AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-37 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-37


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-37


MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI-3


YUSUF AKCURA: (1876-1935)

*Yazar, asker, öğretmen, gazeteci, tarihçi, siyasetçi
*Türkçülük akımının öncülerindendir.

*Jön Türk hareketi ile tanışmış ve Şûrâ-yı Ümmet gazetesinde yazılar yazmıştır.  
*1903’te meşhur “Üç Tarz-ı Siyâset” makalesini kaleme alır.
*Çeşitli gazetelerde çıkan yazılarıyla Rusya Türklerinin mücadelelerine katkı sağlar.
*“Cedîdciler” arasında yer alır.  
*“Rusya Müslümanları” adlı siyasî harekete de fiilen katılmıştır.  
*Türkçülükle ilgili derneklerin hemen hepsinin kurucuları içinde yer alır.
*Türk Yurdu Cemiyeti’nde ve Türk Yurdu dergisinde dikkat çeker.  
*Millî Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçmiştir.  
*Cumhuriyet’in ilânından sonra Atatürk’ün yakın çevresinde yer alır.  

*Yusuf Akçura, sanatçı kimliğinden çok, siyaset adamı kimliğiyle öne çıkmıştır.
*Türk kültürü ve tarihine dair okuduğu eserlerle milliyetçiliği ve Türkçülüğü benimsemiştir.
*Türk tarihi ve Türkçülük, Osmanlı tarihi ve Yakınçağ Avrupa tarihi konularında pek çok makale yazmıştır.
*Üç Tarz-ı Siyâset’teki düşünceleri ve yazdıkları, onu “pantürkist” veya “pantürkizmin babası” olarak tanıtmıştır.  
* “Üç Tarz-ı Siyaset”, Türkçülüğün manifestosu kabul edilmektedir.
*Rusya Türkleri arasındayken “hissi” olan düşünceleri; Paris’te hoca ve arkadaşlarının tesiriyle gelişip olgunlaşmıştır.
*Devleti kurtarmak için milliyetçilikten başka çıkar yol bulunmadığını düşünmektedir.
*Akçura’nın Türkçülüğü, Balkanlardan Çin’e kadar çeşitli ülkeleri kapsamaktadır.
*Osmanlı Devleti ise Türk dünyasının ancak bir parçasıdır.
*Türkçülüğün bir diğer kurucusu Ziya Gökalp'ın devletçi milliyetçiliğinden farklı olarak, alt sınıfların entegre edilmesini ön gören sosyal içerikli, "burjuva" türü bir milliyetçilik tasarlamıştır.
*Alaycı ve eleştirici bir karaktere sahip bulunan Akçura’nın fikirleri, Cumhuriyet Türkiye’sinin fikrî kuruluşunda da etkili olmuştur.
*Zaman zaman sosyalist fikirleri Türkçülük fikriyle bağdaştırmaya çalıştığı görülür.
*Ona göre, “Tarih, soyut bir ilim değildir. Tarih hayat içindir. Tarih milletlerin, kavimlerin varlıklarını korumak, kuvvetlerini ortaya çıkartmak içindir.”
*Akçura’nın Türkçü düşünce tarihindeki yeri, çağdaşı olan Ziya Gökalp’in gölgesinde kalmıştır.


>>> ESERLERİ:

Aydınlara Düşen Vazife; Darülhilafet Mektupları; Eski Şûrâ-yı Ümmet’te Çıkan Makalelerimden; Hatıralarım; Matbaa-i Kader; Mevkufiyet Hâtıraları; Muasır Avrupa'da Siyasi ve İctimai Fikirler ve Cereyanlar; Osmanlı Devleti’nin Dağılma Devri; Osmanlı Saltanatı Müessesâtı Târihine Dair Bir Tecrübe; Rusya’daki Türk-Tatar Müslümanlarının Şimdiki Vaziyeti ve Emelleri; Siyaset ve İktisat; Suriye ve Filistin Mektupları; Şark Meselesine Dair; Ta Kendim yahut Defter-i Âmâlim; Târîh-i Siyâset; Türk, Cermen ve Islavların Münasebat-ı Tarihiyeleri; Türkçülüğün Tarihi; Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri; Türk Yılı 1928; Türk Yıllığı; Ulûm ve Târih; Üç Haziran Vak’a-i Müessifesi; Üç Tarz-ı Siyaset; Zamanımız Avrupa Siyasi Tarihi

----------------------------------------


RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI: (1869-1949)

*Şair, yazar, doktor, felsefeci, siyasetçi
* “Feylesof” lakabıyla tanınır.

*Dr. Rıza Tevfik, çok cepheli bir kişiliğe sahiptir.  
*Küçük yaşlarından itibaren edebiyat ve şiirle yakından ilgilenmeye başlamış; öğrencilik yıllarında yöneldiği felsefe merakı da ömrünün sonuna kadar devam etmiştir.
*Bektaşî Tekkesi'ne bağlıdır.
*Hareketli bir siyasi hayatı olmuştur.
*II. Meşrutiyet’in ilân edildiği günlerde İstanbul halkına meşrutiyet ve hürriyeti anlatan nutuklar vermiştir.
*Devrin belli başlı gazete ve dergilerinde şiirler, edebiyat ve felsefe ile ilgili makaleler yazar.
*Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyette yer almış; uzun süre yurt dışında sürgün kaldıktan sonra dönerek gazetelerde, edebiyat, sanat ve estetikle ilgili yazılar yayımlamıştır.  

*Bugün daha çok şiirleriyle tanınır.
*Önceleri Abdülhak Hâmid, Hugo ve Lamartine gibi romantik şairlerin etkisi ile -aruz vezniyle- şiirler yayımlamıştır.
*Bu şiirler daha çok ferdî ıstıraplarına bağlı temalar çevresinde dolaşır.
*Hece vezniyle yazdığı lirik (duygulu, içten) koşma ve nefesleriyle şöhret kazanır.
*Sanatçı, gelenekten ustaca yararlanır.
*Türk folklor ve sanatı ile de yakından ilgilenmiştir.
*Rıza Tevfik, araştırmaları sonunda tekke ve halk edebiyatı örneklerini keşfetmiştir.
*Halk edebiyatının tanıtılması ile ilgili çalışmalar yapmıştır.
*Makaleler yayımlayarak Millî Edebiyat hareketine zemin hazırlamıştır.
*Servet-i Fünûn geleneğinden, halk edebiyatı alt yapısıyla, Milli edebiyata geçiş yapmıştır.
*Millî Edebiyat akımı dâhilinde sade Türkçe ile beğenilen şiirler yazmıştır.
* “Parmak hesabı şiir”i oturtmuştur.  
*O, şiirinde Türkçülük ve Turancılık düşüncesine kapılmaz.
*Yaşadığı toplumun meseleleriyle yakından ilgilenmeye başlar.
* “Tarih, vatan sevgisi, gurbet, tabiat güzellikleri ve aşk” olmak üzere toplumsal, dinî ve felsefî birçok tema ile şiirler yazar.
*Sanat anlayışı olarak sübjektivizmi benimser.  
*Edebî sanatlara başvurmaz; doğrudan doğruya dış dünyadaki varlıkların ruhunda uyandırdığı tesirleri aksettirir.
*İzlenimlere dayalı bir sanat anlayışını savunur.  
* “Uçun Kuşlar” en tanınmış şiirlerindendir.
*Samimiyet, onun şiirlerindeki en önemli özelliktir.
*Oldukça geniş bir felsefî birikime sahiptir.
*Bilgi birikimini ortaya koyduğu dikkate değer makaleler yazmıştır.  

>>> ESERLERİ:

Araştırma-İnceleme: Textes houroûfîs, Mufassal Kāmûs-ı Felsefe, Abdülhak Hâmid ve Mülâhazât-ı Felsefiyyesi, Rıza Tevfik’in Sanat ve Estetikle İlgili Yazıları

Ders Notları: Felsefe Dersleri, Mâba‘dettabiiyât Derslerine Ait Vesâik, Ontoloji Mebâhisi, Estetik, Bergson Hakkında

Şiir: Serâb-ı Ömrüm, Ömer Hayyam ve Rubaileri (Çeviri)

Biyografi: Tevfik Fikret Hayatı, San’atı, Şahsiyeti  

Hatıra: Biraz da Ben Konuşayım

Makale: Rıza Tevfik’in Tekke ve Halk Edebiyatı ile İlgili Makaleleri.  

----------------------------------------


HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER: (1885-1966)

*Yazar, şair, hatip, öğretmen, devlet adamı, siyasetçi
*"Millî Hatip" ve "Cumhuriyet Hatibi" olarak tanınır.

*Tanrıöver soyadını kendisine Atatürk vermiştir.
*Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti, Türk Ocağı ve Türk Bilgi Derneği gibi kuruluşların faaliyetlerine katılmıştır.
*Uzun süre Türk ocaklarının başkanlığını yapar.
*İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali sebebiyle İstanbul’da düzenlenen protesto mitinglerinde konuşmalar yapar.
*Ankara’ya gidip Millî Mücadele’ye katılır.  
*Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde Millî Mücadele’yi savunan yazılar yazmıştır.
*İstiklâl Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millî marş olarak kabul edilmesi için özel bir çaba harcamıştır.

*Edebiyata Galatasaray Lisesinde yazdığı şiirlerle başlamıştır.
*Hamdullah Suphi’nin “Nâmık Kemal” isimli ilk şiiri başka bir adla, Jön Türkler’in Paris’te çıkardığı Şûrâ-yı Ümmet dergisinde yayımlanmıştır.
*Gençlik yıllarında Nâmık Kemal’in etkisi altında hamasi manzumeler yazar.
*Fecr-i Âtî topluluğuna katılır.  
*Tevfik Fikret ve Cenab Şahabeddin’in etkisinde, aşk ve tabiat konulu şiirler yazar.
*Mizaha da ilgi duyar.
* “Toplu İğne, Yutmaz, Hasad, Keçiboynuzu, İstanbulin ve Münekkid” gibi takma adlarla manzume ve yazılar yayımlar.
*Dilde sadeleşme konusunda Genç Kalemler dergisi yazarlarını tutar ve bu derginin yazı kadrosuna katılır.
*Millî edebiyat akımına dâhil olur.
*Aruzu terkedip heceyle ve sade bir dil kullanarak şiirler yazar.
*Çeşitli gazete ve mecmualarda, şiir, hikâye, makale ve edebî tenkitler yayımlamıştır.
*Hamdullah Suphi’nin şöhret kazanmasında “hitabeti” ön plandadır.
*Yeni Türkiye’yi ve Cumhuriyet inkılâplarını öven konuşmalarıyla halk kitlesi üzerinde etkili olmuştur.
*Türk Ocağı başkanı olarak Türkçülük ve milliyetçilik meselelerinde önemli çalışma ve konuşmalarıyla tanınır.
*Sağlam bir tarih bilgisi ve şuuruna sahiptir.
*Türkçülük ülküsünün en ateşli savunucularından olmuştur.
*Milliyetçilik anlayışını üç temel unsur üzerine kurar: Dil, din ve dilek birliğidir.
*Vatan bu üçü için de gerekli şarttır.
*Ona göre, Anadolu’yu ayakta tutacak tek yol millî kültürdür.
*Tanrıöver, İstiklâl Marşı'nı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde okuyan ilk kişidir.
*Türkçe’deki “Günaydın” ve “Tünaydın” kelimelerinin Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından dilimize eklendiği söylenir.

>>>ESERLERİ:

Hitabet (Söylev): Dağ Yolu

Makale: Günebakan

Diğer: Nâmık Kemal Bey Magosa’da, Anadolu Millî Mücadelesi  

----------------------------------------


AKA GÜNDÜZ: (Enis Avni) (1885-1958)

*Yazar, şair, memur, gazeteci, siyasetçi

*Malta sürgünü sonrası Ankara’ya giderek Millî Mücadele’ye kalemiyle katılmıştır.
*Anadolu’da Peyâm-ı Sabah gazetesini çıkarır.  
*Cumhuriyet’ten sonra Millî Mücadele’yi yücelten ve Cumhuriyet’in resmî prensiplerini yaymaya çalışan eserlerini yayımlamıştır.  

*Edebiyat dünyasına Servet-i Fünun şairleri tarzında manzumeler yazarak girmiştir.
*Mecmûa-i Edebiyye’de çıkan bir şiirle yayın dünyasına ayak basmıştır.  
*İlk yazılarında Enis Avni, daha sonra da Aka Gündüz adını kullanmıştır.
*Takma adlarla edebî ve mizahî birçok şiir ve yazı kaleme almıştır.  
*Çocuk Bahçesi ve Genç Kalemler dergilerinde edebiyat çalışmalarını sürdürür.
*Selânik’te haftalık “Kadın” gazetesini yayımlamıştır.
* “Karagöz” gazetesinin başmuharrirliğini yapmış, Hak Yolu adlı gazete çıkarmıştır.
*Daha sonra İstanbul’da mizahî “Alay” dergisini yayımlamıştır.
*Birçok gazetede yayımlanan şiir, hikâye, roman ve makaleleriyle gazetecilik ve yazarlığı sürdürmüştür.

*Asıl şöhretini millî edebiyat akımına katıldıktan sonra kazanmıştır.
*1923’ten önceki eserlerinde, daha çok, Rumeli’de düşman elinde kalan Türk toprakları karşısında duyduğu ıstırabı, verilen kahramanca mücadeleyi dile getirmiştir.  
*Cumhuriyet’ten sonraki eserlerinin büyük kısmı “tezli roman” niteliğindedir.
*İmparatorluktan millî devlete geçiş dönemini ele alır.  
*Romanlarında “kadın ve çocuk terbiyesi, suça ve fuhşa sürüklenmenin sosyal-psikolojik sebepleri, bâtıl inançların kötü etkileri, savaşın doğurduğu ekonomik ve ahlâkî çöküş, inkılâplardan sonra ortaya çıkan yeni ve yerli hayat tarzının müdafaası” ön plandadır.
*Eserlerinde “bir dönemin alt tabaka insanlarına, ahlak ve ahlaksızlık ikilemine soktuğu kişilere, yoksullara, zenginlere, acı çekenlere, düşmüş kadınlara, sosyetik yaşamlara, içki bağımlılarına” çokça yer vermiştir.
*Üslup olarak savruk bir anlatımı vardır.  
*Cümleleri ateşli ve kısadır.
*Açık ve anlaşılır bir dil kullanmıştır.
*Eserlerinde mekân olarak yabancı ülkeler de yer alır.
*Eserlerinde genelde milliyetçi ve idealist bir tutum sergiler.
*Edebiyat yapmaktan çok topluma ders vermeyi amaç edinmiştir.
*Gözlem gücüyle ve gerçekçi bir anlayışla yapıtlarını oluşturmuştur.
*Zaman içerisinde kuvvetli bir realizme ve realizmden de natüralizme kaymıştır.
*Şiirlerinden bazıları bestelenmiş ve sevilen şarkılar arasında yer almıştır.
*İki Süngü Arasında ve Bir Şoförün Gizli Defteri adlı eserleri filme alınmıştır.

>>>ESERLERİ:  

Şiir: Bozgun, “İlkbahar” şiiri, “Anadolu” şiiri

Oyun: Muhterem Katil, Yarım Türkler, Beyaz Kahraman, Yarım Osman, Mavi Yıldırım, Köy Muallimi, Yılmazların İkizleri, Gazi Çocukları İçin, Aşk ve İstibdat

Roman: Dikmen Yıldızı, Odun Kokusu, Tank-Tango, İki Süngü Arasında, Üvey Ana, Yayla Kızı, Yaldız, Çapkın Kız, Aysel, Ben Öldürmedim, Onların Romanı, Kokain, Üç Kızın Hikâyesi, Aşkın Temizi, Çapraz Delikanlı, Zekeriya Sofrası, Mezar Kazıcıları, Giderayak, Bebek, Bir Şöförün Gizli Defteri, Eğer Aşk, Sansaros, Bir Kızın Masalı

Hikâye: Türk Kalbi, Türkün Kitabı, Kurbağacık, Bu Toprağın Kızları, Hayattan Hikâyeler, Gazi’nin Gizli Ordusu, Türk Duygusu, Meçhul Asker, Sarı Zeybek, Demirelin Hikâyeleri

----------------------------------------


EBUBEKİR HAZIM TEPEYRAN: (1864-1947)

*Yazar, şair, devlet adamı

*İlk şiirlerini Konya’daki kâtiplik görevi sırasında Vilayet Gazetesi’nde yayımlar.
*Çeşitli illerde valilik, İstanbul’da belediye başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı yapmıştır.
*Kuvay-ı Miiliye’ye yardım ettiği gerekçesiyle idama mahkûm edilmiştir.
*Bu cezadan son anda kurtulmuş ve Anadolu’ya geçmiştir.

*Yaşamı boyunca (Türkçe, Fransızca) şiir, anı ve öyküler yayımlamıştır.
*Şiirleri, bazı çevreleri rahatsız ettiği için şiiri bırakmıştır.
*Devlet adamlığı süresince edindiği gözlemlerini, öykü niteliğinde anlatmıştır.  
*Hikâyelerinde servetifünun hikâyeciliğinin etkisi vardır.
*Hikâyeleri de pek bir varlık gösterememiştir.
*Asıl ününü tek romanı “Küçük Paşa”yla sağlamıştır.  
*Bu eser, konusuyla dikkat çekmiştir.
*Gerçekçi bir köy romanıdır.
* “Küçük Paşa”, Anadolu’nun ücra bir köşesinden İstanbul’da bir konağa getirilen bir çocuğun başından geçenleri anlatır. Bu çocuk daha sonra tekrar köye gönderilmiştir.
*Köyden ve köylülerin yaşamından söz eder.
*Nabizade Nazım’ın Karabibik’inden sonra köyü konu edinen ikinci eser olmuştur.
*Anadolu köylerini anlatırken sık sık sosyal eleştirilerde bulunur.
*Anadolu köyü, gerçek ve nesnel çizgilerle yansıtılmıştır.
*Tepeyran, yıllar sonra şiire yeniden başlamıştır.
*Yazar Oktay Akbal'ın dedesidir.

>>>ESERLERİ:

Şiir: Les Fleurs Dégénérés, Kar Çiçekleri

Roman: Küçük Paşa

Hikâye: Eski Şeyler

Anı: Canlı Tarihler-1, Belgelerle Kurtuluş Savaşı Anıları, Zalimane Bir İdam Hükmü

Diğer: İdarî-İctimaî Sanihat  


----------------------------------------


HALİDE NUSRET ZORLUTUNA: (1901-1984)

*Yazar, şair, öğretmen
*Kerkük'teki çocukluk yıllarını “Bir Devrin Romanı” adlı anı kitabına aktarmıştır.
*1923'te yayımladığı “Hanım Mektupları” adlı eseri ile edebiyat dünyasında ilgi uyandırdı.
*Öğretmenlik görevini, yurdun çeşitli yerlerinde yıllarca sürdürmüştür.
*Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında toplamıştır.
*Genç yaşlarından itibaren sosyal kuruluşlarda ve hayır cemiyetlerinde bulunmuştur.
*Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etmiştir.
*Türk Dil Kurumu'nun da kurucu üyelerindendir.

*Halide Nusret Zorlutuna, şiir yazmaya savaş yıllarında başlamıştır.
*Millî duygularla kaleme aldığı “Git Bahar" adlı şiiri tanınmasını sağlamıştır.
*Aruzla da yazdığı şiirleri bulunmasına rağmen heceyle kaleme aldığı şiirleri ile ünlenmiştir.
*Sade bir dil kullanmıştır.
*Şiirlerinde, “aşkı, yurt güzelliklerini, insan yaşamını ve mistik konuları” işlemiştir.
*Hamasi, hüzünlü ve lirik tarzlarda şiirler kaleme almıştır.
*Kurtuluş Savaşı'nın etkisi ile millî edebiyat akımına dâhil olur.

*Kadın duyarlılığıyla işlediği şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, roman türlerinde eserleri vardır.
* “Küller” adlı ilk romanını 19 yaşında iken kaleme almıştır.
*Romanlarını konuşulan Türkçe ile yazmıştır.
*Eserlerinde Türkçeyi ustalıkla kullanmış; açık ve akıcı bir anlatımı benimsemiştir.
*Romanlarında romantizmin etkisi görülür ama eserleri gerçekliklerle doludur.
*Betimlemeleri başarılıdır.
*1950 öncesinde memleketçi konular ağırlıktayken sonrasında sosyal hayata yönelmiştir.  

*Ünlü şair, şiirlerini Yahya Kemal'in ezberlediği ender şairlerden birisi olarak bilinir.
*Ünlü romancılardan Emine Işınsu'nun annesi, Pınar Kür'ün de teyzesidir.
*Halide Nusret Zorlutuna, "Kadın Yazarların Annesi" olarak anılır.

>>> ESERLERİ:

Şiir: Geceden Taşan Dertler, Yayla Türküsü, Yurdumun Dört Bucağı, Ellerim Bomboş, Git Bahar, Sevmek

Roman: Küller, Sisli Geceler, Gül'ün Babası Kim, Aşk ve Zafer, Aydınlık Kapı, Büyük Anne, Beyaz Selvi (biyografik roman)

Hatıra: Bir Devrin Romanı, Benim Küçük Dostlarım

Mektup: Hanım Mektupları (1923)

----------------------------------------


MİTHAT CEMAL KUNTAY: (1885-1956)

*Şair, yazar, hukukçu, Türkiye’nin ilk hukuk doktoru, öğretmen, memur, noter

*Mithat Cemal, şiirle uğraşmaya lise yıllarında başlar.
*Yayımlanan ilk şiiri, Çırçır Suyu’nda başlığını taşır. Malumat Dergisi’nde çıkmıştır.
*Dönemin edebiyat çevreleriyle ve özellikle sıkı dostluk kurduğu Mehmet Akif’le tanışır.  
*Zaman zaman gazetelerde fıkra ve makaleler yazmıştır.  
*II. Meşrutiyet’in ardından Sırât-ı Müstakîm ve Tercümân-ı Hakîkat gibi dergi ve gazetelerde adını duyurmaya başlar.

*Daha çok kahramanlık ve vatan sevgisi temalarını işleyen; epik ve lirik şiirleriyle tanınmıştır.
*Hiciv türünde de şiirler yazmıştır.  
*Mehmed Âkif’le birlikte yazdıkları “Acem Şâhına” ve Resimli Kitap’ta yayımlanan “Elhamra” adlı şiirleriyle edebiyat çevrelerinin dikkatini çekmiştir.
*Hükümetin Çanakkale zaferinden sonra savaş alanına gönderdiği şairler arasında o da vardır.
*Mithat Cemal’in en güzel hamâsî şiirleri Harp Mecmuasında çıkmıştır.
*30 Ağustos zaferinin ardından yazdığı “Vatan Hisleri” adlı şiirinin,
Ölmez bu vatan farz-ı muhâl ölse de hattâ
Çekmez kürenin sırtı bu tâbût-ı cesîmi
şeklindeki son iki mısraı Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde Mustafa Kemal tarafından okunur.
*Beyoğlu’ndaki noterlik yazıhanesi devrin meşhur ediplerinin sık sık uğradığı bir yer olmuştur.
*Milli Edebiyat Akımı'nın değerlerini benimsemiştir.
*Şiirleri başlarda ağır bir dile sahipken sonraları sadeleşmiştir.
*Aruz veznini ustaca kullanmış ve aruzun son temsilcilerinden sayılmıştır.
*Mithat Cemal’in tarihî ve içtimaî konulu şiirlerinde Mehmed Âkif ile Yahya Kemal’in, epik şiirlerinde ise Abdülhak Hâmid’in etkisi görülür.  
* “Tarih sevgisi, geçmişin büyüklüğü” onun konuları arasında ilk sırada yer alır.

*Mithat Cemal’e asıl şöhretini kazandıran eseri tek romanı olan “Üç İstanbul”dur.
*Romanda, II. Abdülhamid, Meşrutiyet ve Mütareke dönemlerinin İstanbul’unu ve toplum gerçeklerini yansıtmıştır.
*Eser, “çökmüş kurumları ve yozlaşmış insanları” anlatır.  
*Gerçekçi kişiler, ayrıntılı tahliller ve bu üç dönemin yaşantısından sunduğu canlı kesitlerle dikkat çekmiştir.
*Cumhuriyet devrinin en önemli romanları arasında sayılmış; dizi film haline getirilmiştir.
*”Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizeleri ona aittir.

>>> ESERLERİ:

Roman: Üç İstanbul

Şiir: Türk’ün Şehnâmesinden

Biyografi (Monografi): Mehmed Âkif-Hayatı, Seciyesi, Sanatı; İstiklâl Şairi Mehmed Âkif; Nâmık Kemal: Devrinin İnsanları ve Olayları Arasında; Sarıklı İhtilalci Ali Suavi; Mehmed Âkif, Hayatı-Sanatı-Seciyesi-Seçme Şiirleri, İlkler ve Ötekiler

Oyun: Kemal (mensur), Yirmi Sekiz Kânun-ı Evvel (manzum)

Antoloji: Nefâis-i Edebiyye I-II

İnceleme-Araştırma: Hitâbet ve Münazara Dersleri, İftirâ-yı Taassub, Hitâbet Dersleri, Edebiyat Defteri

Tercümeleri: La Dam O Kamelya (A. Dumas’dan), Epikür’ün Bahçesi (A. France’tan)  

----------------------------------------


MUSAHİPZADE CELAL: (1868-1959)

*Oyun yazarı, rejisör, devlet memuru

*Küçük yaştan itibaren orta oyunu ve karagöze ilgi duymuş; on beş-on altı yaşlarındayken arkadaş grubuyla bir araya gelerek konaklarda orta oyunu oynamıştır.
*Musahipzade Celal, “Moliere” çevirilerini inceleyerek tiyatro bilgisini artırır.
*1908’de II. Meşrutiyet’in ilânı üzerine kendini oyun yazarlığına vermiştir.  
*1910’da, yayımlanan ilk oyunu olan “Türk Kızı” adlı eserini yazmıştır.  
*“Köprülüler” oyunu, Manakyan Efendi Kumpanyası tarafından oynanmış ve adının duyulmasını sağlamıştır.
*Arkadaşlarıyla İstanbul Operet Heyeti’ni kurmuş ve rejisörlük de yapmıştır.  
*Şehir Tiyatroları’nda oynanan eserleri gişe rekorları kırmıştır.
*Şehir Tiyatroları’nın Üsküdar sahnesine adı verilmiştir.

*Eserlerinde, “Tarihî dram” türünden “toplumsal hiciv” komedisine yönelmiştir.
*Musahibzâde Celâl’in oyunları genelde “töre komedisi” çizgisindedir.
*Osmanlı’nın toplumsal yapısını, karikatürize edilmiş hayat sahneleriyle hicvetmiştir.  
*İdari bozuklukları ve dini sömürüyü malzeme olarak kullanmıştır.
*Oyunlarında, geleneksel sanatların unsurlarıyla modern Türk tiyatrosu birikimlerini birleştirmiştir.
*Eserlerinde, “halk masallarından gelen âşık tipler, toplumun çeşitli tabakalarından alınmış yardımcı tipler ve orta oyunu taklitlerinden yansıyan yan tipler” görülmektedir.
*Dil ve üslûp açısından titiz davranmamıştır.
*Teknik yönden zayıf, hiciv açısından başarılı komediler yazmıştır.
*Tiplerinin kostümlerinde titiz davrandığı bilinmektedir.
*Musahipzade, Türkiye’ye özgü denebilecek bir müzikal komedi türünün ilk yazarı olma özelliğini taşımaktadır.
*“Lale Devri” adlı oyunu, İstanbul’da kadınların tiyatroya gitmesini sağlayan ilk oyunlardan olmuştur.
*Musahipzade Celal, hem Milli Edebiyatın hem de Cumhuriyet’in önemli bir tiyatro yazarıdır.
*Oyunlarından bazıları (Aynaroz Kadısı, Bir Kavuk Devrildi) filme alınmıştır.

>>> ESERLERİ:

Manzume: Feryat  

Oyun: Türk Kızı (Gülsüm), Köprülüler (Avcı Mehmet), İstanbul Efendisi, Lâle Devri, Macun Hokkası, Yedekçi, Kaşıkçılar, Atlı Ases, Demirbaş Şarl, İtaat İlâmı, Fermanlı Deli Hazretleri, Aynaroz Kadısı, Kafes Arkasında, Bir Kavuk Devrildi, Mum Söndü, Pazartesi-Perşembe, Gül ve Gönül, Balaban Ağa, Selma, Genç Osman, Moda Çılgınları

Roman: Sinan Çelebi (yarım kalmış)

İnceleme-Araştırma: Eski İstanbul Yaşayışı

----------------------------------------


İBNÜRREFİK AHMET NURİ SEKİZİNCİ: (1874-1935)

*Oyun yazarı, tiyatro oyuncusu, rejisör, spor adamı, devlet memuru.

*Dârülbedâyi’nin yönetim kurulunda görev yapmıştır.  
*Münif Fehim, Mahmud Yesâri ve Reşat Nuri ile birlikte “Kelebek” adlı bir mizah dergisi çıkarırlar.
*Osmanlı Donanma Cemiyeti'nin bir temsil heyeti kurması üzerine bu heyetin yazarları arasına katılmıştır.
* “İleri” gazetesinin yazar kadrosu içinde yer alır.
*Ankara Halkevi Tiyatrosu’nda ölümüne kadar rejisör (yönetmen) olarak çalışmıştır.  

*Ahmet Nuri, dönemin tanınmış güldürü yazarlarındandır.
*Osmanlı Tiyatrosu’nda temsil edilen oyunları seyretmesi tiyatroya olan ilgisini arttırmıştır.
*Arkadaşlarıyla kurduğu mahalle tiyatrosunda, Ramazan geceleri bazı oyunlar sahnelemişlerdir.
*II. Meşrutiyet’ten sonraki yıllarda zaman zaman oyuncu olarak da sahneye çıkmıştır.
*Darülbedayiden ayrılan bazı arkadaşlarıyla Yeni Tiyatro adıyla bir topluluk kurmuştur.
*Ahmet Nuri’nin ilk tiyatro denemesi olan “Çoban Kızı” adlı komedi seyirci tarafından beğenilmiş; bu hadise onun tiyatroyu meslek olarak benimsemesinde ve yeni uyarlamalar hazırlamasında etkili olmuştur.
*Halkın gülmeye ve eğlenmeye ihtiyacı olduğu kanaatiyle daha çok eğlendirici ve ibret verici komediler yazmıştır.  
*Eserlerinin büyük bir kısmı, Fransız yazarlarından Türkçeye uyarladığı vodvil ve komedi tarzı oyunlardır.  
*Eserlerinde, eski İstanbul'un yaşamını, gelenek ve göreneklerini yansıtmıştır.
*Aile kurumunu ele alarak “kadın–erkek, karı–koca, ana–baba ve çocuk ilişkileri”ni güldürü şeklinde vermeye çalışmıştır.
*Günlük dili çok iyi kullandığından asıllarından daha canlı ve başarılı olmuştur.
*Oyun tekniği yönünden de oldukça başarılı sayılır.
* “Sivrisinekler” önemli telif komedilerindendir.  
*II. Meşrutiyet’ten sonraki yıllarda sahnelenen Nâmık Kemal’in Vatan yahut Silistre adlı piyesinde Miralay Sıtkı Bey rolünde başarılı olmuştur.
*En sevdiği oyunlarından biri olan “Sekizinci”nin ismini daha sonra soyadı olarak almıştır.
*Spor adamı da olan Ahmet Nuri, Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı yapmıştır.
*Cumhuriyet tiyatrosunun oluşmasında ve gelişmesinde büyük katkıda bulunmuştur.
*Tiyatroya mizah yoluyla eğitsel bir kimlik kazandırmıştır.

>>> ESERLERİ:

Tiyatro: Açık Bono, Ahlaktan Bir Yaprak, Alemdâr, Ana Kurbanı, Arayan Belâsını da Bulur Mevlâsını da, Asrî Hülyalar, Asrî Olalım, Aşk-ı Atik, Bayramlık, Belkıs, Bir Nokta, Büyük Baba, Büyük Yemin, Cereme, Ceza Kanunu, Çoban Kızı, Çürük Merdiven, Dengi Dengine, Dokuzuncu, Dört Cihar, Eski Âdetler, Fener Bekçileri, Ferda, Ferhunde, Fırsat Yoksulu, Gelin Kaynana, Gücü Gücü Yetene, Hacı Mansur, Himmet’in Oğlu, Hisse-i Şâyia, Hoşkadem Gebe, Gerdaniye Buselik, Hüsmen Ağa, İnat, İpekçi Merhum, İki Ateş Arasında, İki Bebek, İzdivaç Projesi, Kadın Tertibi, Kara Haber, Kaynana, Kısmet Değilmiş, Kibir ve İnat, Kuduz, Kuş Kafesi, Lokmanzade, Madde-i Asliye, Mektep Arkadaşı, Metres-Zevce, Münafıklık, Münevver’in Hasbihali, Nâkıs, Nurbaba Köşkü, Odalık, Pembe Köşk, Sekizinci, Sınıf Arkadaşı, Sivrisinekler, Son Altes, Sürurî Apartmanı, Şair, Şer’iye Mahkemesinde, Tecdid-i Nikâh, Türabizadeler, Üç Misli, Yalancının Mumu, Yataklı Vagonlar, Yavrum Komiser, Yavuz Hırsız, Yegâne, Yeni Dünya, Zamaneler, Zaptiye Nazırı, Zühal Burcunda, Zülkarneyn

----------------------------------------


RUŞEN EŞREF ÜNAYDIN: (1892-1959)

*Yazar, şair, öğretmen, gazeteci, mütercim, diplomat, siyasetçi, devlet adamı

*Fransızca’dan yaptığı tercümelerle matbuat hayatına girmiştir.  
*Dönemin ünlü yazar ve fikir adamlarıyla röportajlar yaparak yeni bir çığır açar.
*Millî Mücadele’nin başlangıcında Ankara’ya gitmiştir.  
*Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yazmaya başlar.

*Milli Edebiyat Dönemi'nin önemli gazetecileri arasında yer alır.
*Ruşen Eşref’in hayatı seyyah gibi geçmiştir.
*İlk yazılarını Servet-i Fünûn’da yayımlamıştır.
*Sonrasında Donanma, Tedrisat, Türk Yurdu ve Yeni Mecmua’da yazar.
*Ruşen Eşref; tarihî konular, sosyal meseleler üzerine yazılarıyla; mülakat, mensur şiir ve denemeleriyle edebiyat dünyasında yer almıştır.
*Röportajlarıyla ün kazanır. ( “Diyorlar ki” )
*Ruşen Eşref, Yeni Mecmua’da yayımladığı “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat” adlı röportajıyla bir ilki gerçekleştirmiştir.
*Mustafa Kemal’in Gelibolu’daki başarılarını yayımlayan, onun Türk ve dünya kamuoyunda tanınmasını sağlayan ilk gazetecidir.
*Yazılarını akıcı bir üslupla yazmıştır.
*Ruşen Eşref aynı zamanda hatiptir.
*Önemli bir gözlem ve tasvir ustasıdır.
*Ruşen Eşref, Türk Devrimine inanan, devrimin yaşama geçmesi için Mustafa Kemal’le birlikte yürüyen aydınlarımızdan biridir.
*Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı yazılarında, millî duyguları, tarihî atmosfer içinde ve büyük bir heyecanla işlemiştir.
*“Röportaj ve mülakat” türlerini Türk edebiyatına o kazandırmıştır, denebilir.
*İstanbul'u tasvir eden “Ayrılıklar” adlı kitabından dolayı kendisine "İstanbul Seyyahı" adı verilmiştir.

>>> ESERLERİ:

Röportaj: Diyorlar ki, Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat, Çanakkale’de Savaşanlar Dediler ki, Atatürk’ün Hastalığı

Hatıra: Geçmiş Günler, Tevfik Fikret: Hayatına Dair Hâtıralar, Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşundan İlk Kurultaya Kadar, Atatürk Tarih ve Dil Kurumları, Atatürk’ü Özleyiş, Galatasaray ve Futbol

Gazete Yazıları: İki Saltanat Arasında, İstiklâl Yolunda, Ayrılıklar, Boğaziçi-Yakından  

Mensur Şiir: Damla Damla (Türk matbuatında Latin alfabesiyle basılan ilk kitap)

Diğer: Atatürk ve Millî Tesanüt

Tercüme:
Andersen’den Çocuk Hikâyeleri-Andersen’in Masalları,  
Vergilius’tan Çoban Şiirleri-Bükolikler,  
Emile Ludwig’den Âdemoğlu: Bir Peygamberin Tarihi, Napoleon
Dostoyevski’den Beyaz Geceler


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön