NAYİLER - NAYİLİK - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

NAYİLER - NAYİLİK

EDEBİYAT > BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI(MODERN DÖNEM) > MİLLİ EDEBİYAT

NAYİLİK – NAYİLER (NESL-İ ATÎ / YENİ NESİL):

*Nayiler, 1911-1917 yılları arasında bir araya gelmiş edebiyat topluluğudur.
*Kuruluş fikrini tam olarak kimin ortaya attığına dair farklı bilgiler mevcuttur.
*Yahya Kemâl’den kaynaklanan bir şiir anayışı olarak görenler vardır.
*Şahabettin Süleyman’ın, bu anlayışı takip edenlere akıl hocalığı yaptığı öne sürülür.
*Fecr-i Ati hareketi içinde yer alan Şahabettin Süleyman, gençleri Yahya Kemâl etrafında birleştirmek ister.
*Genç sanatçılar, “Nayîler” adıyla kendi şiirimizin kaynaklarına yönelirler.
* “Rübap”, “Safahât-ı Şiir ve Fikir” mecmualarında anlayışlarını ortaya koyarlar.
*Bu hareketi, Halit Fahri, Selahattin Enis, Hakkı Tahsin, Enis Behiç, Orhan Seyfi, Hıfzı Tevfîk, Yakup Salih, Hasan Sait, Yahya Saim, Ali Naci Karacan, Tahsin Nahid, Safi Necip gibi gençler destekler.
*Ulusal bir edebiyatın oluşmasını "milli geçmişe bağlanış"ta görürler.
*Türk edebiyatının ilk dönemlerine inerek, Mevlana Celalettin Rumi ile Yunus Emre'nin şiirlerindeki içten söyleyişi, coşkulu, gizemli havayı şiirlerinde yaşatmak isterler.
*Şiirde süsden ziyade vezni ve ahengi esas alırlar.
* “Safahat-ı Şiir ve Fikir” adıyla yayımlanan dergide faaliyetlerini sürdürmek isterler.
*Ancak iki sayı basılabilen derginin ilk sayısında Şahabettin Süleyman'ın, "Nayiler-Yeni Bir Gençlik Karşısında" başlıklı makalesiyle tanıttığı bu topluluk, düşüncelerini ortaya koyacak yapıtlar veremeden dağılmıştır.
*Şahabettin Süleyman, yeni bir edebi anlayış olarak kendi fikirlerini takip eden gençleri şöyle tanımlıyordu:
Bugün yeni bir zümre-i güzide-i sebâb (gençlerden seçkin bir zümre) nayî kelimesinin etrafında toplanmış, yeni bir meslek-i edebî ile hayat-ı matbûata atılıyor. Filhakika Nayiler lafzı yabancılara bir şey ifade etmezse de bu, bence en manidar, en zîhayat, en ziyade rûh-ı esâsî-i Türkî ile mümtezic bir kelimedir… Şu dakikadan itibaren yeni bir meslek-i edebî, tarih-i edebiyata ayak basıyor. Gençliğin humma-yı sanatla, menfaat beklemeyen humma-yı sanatla çırpınması, bence âti için en büyük ümittir. Sanatın en büyük simalarını, en büyük mekteplerini bu aşk-ı menfaat- nâ-endis tevlid etmiştir. Nayiliğin bu suretle pek büyük terakkiye mazhar olmasını temenni eder ve takdis eylediğim Fecr-Âti’ye mensup olmasaydım, o neslin Osmanlı edebiyatına ciddi hizmetler ifa ettiğine kâni bulunmasaydım yeni gençliğe iltihak etmek hususunda bir saniye tereddüt etmezdim.”
(Sehabettin Süleyman, 6 Mart 1914).

*Bir başka görüşe göre Nayilik hareketine ilham olan faktörlerden biri de Nayilik hareketinin ortaya çıktığı sıralarda popüler olan Sembolizm akımıdır.
*Sembolizm akımına göre; şiir her şeyden önce mistik bir iç sestir ve şiiri değerli kılan şey, müzikalitedir.
*Nayiciler, Mevlana ve Yunus’un eserlerinde en güzel şekilde örneklerine rastladığımız müzikalite unsuru olan ‘neyi’ bu hareketin tamamlayıcı parçası olarak görmüşlerdir.

*“Nayi” kelimesi kısa süre sonra edebiyat çevrelerinde ‘enayiler’ şeklinde ifade edilir olmuştur.
*Nayi Topluluğu, ortaya attığı onca iddialı fikre rağmen esaslı bir alt yapıya ve kadroya sahip olmadığı için, kısa bir süre içerisinde dağılmıştır.
*Nayiliğin sönük kalmasında Milli edebiyat hareketinin ve Birinci Dünya Savaşının getirdiği siyasi havanın etkisi önemlidir.
*Nayi topluluğu dağıldıktan sonra bu edebi akım içerisinde yer alan şahsiyetler Şairler Derneği, Hecenin Beş Şairi gibi milli edebiyat hareketi içerisinde yer alarak Cumhuriyet Dönemi’nde de eser vermeye devam etmişlerdir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön