AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-49 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-49


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-49


FANTASTİK ROMAN:

*Fantastik roman “olağanüstü”nün temel öğe olarak yer aldığı eserlere verilen addır.

*Fantastik romanlar, gerçek ve bilinen dünyanın ötesinde hayal gücüne dayalı bir dünya oluşturarak bu yeni dünyada geçen olayların anlatıldığı yapıtlardır.

*Gerçek dünyada yaşanamayacak olayların, kurgulanan fantastik bir dünyada yaşandığı romanlardır.

* “Konuşan hayvanlar, canlanan ağaçlar, görülmemiş yaratıklar, gizemli olaylar” fizik yasaları yok sayılarak anlatılır.  

* “Büyünün teknolojinin yerini alması” fantastik romanların en belirgin özelliklerindendir.  

*Roman kahramanı bu büyü gücüyle uçabilir, millerce uzaklıktaki yerleri görebilir, kötülerle savaşabilir…  

*Bu romanlarda bu dünyadan, belli bir ulus ya da kültürden söz edilmediği, evrensel konular mekân ve ulusal kültürlerden bağımsız olarak işlendiği, dünya üstü bir anlatı olduğu için bu türdeki yapıtlar, tüm insanlığa seslenme olanağı bulur.  

*Yazar, okuyucunun günlük değer ve kimliklerden kurtularak bağımsız bir şekilde esere yoğunlaşmasını sağlar.

*Fantastik romanların masallara benzer yanlarının olması yanında çok belirgin farkları da vardır.
-Masallar kısadır, ayrıntısız bir anlatım vardır. Fantastik romanlar hem daha uzundur hem de kişiler, yer betimlemeleri daha ayrıntılı yapılır.
-Fantastik romanlarda masalın açıklanamaz, mucizevi yanının gerçekliğin içine girişi anlatılır.  
-Masalın kurduğu dünya salt düşselken fantastik türlerde sürekli bir düş-gerçek çatışması, gerçek dünya ile düş dünyası arasında bir hesaplaşma vardır.
-Masallarda yer ve zaman belirsizdir oysa fantastik romanlarda kurmaca bir dünya da olsa yer ve zaman gerçekçi bağlantılar içinde aktarılmaya çalışılır.  
-Fantastik kitaplarda masallardaki gibi iyilerin ve kötülerin mücadelesi yer almaktadır.

*Fantastik roman Türk edebiyatında yeni bir türdür.  

*Bu tür, Batıda pozitivizmin etkileri ile güç kazanmıştır.

*Sosyal hayatın modernizm tarafından kesin kontrolü Batılı okuyucuların fantezi romanına ilgisini arttırmıştır.  

*Öte yandan, Türkiye’de bazı nedenlerle durum farklıdır: Türkiye’de birey Batılı karşılığı kadar sosyal hayata yabancılaşmamıştır, geleneksel hayatın kurallarına uyumlu yaşamaktadır; ayrıca dinin sosyal hayat üzerindeki etkisi devam etmektedir.  

*Tüm bu nedenler türün gelişimini engellemiştir.  

*Bu süre boyunca, Türk okuyucusu uzun süre Batılı fantastik roman çevirilerini, sinema filmlerini seyrederek türe aşina olmuştur.

*2000 yılından sonra ilk fantezi romanları yazılmaya başlanmıştır.

*Türk fantezi edebiyatı birincil ve ikincil dünyaları anlatan az sayıda esere sahiptir.  

*Birincil dünya fantezileri içerisinde “Karanlık Fantezi” ve “Şehir Fantezisi” alttürlerinde eserler verilmiştir.  

*İkincil dünyaya dair üretilen fantezi romanları ise “Kılıç ve Büyü” ve “Epik Fantezi” alt türlerine girmektedir.

*Fantastik roman türünde eski dönemde Giritli Aziz Efendi’nin Muhayyelat-ı Ledünn-i İlahi adlı eserinden başka bir metin kaleme alınmamıştır.  

*Yakın dönemde Türkiye’de telif fantastik eserler üretilmeye başlamıştır.



Türk Edebiyatından Bazı Fantastik (Fantezi) ve Bilimkurgu Romanlar:

Puslu Kıtalar Atlası (İhsan Oktay Anar)

Perg Efsaneleri, Şamanlar Diyarı, Korkak ve Canavar (Barış Müstecaplıoğlu)

Yansıma (İlknur Uğur)

Gümüş Yelken Başlangıç (Akhan Pelikan)

Amat (İhsan Oktay Anar)

Yitik Öyküler Kitabı (M. İhsan Tatari)

Paradokya: Adalet Yıldızı ve Kayıp Pusula (Cem Gülbent)

Zülfikar’ın Hükmü, Erbain Fırtınası (Saygın Ersin)  

Muska, Yatır, Öte Yer ve Çözücü (Sadık Yemni)

Saklı Ülke: Gerdekkaya-1, Genç Tanrılar: Gerdekkaya-2 (Zafer Sönmez)

Asi (Orkun Uçar)

----------------------------------------


BÜYÜLÜ / BÜYÜLEYİCİ / FANTASTİK” GERÇEKÇİLİK:

*Büyüleyici Gerçekçilik ya da diğer adıyla Fantastik Gerçekçilik; gerçekçi kabul edilen sanat akımlarında olmaması gereken sihirli, mantıkdışı öğeleri barındıran bir sanat akımı olarak tanımlanabilir.

*Büyülü gerçekçilik, gerçek hayatta yaşanabilecek olayları, gerçekçi bir üslupla anlatırken, normal şartlarda yaşanamayacak doğaüstü olayları anlatıya dâhil eden bir yazı üslubu olarak tanımlanabilir.

*Bu yöntemi kullanan yazarlar, çoğu zaman bu doğaüstü olayları da anlatının gerçekçi yapısı içinde ele alırlar.

*Bir başka deyişle; sokağa çıkmak, yürümek, hırsızlık, cinayet gibi günlük hayatta yaşanabilecek şeyler ile, bir karakterin uçarak göğe yükselmesi gibi “doğaüstü” olaylar tamamen aynı “olağanlık” seviyesi ile anlatılır.

*Büyülü gerçekçilik kavramıyla değerlendirilen eserlerde, hikâyenin büyük bölümü gerçekçi olaylar üzerinden kurgulanır.

*Doğaüstü başka bir dünya olmadığı gibi, bu doğaüstü olayların sistematik bir şekilde geliştirilmesi veya bunların hikâyenin merkezine yerleştirilmesi gibi bir durum da bulunmaz.

*Gerçekçi romanlardan farklı olarak; yazarlar, günlük hayatta yaşanabilecek olayları anlatırken, belli noktalarda doğaüstü olaylar da kullanılırlar.

*Hikâyelerini ortada hiçbir “anormallikyokmuş gibi aktarmaya devam ederler.  

*Bu doğaüstü olaylar, gerçek anlamda açıklanan, nedenleri ve sonuçları olan, eserin ana karakterleri tarafından doğrudan “kullanılan” olaylar olarak değerlendirilmez, hikâyenin merkezine konulmazlar.

*Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında Güney Amerika Edebiyatı içinde popüler hale gelen ve buradan bütün dünyaya yayılan büyülü gerçekçilik, modern edebiyatının pek çok önemli romanında karşımıza çıkar.  

*Büyülü gerçekçilik, gerçek ve fantastik, alışılmış ve alışılmamış olanı bir arada kullanır.  

*Bu yüzden “büyülü gerçeklik” içeren eserler ile “fantastik (fantezi)” eserler birbirine karıştırılabilmektedir.

*Doğaüstü ögeleri çok ön plana çıkmayan bir eser, bazı kişiler tarafından “büyülü gerçekçi”, diğerleri tarafından “fantastik roman” olarak tanımlanabilir.

*Büyülü gerçekçilik, gerçek ve fantastiğin mükemmel oranda bileşimi olarak algılanmalıdır.

*Büyülü gerçekçi bir eser, doğal olan ile doğaüstü olanı okuyucuyu şaşırtmadan kaynaştırmalıdır.

*Esere doğaüstü unsuru katabilmek için yerel folklordan (masal, destan, efsane ve halk hikâyeleri) yararlanılabilir.

*Geleneksel sözlü edebiyatın kullandığı anlatım teknikleri kullanılabilir.

*Bu tip eserlerde; geçmiş, şimdi ve gelecek iç içe geçer.

*Büyülü gerçekçilikte, “benzetme, mecaz, mübalağa, tekrarlar, sembolizm, ironi ve paradoks” gibi pek çok söz sanatını kullanmaktadır.

*Türk edebiyatında büyülü gerçekçilik, Latife Tekin ile de anılan bir akımdır.  
*Nazlı Eray, büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki temsilcilerinden sayılabilir.


Dünyada Büyülü Gerçekçilik İçeren Bazı Romanlar:

Dönüşüm (Franz Kafka)

Ağaçlara Tüneyen Baron (Italo Calvino)

Usta ile Margarita (Mihail Bulgakov)

Kırmızı Pazartesi, Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez)

Rüzgârın Gölgesi (Carlos Ruiz Zafon)

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş (Jose Saramago)

Alçaklığın Evrensel Tarihi (Jorge Luis Borges)

Görünmez Şehirler (Italo Calvino)

Pi’nin Yaşamı (Yann Martel)

İmkânsızın Şarkısı (Haruki Murakami)

Koku (Patrick Suskind)

Solomon’un Şarkısı (Toni Morrison)



Türk Edebiyatında Büyülü Gerçekçilik İçeren Bazı Eserler:

Âmâk-ı Hayal (Filibeli Ahmet Hilmi)

Matmazel Noraliya’nın Koltuğu (Peyami Safa)

Gulyabani (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Çengi (Ahmet Mithat)

Sevgili Arsız Ölüm, Berci Kristin Çöp Masalları (Latife Tekin)

Arzu Sapağında İnecek Var (Nazlı Eray)


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön