AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-48 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-48


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-48


POSTMODERNİZM:

*Postmodernizm, modernizmin bir uzantısı olarak 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır.

*Postmodernizm “modernizmden sonra gelen, modern sonrası” anlamına gelir.  

*Postmodernizm, modernizmin “sorgulanmadan, herkes tarafından kabul edilmesi gereken evrensel değerler olduğu” görüşünü reddederek ortaya çıkar.

*Postmodernizmde gerçeklik unsurundan çok “kurmaca” ön plandadır.

*Postmodern yazara göre, hayat bir oyundur.  

*Yaşamı kurmacaya dönüştüren roman da oyun içinde oyundur.

*Yazar, kendi bireyselliğini egemen kılmaya yönelir.

*Tek bir konu, tek bir bakış açısından verilmez; çok yönlü, çok kültürlü, değişik bakış açılı romanlar yazılır.

*Bütünlük yerine, gerek bireyler ve kişilikleri açısından, gerekse olaylar açısından parçalanmışlık öne çıkar.

*Somut gerçeklikle soyut gerçeklik iç içe verilir.

*Tarih, edebiyatın malzemesi olarak görülüp yeniden üretilmeye çalışılır.

*Türk edebiyatına doğal bir süreçle değil de Tanzimat döneminde kültürel değişimle Batı’dan çeviri ve taklitlerle giren geleneksel roman, 1970′lerden sonra yerini modernist ve postmodernist romanlara bırakmıştır.

*Türk edebiyatında modernizm ile postmodernizm aynı zamanda görülmüştür.

*Türk edebiyatında postmodernizm, modernist özelliklerden 1990′lı yıllardan itibaren arınmaya başlamıştır.

*Hilmi Yavuz’un “Fehmi K’nın Acayip Serüvenleri”, Pınar Kür’ün “Bir Cinayet Romanı”, Hasan Ali Toptaş’ın “Bin Hüzünlü Haz, Gölgesizler”, Metin Kaçan’ın “Ağır Roman, Fındık Sekiz”, İhsan Oktay Anar’ın “Puslu Kıtalar Atlası, Kitabü’l Hiyer” adlı romanları ise Türk edebiyatında postmodernist edebiyatın en önemli ürünleridir.

*Postmodernist anlayış, “Dünya ne anlamlıdır ne de anlamsız, vardır o kadar.” (Alain Robbe Grillet) sözüyle özetlenebilir.

*Yazarlar, anlamsız yaşama anlam katılamayacağına inandıklarından eserlerde estetik bütünlüğü kaldırmak için çeşitli türlerde metin parçalarını bir araya getirirler.

*Bir romanda hem şiir hem günlük hem makale hem masal gibi türler kullanılır veya ansiklopedi maddesi, reklam yazısı gibi parçalar alıntılanır.

*Böylelikle türler iç içe geçer, geleneksel roman estetiğinden uzaklaşılır, yapıt artık roman değil, tanımlanamaz bir “anlatı” veya “metin” olur.

----------------------------------------


POSTMODERN ESERLERİN (ROMANLARIN) ÖZELLİKLERİ:

*Postmodern romanlarda kurgulanmış bir “olay” yoktur.

*Postmodernist anlatılarda amaç, olay anlatmak değil, olayın oluşturduğu izlenimleri, duyguları anlatmaktır.

* “Karamsarlık, yalnızlık, bunalım, gerçek arayışı” gibi duygular ifade edilir.

*Postmodern romanlarda kronolojik bir olay veya anlatım yoktur.

*Zaman akışkan değil durağandır.

*Postmodern romanlarda yaşanan “an”lar vardır.  

*Yazar, duruma göre zamanda geriye dönüş (yaşanılanı kesintiye uğratıp geçmişe bir parantez açarak) veya zamanda atlama gibi karışık zaman dilimlerini anlatır.

*Postmodern romanlarda, neden-sonuç veya başı-sonu sıralaması yoktur.

*Postmodern eserlerde “ilahi, I. tekil, III. tekil bakış açıları” iç içe kullanılır.

*Postmodern metnin tek/doğru ve mutlak bir yorumu yoktur, okur sayısı kadar yorumu vardır.  

*Metin, birden fazla sonla bitirilebilir.

*Metinler, okurun yapıcı olmasını gerektiren bir okuma gerektirir.  

*Yazar-metin-kahraman üçlüsünün yerine “okur” önemlidir.

*Postmodern metinlerde yazar, anlatımın bir kurmaca olduğunu okura hissettirir.

*Yazar, okurla konuşur ve anlatının bir hayal ürünü olduğunu vurgular.

*Metni yazma serüvenini olmadık yerde anlatarak metni nasıl kurguladığını okurla paylaşır.  

*Bu anlatım tekniğine, “üstkurmaca” denir.

*Alaycı tutum benimsenir ve saçma bulunan durumlar alaycı bir üslupla anlatılır.

*Gerçek yaşamda karşılaşılan kişilerle hayal dünyasının kişileri, masal kişileri, çizgi film kahramanları birlikte verilebilir.

*Postmodern metinlerde amaç, “roman yazmak değil roman kurmak”tır.

*Postmodern romanlarda roman kişileri, başka romanların kahramanlarıyla konuşturulur veya kurgu içinde başka eserlere göndermeler yapılır. Buna “metinlerarasılık” denir.

*Postmodern romanlarda, kimi zaman başka türlerin (şiir, destan, mektup, masal vs.) “üslubu” taklit edilir. (pastiş)

*Kimi zaman belli bir metnin “konusu” taklit edilir. (parodi)

*Postmodern romanlar türlere ayrılır:  
Üst kurmaca romanlar, bilimkurgu romanları, fantastik romanlar, büyülü gerçekçilik romanları

*Postmodernist anlatımda iki tür yaklaşım vardır:
Birincisi, “seçkinci/elitist” eğilimdir ki seçkin okur için yazılan metinleri kapsar.  
İkincisi “sıradan” okura hitap eden “popülist” eğilimdir.  
Örneğin, Murathan Mungan’ın “Üç Aynalı Kırk Oda” adlı metni popülist; Hasan Ali Toptaş’ın “Bin Hüzünlü Haz” adlı anlatısı popülizme hiç yer vermeyen seçkinci bir yapıttır.

Postmodernizmi Esas Alan Bazı Eserler:
Hasan Ali Toptaş – Bin Hüzünlü Haz, Gölgesizler  
Metin Kaçan – Ağır Roman, Fındık Sekiz  
İhsan Oktay Anar – Puslu Kıtalar Atlası, Kitabü’l Hiyel  
Pınar Kür - Bir Cinayet Romanı

----------------------------------------


d. FANTASTİK GERÇEKÇİ YAPITLAR - BÜYÜLÜ GERÇEKÇİLİK
FANTASTİK EDEBİYAT - FANTASTİK ROMAN


FANTASTİK EDEBİYAT (FANTEZİ EDEBİYATI):

*Fantastik Edebiyat, gerçeğe dayalı olmayan yazılı anlatım tarzıdır.  

* “Fantezi”yi bilindik gerçekliğin ötesindeki dünyaları anlatan bir edebiyat dalı olarak tanımlayabiliriz.

*Fantastik edebiyatın amacı, “gerçekçi türdeki kitapların erişemediği noktalara erişmek, salt gerçeklerle dile getirilmesi olanaksız olanı dillendirmek, düş gücünün sınırsız olanaklarından yararlanarak yeni ufuklar açmak”tır.

*Fantastiğin “bilinçaltının görünür kılınmasına hizmet eden bir kurgulama biçimi” olduğu düşünülebilir.

*Batı yazınında fantezinin geçmişi binlerce yıl öncesinin mitolojilerine kadar gitmektedir.  

*Batıda çağdaşlaşmayla birlikte yaşamın tüm alanlarında pozitivist bir anlayış egemen olmuş, dinin sosyal hayattaki etkisi azalmıştır.

*Bilimsel anlayışın yaşama egemen olmasına rağmen insanın bilinmeyene yönelik ilgisini azaltmamıştır.

*Görülmeyene ve görülemeyene karşı olan ilgimiz sonlanmamıştır.  

*Modernizm sonrasında fantastik edebiyat, modern bireyin, günlük hayattan kovulan “olağanüstüye” dair merakına seslenmektedir.

*Kentleşmenin de etkisiyle günlük hayatta yoğun bir yabancılaşma yaşayan bireylerin gerçek dünyadan uzaklaşma istekleri artık fantastik edebiyat aracılığıyla dile getirilmeye başlanmıştır.  

*Batı, materyalist bir kültür oluştururken bunun alternatifini de üretmeye çalışmış; bireyin duygusal ihtiyaçlarını sanatsal yollarla gidermeye yönelmiştir.

*Günümüzde fantastik denilince; gerçek dünyayla bağlantılı ya da ondan bağımsız ve ona alternatif olarak oluşturulan ikincil bir dünya akla gelmektedir.

*Fantezi edebiyatının popülerleşmesinin öncüsü olarak genel kabul görmüş isim John Ronal Reuel Tolkien'dir.

*Bu edebiyat tarzının içeriğini oluşturan kimi ırk isimleri (orklar, elfler, cüceler, vb.) dahil, harita kullanarak kitap yazma akımı onun öncülüğünde popülerleşmiştir.

*Fantezi edebiyatı günümüzde J. K. Rowling başta olmak üzere Terry Pratchett gibi isimlerle zenginlik kazanmaktadır.

*En tanınmış örnekleri arasında Alis Harikalar Diyarında yer alır.  

*Modern fantastik edebiyatın tanınmış örnekleri arasında; J. K. Rowling'in Harry Potter ve J. R. R. Tolkien'in Hobbit, Yüzüklerin Efendisi gibi eserleri sayılabilir.

*Türk edebiyatında da fantastik unsurlar her zaman var olmuştur.  

*Bunlar roman türü içerisinde sadece yan bir unsur olarak değerlendirilmiş ve fantezi kendi başına bir tür olamamıştır.

*Fantastik, korku ve bilim kurgu türlerinin Türkiye’de gelişememesinin temel nedeninin geç modernleşme olduğu görülmektedir.

*Türkiye’de modernleşme süreci Batı’ya göre geç bir tarihte başlamış; geleneksel, dayanışmacı, dinin etkili olduğu ilişkiler etkisini uzun süre devam ettirmiştir.  

*Türk insanı günlük hayatında bilinmeyene dair sorduğu soruların cevabını dinde ve diğer geleneksel inançlarda bulmuştur.

*Batılı bireyin dinden uzaklaşarak entelektüel bir faaliyet alanı olarak fanteziye yönelmesi ve kişisel meraklarını burada gidermeye çalışmasına karşılık, Türkiye’de bireyler böyle bir ihtiyaç hissetmemiştir.

*İslam dini, gerek yaşanan dünya, gerek ölüm sonrası dünya hakkında, modernizmin “fantastik” olarak tanımlayacağı birçok unsur ihtiva etmektedir.

*Bu nedenle fantastik, günlük hayatın ötesinde, salt entelektüel faaliyet olarak algılanmamış, ilgi görmemiştir.

*Sonuçta hayatın içinde olan fantastiğin başka kaynaklarda aranmasına gerek kalmamaktadır.

*Türkiye’de fantastiğin gelişememesindeki bir başka nokta da bireyin topluma yabancılaşamaması ve yaşama, toplumsal değerlere dair sorgulamalara girişmemesidir.

*1980’li yıllarda bu durum değişmeye başlamıştır.

*Batıdan her geçen gün artan sayıda roman çevrilmeye başlanmış, Barbar Conan gibi fantastik çizgi romanlar ve filmler Türk okuyucusunun fantezi türüne aşina olmasını sağlamıştır.

*1990’lı yıllarda bilgisayarın gelişimi, fantastik oyunlarla tanışılmasını ve fantezi dünyasına dair fikir sahibi olunmasını sağlamıştır.

*Ekonomik ve toplumsal koşullar bireysel zevklerin ve arayışların önünü açmıştır.

*Türk fantezi edebiyatı ilk defa 2000’li yıllardan itibaren ortaya çıkmıştır.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön