AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-51 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

SONER HOCA İLE TÜRKÇE / EDEBİYAT

İçeriğe git

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-51

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-51

EDEBİYAT AKIMLARI / EDEBİ AKIMLAR


KLASİZM (AKILCILIK) (KURALCILIK)
* 17. yy. ortalarında Fransa'da ortaya çıkan edebiyat akımıdır.
* Akla ve sağduyuya değer verilir.
* İnsandaki tabiata, insanların iç dünyasına saygı göstermek esastır.
* Konularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar.
* Kahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer vermezler.
* Önemli olan konu değil konunun işleniş biçimidir.
* Dil, üslup kusursuz bir şekilde işlenmiştir. Dil açık, yalın ve soyludur.
* Sanatçı eserde kendini gizler.
* Tiyatroda üç birlik kuralına uyulur. (olay, zaman, mekân)
* Ruh tahlilleri vardır. Kahramanlarının iç dünyalarına önem verilir.
* Objektiflik esastır. Yazarlar, kişisel duygularına yer vermezler.
* Bu akımda geçicilik değil, süreklilik ve evrensellik esastır.
* Klasizmde  genellikle din dışı konulara ilgi duyulmuştur.
* Tiyatro ve şiir önem kazanır; roman geri plana itilir.
* "Sanat için sanat" görüşünü savunurlar.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Moliere   
* Corneille
* Racine   
* Monteigne
* Boileau
* Bossuet
* La Fontaine
* La Bruyere
* Fenelon
* Descartes
* Pascal
* La Fayette

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Şinasi
* Ahmet Vefik Paşa
* Direktör Ali Bey
* Yusuf Kamil Paşa

--------------------

ROMANTİZM (DUYGUCULUK):
* 19.yy başlarında, Fransa'da, klasizme tepki olarak doğdu.
* Klasik edebiyatın kural ve şekilleri bırakılır.
* Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verilir.
* Dini, milli, tarihi konu ve şahsiyetler malzeme olarak kullanılmıştır.
* Konular işlenirken iyi-kötü, doğru-yanlış gibi karşıtlıklardan yararlanılır.
* Şiirde süslü ve gösterişli bir üslup vardır.
* Sanatçılar eserlerinde, kişiliklerini gizlemez.
* Tabiat tasvirlerine çok önem verilir.
* Hayale ve coşkunluğa önem verilmiştir.
* Rastlantılara yer verilir, üç birlik kuralına uyulmaz.
* Karamsarlık ağar basar.
* "Sanat toplum içindir" görüşünü benimsemişlerdir.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Voltaire
* Shakespeare
* Lord Byron
* Goethe
* Schiller   
* J. J. Rousseau
* Chateaubriand,
* Victor Hugo            
* Lamartine  
* A. Dumas Pere
* A. Dumas Fils
* Alfrede de Musset
* Puşkin

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Namık Kemal
* Ahmet Mithat
* Abdülhak Hamit Tarhan
* Recaizade Mahmut Ekrem

--------------------

REALİZM (GERÇEKÇİLİK):
* 19.yy'ın ikinci yarısında Fransa'da romantizme tepki olarak doğmuştur.
* Konular günlük hayatın  gerçeklerinden alınır.
* Olay ve kişiler yaşamış ve yaşayan kişilerin benzerleridir.
* Kişilerin ruhi davranışlarını etkileyen, onların kişiliklerini çizen çevre ve ortamın tanıtılmasına önem verilir.
* Betimlemeler yazarın gözüyle yapılmaz, kahramanın gözüyle yapılır.
* His ve hayale kapılmadan toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtır.
* Gözleme ve araştırmaya önem verilir.
* Dış dünya dikkatle ve objektif olarak incelenir.
* Sanatçılar kendi duygu ve düşüncelerini ortaya koymazlar, kişiliklerini gizlerler.
* Biçim mükemmelliğine önem verirler.
* Realizmin şiirdeki adı parnasizmdir.
* Sanatçı, bir bilim adamı tavrı takınır.
* Ölçülü, yalın, duru bir anlatım görülür.
* Akımın doğmasında Pozitivizm felsefesinin büyük payı vardır.
* "Sanat için sanat" görüşünü savunurlar.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Gustave Flaubert
* Stendhal
* Honore de Balzac
* Daniel Defoe
* Charles Dickens
* Hemingway
* Turgenyev
* Çehov
* Gorki
* Gogol
* Tolstoy
* Dostoyevski
* Steinbeck

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Recaizade Mahmut Ekrem
* Samipaşazade Sezai                 
* Mehmet Akif Ersoy
* Nabızade Nazım
* Halit Ziya Uşaklıgil      
* Mehmet Rauf              
* Ömer Seyfettin
* Yakup Kadri Karaosmanoğlu
* Refik Halit Karay
* Reşat Nuri Güntekin
* Halide Edip Adıvar
* Sait Faik Abasıyanık

--------------------

NATURALİZM (DOĞALCILIK) (AŞIRI GERÇEKÇİLİK):
* Naturalizm  19.yy.ın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır.
* Determinist anlayışın edebiyata uygulanmasıdır.
* Determinizme göre tabiat olaylarında aynı sebepler aynı sonucu doğurur.
* Toplum büyük bir laboratuvar, insan deney konusu, sanatçı da bilgin sayıldı.
* Sanat doğanın kopyasıdır.
* Romanlarda kahramanların portreleri ince ayrıntılarına kadar verilir.
* Gözlem ve tasvir önemlidir.
* Eserlerinde hayatı bütün yönleriyle anlatırlar. (Kirli ve çarpık yönler dahil.)
* Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir.
* Bedenden ayrı bir ruh yoktur.
* Dil her seviyedeki insanın anlayabileceği bir düzeyde tutulmuştur.
* Sokağın dili edebiyata yansımıştır.
* Sanatçılar kötümserdir ve genelde intihar ederler.
* İçgüdü, eserlerde sıkça işlenir.
* Realistlerdeki üslup kaygısı, naturalistlerde yoktur.
* Manevi değerleri reddetmişlerdir.
* "Sanat toplum içindir" anlayışı doğrultusunda eserler verilmiştir.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Emile Zola
* Guy de Maupassant
* Goncourt Kardeşler
* Alphones Daudet
* John Steinbeck  

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Hüseyin Rahmi Gürpınar
* Nabızade Nazım
* Ahmet Mithat
* Beşir Fuat

--------------------

PARNASİZM (ŞİİRDE GERÇEKÇİLİK)
* 19 yy'ın ikinci yarısında ortaya çıktı.
* Realizm ve naturalizm şiire uyarlanmış halidir.
* Nesnelerin dış görünüşü aktarılır.
* Şiirde biçim güzelliğine önem verilmiştir.
* Konu sınırlaması yoktur.
* Sone nazım şekli kullanılmış.
* Şiirde duygusuzluk ve objektifliğe önem verilmiştir.
* Toplum sorunları ile ilgilenmezler.
* Vezin ve kafiyeye bağlıdırlar.
* Resim altı şiir yazma tekniğine başvurmuşlardır.
* Şairler kişiliklerini gizler.
* "Sanat için sanat " anlayışı benimsenmiştir.
* Eski Yunan ve Latin mitolojisine hayrandırlar.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Gautier
* Jose Maria de Heredia
* Leconte le Listle
* Prodhomma
* Banville
* F. Coppee

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Tevfik Fikret
* Cenap Şehabettin
* Yahya Kemal Beyatlı

--------------------

SEMBOLİZM:
* 19 yy'ın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır.
* Parnasizme tepki olarak doğdu.
* Dış dünyanın olduğu gibi yansıtlmasına karşı çıkılır.
* "Şiir, gerçeğin insandaki etkilerini anlatmalıdır."
* Sözden ziyade musikiye önem verilir.
* Şiirde anlam kapalı olmalıdır. Her okuyan farklı yorumlayabilir.
* Sanatçı sadece sezdirir.
* Ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır.
* Musikiye, ahenge ve sembole önem verdiler.
* Kötümderlik vardır.
* Ferdi konular işlenir.
* Sembolistler gerçeklerden kaçarlar; hayal , rüya ve farklı yerlere önem verirler.
* "Sanat için sanat" anlayışı hakimdir.
* Bilinçaltına ve telkine önem verilir.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Baudelaire
* Verlaine
* Mallarme
* Rimbaud
* Paul Valery
* Edgar Allen Poe

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Ahmet Haşim
* Cenap Şehabettin
* Ahmet Muhip Dranas
* Cahit Sıtkı Tarancı
* Ahmet Hamdi Tanpınar

--------------------

SÜRREALİZM (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK):
* 20.yy.'ın ilk yarısında doğdu.
* Freud'un "psikanaliz" yöntemi temel alınır.
* İnsanın asıl kişiliğinin bilinçaltında olduğu savunulur.
* İnsanı tanımak için hipnoza başvururlar. Rüyaya önem verilir.
* Şiir, iç dünyanın derinliklerinde saklıdır ve çağrışımla bilinç üstüne çıkar.
* Gelenek, aklaki değerler, edep kuralları hiçe sayılmıştır.
* Noktalama işaretleri kullanılmaz.
* Şiirdeki kurallar terk edilmiştir.
* Otomatik şiir örnekleri verilmiş.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Breton
* Soupault
* Crevel
* Prevert
* Aragon
* Eluart

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Oktay Rıfat
* Orhan Veli
* Melih Cevdet
* Ece Ayhan
* Turgut Uyar
* Edip Cansever
* İlhan Berk
* Cemal Süreyya

--------------------

EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK):
* 19.yy'da realizm ve naturalizme tepki olarak doğmuştur.
* Aslen resimle ilgilidir ama diğer sanat dallarını da etkilemiştir.
* Sanatçılar, kendilerini çevreleyen dış dünyaya karşı ilgisizdirler.
* Dış gerçek yerine varlığın kişide bıraktığı izlenimler konu edilir.
* Sadece iç dünyalarını dile getirmeye, duyularla edindikleri izlenimleri anlatmaya çalışırlar.
* Anlam kapalılığı önemlidir.
* Şiirde ahenge önem verirler.
* "Sanat için sanat " anlayışı benimsendi.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Rilke
* Rimbaud
* Verlaine
* Joyce
* Hopkins
* Sisley

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Ahmet Haşim
* Cenap Şehabettin
* Ahmet Muhip Dıranas

--------------------

KÜBİZM (ŞEKİLCİLİK):
* 20. yy.'da resim sanatında Picasso tarafından başlatılmıştır.
* Başlangıçta empresyonizme tepki olarak doğmuştur.
* Eserlerinde karmakarışık imajlara ve dağınık kelimelere rastlanır.
* Dizeler değişik geometrik şekillerde dizilmiştir.
* Dünyadaki küçük olayları ve anlamları yakalamak gerekir.
* "Söylenmemiş olanı", "görülmemiş olanı" gün ışığına çıkarmak, aklın değil düş gücünün yapacağı iştir.  
* Noktalama kullanılmamıştır.
* Varlığın, dış görünüşüyle birlikte iç dünyası betimlenir.
* Sanatçılar, yapıtlarında duygularla olayları karıştırarak yansıtmışlardır.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Apollinaire
* Max Jacob
* Jean Cocteau
* Blaise Cendrars
* A. Salmon

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
---

--------------------

DADAİZM (KURALSIZLIK):
* 20. yy.'ın başlarında ortaya çıkan kısa ömürlü edebiyat akımıdır.
* Aklın hiçbir değeri yok.
* Anlamsızlığı bayrak edinmişlerdir.
* Her şeye kuşkuyla bakılmıştır.
* Bunalım ve isyan edebiyatıdır.
* Eski olan her şeyi yıkmaya çalışmışlardır.
* Dil ve estetik kuralları bir yana bırakılarak kuralsızlığı benimsenmiştir.
* Kelimeleri rasgele kullanmak suretiyle şiirler oluştururlar.
* Dada, çocukların oynadıkları "ağaç parçası, tahta at" anlamına gelir.
* Birinci Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkıcı ortamda düş kırıklığına uğrayan aydın ve sanatçıların bir başkaldırısı olarak doğmuştur.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Triston Tzara
* Jean Arp
* Aragon
* Marcel Janco
* Breton

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Garip Akımı

--------------------

FÜTÜRİZM (GELECEKÇİLİK):
* Makineyi ve hızı sanata taşıyan bu akım 20.yy.da ortaya çıkmıştır.
* İtalyan yazarı Marinetti kurucusudur.
* Geçmiş sanatçıları taklit, terk edilmeli ve orijinal şekiller oluşturulmalıdır.
* Kelimelerin ve deyimlerin eserler üzerindeki ağırlığı kaldırılmalıdır.
* Sürat asrı olan 20.yy. insanın hızlı yaşayışını ifadeye yaramayan konulara, sanat eserlerinde yer verilmemelidir.
* Işık ve hareket, sanat eserinin temel unsuru olmalıdır.
* Sanatçı daima yeninin, değişenin peşinde olmalıdır.
* Gerçek sanat eseri, hayatın dinamizmini ifade eder.
* İnsan, alışkanlıklarının dar ve uyuşuk dünyasından çıkarılmalıdır.
* Sanatta gelenekçilik, sanatın ölümüdür.
* Makine ve çark sesleri, fabrika gürültüleri duygu ve hayalin yerini almıştır.  

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Marinetti
* Mayakovski
* Pesternak

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Nazım Hikmet

--------------------
EGZİSTANSİYALİZM                                                                                                                                                                                  ( VAROLUŞÇULUK)
* Birinci dünya savaşından sonra ortaya çıkmış,  felsefi görüş iken daha sonraları edebiyat akımı olmuştur.
* İnsan kendi özünü kendisi seçer.
* "Var olma" "öz"den önce gelir; yani insan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra olmak istediği gibi olur.
* İnsan kendi değerlerini kendisinin oluşturabileceğini bilmelidir.
* İnsan bütünüyle özgür olmalıdır.
* İnsanlar, hiçbir geleneğin etkisi altında kalmadan eser vermelidir.
* İnsanın bunalım, sıkıntı ve kararsızlığını ele alırlar.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Jean Paul Sartre
* Albert Camus
* Andre Gide
* Samuel Beckett     
* Heidegger  

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Yusuf Atılgan
* Demir Özlü
* Vüs'at O. Bener
* Bilge Karasu
* Tezer Özlü

--------------------

EKSPRESYONİZM                                                                                                                                                                    (DIŞAVURUMCULUK)
* 20.yy.ın  başlarında empresyonizme, realizme ve natüralizme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
* Sanatçının ruhsal durumu önemlidir.
* Gerçek, sanatçının ruhunda gizlidir.
* Tabiat ve eşya ikinci plana atılmıştır.
* Romantizmin değişik ve yeni bir şeklidir.
* Dış dünyayı, sanatçının iç dünyasına göre ifade etmeye çalışırlar.
* Önemli olan sanatçının kendi kişiliğini ortaya koyabilmesidir.
* Sembollere ve hayallere geniş yer vermişlerdir.
* Yerleşmiş değerlere ve kurumlara karşı acımasız tavır takındılar.
* İnsanları somut dünya gerçeklerinden koparıp yazarın iç dünyasına sürüklemeye çalıştılar.
* Sanatçılar, kendi içlerine kapanıp kendilerini gözlemlemiş, iç gözleme önem vermişlerdir.
* Yapıtlarda, fantastik ve korkunç olaylar anlatılmıştır.
* Amaç, insanların ruhsal durumlarının ortaya konmasıdır.

DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ:
* Franz Kafka
* T. S. Eliot
* James Joyce
* George Kaiser
* H. Walden
* Strindberg

TÜRK EDEBİYATINDAKİ TEMSİLCİLERİ:
---

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI:
İçeriğe dön