AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-5 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-5


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-5


YAZILI ANLATIM TÜRLERİ / 1)ÖĞRETİCİ METİNLER:

b)GAZETE ÇEVRESİNDE GELİŞEN METİNLER:

*Makale: Belirli bir konuda, bir görüşü, bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılan yazı türüdür. Somut ve nesnel özellikler ön plandadır. Kesinlik söz konusudur. Söylenenler bir sonuca ulaştırılır.

*Makale, bizde ilk örneklerini Tanzimat Dönemi’nde vermiştir.  

*Şinasi’nin Agâh Efendi ile birlikte çıkardığı ilk özel gazete Tercüman-i Ahval’in ilk sayısında yayımlanan ve Şinasi’nin yazdığı Tercümanı-ı Ahval Mukaddimesi (ön söz), bizde ilk makale olarak kabul edilir.  

*Makalenin diğer türlerden farkı: Konuyu derinlemesine incelemesi, işlenen fikrin savunularak ispatlanması, ciddi ve sağlam bir ilim dili kullanılması.

*Önemli: Ziya Paşa > Şiir ve İnşa (makale) (eleştiri)

-----------------------------------------


*Fıkra (Köşe Yazısı): Bir yazarın, güncel herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini; kanıtlama gereği duymadan; hoş bir üslupla yazdığı, kısa fikir yazılarıdır. Günübirlik yazılardır.
-Bizdeki temsilcileri: Ahmet Rasim (Şehir Mektupları), Ahmet Haşim, Hüseyin Cahit Yalçın, Falih Rıfkı Atay, Refik H. Karay, Yusuf Z. Ortaç, Orhan S. Orhon, Metin Toker, Peyami Safa, Oktay Akbal, Burhan Felek, Ahmet Kabaklı, Aziz Nesin, Çetin Altan, Ahmet Kabaklı, Haldun Taner, Sabri Esat Siyavuşgil

*Fıkra türü yazılar Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi’nde Batı’dan geçmiştir.

-----------------------------------------


*Deneme: Yazarın herhangi bir olay, olgu, durum veya kavramla ilgili izlenimlerini, herhangi bir plâna bağlı kalmadan, kanıtlamaya gerek duymadan ve kesin hükümler vermeden, tamamen kişisel görüşleriyle, serbestçe yazıya döktüğü; birkaç sayfayı geçmeyen kısa metinlerdir. Denemede yazarın kendi “ben”i ortaya çıkar.
-Bizdeki temsilcileri: Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Vedat Günyol, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Melih Cevdet Anday, Memet Fuat, Salah Birsel, Nermi Uygur, Fethi Naci, Cemal Süreya, Cemil Meriç, Oktay Akbal, Mehmet Kaplan, Selim İleri…

*Deneme, önceleri “Tecrübe-i Kalemiyye (kalem tecrübesi)” adı ile anılmıştır.

*Deneme türünün ilk örnekleri:  
>Epiktetos / Sohbetler
>Eflatun / Diyaloglar

*Bugünkü anlamda deneme, Avrupa edebiyatında Fransız Montaigne ile başlamıştır.  

*Dünya edebiyatındaki öncüleri: Çiçero, Seneca, Alain, Bacon, Andre Gide, Charles Lamb, Rilke

*Türk edebiyatında deneme, Tanzimat sonrasında karşımıza çıkar. Ahmet Haşim’in Biz Göre ve Gurabahane-i Laklakan adlı eserlerinin bazı parçaları deneme türünün ilk örneklerinden sayılır. Fecri atiden sonra asıl gelişmesini Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleştirir.  

*Deneme türünün en başarılı temsilcisi > Nurullah Ataç (Benin ülkesi)

-----------------------------------------


*Sohbet (Söyleşi): Bir yazarın günlük olaylar arasından seçtiği bir konuyla ilgili görüş ve düşüncelerini, fazla derinleştirmeden, karşısındakilerle konuşuyormuş gibi anlattığı yazı türüne denir.
-Dünyadaki temsilcileri: J. London, E. Hemingway, M. Gorki, N. Mailer, L. Collins, M. Şolohov, J. P. Sartre
-Bizdeki temsilcileri: Ahmet Rasim, Cenap Şahabettin, Refik Halit Karay, Suut Kemal Yetkin, Şevket Rado, Melih Cevdet Anday, Nurullah Ataç, Hasan Ali Yücel, Attila İlhan, Ferit Kam, Mehmet Çınarlı

*Sohbet edebiyatımızda özellikle Servetifünun Dönemi’nde görülmeye başlamış; Cumhuriyet Dönemi’nde gelişmiştir.

*Önemli söyleşi örnekleri:  
>Suut Kemal Yetkin / Edebiyat Söyleşileri
>Şevket Rado / Eşref Saati
>Melih Cevdet Anday / Dilimiz Üzerine Söyleşiler
>Nurullah Ataç / Karalama Defteri  

-----------------------------------------


Eleştiri (Tenkit): Şiir, tiyatro, hikâye, roman, resim, heykel, film gibi bir sanat veya düşünce eserinin, zayıf ve güçlü yönleri göz önünde bulundurularak gerçek değerini belirlemek amacıyla yazılan yazılara denir.
-Dünyadaki temsilcileri: Boielau, Sainte Beuve, Hippolyte Taine, Brunetiere, Jules Lamaitre, Anatole France, Remy de Gourmont, Gustave Lanson, Lessing, Hazlitt, Cariyle, Ruskun, Belinski
-Bizdeki temsilcileri: Namık Kemal, Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Muallim Naci, Mizancı Murat, Beşir Fuad, Hüseyin Cahit, Ahmet Şuayip, Ali Canip, Nurullah Ataç, İsmail Habip Sevük, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal, Mehmet Kaplan, Cemil Meriç, Vedat Günyol, Tahir Alangu, Memet Fuat, Asım Bezirci, Metin And, Özdemir Nutku, Fethi Naci, Asım Bezirci, Berna Moran, Kenan Akyüz, Cevdet Kudret, Nihat Sami Banarlı, Sabahattin Eyüboğlu, Yaşar Nabi, Vedat Günyol, Murat Belge, Enis Batur, Atilla Özkırımlı, Nermi Uygur öne çıkan isimlerdir.

*Bir kimsenin kendi eleştirisini yazarken ortaya koyduğu esere “otokritik” veya “özeleştiri” denir.


*Öznel (İzlenimsel) (empresyonist) eleştiri: Edebî eserlerin okuyucu üzerinde bıraktığı etkilerden, izlenimlerden yola çıkılarak yapılan eleştirilere “izlenimci eleştiri” denir. (Anatole France)  

*Nesnel (bilimsel) eleştiri: Edebî eserlerin içerik, yapı ve üslûpları üzerinde tarafsız olarak yapılan eleştirilere “bilimsel eleştiri” denir.  

*Türk edebiyatında ilk eleştiri yazısı, Namık Kemal’in “Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazâtı Şâmildir” adlı yazısıdır.  

*İlk eleştiri eseri ise yine Namık Kemal’e ait olan ve Ziya Paşa’nın “Harabat” şiir antolojisini eleştirdiği eseri “Tahrib-i Harabat”tır.  

*Yergi: Bu tür ürünlerde toplum, kişi ya da olayların kusurları, kötü ve gülünç yönleri ele alınmaktadır.
-Divan şiirindeki karşılığı "hiciv"dir.  
-Halk şiirinde ise "taşlama" adı verilmektedir.

-----------------------------------------


Röportaj: Yazarın okuyucularına bir konuyu inandırmak için, kişi, eşya, eser ya da bir yerle ilgili yaptığı incelemeleri, fotoğraflarla süsleyerek, kendi görüşlerini de katarak yazdığı gazete ve dergi yazılarına röportaj denir.  
-Dünyadaki temsilcileri: Jack London, Hemingway, Ehrenburg, Şolohov, Sartre, Malaparte, Raymond Cartier
-Bizdeki temsilcileri: Ruşen Eşref Ünaydın, Hikmet Feridun Es, Mustafa Baydar, Gavsi Ozansoy, Falih Rıfkı Atay, Abdi İpekçi, Yılmaz Çetiner, Nurullah Berk, Fikret Otyam, Necmi Onur, Dursun Akçam, Yaşar Kemal, Hikmet Çetinkaya, Mete Akyol, Mustafa Ekmekçi, Halit Çapın

-----------------------------------------


*Haber Yazıları: Gazetelerde, dergilerde, çeşitli kuruluşların belli aralıklarla yayımladığı bültenlerde, haberleri halka duyurmak üzere hazırlanan yazılara “haber yazısı” denir.

*Röportaj Haber Yazısı Farkı: Haber yazılarında olaylar olduğu gibi aktarılırken röportajda yazarın duygu ve düşünceleri katılır. Röportaj, haberin genişletilmiş hâlidir. Röportajda birinci kişili anlatım, haber yazısında ise üçüncü kişili anlatım kullanılır.

*Yayın İle Yayım Arasındaki Fark:
-Yayım: Kitap, gazete vb. okunacak şeylerin basılıp dağıtılması, neşir.
-Yayın: Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

-----------------------------------------


*Mülakat (Görüşme): Bir gazetecinin, toplumdaki önemli kişileri ziyaret etmesi, bu ziyaret sırasında o kişilere genellikle gündemde olan önemli bir konuyla ilgili sorular sorması ve bu sorulara aldığı cevapları gazetesinde yazması sonucu oluşan yazılara mülakat adı verilir.  
>Ruşen Eşref / Diyorlar ki


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön