AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-39 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-39


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-39


CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU
VE
GENEL ÖZELLİKLERİ:

*Tanzimat’tan sonra Edebiyatımızın iki ana çizgide yürüdüğü söylenebilir:

-Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem ve Hamit’in eserleriyle romantik edebiyat çizgisi.  

-Nabizade Nazım, Sami Paşazade Sezai ve Hüseyin Rahmi’nin eserleriyle realist edebiyat çizgisi.

*Bu iki ana çizgi, Servet-i Fünun Edebiyatı döneminde birbirine yaklaşmışsa da II. Meşrutiyet döneminde yeniden ayrışmaya uğramıştır.

*Romantik çizgi, Fecr-i Ati yıllarında Ahmet Haşim’de ve Yahya Kemal’de devam etmiş; gerçekçi çizgi ise Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Akif Ersoy, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Refik Halit Karay’ın eserlerinde yeniden ortaya çıkmıştır.  

*Bu iki çizgi Cumhuriyet döneminde, şiir, hikâye, roman ve tiyatroda çeşitli değişmelere uğrayarak kendini gösterir.

----------------------------------------


*Cumhuriyet edebiyatının temelini, Milli Mücadele, yeni kurulan devlet ve yapılan inkılaplar oluşturmuştur.

*“Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı” terimini, başlangıcı ve sonu belli bir edebiyat dönemi olarak düşünemeyiz.

*Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının oluşumunda, Cumhuriyet’in ilânından sonra gerçekleştirilen büyük siyasî, toplumsal ve kültürel değişimin önemli bir rolü vardır.

*Bunun yanında önceki edebiyat dönemlerinden de şekil, dil ve fikir bakımından bazı özellikler devralmıştır.

*Milliyetçilik akımı, Türkçenin sadeleştirilmesi, edebiyatın konu olarak İstanbul dışına yani Anadolu’ya kaymaya başlaması, cumhuriyet edebiyatının oluşumunda etkilidir.

*Yeni devletin kuruluşundan sonra özellikle Anadolu’ya, köylüye, Türk diline ve tarihine karşı duyulan büyük ilgi, edebiyatın ana çizgisini oluşturmuştur.

*Dil ve tarih alanlarındaki dağınık çalışmalar örgütlenip kurumsallaştırılmıştır.

*Özellikle Atatürk’ün kurduğu ve büyük bir önem verdiği Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu yaptığı çalışmalarla edebiyatın yönünü belirlemiştir.

*Milli edebiyat akımının da etkisiyle edebiyatımızda yerli ve toplumsal konular ağırlık kazanır.

*Batı’nın özellikle Fransız edebiyatının etkisiyle, kişisel konularda yazanlar da vardır.

*Milli Edebiyatçılar, Bağımsızlar ve Beş Hececiler, bu dönemde eser vermeye devam ederler.

*Hikâye, roman ve tiyatro eserlerinde "yurt" ve "köy" sorunlarına yönelim başlar.

*1940 yılında köylere öğretmen ve sağlık personeli yetiştirmek amacıyla kurulan "Köy Enstitüleri", köy kökenli yazar ve ozan kuşağı oluşturmuştur.  

*Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar gelen süreçte, sosyal yapıdaki çeşitlilik; sanatçıların düşüncelerini, kalıba, kurala bağlı olmadan yansıtmasına olanak tanımıştır.

----------------------------------------


CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ

*Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, Tanzimat, Servet-i Fünun, Fecr-i Ati ve Millî Edebiyat vasıtasıyla oluşturulan zemin üzerine kurulmuştur.

*Dil devrimiyle birlikte, milliyetçi, halkçı, yenilikçi, modern sanat ve edebiyat görüşlerinin benimsendiği bir edebiyat doğmuştur.

*Cumhuriyet devri edebiyatının ilk dönem eserleri, değişen siyasî, sosyal ve kültürel çerçevenin etkilerini taşır.

*Sanatçılar, siyaset ile halk arasında bir köprü olmuş, devrimleri yorumlamış, açıklamış ve savunmuştur.

*Tezli romanlar ve belirli bir düşünceyi benimsetmeyi amaçlayan eserler yoğunluktadır.

*Halka yönelik eserler ortaya konulmuş; yeni fikirler ve kültürler halka benimsetilmeye çalışılmıştır.

*Konu olarak temelde İstiklal Savaşı ve Atatürk devrimleri etkili olmuştur.

*Atatürk, Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı destanlaştırılmıştır.

*Cumhuriyetin ilk yıllarında memleketçi edebiyat anlayışı hâkimken 1940’lı yıllardan sonra bireysel konulara yönelim başlar.

*Sanatsal ve estetik kaygının ön planda olduğu bir edebiyata yönelme olur.

*Cumhuriyet Döneminde, edebiyatın İstanbul sınırlarının dışına çıkması hızlanır.

*Edebiyatımız zamanla İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmuş; Anadolu'dan da aydın yetişmeye başlamıştır.

*Halka inme, Anadolu’yu tanıma çabası yoğunlaşır.

*Türk halkının her kesimi edebiyata girmiştir.

*Türk halk sanatları ve folkloru ön plana alınmıştır.

*Folklor çalışmalarına hız verilmiştir.

*Anadolu efsanelerinden, masallarından ve mitolojiden yararlanılmıştır.

*Gelenek ve görenekler, eserlerde yer almıştır.

*Öncekilerin küçümsediği Karacaoğlan ve Yunus’un tarzı bu dönem sanatçıları için örnek teşkil eder.

*Sanatçılar, halkın dertlerini, problemlerini ve Anadolu’nun güzelliklerini işlemişlerdir.

*Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış, gerçekçi bir anlayış (realizm etkisi) hedeflenmiştir.

* “Memleket, millet, halk, çağdaş uygarlık, adalet” gibi kavramlarla ilgili düşünceler eserlerde sıkça yer almıştır.

*Toplumun içinde bulunduğu psikolojik durum ve ruh hali tüm açıklığıyla eserlere yansıtılmıştır.

*Psikoloji ve psikiyatri alanında yapılan bilimsel çalışmalardan yararlanılmıştır.

*Alafrangalığa özenen gençlik ile eski nesil çatışmaları eserlerde konu olmuştur.  

*Eski değerlerle-batılı anlayış çatışmaları göze çarpar.

*Toplumun her kesiminden gelen sanatçılar sayesinde konular oldukça genişletilmiş; mekânlar da çeşitlilik kazanmıştır.

*Doğa, özellikle gezi yazılarında, romanlarda ve hikâyelerde önemli bir yer tutar.

*Türk Dil Kurumu kurularak dilde geri dönülmez bir yenileşmeye yoluna gidilmiştir.

*Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış, dildeki sadeleşme çalışmaları sürmüştür.

*Dilde sadeleşme hareketi başarıya ulaşmış ve İstanbul Türkçesi esas alınmaya başlanmıştır.

*Batı edebiyatı daha yakından takip edilmiştir.

*Eserlerde Batılı anlayışın hâkim olduğu görülür. Batıya özenti vardır.

*Batı’dan gelen anlatım biçimleri Türk edebiyatında başarılı bir şekilde kullanılmıştır.

*Bu dönemde, uluslararası düzeyde sanatçılar yetişir.

*Cumhuriyet roman ve hikâye yazarlarının eserleri dünya dillerine çevrilmiştir.

*Dünya edebiyatıyla kurulan bağlar sonucu toplumsal gerçekçilik, varoluşçuluk, gerçeküstücülük (sürrealizm), dışavurumculuk, gelecekçilik (fütürizm), sezgicilik gibi akımların etkisinde eserler verilmiştir.

*Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasında Batı dünyasında ortaya çıkan “bireyin bunalımını esas alan edebi hareketler”den etkilenmeler olmuştur.

*Doğu ve Batı edebiyatının klasik yapıtları Türkçeye çevrilmiştir.

*Özellikle şiir, hikâye, roman ve tiyatro türlerinde büyük bir gelişme görülmüştür.

----------------------------------------


*Şiirlerde günlük konuşma dili kullanılmıştır.

*Şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

*Halk edebiyatının nazım türleri şairler tarafından tercih edilmiştir.

*Aruz ölçüsü büyük oranda bırakılmış; serbest ölçü ve hece ölçüsü kullanılmıştır.

*1940’a kadar olan dönemde Ahmet Haşim, Yahya Kemal gibi bazı şairlerin aruz vezni ile saf şiirler yazdığı görülür.

*Son dönem şiirimizde en çok, “memleket sevgisi, mitoloji, Atatürk sevgisi, çocukluk yıllarına özlem, modern hayatın getirdiği sıkıntılar, ideolojik yaklaşımlar, mistik duygular” gibi temalar işlenmiştir.

----------------------------------------


*Tiyatro, yeni Cumhuriyet’in ilkelerini halka aktarmada bir araç olarak hızla yaygınlaşmaya başlamıştır.

*Tiyatro, hem metin hem de sahnelenme tekniği açısından oldukça ilerlemiştir.

*Çocuk tiyatrosu çalışmaları yapılmış, kadınlar sahnede daha fazla yer almaya başlamış ve Devlet Konservatuvarları açılmıştır.

*Modern roman ve modern tiyatro türleri üstün örneklerini Cumhuriyet Dönemi edebiyatında bulmuşlardır.

*Hikâye, roman ve tiyatro eserlerinde "yurt" ve "köy" sorunlarına yönelim başlar.

*Roman ve hikâyede gerçekçilik akımı ön plana çıkar.

*Bu dönem roman ve hikâyelerinde toplumsal sorunlar, gözleme dayanan bir realiteyle anlatılmıştır.

*Romanlarda “cumhuriyet devrimleri; ağa-köylü, patron-işçi, kadın-erkek çatışmaları, kuşaklar arası çatışmalar; köy hayatı, köyden kente göç; iş ve işçi sorunları; gecekondu hayatı; ekonomik sıkıntılar; çeşitli düşünce akımları; Türk tarihi, Türk toplulukları ve diğer Türk devletlerinde yaşayan insanlar; yurt dışında çalışanların hayatı; yalnızlık” sıkça işlenen konulardır.

*Daha önce ön planda olan “olay hikâyesi” yanında, “durum hikâyesi” tarzında eserler de verilmiştir.

*Düzyazıda Nurullah Ataç'ın öncülük ettiği yeni nesir, öz Türkçecilik ve devrik cümle anlayışı yaygınlaşmıştır.

*Genel anlamda akla gelebilecek hemen her konu edebiyatımıza girmiştir.

*Deneme, eleştiri, edebiyat tarihi gibi türlerde önemli ilerlemeler olmuş ve değerli eserler verilmiştir.

----------------------------------------


*Cumhuriyet Döneminde Ortaya Çıkan Edebi Topluluklarla İlgili Ayrıntılar:

*Okur-yazar sayısındaki artış ve iletişimin yaygınlaşması sonrasında kısa süre içinde farklı edebiyat anlayışları ve farklı edebi topluluklar ortaya çıkmıştır.

-1923- 1940 Yılına Kadar Türk Edebiyatı: Beş Hececiler, Yedi Meşaleciler

-1940 Sonrası Türk Edebiyatı: Birinci Yeniciler (Garipçiler), İkinci Yeniciler, Memleketçiler (Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdürenler), Mavi Akımı, Hisarcılar, Toplumsal Gerçekçiler, Mistikçiler, Post Modernistler, Öz Şiir Yanlıları, Bağımsızlar

*Cumhuriyet'in ilk yıllarında, daha önce Milli Edebiyat akımı etkisinde şiirler yazan Beş Hececiler, yine hece ölçüsüyle şiir yazmayı sürdürmüşlerdir.
  
*1928'de Yedi Meşaleciler olarak bilinen topluluk ortaya çıkmıştır.  

*İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeni ortaya çıkan dünya görüşleri; sanat anlayışımızda köklü değişikliklere yol açar.

*Cumhuriyetin ilk yıllarında memleketçi edebiyat anlayışı hâkimken 1940’lı yıllardan sonra bireysel konulara yönelim başlar.

*Sanatsal ve estetik kaygının ön planda olduğu bir edebiyat ortaya çıkmaya başlar.

*1940'lı yıllarda, II. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan görüşlerin etkisiyle Garip Akımı ortaya çıkar.  

*Garipçiler geleneğe karşı çıkmış; ölçü ve uyağı terk etmiş; sıradan insanın yaşamını, günlük dille şairanelikten uzak bir tutumla anlatmışlardır.

*Yine 1940 sonrası edebiyatımızda Hisarcılar adlı bir grup oluşmuş; edebiyat ve sanat anlayışlarıyla etkili olmaya çalışmışlardır.

*1960'lı yıllarda, İkinci Yeni adı verilen sanatçıları görürüz.   

----------------------------------------


*Cumhuriyet Dönemi Sanatçıları İle İlgili Ayrıntılar:

Not: Milli Edebiyat akımı sanatçılarının çoğu en önemli eserlerini Cumhuriyet Dönemi’nde vermiştir.

*Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in şiirleri, Cumhuriyet devri şairleri için önemsenen şiir modelleri olmuştur.

*Cumhuriyet Dönemi’nin ilk belirgin örneklerini Yakup Kadri Karaosmanoğlu vermiştir.

*Reşat Nuri, “Çalıkuşu” ile halkı sarsmış; Peyami Safa, psikolojik çözümlemeleri ile farklı bir yol açmıştır.  

*Mithat Cemal Kuntay “Üç İstanbul” ile tarihsel roman örneğini vermiştir.

*Gerçekçilik, Sabahattin Ali ile Türkiye’ye yerleşmiştir.

*Samim Kocagöz, Sabahattin Ali, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal gibi sanatçılar; köy hayatı, köyden kente göç, işçi sorunlarını işlemişlerdir.

*Sait Faik,  Oktay Akbal, Haldun Taner gibi yazarlar; şehirde yaşayan insanların hayatlarını işlemişlerdir.

*Tarık Buğra, M. Necati Sepetçioğlu, T. Kutsi Makal, Sevinç Çokum, Mustafa Kutlu gibi sanatçılar; Türk tarihi, dış Türkler, işçi, köylü, memur sorunları gibi konuları milli edebiyat çizgisinde işlemişlerdir.

*Adalet Ağaoğlu, Bilge Karasu, Oğuz Atay, Füruzan, Tomris Uyar, Selim İleri, Buket Uzuner, Orhan Pamuk son dönemin önemli sanatçılarıdır.

*Cengiz Dağcı, Cengiz Aytmatov, Bahtiyar Vahapzade, Türki cumhuriyetlerin en tanınmış sanatçılarıdır.  

*Haldun Taner, Tarık Buğra, Necati Cumali, Orhan Asena, Recep Bilginer, Refik Erduran, Turan Oflazoğlu, Yahya Akengin, Tiyatro türünde eser veren önemli sanatçılardır.  

*Son dönemde deneme, eleştiri türünde, Nurullah Ataç, A. Hamdi Tanpınar, V. Mahir Kocatürk, S. Kemal Yetkin, N. Sami Banarlı, A. Sırrı Levent, Ahmet Kabaklı’nın eserleri öne çıkmıştır.

*F. Köprülü, A. Hamdi Tanpınar, N. Sami Banarlı, A. Sırrı Levent, Ahmet Kabaklı edebiyat tarihi alanında önemli çalışmalar yapmışlardır.

*Necip Fazıl şiirde, Peyami Safa romanda “mistik-ruhçu” bir anlayış ortaya koymuştur.



 
İçeriğe dön | Ana menüye dön