ATEBETÜ’L-HAKAYIK - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

ATEBETÜ’L-HAKAYIK

EDEBİYAT > İSLÂMİ DÖNEM (DİN DÖNEMİ) > İSLÂMÎ DÖNEMDE İLK ÜRÜNLER

ATEBETÜ’L-HAKAYIK:

*12.yy.daEdip Ahmet Yükneki” tarafından kaleme alınmış didaktik bir eserdir.
*Eser Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar'a sunulmuştur.
*Atabet’ül Hakayık “Hakikatler eşiği” anlamına gelir.
*Nasihatname olarak yazılmıştır.
*Ahlak ve öğüt kitabıdır.
*Bu eserde Edip Ahmet, ahlaklı insan olmanın yollarını, ahlak ilkelerini açıklamış, çeşitli ahlaki öğütlerde bulunmuş, İslami düşünce ve görüşlere yol gösterici olmuştur.
*14 bölümden meydana gelen eserin her bölümünde ayrı ayrı konular işlenir.
*Baştaki 5 bölüm giriş, şairin adını verdiği 8 bölüm asıl konu, sondaki 1 bölüm de bitiriş bölümüdür. (Girişi gazel şeklindedir.)
*Cömertlik, doğruluk, ilim, iyilik, erdem ve alçakgönüllülük gibi konular yer alır.
*Eser, 46 beyit ve 101 dörtlükten meydana gelmiştir.
*Dörtlükler manilerdeki gibi aaxa şeklinde kafiyelenmiştir.
*Aruz ve hece ölçüsü birlikte kullanılmıştır.
*Aruz vezniyle yazılan bölüm, aruz ölçüsünün “feûlün feûlün feûlün feul” kalıbıyla yazılmıştır.
*Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır.
*Eserin dili biraz ağırdır. Arapça ve Farsça kelimelere rastlanır.
*Telmih (hatırlatma) sanatı kullanılmıştır.
*Eser teknik yönden zayıftır.


EDİP AHMET YÜKNEKİ: (12. YÜZYIL)
*Edip Ahmet Yükneki, 11. yüzyılın sonu ile 12. yüzyılın ilk yarısında Semerkant yakınlarındaki Yüknek beldesinde yaşamıştır.
*Hakkında fazla bilgi bulunmayan yazarın yaşamı halk arasında daha çok, menkıbelere (dinî hikâyelere) dayandırılmıştır.
*Eserinden, iyi bir tahsil gördüğü, özellikle dinî ilimleri öğrendiği anlaşılmaktadır.
*Gözleri görmeyen şair, Arapça ve Farsçanın yanında tefsir, hadis gibi İslami ilimleri de öğrenmiştir.
*Şiirlerinde de his ve duygudan ziyade öğretici yön ağır basmaktadır.
*Bazı söyleyişleri bir atasözü gibi dilden dile dolaşmıştır.
*Atabet'ül Hakayık'ı yazdıktan sonra ün kazanan bu Karahanlı devri şairinin yaşamı, menkıbelerle aktarılmış ve şöhreti ölümünden sonra da asırlarca devam ettirmiştir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön