AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-45 - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-45


AYT EDEBİYAT DERS NOTLARI-45


CUMHURİYET DÖNEMİNDE ŞİİR:

İKİNCİ YENİ SONRASI TOPLUMCU ŞİİR (1960-1980)

*1950'lerin ikinci yarısından itibaren siyasi gerilimin artması, bunun topluma yansıması ve toplumda da bu gerilimin giderek tırmanması sonucunda 27 Mayıs 1960 tarihinde ihtilal olur.

*İhtilal sonrasında yeni bir anayasa hazırlandı.

*Bu anayasanın getirdiği özgürlük ortamında Nazım Hikmet'in kitaplarının basılması serbestleşti, Sosyalist eylemler artmaya başladı.

*Edebiyat dünyasında ise Garip akımı ve İkinci Yeni anlayışı karşısında bir süredir geri planda olan toplumcu gerçekçi şairler yayın faaliyetlerini arttırdılar.

*Bu dönemde, siyasal ve sosyal alandaki dergi, gazete gibi türler daha yoğun ilgi görmüştür.  

*1960'lı yılların şiiri giderek siyasi bir söyleme doğru yöneldi.

*Marksist felsefeyi benimseyen bu şairler “Halkın Dostları, Yeni Gerçek, And, Militan" gibi dergilerde şiir anlayışlarını ve ideolojilerini anlatmaya çalıştılar.

*Siyasal ve sosyal ortamdaki bu değişimler sonrası ortaya çıkan ve kendilerini toplumcu olarak değerlendiren şairlerin oluşturduğu şiir eğilimi, Türk edebiyatında "İkinci Yeni sonrası toplumcu şiir" olarak değerlendirilmiştir.

*Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe ve Özkan Mert; 1969'da Ant dergisinde "Toplumcu Genç Şairler Savaş Açıyor" başlıklı yazılarıyla İkinci Yeni şiir anlayışına karşı olduklarını belirtmişlerdir.

*İkinci Yeni şiirini, sosyal mücadeleden kaçtıkları, topluma yabancı oldukları ve anlaşılmaz oldukları için eleştirmişlerdir.

*İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiiri savunan şairler ile 1940 toplumcuları, Nazım Hikmet, Namık Kemal, Tevfik Fikret ve Mehmet Akif gibi şairler arasında, şiire toplumsal bir işlev yükleme bakımından ortaklık vardır.

*İdeoloji, 1960-1980 arasında yoğun olarak kullanılmış ve büyük bir propoganda şiiri ortaya çıkmıştır.

*Şairler, genellikle Marksist dünya görüşünü, sosyalist siyaseti benimsemişler ve eserlerini bu doğrultuda vermişlerdir.

*Eserleriyle, bireyin gelişimini sağlayacak bir düzen oluşturmaya çalışırlar.

*Dönem şairleri, “umut, yaşama sevinci, sorgulama, isyan, devrim, direnme” gibi temalar üzerinde durmuştur.

* “Halk, işçi sınıfı ve kentleşme sorunlarını; kadın ve kadın haklarını” şiirlerinde işlemişlerdir.   

*Şiirlerde alın teri ve emek övülür.

*Toplumsal dayanışma, örgütlülük şiirlerde kutsallaştırılır.

*Şairler kendilerini toplumun sözcüsü olarak tanımlamışlardır.  

*İkinci Yeni doğrultusunda eserler veren şairlerde "kapalı bir anlatım" görülürken, İkinci Yeni Sonrası Toplumcu şairlerde "açık bir anlatım" görülür.  

*Bu anlayıştaki şairler biçimden çok içeriğe (anlama) önem vermişlerdir.

*İçerikte Nazım Hikmet'in etkisinde kalmışlardır.

*Daha etkili bir dil kullanabilmek için “slogan üslubu” şiirlerde kullanılmıştır.

*Şiirin ses, ritizm ve ahenginde değişmeler görülür.

*Şiirde uzak çağrışımlara yer verilmemiştir.

*Şiir dili ve söyleyişinde aşırılıktan kaçınılmıştır.

*Geleneksel söyleyişten faydalanma görülür.

*Serbest nazım geleneği devam ettirilmiştir

*Soyut bir şiir yerine somut bir şiir geliştirilmiştir.

* “Sanat, toplum içindir.” görüşüyle hareket etmişlerdir.

*Bu anlayışa bağlı başlıca şairler:  
İSMET ÖZEL, ATAOL BEHRAMOĞLU, SÜREYYA BERFE, NİHAT BEHRAM, REFİK DURBAŞ, ÖZKAN MERT, AHMET OKTAY

*Bu anlayışla eser veren diğer sanatçılar:
METİN ELOĞLU, ÖZDEMİR ASAF, CAN YÜCEL, GÜLTEN AKIN, HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL, METİN ALTIOK, HİLMİ YAVUZ, CEYHUN ATIF KANSU, TALİP APAYDIN, ARİF DAMAR, METİN DEMİRTAŞ, ÖZDEMİR İNCE, ERAY CANBERK, ALİ PÜSKÜLLÜOĞLU, ENVER GÖKÇE, VEYSEL ÇOLAK, KEMAL ÖZER, İLHAN DEMİRASLAN

İkinci yeni sonrası toplumcu şairler ile ilgili ayrıntılar:

*1960 kuşağı şairlerinden İsmet Özel, İkinci Yeni deneylerinden yararlanarak, taze buluşları yoğun söyleyişleri ve mistik bir hava yaratma ustalığıyla dikkat çekti. İsmet Özel, İkinci Yeni şiir’den toplumcu şiire ve İslami dünya görüşüne bağlanırken kendisi olabilen usta işi bir şiir geliştirmiştir.

*Ataol Behramoğlu, yayımladığı kitaplarıyla kuşağının önde gelen şairlerinden olmuştur. Yazdıklarında yaşamın her anı, her görüntüsü şiire bütünüyle girer.

*Dünyayı algılamayı şiirinin ekseni yapan Süreyya Berfe, doğal, yalın şiirin hep kendi kalmasını bilmiş şairlerindendir. Onun şiiri şiir olamayacağını sandığımız yalın malzemeden oluşur. Dünya ile şiir arasında bıçak sırtı bir dengenin kurulduğu bir şiir dünyası vardır. Süreyya Berfe’nin şiirleri güçlü bir ironi taşır.

Toplumculuk: Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti, sosyalistlik, sosyalizm.

Toplumcu Gerçekçilik: Marksist ideolojinin sanatçıya ve doğal olarak da onun eserine yansımasıdır. Toplumsal olayları, aksaklıkları ve ilişkileri, toplum bilimi açısından ele alarak hem gerçekçilik hem de gelişim süreci içinde irdelemektir.  

----------------------------------------


1980 SONRASI ŞİİR

*İkinci Yeni sonrasında 1980’e kadar şiire toplumcu bir bakış hâkimdi.

*1980 darbesiyle bu anlayış yerini karamsar bir bireyselciliğe bırakmıştır.

*Bu dönemdeki baskı, edebiyat ve şiir üzerinde etkisini göstermiştir.

*1980 sonrasında yazılan şiir, bazı edebiyat çevrelerinde kayıp dönem olarak adlandırılmaktadır.

*2000′li yıllara değin süren sessizlik ve şiirdeki hareketsizlik, birçok kesimi bu dönem edebiyatını yok saymaya itmiştir.

*Bu dönemde Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Seyhan Erözçelik, Lale Müldür, Ahmet Erhan ve Küçük İskender gibi şairler, şiirin hareketliliğini sağlamışlardır.

*1980 sonrası şiirinde; Türk şiir birikimini yeniden ve bir bütün olarak değerlendirme çabası vardır.

*1980 sonrası şairler; şiirde geleneksel birikimin önemini vurgulamışlar ve Halk, Divan, İkinci Yeni ve saf şiir gibi ayrımlara girmeden en yeniden en eskiye kadar Türk şairlerini dikkatle okumayı savunmuşlardır.

*Ayrım yapılmadan şiirin bütün ustalarına sahip çıkılmıştır.

*Bu şairlerin özelliği halk şiirinden, dilinden ve kültüründen yararlanmalarıdır.

*1980 sonrası şairler için ortak bir anlayıştan çok, grupların ve kişilerin ayrı ayrı şiir anlayışlarından söz edilebilir.

*Bu dönem şairleri “Yazko Edebiyat, Poetika, Fanatik, Üç Çiçek, Şiiratı ve Sombahar” gibi dergiler çıkarmışlardır.

*Ayrıca medya da bu dönemde önem kazanmıştır.

*İdeolojiyi şiirlerinde öncelikli bir öğe olarak görmemişlerdir.

*Şairler, şiirin bir araç değil amaç olduğunu ve şiirin asıl konusunun insan olduğunu dile getirmişlerdir.

*Farklı şiir anlayışlarının temsilcileri aynı zaman diliminde buluşmuştur.

*Şairler, “imgeci, mitolojik, gelenekselci, toplumcu, yeni garipçi” vb. olarak değerlendirilebilir.

* “Bireyci, toplumcu, imgeci, anlatımcı, modernist, gelenekçi” diyebileceğimiz farklı anlayışlara uygun örnekler vermişlerdir.

*Düz yazıya yaklaşan bir üslupla anlatmaya imkân veren temaları da şiirlerinde işlemişlerdir.

*Şiir, düz yazıya yaklaştırılmıştır.

*Büyük harf ve noktalama, genelde kullanılmamıştır.

*Yapı ve söyleyişe, içerikten daha fazla önem verilmiştir.

*İmge anlayışlarında uzak çağrışımlara önem vermeleri bakımından İkinci Yeni’yle yakınlıkları vardır.

*Bu dönemin şiirleri genelde kapalı şiir özelliği gösterir.

*Şiirin anlatımı süslü ve sanatlıdır.

*1980 sonrası şiirinde imgelemeler, çağırışımlar, katmanlı şiirler oldukça yaygındır.

*Çok renkli, kolayca kategorize edilmeyen bir şiir anlayışı ortaya çıkmıştır.

*Şairler, genelde, değişik bakış açılarıyla toplumun acılarını yansıtmış; yer yer alaysı anlatım ve gülmeceyi kullanmışlardır.

* “İnsani duyarlılık ve evrensel deneyimler” şiirin gözde değerleri olmuştur.  

*Daha içe dönük, daha durağan, daha dinlendirilmiş bir edebiyat anlayışı oluşmuştur.

*Şehirli kimliği ön plana çıkmıştır.

* “Metropollerde yaşayan kişilerin şehre ve insana yabancılaşması, gelenek ve teknoloji arasında sıkışıp kalmaları, geçmişte var olan ama kendilerini ifade edemeyen alt kültür gruplarının bir kimlikle ortaya çıkmaları” en belirgin temaları oluşturmuştur.

*Şiir, popüler kültürün bir parçası olmuştur.

*Çeviri, bu dönemin ana kaynaklarından biridir.

*1980 sonrası şairlerini birleştiren en önemli ilke, şairlerin Türk ve Dünya şiirinin binlerce yıllık birikimine, "şiire saygı" penceresinden bakmalarıdır.

*Bu dönem şairlerinin belki en güzel düşüncesi Türk edebiyatını bir bütün olarak görmek olmuştur.

*1980'li yıllarda, genç şairler olarak ilk dikkati çekenler Yaşar Miraç, Ozan Telli, Abdülkadir Bulut ve Ahmet Ada’dır.

1980 SONRASI ŞAİRLERİNDEN BAZILARI:
HAYDAR ERGÜLEN, HÜSEYİN ATLANSOY, SEYHAN ERÖZÇELİK, LALE MÜLDÜR, AHMET ERHAN, KÜÇÜK İSKENDER, YAŞAR MİRAÇ, OZAN TELLİ, ABDÜLKADİR BULUT VE AHMET ADA, ABDÜLKADİR BUDAK, ALİ CENGİZKAN, METİN ALTIOK, AHMET TELLİ, İSMAİL UYAROĞLU, GÜVEN TURAN, TUĞRUL TANYOL, ERDOĞAN ALKAN, NEŞE YAŞIN, NURER UĞURLU, ADNAN ÖZER, HÜSEYİN YURTTAŞ, GÜLTEKİN EMRE, ENİS BATUR, HÜSEYİN ATABAŞ, METİN DEMİRTAŞ, ŞÜKRÜ ERBAŞ, SALİH BOLAT, ENVER ERCAN, TURGAY KANTÜRK, GÜLSÜM AKYÜZ, METİN CENGİZ, SİNA AKYOL, SUNAY AKIN, HULKİ AKTUNÇ, GÜNGÖR TEKÇE, AKGÜN AKOVA, MUZAFFER ERDOST, ALİ ASKER BARUT, MELİSA GÜRPINAR, ERSİN SALMAN, OSMAN HAKAN A. , İHSAN DENİZ, OKTAY TAFTALI, METİN CELÂL, NECAT ÇAVUŞ, ŞAVKAR ALTINEL, SALİH BOLAT, RONİ MARGULİES, ALİ GÜNVAR, VURAL BAHADIR BAYRIL, ARİF AY, SUNAY AKIN, BİRHAN KESKİN, HİLMİ YAVUZ, MURATHAN MUNGAN, SEFA KAPLAN, NEVZAT ÇELİK

----------------------------------------

1980 KUŞAĞI ŞİİRİNİN POETİK YÖNELİMLERİ:

1.İmgeci Şiir:
Tuğrul Tanyol, Haydar Ergülen, Metin Celal, Mehmet Müfit, Akif Kurtuluş, Seyhan Erözçelik, Enver Ercan, Oktay Taftalı, Ahmet Güntan, Sina Akyol, Sami Baydar, Adnan Azar, Nilgün Marmara, Turgay Kantürk, Engin Turgut

2. Anlatımcı Şiir:  
(Başı sonu belli bir hikâyesi olan, sunuluşunda olay örgüsüne, neden-sonuç ilişkisine, olay kahramanlarının veya olayın geçtiği yerin tasvirine de yer veren şiirdir.)
Şavkar Altınel, Roni Margulies, Turgay Fişekçi

3. Folklorik veya Mitolojik Şiir:
Yaşar Miraç, Adnan Özer, Hüseyin Ferhad, Murathan Mungan

4.Mistik-Metafizikçi Şiir:
İhsan Deniz, Lale Müldür, Hüseyin Atlansoy, Gülseli İnal, Ali Günvar, Necat Çavuş, Mehmet Ocaktan, Arif Dülger, Osman Konuk

5. Gelenekselci Şiir:
Osman Hakan A., Vural Bahadır Bayrıl, Sefa Kaplan

6.Toplumcu Gerçekçi Şiir:
Ahmet Erhan, Salih Bolat, Şükrü Erbaş, Metin Cengiz, Hüseyin Haydar, Orhan Alkaya, Ali Cengizkan, Nevzat Çelik, Ali Asker Barut, Yılmaz Odabaşı

7.Beatnik-Marjinalci Şiir: 60’ların başlarında Amerika’da, kurallara karşı çıkışı, isyankârlığı, aykırılığı temel alan alternatif bir yaşam biçimi ve edebiyat anlayışı gelişmiştir. Şiirin bir ruh çarpıntısı, bilinç akışı, kuralsızlık olduğuna inanan beatnikler bizim şiirimizde 1980’lerden önce Ece Ayhan’ın ve Can Yücel’in şiiri üzerinde etkili olmuştur.
Küçük İskender

8. Yeni Garipçi Şiir: 1950’lerden sonra Can Yücel, Metin eloğlu, Salah Birsel gibi şairlerin yanı sıra 1980’lerde Sunay Akın, Oğuzhan Akay, Akgün Akova, Metin Üstündağ gibi isimler yer yer Garip etkisi taşıyan bir şiirin peşinde olmuşlardır.
Oğuzhan Akay, Akgün Akova, Sunay Akın

----------------------------------------


10. CUMHURİYET DÖNEMİNDE HALK ŞİİRİ
       
*Cumhuriyet’le birlikte halk kültürüne önem verilmiş, halk kültürüne dayanan araştırmalar bilimsel nitelik kazanmıştır.

*Akademisyenler ve araştırmacılar, Anadolu'nun en ücra köşelerine gidip şiir, türkü, mani, ninni gibi halk kültürü ögelerini derlemişlerdir.

*Cumhuriyet döneminde de halk şiiri örnekleri verilmiştir.

*Halk şairleri, usta-çırak ilişkisi içinde yetişmeye devam etmişlerdir.

*Yeni ve güçlü temsilciler çıkmıştır.

*Genel olarak saz eşliğinde şiirler söylenir.

*Sadece şiir yazan şairler de vardır. (Ör: Abdurrahim Karakoç)

*Kars, Erzurum, Sivas, Konya, Kayseri ve İstanbul gibi şehirlerde âşıklar kahvehanesi geleneğinin sürdürüldüğü görülür.

*Âşıklar şiirlerini kaset, cd vb. yollarla geniş kitlelere duyurma imkânı bulmuşlardır.

*Bu dönem halk şairleri, geleneksel konuların yanında güncel konuları da işlemişlerdir.

*19. yüzyıl halk şiirine göre Cumhuriyet dönemi halk şiirleri daha sade bir dil kullanmışlardır.

*Divan şiiri etkisi ve Arapça-Farsça sözcüklerin kullanımı bu dönemde azalmıştır.

*Yalın bir anlatım benimsenmiştir.

*Geleneksel biçim, ölçü ve türler kullanılmaya devam edilmiştir.

*Konu ve tema bakımından şiir daha da genişletilmiştir.

*Toplumu ilgilendiren her türlü tema, açık bir anlatımla dile getirilmiştir.

*Şiirlerde, toplumsal sorunlar karşısında halk bilinci ve halkın bakış açısı da yansıtılmıştır.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ESER VEREN BAZI HALK ŞAİRLERİ:
ÂŞIK VEYSEL, ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF, ÂŞIK FEYMANİ, ŞEREF TAŞLIOVA, MURAT ÇOBANOĞLU, YAŞAR REYHANÎ, NEŞET ERTAŞ, ABDURRAHİM KARAKOÇ


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön