AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-7 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-7


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-7


YAZILI ANLATIM TÜRLERİ / 2) SANATSAL (EDEBİ) METİNLER:


TİYATRO:

*Batı uygarlığında göstermeye bağlı edebî metinlere toplu hâlde “tiyatro”, “drama”, “dramatik edebiyat” adları verilir.

* “Tiyatro”, sahne eseri (oyun), eserin oynanma sanatı ve oyunun oynandığı yer anlamlarına gelmektedir.  

*Bir öyküyü, sahne olarak ayrılmış bir yerde, oyuncuların söz ve hareketleriyle canlandırma sanatıdır.

*Batı tiyatrosunun ilk örnekleri Eski Yunan edebiyatına dayanır.

*Tiyatro eseri; yazar, oyuncu, sahne, izleyici dörtgenine göre yazılır.  

*Konuyu işleyişi bakımından üç türlü tiyatro eseri vardır:

-Kurallı bir anlatımı olan, izleyicide acıma ve korku uyandıran “tragedi”.

-Olayların gülünç yanlarını ortaya koyan “komedi”.

-Yaşamı hem acıklı hem de güldürücü olayları ile olduğu gibi aktaran “dram”.

*Tiyatro metinlerinde olay örgüsüne “dramatik örgü” adı verilir.

*Konu, kahramanının kendisiyle ya da çevresiyle çatışmasından doğar.  

*Rol yapan erkek ise aktör, bayan ise aktris denir.  

*Üç Birlik Kuralı:

-Zamanda birlik: Oyunlar, konu bakımından belli bir süre dışına çıkamazlar.  

-Yerde birlik: Olayların geçtiği yerler, birbirine yakın, uygun olacaktır.

-Konuda birlik: Konular, olayların birbirine kolaylıkla geçebileceği biçimde ele alınıp işlenecektir.


-----------------------------------------

Tiyatro Türleri:
1. Gruplandırma:  
A) Müziksiz (trajedi, komedi, dram)  
B) Müzikli (opera, operet, müzikal, pandomima, vodvil, bale, revü, skeç vs.)  

2. Gruplandırma: (Konularına Göre)
1) Trajedi (Tragedya)
2) Komedi (Komedya)
3) Dram

-----------------------------------------


*Trajedi (Tragedya): İzleyicilerde uyandırdığı acıma ve korku duyguları aracılığıyla ruhu tutkulardan temizlemeyi amaçlayan tiyatrolardır.

-Dünyadaki temsilcileri > Aiskhylos, Sophokles, Euripides, Corneille ve Racine.

*Konusunu, genellikle tarihten ve efsanelerden (mitolojiden) alır.  

*Kişiler, hükümdarlar ve soylulardır. Üstün özellikli kimselerdir.

*Kötü olaylar sahnede gösterilmez.

*Üç birlik kuralına (yer, zaman, olay) uyulur.

*Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

*Nazım halinde (manzum) yazılır.

*Genellikle beş perdelik oyunlardır. Ara verilmeden oynanır.

*Bazı klasik trajedi örnekleri:  
>Aiskhylos / Zincire Vurulmuş Prometheus
>Sophokles / Kral Oidipus
>Euripides / Andromakhe

-----------------------------------------


*Komedi (Komedya): İnsanların ve olayların gülünç yönlerini sunan, hem güldüren, hem eğlendiren ve hem de iğneleyen tiyatro türüdür.

-Dünyadaki temsilcileri > Aristophanes, Menandros, Plautus, Moliere, Gogol, Benjamin Jonson

*Konusunu,  hayattan ve günlük olaylardan alır.

*Kişiler, halktan veya yüksek zümreden her çeşit insan olabilir.

*Halkın diliyle yazılır. Her türlü söze, şakaya yer verilir.

*Üç birlik kuralına uyulur.

*Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

*Nazım halinde (manzum) yazılır.

*Genellikle beş perdelik oyunlardır. Ara verilmeden oynanır.

*Her zaman ve her yerde rastlanan insan kusurlarını belli tiplerde göstererek ele alan komedilere “karakter komedisi” denir.
>Moliere / Cimri
>Shakespeare / Venedik Taciri

*Belli bir toplumu veya bütün insanlığı ele alarak bozuk ve aksak yanlarını hicveden komedilere “töre komedisi” denir.
>Aristophanes / Eşek Arıları
>Moliere / Gülünç Kibarlar, Hastalık Hastası, Tartuffe
>Gogol / Müfettiş
>Şinasi / Şair Evlenmesi

*Şaşırtmaca ve kandırmacaya dayanan, bir derinliği olmayan, sırf güldürmek için yazılan komedilere “entrika komedisi” denir.  
>Moliere / Scapin'in Dolapları, Zoraki Tabip
>Shakespeare / Yanlışlıklar Komedyası  

-----------------------------------------


*Dram: Hayatı olduğu gibi acıklı ve gülünç yönleriyle sahnede göstermek için yazılan tiyatro eseridir.

-Dünyadaki temsilcileri > Shakespeare, Goethe, Schilller, Victor Hugo

*Konularını günlük olaylardan ya da tarihten alabilir.

*Kişiler, her sınıftan (halk - soylu ayrımı gözetmeksizin) seçilebilir.

*Her çeşit olay ve konuşmaya sahnede yer verilebilir.

*Üç birlik kuralına uyma zorunluluğu yoktur.

*Manzum ve düzyazı olarak yazılabilir.

*Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır.

*Dramın ciddi ve ağırbaşlı yazılmış şekline “piyes”, duygulandırıcı ve fazla heyecan verici olanına “melodram” denir.

-----------------------------------------

Diğer Tiyatro Türleri:

*Opera: Sözlerinin tümü ya da çoğu "koro, solo, düet" biçiminde şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseridir.

*Operet: Eğlenceli, hafif konulu, içinde bestesiz konuşmalar da bulunan müzikli tiyatrodur.

*Opera Komik: Operetin, yüksek sınıf için yazılmış, besteli biçimidir.

*Vodvil: Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılara da yer verilen hafif komedidir.  

*Bale: Konunun türlü dans ve davranışlarla anlatıldığı, müzikli, sözsüz tiyatro türüdür.  

*Revü: Güncel espriler, skeçler ve monologlara yer veren, hafif ve eğlendirici sahne gösterisidir.

*Skeç: Beş-altı dakikaya sığdırılan, tablolar şeklinde kısa, müzikal oyunlardır.

*Fars: Basit olay ve yergilerle dolu halk komedisidir.

*Feeri: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğan, olağanüstü varlıkların rol aldığı bir tiyatro türü.

*Pandomim: Düşünce ve duyguları, müzik veya türlü eşyalar eşliğinde, bazen dansla, bazen de gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı hedefleyen sözsüz oyun türüdür.  

*Komedi Müzikal: Vodvil veya komedi türü oyunların arasına müzik parçalarının konması şeklinde ortaya çıkan tiyatrodur.

-----------------------------------------


TÜRK TİYATROSU

*Edebiyatımızda tiyatro için, temaşa sanatı, piyes, oyun gibi adlar da kullanılmıştır.


Geleneksel Türk Tiyatrosu

*Karagöz: Deriden kesilen ve tasvir adı verilen birtakım şekillerin, arkadan ışık yardımıyla beyaz bir perde üzerine yansıtılmasına dayanan bir gölge oyunudur.  

*Gösterimi yapan kişiye hayalî ya da hayalbâz denir.  

*Hayâlbazın en önemli yardımcısı perde gazeli, şarkı, türkü okuyan, tef çalan “yardak”tır.

*Karagöz oyunu, mukaddime (giriş), muhavere (söyleşme), fasıl (oyun) ve bitiş olmak üzere dört bölümden meydana gelir.

-Karagöz: Okumamış halk adamı tipidir.  

-Hacivat: Hacivat biraz öğrenim görmüş, gösteriş meraklısı, kendini beğenmiş yarı aydın tipidir.  

-Çelebi: Türkçeyi İstanbul ağzıyla kusursuz bir şekilde konuşur.  

-Zenne: Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak zenne denmiştir.

-Beberuhi: “Yaşı büyük aklı küçük” deyimiyle nitelendirilebilecek bir cücedir.

-Tuzsuz Deli Bekir: Bir elinde içki şişesi, bir elinde tabanca ya da kama vardır.  

-Himmet: Sırtında baltası olan kaba saba bir tiptir.

-Tiryaki (Laf ebesi), Laz (kayıkçı, kalaycı), Efe (zorba), Kayserili (pastırmacı), Acem (zengin tüccar), Kastamonulu (oduncu), Arnavut (bahçıvan), Matiz (sarhoş), Arap (köle), Yahudi (bezirgan)

-----------------------------------------


*Orta Oyunu: Geleneksel Türk tiyatrosunun birçok bakımdan karagöze benzeyen ama canlı oyuncularla, çevresi izleyicilerle çevrili bir alan içinde oynanan, yazılı metne dayanmayan, içinde müzik, raks ve şarkı da bulunan doğaçlama bir oyundur.  

*Eski kaynaklarda bu oyun; kol oyunu, meydan oyunu, taklit oyunu, zuhurî gibi adlarla anılmıştır.

*Oyunun oynandığı yuvarlak ya da oval alana palanga denir.  

*Oyunun dekoru; yenidünya denilen bezsiz paravandan ve dükkân denilen iki katlı kafesten oluşur.  

*Dükkânda bir tezgâh, birkaç hasır iskemle bulunur.

*Oyunun en önemli iki kişisi Kavuklu ile Pişekâr'dır.  

*Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz'ün karşılığı, Pişekâr da Hacivat'ın karşılığıdır.  

*Kavuklu Hamdi ile Pişekâr Küçük İsmail Efendi, orta oyununun önemli ustaları sayılır.

-----------------------------------------


*Meddah: Methedici (övücü) taklitler yapıp hoş öyküler anlatarak/canlandırarak halkı eğlendiren sanatçıdır.

*Meddahlık için tek adamlı tiyatro diyebiliriz. Meddah, tiyatronun bütün kişilerini varlığında birleştiren bir aktördür.

*Meddahın iki aracı vardır; biri boynuna doladığı mendili (makrame), öteki de elinde uttuğu sopası (değnek/baston)dır.  

*Bitişte özür diler, oyundan çıkan sonucu (kıssa) bildirir.  

-----------------------------------------


*Köy Seyirlik Oyunu (Köylü Tiyatrosu): Düğünlerde, bayramlarda ya da yılın belirli günlerinde köylülerimizin, (genellikle "oyun yapma" , "oyun çıkarma" adı altında) bereket bolluk, sağlık ve yeni yılı karşılamak amacıyla oynadığı törensel içerikli oyunlardır.

*Köy tiyatrosu, karagöz ve orta oyunundan daha eskiye dayanır.

*Köy tiyatrosu özel bir sahneye ve kostümlere sahip değildir.  

*Oyuncular amatördür.

-----------------------------------------


Modern Türk Tiyatrosu:

*Üç ana döneme ayrılır:  
1839'dan 1908'e kadar olan dönem, Tanzimat Tiyatrosu;  
1908'den 1923'e kadar olan dönem, Meşrutiyet Tiyatrosu;  
1923'ten sonraki dönem de Cumhuriyet Tiyatrosu.

*Batı tiyatrosunun Türkiye'ye girmesiyle Çırağan, Dolmabahçe ve Yıldız saraylarında tiyatrolar kurulmuştur.

*Ülkemize tiyatronun tam manası ile kazandırılabilmesi için; yabancı oyun yazarlarının eserleri tercüme ettirilmiş ve bu eserler, adaptasyon yoluyla Türk Tiyatrosu arşivine katılmıştır.

*II. Mahmut'un, 1836'da Fransa'dan sipariş ettiği oyun sayısı 500'dür.  

*Modern Türk tiyatrosunun ilk eserleri Tanzimat Dönemi’nde yazılmış, yayımlanmış ve oynanmıştır.

*İbrahim Şinasi’nin “Tercüman-ı Ahval” gazetesinde 1859′da parça parça yayımlanan Şair Evlenmesi isimli eseri ilk yerli tiyatro denemesidir.

*Teodor Kasap, Direktör Ali Bey, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami, Recaizade Mahmut Ekrem, Ebuzziya Tevfik, Muallim Naci Tanzimat Dönemi’ndeki diğer oyun yazarlarıdır.

*Bu dönemde Ahmet Vefik Paşa, gerek Moliere’den yaptığı çeviri ve uyarlamalar gerekse Bursa’da vali iken yaptırdığı tiyatro binasıyla ülkemizde tiyatro sanatının gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur.

*Tanzimat Dönemi’nin en önemli tiyatro toplulukları Osmanlı Tiyatrosu, Asya Kumpanyası, Gedik Paşa Tiyatrosu ve Şark Tiyatrosu’dur.  

*Güllü Agop’un yönetimindeki Osmanlı Tiyatrosu’nda 1870-1880 arasında Türkçe oyunlar oynanmıştır.

*Günümüz İstanbul Şehir Tiyatrolarının temelini oluşturan Darülbedayi, 1914′te okul olarak kurulmuş; 1920′de Darülbedayi tarafından sahnelenen bir oyunda rol alan Afife Jale, sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olarak tarihe geçmiştir.  

*Bu dönemde iki yazar, oyun yazarlığını başlı başına bir uğraş olarak benimsemiştir: Ahmet Nuri Sekizinci ve Musahipzade Celal.

*Batılı anlamda Türk tiyatrosunun kurucusunun Muhsin Ertuğrul (1892-1979) olduğu kabul edilmektedir.  

*Muhsin Ertuğrul'un çabasıyla çocuk tiyatroları kurulmuştur.  

*Cumhuriyet Dönemi oyun yazarlarının birkaçının isimleri şöyle sıralanabilir: Aka Gündüz, Ahmet Muhip Dıranas, Faruk Nafiz Çamlıbel, Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Kutsi Tecer, Cevat Fehmi Başkut, Aziz Nesin, Haldun Taner, Necip Fazıl Kısakürek, Tarık Buğra, Sabahattin Kudret Aksal, Recep Bilginer, Güngör Dilmen, Nezihe Araz, Orhan Asena, Turan Oflazoğlu, Necati Cumalı, Melih Cevdet Anday, Başar Sabuncu, Dinçer Sümer, Turgut Özakman, Refik Erduran, Bilgesu Erenus, Tuncer Cücenoğlu, Murathan Mungan, Ülkü Ayvaz, Ferhan Şensoy, Mehmet Baydur

-----------------------------------------


TİYATRO TERİMLERİ

Adapte: Yabancı bir eseri, yer adları, şahıs adları, deyimleri, gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme; uyarlama.  

Adaptasyon: Adapte etme. Uyarlama.  

Döşeme: Türk Halk Edebiyatında "başlangıç" karşılığı kullanılan bir kelime.  

Dramatize etmek: Bir olayı, duyguyu, düşünceyi canlandırarak anlatmak; bir vakayı olduğundan daha acıklı bir şekle sokmak.  

Entrik unsur, Entrika: Roman, hikâye ve tiyatro türlerinde, olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.  

Epizot: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir olay. (Bugünkü perde karşılığı.)  

Fantezi pastoral: Çobanların hayatını fantezilerle süsleyerek anlatan tiyatro çeşidi.  

Fasıl: Bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır. Karagöz oyununda belli bir vakanın geçtiği bölüm.  

Grotesk: Gülünç, güldürücü.  

Jest: Tiyatro sahnesinde, sanatçıların bütün el, kol, ayak ve benzeri beden hareketleri.  

Kabare tiyatrosu: Daha çok güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro.  

Kanto: Tanzimat Dönemi'nde Türk sahnesinde azınlık aktrislerce başlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.  

Koro: Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu şarkıcılar topluluğu.

Kulis: Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.  

Mimik: Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle anlatılması.  

Mizansen: Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre düzenlenip uygulanması.  

Monolog: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya türü. İnsanın içinden kendisiyle konuşması.  

Muhavere: Konuşma. Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve benzeri türlerde kahramanların konuşmaları.  

Pandomim: Sessiz hareket. Sessiz hareketler, jestler, yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri, tutkuları anlatmaya yarayan tiyatro çeşidi.  

Reji: Sahneye koyma ve yönetme işi.  

Rejisör: Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen.  

Repertuvar: Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun mevsiminde gösterecekleri eserlerin listesi.  

Rol: Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında, oyuncuların eser kişilerini sahnede canlandırmaları.  

Rövü (revü): Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.  

Suflör: Tiyatroda, kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı.  

Şakşak: Ona oyununda Pişekâr’ın elinde bulunan kapalı yelpazeye benzer bir gürültü aracı. Vuruşlarda ses çıkarır.  

Tablo: Tiyatro eserlerinde, perdeden daha küçük bölümlerin her biri.

Temsil: Bir tiyatro eserinin oynanması.

Tirat: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler .  

Tirajik: Korku, sıkıntı, heyecan veren veya korkunç, kötü, sonu ölümle neticelenen.  

Trajikomik: Hem acı, hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro. Olaylar gülünç ama olay kahramanları acınacak hâlde verilir.  

Tuluat: Tiyatro türlerinden biri. Sanatçılar, oynadıkları eserin konusuna bağlıdırlar; ama oyundaki sözleri içlerinden geldiği gibi söylerler. Yazılı esere uymak mecburiyetleri yoktur. Perdeli orta oyunu da denir. Tuluat tiyatrosunun kurucusu Kavuklu Hamdi'dir.

Virtüöz: Üstün bir tekniği, yorum gücü ile ustalık düzeyine erişmiş oyuncu.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön