MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN OLUŞUMU - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN OLUŞUMU

EDEBİYAT > BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI(MODERN DÖNEM) > MİLLİ EDEBİYAT

MİLLİ EDEBİYAT (1911-1923)
(İKİNCİ MEŞRUTİYETTEN CUMHURİYETE)


B) MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNE GÖTÜREN ADIMLAR VE
MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN OLUŞUMU:


MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNE GÖTÜREN ADIMLAR:

*1789 Fransız İhtilali’nin Osmanlı toplumunda uyandırdığı özgürlük fikri.
*II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesi ile bir özgürlük ortamı oluşması.
*II. Meşrutiyet’in ilan edilmesi.
*Balkan Savaşları ve sonrasında çıkan milliyetçi azınlık isyanları.
*Osmanlı’nın yeniden yükselme devrine geçirecek fikirlerin aranması.
*Türkçülük akımının, etkisini kültürel alanda hissettirmesi.
*Genç Kalemler dergisi (1911) ve Yeni Lisan makaleleri.


MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN OLUŞUMU:

*II. Meşrutiyet ile Cumhuriyet’in ilk yılları arasında etkin olan edebiyat anlayışıdır.
(Fakat Milli Edebiyat akımını bu tarihler arasına sıkıştırmak yanlış olur.)
*Milli Edebiyat hareketi öncelikle bir dil hareketidir.
*Belirli bir kuruluş zamanı ve özel bir beyannâmesi yoktur.
*Bu dönem sanatçılarını belirli kriterlere uygun bir topluluk olarak düşünemeyiz.
*Milli Edebiyat sanatçıları arasında tam bir birlik yoktur. Hem konu yönünden hem de üslup yönünden farklılıklar görülür.
*Millî Edebiyat akımı, Türkçülük hareketiyle paralellik gösterir.
*Daha çok Türkçü ve milliyetçi edebiyat olarak algılanmıştır.
*Osmanlının son dönemlerinde Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık, Türkçülük gibi birçok fikir akımı ortaya çıkmıştır.
*Türkiye Cumhuriyeti ve devrimlerinin de temelinde yer alan “Türkçülük akımı” kendisine geniş bir kitle bulmuştur.
*Mehmet Emin Yurdakul’un yazdığı “Cenge Giderken” manzumesi milli edebiyatı tetiklemiştir.
*Halkın içinde bulunduğu acılı tabloyu değiştirmek isteyen genç yazar ve şairler, memleketi anlatan, Türk milletini anlatan bir edebiyat oluşturma gayreti içerisine girdiler.
*Milli edebiyata giden yolda Rıza Tevfik ve Ömer Nâci’nin aruz-hece tartışmaları da bir aşama olarak görülür.
*Bu edebiyatın bir hüvviyet kazanması II. Meşrutiyet sonrası Selânik’te yayımlanan Genç Kalemler dergisi (1911) ile gerçekleşir.
*Ömer Seyfeddin, Ali Canip ve Ziya Gökalp bu edebiyatın teorisini kurmuş; şiir ve hikâyelerinde bu edebiyatın anlayışını yansıtmışlardır.
*Millî edebiyatın sistemli biçimde ele alınması, Ömer Seyfeddin’in Genç Kalemler dergisinde yayımladığı “Yeni Lisan” makalesiyle başlar.
*Yeni Lisan makalesi, Milli Edebiyatın beyannamesi olarak kabul edilir.
*Ömer Seyfeddin, bu yazısında, bir millî edebiyatımızın bulunmadığını, bunun için önce millî bir dilin gerektiğini söyler.
*Ona göre yazı dili İstanbul Türkçesi esas alınarak kurulmalıdır.
*Türkçe’ye girmiş bütün Arapça ve Farsça kelimelerin atılmasına gerek görmez.  
*Aruz yerine Türk millî vezni olan hecenin kullanılması gerektiğini söyler.
*Bu yazı sonrasında yapılan toplantılarda yeni lisanla beraber edebiyatın da millî olması üzerinde durulmuştur.
*Temiz bir Türkçe ile yazma fikri kısa sürede birçok yazar tarafından benimsenmiştir.
*Türk kültür tarihinde “milli edebiyat” ibaresini ilk defa “Âtî-i Edebîmiz” başlığıyla Genç Kalemler dergisinde Ali Canip Yöntem kullanmıştır.
*Bu harekete başlangıçta Mehmed Fuad Köprülü, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Cenab Şahabeddin ve Süleyman Nazif yazılarıyla karşı çıkmıştır.
*Ali Canip ve Ömer Seyfettin’in gayretleriyle bu edebiyat anlaşılır ve kabul edilebilir hale gelmiştir.
*Yeni lisan hareketi kısa zamanda başarıya ulaşmış, fakat edebiyat ruhu itibariyle istenilen olgunluğa erişmemiştir.
*Mehmed Fuad Köprülü, millî edebiyatın yalnız bir dil ve vezin meselesinden ibaret olmadığını, millî şahsiyetin edebî eserlerde görülmesi gerektiğini, millî bir romantizmin ortaya konulabileceğini ileri sürer.
*O yıllarda edebiyatın içinde olan bazı sanatçılar, edebî eserleri millî olan ve olmayan diye ikiye ayırmanın doğru olmadığı üzerinde durmuştur.
*Millî Edebiyat akımının yaygınlaşmasında, karşı olanların bile zamanla bu tarz eserler vermeye başlamasında dönemin siyasî şartlarının etkisi büyük olmuştur.
*O dönemin farklı anlayışlarını Trablusgarp, Balkan, Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı birbirine yaklaştırmıştır.
*Türkçülük akımının savunduğu düşünceler, edebiyat eserleri vasıtasıyla anlatılmaya başlanmıştır.
*Millî edebiyat düşüncesinin oluşumunda, “eski edebiyat anlayışına Tanzimat’tan beri oluşan tepki” ve “Batı taklidi bir edebiyata karşı olma eğilimi” etkili olmuştur.
*Millî Edebiyat akımı, Batı kültür değerlerine ilgisiz kalmadan, dinde, dilde, millî duygularda yeni bir arayışın ifadesi olmuştur.
*Türk kültürü ve tarihi, incelenmemiş bir hazine olarak kabul edilir.
*Mehmet Emin, Ziya Gökalp, Ömer Seyfeddin ve Ali Canip gibi Türkçü sanatçıların ortaya attığı düşünceler ve uygulamalar Millî Edebiyat akımının gelişmesinde etkili olur.
*Genç Kalemler dergisi kapandıktan sonra (Eylül 1912) yazarlarının birçoğu İstanbul'a gelmiş; Türk Yurdu ve öteki milliyetçi dergilerde yazmaya başlamışlardır.
*Milli edebiyat akımına karşı çıkanların ve yeni yetişen gençlerin de katılmasıyla grup genişlemiş ve etki alanları da aynı oranda büyümüştür.
*Bir kısım şiirleriyle Rıza Tevfik, İhsan Râif, Yahya Kemal, Sâmih Rifat, Mithat Cemal, Aka Gündüz, Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Enis Behiç, Halit Fahri, Şükûfe Nihal, Sâlih Zeki, İbrahim Alâaddin, Kemalettin Kamu, Faruk Nafiz ve Ömer Bedreddin; hatta Mehmed Âkif, Tevfik Fikret ve Abdullah Cevdet de bu akıma katkısı olanlardandır.
*Bunlardan Mehmed Âkif ve Yahya Kemal’in dışında hemen hepsi hece veznini tercih etmiştir.

*Milli Edebiyat akımının doğmasını ve gelişmesini sağlayan dergiler:
ÇOCUK BAHÇESİ, GENÇ KALEMLER, TÜRK DERNEĞİ, TÜRK YURDU, HALKA DOĞRU, TÜRK SÖZÜ, YENİ MECMUA, DERGÂH

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön