AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-47 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-47


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-47


c. BİREYİN İÇ DÜNYASINI (İÇ GERÇEKLİĞİ)
ESAS ALAN ESERLER:

(PSİKOLOJİK ESERLER)

*Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar, insan gerçekliğini farklı bir bakışla anlatmak istemişlerdir.

*Toplumcu gerçekçilerden farklı olarak insan gerçekliğini toplumsal yönüyle değil; psikolojik yönüyle anlatma gayreti içine girmişlerdir.

*Modern hayatın insan üzerindeki etkilerini tespit ederler.

*Olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını anlatmışlardır.

*Bunları yaparken psikoloji, psikoanalitik (psikoanaliz) gibi bilimlerden ve dolayısıyla Freud’un görüşlerinden faydalanmışlardır.

*Yazarlar, bireyin iç dünyasını anlatmak için, düş analizi (bireyin gördüğü rüyayı içerik olarak çözümlemek) ve bilinç akışı (insanın zihninden geçirdiklerini, çağrışımları, sınır koymadan, doğrudan peş peşe anlatmak) yolarından yararlanmışlardır.

*Bireyin yaşadığı olayların temelinin onun iç dünyasında gizli olduğundan hareket etmişlerdir.

*Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde bireysel çözümlemeler önemli yer tutar.

*Toplumda bireyin yabancılaşması anlatılırken sosyo-ekonomik yönden çok, bireyin ruh durumu analiz edilmeye çalışılmıştır.

*Psikolojik roman ve öyküde yazarın dikkati, bireyin iç dönüşümlerine ve manevi olarak yeniden doğuşuna yönelmiştir.

*Bu yüzden olay örgüsüne bağlı merak unsuru ikinci planda kalmış, bireyin ruh hali ve iç çatışmaları gerçekçi psikolojik tasvirlerle verilmiştir.

*Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde; “bunalım, yabancılaşma, bireyin toplumla hesaplaşması, yalnızlık, sıkıntı, bilinçaltı, bireysel sorgulamalar, evrenin düzeni” gibi konular ele alınır.

*İç dünya çoğu zaman yazarın kendi iç beni, bazen de başka insanların iç benleri olmuştur.

*Mekân, olay ve zaman birey üzerindeki etkisiyle birlikte verilir.

*Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde, çağrışımlara açık, sanatsal bir üslupla ruh tahlillerine yer verilir.

*Bu gruptaki yazarlar eserlerinde özellikle iç konuşma, bilinç akımı gibi teknikleri kullanırlar.

*Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde yerine göre daha sanatsal ve kapalı bir dil kullanılmış, çağrışımlara yer verilmiştir.

*Bireyin iç dünyasını ele alan yazarlar,  genelde Çehov tarzı hikâyeler yazmışlardır.

*Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde insana özgü gerçekçilik ön plandadır.

*Birey kavramından yola çıkarak toplumu açıklayan ve yönlendiren eserler verilmeye çalışılmıştır.


BİREYİN İÇ DÜNYASINI ESAS ALAN BAZI SANATÇILAR:
PEYAMİ SAFA, TARIK BUĞRA, ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR, AHMET HAMDİ TANPINAR, MUSTAFA KUTLU, SELİM İLERİ, SEMİHA AYVERDİ, SAMET AĞAOĞLU, MEMDUH ŞEVKET ESENDAL, HALİKARNAS BALIKÇISI



BİREYİN İÇ DÜNYASINI ESAS ALAN BAZI SANATÇILAR İLE İLGİLİ AYRINTILAR:

Peyami Safa:
*Dar ve kapalı mekânlarda az sayıda kahraman ve basit olay örgüsü ile kurduğu başarılı psikolojik romanlarıyla tanınmıştır.
*Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Matmazel Noralya’nın Koltuğu, Yalnızız, Bir Tereddüdün Romanı adlı eserleri bu grupta sayılabilir.

Ahmet Hamdi Tanpınar:
*Yazarın olay ve karakter romanı olmaktan çok karmaşık ruh durumlarını tasvir eden “Huzur” adlı eseri, yer yer özel yaşamına ait izler taşıması, İstanbul’un doğal ve tarihi zenginliğini yansıtması açısından önemlidir.
* “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” adlı eser ise psikolojik niteliklerinin yanı sıra Türk modernleşmesine getirdiği ironik eleştirisiyle Türk romanının kilometre taşlarındandır.
*Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler (roman), Abdullah Efendi’nin Rüyaları (öykü)

Tarık Buğra:
*1950 sonrasının önde gelen yazarlarından olan Tarık Buğra’nın “İbiş’in Rüyası” adlı romanı bir sanatçının iç dünyasını anlatması bakımından önemlidir.
*Bir Milli Mücadele romanı olan “Küçük Ağa” da roman kahramanının psikolojik değişim süreci, sağlam bir kurgu ve başarılı bir anlatımla verilmiştir.
*“Osmancık” ta Osmanlı’nın kuruluş devrini anlatmıştır.
*Öykülerinde aşk ve aile hayatı gibi bireysel konuları işlemiştir.
*Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur, İki Uyku Arasında (hikâye)

Mustafa Kutlu:
*Son otuz yılın en önemli öykü yazarlarından olan Mustafa Kutlu, hikâyedeki yeni biçim ve üslup denemeleriyle dikkat çekmiştir.
*“Uzun hikaye” tarzını geliştiren yazar, eserlerinde insanın derinliğine yönelmiş; rüya ile gerçek arasında geçmişi arayan, zamanı ve eşyayı sorgulayan bir bireyi anlatmıştır.
*Canlı diyaloglar, iç konuşmalar, yerel sözcükler ve geleneksel anlatı unsurları yazarın üslubunu ilgi çekici hale getirmiştir.
*Ortadaki Adam, Yoksulluk İçimizde, Hüzün ve Tesadüf, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Ya Tahammül Ya Sefer, Kapıları Açmak

Samiha Ayverdi:
*Eserlerinde özellikle geçmiş- şimdi çatışması, Batılılaşma ile birlikte meydana gelen değişimin aileyi olumsuz etkilemesi, bireyin iç dünyasından hareketle verilir.
*İnsanı anlatırken özellikle onun yücelerek ilahi aşka yönelmesi ve insan-ı kamil olması üzerinde durulur.
*İbrahim Efendi Konağı, Aşk Bu İmiş, Son Menzil, Mesihpaşa İmamı

Abdülhak Şinasi Hisar:
*“Fehim Bey ve Biz” adlı romanı hem kişisel hem toplumsal nedenlerden dolayı gerçekle ilişkisi hastalıklı hale gelen bunalımlı bireyi anlatan bir eserdir.

----------------------------------------


ç. MODERNİZMİ ESAS ALAN ESERLER

*Sanat, mimari ve edebiyat alanında on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren adından söz ettirmeye başlayan modernizm, yirminci yüzyılın birinci yarısında etkili olmuştur.

*Modernizmin doğuşunda, 1. ve 2. Dünya Savaşlarının yıkıcı etkileri büyük rol oynamıştır.

*Modernizm; “bilimsel, siyasal, kültürel gelişmelerle ve sanayi devrimiyle birlikte hareketlenen büyük toplumsal değişime eşlik eden zihniyet” için kullanılan terimdir.

*Modernizm, geçmişe karşı şimdiki zamanın yüceltilmesini ifade eder.

*Temelde dayandığı fikir; geleneksel olanın bir kenara bırakılıp yeni bir kültür icat edilmesi gerektiğidir.

*Geleneksel yapı ve anlatım reddedilerek “yeninin ortaya çıkarılması” anlayışı hâkimdir.

*Geleneksel olan, günün anlayışına uydurulur.

*Modernizmle birlikte gerçeklerin göründükleri gibi olmadığı düşünülmüştür.

* “Yerleşik kurallara ve toplumun bayağılığına isyan” düşüncesi ağırlık kazanmıştır.

*Duygu, düşünce ve davranışlarıyla insanın karmaşık bir varlık olduğu kabul edilmiştir.

*Bireyin hayatının huzursuzluk üzerine kurulduğu düşünülmüş; “yalnızlık, toplumdan kaçış, kişinin bunalımları, toplumla çatışma, karmaşık ruh halleri, yerleşik değerlere isyan”  gibi konulara yer verilmiştir.

* “Olay”, “karakter” ve “çevre” önemsizleştirilmiş; “simge”, “imge”, “ritim” ve “bakış açısı” gibi öğeler öne çıkarılmıştır.

*Dil ve anlatımda gelenekselin dışında arayışlara gidilir.

*Düzyazıda, şiire özgü söyleyişlerden yararlanılır.

*Simgelere, mitolojiye, efsanelere, mistisizme ve fanteziye yönelme olur.

*Çağrışımlar ve semboller kullanılır.

*Alegorik (simgesel)  anlatıma önem verilir.

*Toplumsal dünyayının yalın bir biçimde anlatılmasından kaçınılır.

*Tarih yerine efsaneler tercih edilir.

*Eserlerde bilinç akışı, iç konuşma ve iç diyalog gibi teknikler kullanılır.

*Diyaloglara ve hikâye etmeye pek yer verilmez.

*“Bilinç akışı” tekniğinde kişilerin düşünceleri, mantıksal ve zamansal olarak bağlantısız sıçramalar yapar.

*Kişi, aynı zaman dilimi içinde, değişik zaman dilimlerini yaşar.

*Kişilerin psikolojik özellikleri ön plandadır, toplum içindeki yerleri ve değerleri pek önemsenmez.

*İnsan, karmaşık bir varlık olarak sunulur.

*Modernizmi esas alan hikâyelerde esas olan, olayın birey üzerindeki etkisini anlatmaktır.

*Modernizmi esas alan eserler, varoluşçuluk akımından etkilenmiştir.

*Varoluşçuluğa göre, birey kendi özünü arar, kendisi olmaya çabalar ve bu bakımdan birey, yaşadığı toplumla çatışma içindedir.

*Varoluşçuluk, eserlerde özellikle küçük burjuva aydınının ruhsal bunalımlarının işlenmesine neden olmuştur.

*Modernist edebiyat bu yüzden “bunalım edebiyatı” olarak da adlandırılmıştır.

Modernizmi Esas Alan Eserler Veren Bazı Sanatçılar:
SAİT FAİK ABASIYANIK, YUSUF ATILGAN, OĞUZ ATAY, ORHAN PAMUK, HALDUN TANER, ADALET AĞAOĞLU, İNCİ ARAL, PINAR KÜR, BUKET UZUNER, BİLGE KARASU, NEZİHE MERİÇ, VÜSAT ORHAN BENER, FERİT EDGÜ, NAZLI ERAY, AYŞE KULİN, LEYLA ERBİL, ELİF ŞAFAK, HASAN ALİ TOPTAŞ, PERİDE CELAL, İLHAN OKTAY ANAR, ERHAN BENER, AHMET ALTAN, SELİM İLERİ, NEDİM GÜRSEL, AYLA KUTLU, RASİM ÖZDENÖREN, FÜRUZAN, TAHSİN YÜCEL, OYA BAYDAR, İHSAN OKTAY ANAR, LATİFE TEKİN, ELİF ŞAFAK, METİN KAÇAN


Modernizmi Esas Alan Bazı Eserler:
Oğuz Atay -  Tutunamayanlar (Postmodern özellikler içerir)
Yusuf Atılgan - Anayurt Oteli
Ferit Edgü -  Hakkâri’de Bir Mevsim
Latife Tekin - Sevgili Arsız Ölüm
Nazlı Eray - Ay Falcısı, Beyoğlu’nda Gezersin
Bilge Karasu – Gece, Kılavuz
Orhan Pamuk - Kara Kitap, Yeni Hayat
Adalet Ağaoğlu - Bir Düğün Gecesi
Nezihe Meriç - Alagün Çocukları
Füruzan - Parasız Yatılı


MODERNİZMİ ESAS ALAN BAZI SANATÇILAR İLE İLGİLİ AYRINTILAR:

Sait Faik Abasıyanık:
*İlk hikâye kitabı “Semaver”den sonra bireye ve onun iç dünyasına eğilmiştir.
*Özellikle “Alemdağda Var Bir Yılan” adlı eseri gerçeküstücü özellikler taşıyan öykü kitaplarından biridir.
*Eserlerinde küçük ve sıradan insanların yaşamını, ada ve deniz insanlarını, tabiat güzelliklerini anlatmıştır.
*Konu ve olaydan çok yaşanan anları aktarmaya önem verir.
*Sarnıç, Son Kuşlar, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut


Oğuz Atay:
*İlk romanı "Tutunamayanlar"da küçük burjuva dünyasına ironiyle yaklaşmıştır.
*Bu eserinde yenilikçi ve çağdaş Batı romanının bazı tekniklerinden ustaca yararlanmıştır.
*İç konuşma, bilinç akışı, düşler ve değişik söylemlerden oluşan metinler düzleminde karmaşık bir gerçeklik kurar.
*Romanın içinde dağılmış ayrıntı, gözlem ve çağrışımlar, bütüne egemen olan bilinçli bir kurgunun öğeleridir.
*Tehlikeli Oyunlar, Korkuyu Beklerken, Bir Bilim Adamının Romanı


Orhan Pamuk:
*Nobel Edebiyat Ödülü almış sanatçımızdır. (2006)
*İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları‘nda Nişantaşı'nda yaşayan bir ailenin üç kuşak boyunca yaşadıklarını tarihsel bir kurgu içerisinde ele almıştır.
*Nişantaşı'nın burjuvadan bir ailesinin düşünceleri, yaşam biçimi romanda değerlendirilmiştir.
*İkinci eseri Sessiz Ev, Cevdet Bey ve Oğulları romanının devamı olarak görülebilir.
*Postmodern toplum yapısı çizen Pamuk bu kitabında da bir ailenin yaşamını ve düşüncelerini kendine özgü melankolik üslubuyla anlatır.
*Kara Kitap adlı eseri, gerek kurgusu gerekse konu anlatımı ile sanatçının romancılığında yeni bir boyut açmıştır.
*Postmodern romancılığı tarihsel romancılıkla kaynaştırmaya çalışmıştır.
*Benim Adım Kırmızı, Beyaz Kale, Yeni Hayat, Kar, Masumiyet Müzesi


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön