*İlk şiirlerinde, Ziya Paşa, Muallim Naci ve Abdülhak Hâmid tesiri görülür.
*Bu şiirlerde yapı bakımından değişik şekil arayışları içinde olduğu, içerik bakımından birtakım metafizik meselelere meylettiği görülmektedir.
*Aynı şiir içinde konunun ve duyguların değişmesine göre, veznin, nazım şeklinin, hatta dil ve üslûbun da değişmesi yönünde denemeleri olmuştur.
*1908 sonrasında o zamana kadar sevdiği ve taklit ettiği tarzı bırakarak hayalden uzak, yalnız içinde yaşadığı toplumun meselelerine çözüm arayan bir şiir tarzını benimsemiştir.
*Hatta eski şiirlerinin elinde kalanlarını da ortadan kaldırmıştır.  
*Eserlerinde 'manzum hikâye' biçimine yönelmiş; köklü edebiyat kültürü, onun, gelişmeye açık bir şiir türünün öncüsü olmasını sağlamıştır.
*Bu yeni tarzını şu mısra ile ifade etmiştir: “Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.”  
*Şiirde hayalperestliği reddetmiştir.
*Şiirlerinde muhteva ön plana çıkar.
*Mehmet Akif, şiirlerinde Türk-İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu, sosyal-siyasal ve kültürel hayatı, bu hayatın çürüyen eksik yanlarını, realist bir bakışla dile getirmiştir.
*Mehmet Akif’in gezilerinde elde ettiği izlenim, tespit ve tahliller; şiirlerine realist ve canlı tablolar halinde aksetmiştir.
*Realist/natüralist anlayışı yansıtan şiir tarzını tercih etmiştir.
*"Toplum için sanat" anlayışına bağlıdır.
*Mehmet Akif’in şiiri, anlatıya ve öğüde dayanır.  
*Zaman zaman didaktizmi hafifleten bir mizah ön plana çıkar.  
*Zaman zaman da coşku ve içtenlik gibi öğeler şiiri söylev parçası olmaktan kurtarır.

*Türk şiirinde toplum meselelerine en çok eğilen şair olmuştur.  
*Akif, toplumdan yana, ahlâkçı ve idealist bir yol seçmiştir.  
*Bütün çıplaklığıyla gerçeği göstermekteki amacı, okuyucusunu insanların sorunlarına yöneltmektir.
*Yoksul insanların gerçek çehreleriyle yer aldığı şiirler, Türk edebiyatında ilk kez Mehmet Akif tarafından yazılmıştır, denebilir.
* “Cehalet, taassup, fakirlik, inançsızlık, köksüzlük” onun şiirinin en önemli konularıdır.
*Toplumsal özellikteki şiirlerinde zaman zaman lirizme ve mistisizme yer verdiği görülür.
*Şiirleri, genel anlamda İslâmî bir lirizme sahiptir.
*Tevfik Fikret’le başlayan, aruzun imâlesiz, ârızasız kullanılması Mehmed Âkif’in şiirleriyle zirveye ulaşır.
*Rahat bir Türkçe, Âkif’in şiirleriyle aruzun hemen her kalıbında ifadesini bulmuştur.
*Hece ölçüsünü hiç kullanmamıştır.
*Aruzu Türkçeye başarıyla uygulayan üç önemli sanatçıdan (Tevfik Fikret, Yahya Kemal) biridir.
*Nazmı nesre (şiiri düzyazıya) yaklaştırmada oldukça başarılıdır.
*Dilde sadeleşmeden yana olan tutumunu şiirlerinde ortaya koymuştur.
*Divan edebiyatı nazım biçimlerini, özellikle de mesnevi nazım biçimini kullanmıştır.

*İlk büyük destanı, “Çanakkale Şehitleri'ne“ başlıklı şiiridir. İkinci büyük destanı ise Bursa'nın işgali üzerine yazdığı “Bülbül“ adlı şiiridir. Üçüncü olarak da “İstiklâl Marşı”nı yazarak İstiklâl Savaşı'nı anlatmıştır.
*Mehmed Âkif, “Safahat adlı eseri ile tanınır.
*Safahat, eski ve yeni harflerle bir şiir kitabı olarak Türkiye’de en çok basılan eser olmuştur.
*Şair, İstiklâl Marşı'nı Safahat'a koymamıştır. Nedenini ise şöyle açıklar: "Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm".

*Yenilikçi bir şair olarak, yaşadığı dönemde görülen ölçüsüz yenilik eğiliminin bozucu etkilerine, şiirleriyle sınır çekmeye çalışmıştır.
*Aktif siyasetin içinde çok fazla yer almayan Akif, 2. Abdülhamid’in sıkıyönetiminin aleyhinde olmuştur.
* “Ümmetçi şair” olarak bilinir.
*Mehmed Âkif'in düşünsel gelişiminde de en belirleyici öğe onun çağdaş bir İslamcı oluşudur.
* “Irkçılık” manasındaki kavmiyete karşı çıkmıştır.
*İslâm’ı, çağındaki meselelere en isabetli çözümler üretecek bir dünya nizamı olarak ele almıştır.
*Şiirlerinin bir kısmında, Kur’an ve hadis gibi dinin temel kaynaklarından hareket eder.
*Akif; Doğu ve Batı müziğiyle, sporla (gülle atma, güreş, yürüyüş) uğraşan; hoşsohbet, zeki ve nüktedan bir insan olarak tanınmıştır.
*Ayrıca, verdiği sözleri her şartta tutmasıyla tanınır.
*Yazdıklarıyla hayatı arasında tam bir uyum vardır.
*Mehmed Âkif’in bazı şiirleri sanatkâr dostları tarafından bestelenmiştir.
*Tarık Buğra’nın, Firavun İmanı adlı romanının kahramanlarından biri de Mehmet Akif’tir.

>>> ESERLERİ:

Manzum Eserleri: Safahat (Manzume külliyatının genel adı.)
1. Safahat: Birinci Kitap
2. Safahat: İkinci Kitap / Süleymaniye Kürsüsünde  
3. Safahat: Üçüncü Kitap / Hakkın Sesleri  
4. Safahat: Dördüncü Kitap / Fatih Kürsüsünde  
5. Safahat: Beşinci Kitap / Hâtıralar
6. Safahat: Altıncı Kitap / Âsım
7. Safahat: Yedinci Kitap / Gölgeler

Not: Mehmed Âkif’in gençlik devrinde ve sonraki yıllarda yazdığı, ancak Safahat’a almadığı şiirleri de vardır.

Mensur Eserleri: Tefsîr-i Şerif, Hadîs-i Şerif, Kur’an’dan Âyetler, Vaazlar, Makaleler

Tercüme: Müslüman Kadını, Hanoto’nun Hücumuna Karşı Şeyh Muhammed Abduh’un İslâm’ı Müdafaası, İslâmlaşmak, İslâm’da Teşkîlât-ı Siyâsiyye, İçkinin Hayât-ı Beşerde Açtığı Rahneler, Anglikan Kilisesine Cevap

Eserlerindeki Manzum Hikâyeler:
Hasta, Küfe, Meyhane, Seyfi Baba, Hasır, Mahalle Kahvesi

Yapay Destan: Çanakkale Şehitlerine

On Ciltlik Mehmed Âkif Külliyatı:
I-IV: Safahat’ın tamamı ile Safahat dışında kalmış bir kısım şiirleri
V: Makaleler ve Tercümeler
VI-VIII: Tercümeler
IX: Tefsîr-i Şerif, Hutbe, Vaaz ve Mektuplar
X: Hayatı, Seciyesi, İdeali, Sanatı ve Eserleri’ne Dair Yazıların Derlemeleri

----------------------------------------


YAHYA KEMAL BEYATLI: (Ahmet Agâh) (1884-1958)

*Şair, yazar, öğretmen, milletvekili, düşünür, siyasetçi, diplomat
*İstanbul şairi

*Milli Edebiyat akımını desteklese de bağımsız bir sanatçı olarak kalmıştır.
* “Nev-Yunanilik” isimli bir oluşuma ön ayak olmuştur.

*Yahya Kemal’in yetişmesinde, Üsküp’ün ve annesinin rolü büyüktür.  
*İrtika ve Ma‘lûmat dergilerinde “Âgâh Kemal” imzasıyla şiirleri çıkar.
*Çeşitli edebiyat ve mûsiki meclislerine de devam eder.
*Devrin siyasî akımlarına kapılıp neslinin birçok genci gibi Paris’e kaçmış; Jön Türklere katılmış ve eğitimine Fransa’da devam etmiştir.
*Herhangi bir diploma sahibi olmadan, fakat zengin bir sanat ve tarih kültürüyle İstanbul’a dönmüştür.
*1910’dan beri yazmakta olduğu şiirlerini ilk defa 1918 yılında “Yeni Mecmua” adlı dergide yayımlamış; Türk edebiyatının baş aktörleri arasında yer almıştır.
* “Dergâh” dergisinin kuruluşunda yer almıştır.
*Ankara’ya geçip, “Hâkimiyet-i Milliye” gazetesinde başyazarlık yapmıştır.
*Yazılarıyla Milli Mücadele'yi desteklemiştir.

*Yahya Kemal’in sanat, edebiyat ve tarih görüşlerinin oluşumunda Paris’te geçirdiği yılların etkisi büyüktür.
*Burada, Fransız romantiklerini, realist romancıları, sembolist ve parnasyen şairleri takip etmiştir.
*Devrin meşhur tarihçilerinin yazılarını ve derslerini takip eder.
*Edebiyat ve tarih alanlarında yeni anlayışlar edinir.
*Servet-i Fünûn şiirinden uzaklaşır.  
*Yeni bir şiir dili kurmayı amaçlamıştır.  
*Divan şiirini ihya etmeyi, ondan pürüzsüz, saf mısralar elde etmeyi planlamıştır.
*Yahya Kemal, Ziya Gökalp’in ırkî değerlere dayanan görüşü yerine “millî tarih” kavramını Anadolu toprakları üzerinde başlatmıştır.
*Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra ortaya koydukları yeni medeniyet ve bu medeniyeti meydana getiren unsurlar üzerinde durmuştur.

*Yahya Kemal, saf (öz) şiir anlayışının kurucularındandır.
* “Neo-klasik” bir şair olarak görülür.
*O bir “sentez” şairidir.
*Klasik Türk şiiri ile Batı şiirini birleştirip kendine özgü bir şiir anlayışı oluşturmuştur.
*Geçmiş değerlere bağlı, gözü Batı’da; klasik fakat klişe olmayan şiirler kaleme almıştır.
*Kimi şiirleri klasik, kimileri romantik, bazısı sembolist, pek çoğu parnasyen olarak kabul edilir.
*Daha çok lirik şiirleriyle tanınmıştır. Epik şiirler de yazmıştır.  
*Yahya Kemal’in şiir görüşü, dil mükemmeliyeti ve mûsikiye dayanır.
*Şiiri, “musikiden başka türlü bir musiki” olarak tanımlamıştır.
*En uygun sözcüğü bulana kadar bir şiiri bitmiş olarak kabul etmez.  
*Sözcüklerin yerli yerinde kullanılmasına özen göstermiştir.
*Şiir ile düz yazının tamamen birbirinden farklı olduğunu düşünmüş ve bu yüzden nazmı nesirden uzaklaştırmıştır.
*Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şiir oluşturmuştur.
*Divan şiirini çağdaş bir yorumla veren şiirleri vardır.  
*Eski şiiri tekrar yaşatmış bir şairdir.
*Divan edebiyatını biçimsel bağlamda kullanmıştır.
*Şarkı, rubai, murabba ve gazel gibi nazım biçimlerinin yanında Batılı nazım biçimlerini de kullanmıştır.
*Dili, zaman zaman sadeleşir, zaman zaman ağırlaşır.
*Yahya Kemal, Türkçeyi aruza başarıyla uygulamış ve “Ok” şiiri dışındaki tüm şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.

*Türk şiirinin neo-klasizminin örnekleri kabul edilen eski tarz şiirlerinde Yahya Kemal, eskinin yaşama zevki ile rindlik felsefesini dile getirmek istemiştir.
*Eserlerinde temel fikir, “Türk milletini oluşturan kıymetlerin, bin yıllık bir zamanda, vatan toprağında, kan, ter ve gözyaşı ile yoğrulmasından doğuşu”dur.  
*İşlediği başlıca konu ve temalar: İstanbul, Osmanlı Devleti’nin tarihi ve medeniyeti, yurt sevgisi, aşk, tabiat, musiki, mimari,  tarih, kahramanlık, ölüm, sonsuzluk.  
*Şiirlerinde Osmanlıya olan hayranlığını yansıtmıştır.

*Ondaki İslâmî duyguların kaynağı, Üsküp hâtıraları ve annesi Nakıye Hanım’dır.
*İstanbul’dayken dine karşı şiddetli bir tepki duymuştur.
*Bir müddet Yakup Kadri ile beraber “Nev-Yunânîlik” fantezisine kapılır.
*Ona göre, Akdeniz havzası içinde bir Greko-Romen medeniyeti, ortak kültürümüzün kaynağını teşkil edebilirdi.
*Bu düşünce, Balkan ve I. Dünya savaşlarının acı gerçeğiyle sona ermiştir.
*Şair, birçok millî değer gibi dinî duyguları da yeniden kazanır.
*Sanatta ve edebiyatta, millî ve manevî değerlere bağlı kalmıştır.
*Eserlerini hayattayken kitap halinde bastırmadığı için “esersiz şair” olarak nitelendirilmiştir.
*Şiirlerinin birçoğu ünlü bestekârlar tarafından bestelenmiştir.
*Türk kültür tarihinde geniş bir yankı uyandıran "mektepten memlekete dönmek" çağrısının sahibidir.
-“Türkçe ağzımda anamın ak sütü gibidir.” (Türkçe sevgisi)
-“Mısra benim şahsiyetimdir.” (dil ve söyleyişte titizlik)

>>> ESERLERİ:

Not: Yahya Kemal’in eserlerinin kitap haline gelişi, ölümünden sonra İstanbul’da kurulan Yahya Kemal Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir.

Şiir: Kendi Gök Kubbemiz (yeni tarz şiirleri), Eski Şiirin Rüzgârıyle (divan tarzı şiirleri), Rubâîler ve Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş (iki kitap), Bitmemiş Şiirler

Nesir: Azîz İstanbul (İstanbul hakkında yazıları), Eğil Dağlar (Millî Mücadele hakkında yazıları), Edebiyata Dâir, Târih Musâhabeleri, Mektuplar-Makaleler

Hikâye: Siyasi Hikâyeler  

Biyografi: Siyasi ve Edebî Portreler  

Anı: “Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebî Hâtıralarım”

Ünlü Şiirleri: Sessiz Gemi, Süleymaniye’de Bayram Sabahı, Akıncılar, Açık Deniz, Mohaç Türküsü, Ok, Kocamustafa Paşa, Bir Başka Tepeden


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön