SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYAT-I CEDİDE) TİYATROSU - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYAT-I CEDİDE) TİYATROSU

EDEBİYAT > BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI(MODERN DÖNEM) > SERVETİ FÜNUN EDEBİYATI

SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYAT-I CEDİDE) TİYATROSU:

*Servet-i Fünun Dönemi sanatçıları gerek sanat anlayışları, gerekse Abdülhamit istibdadının getirdiği baskı ve sansür nedeniyle tiyatro türüyle fazla ilgilenmemişlerdir.
*Tiyatroya büyük destek veren Ahmet Vefik Paşa, görevinden alınmış, Ahmet Mithat Efendi'nin yazdığı "Çerkez Öndenler" adlı piyesin oynanması nedeniyle de Gedik Paşa Tiyatrosu yıktırılmıştır.
*Cenab Şahabeddin, Hüseyin Suat ve Halit Ziya’nın birkaç tiyatro denemesi kayda değer nitelikte değildir.
*II. Abdülhamit’in sanat ve fikir değeri taşıyan eserlerin oynanmasına izin vermemesi üzerine Türk sahnelerini tuluat kumpanyaları ve melodramlar kaplamıştır.
*Hemen hemen bütün repertuarları tercüme yahut adapte eserlerden meydana gelen tuluat sahnelerinin bu devredeki en ünlü sanatçıları: Mardiros Mınakyan, Abdürrezzak ve Kel Hasan'dır.
*Türk kadınının henüz sahneye çıkamadığı bu devirde de Ermeni sanatçıları hâkimiyeti yine sürmüş, Türk seyircisi sahnede iyi konuşulan Türkçe'den yine mahrum kalmıştır.
*Bu dönem sanatçıları da Abdülhak Hamit’inokumak için oyun yazma” anlayışından etkilenmişlerdir.
*1908'de, imparatorluğun merkezinde yeniden başlayan ciddi sahne çalışmaları ve bunların gördükleri geniş ilgi, Servet-i Fünuncuların tiyatro denemeleri yapmalarına yardımcı oldu.
*Bu denemelere katılanlar arasında Hüseyin Suat Yalçın, Mehmet Rauf, Cenap Şehabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Faik Ali Ozansoy, Ali Ekmer Bolayır ve Safveti Ziya vardır.    
*Teknik bakımından, şüphesiz, bu denemelerin de kusursuz oldukları söylenemez.
*Ancak, Tanzimat devrinin denemelerine göre, tiyatro eserini anlayış bakımından olduğu kadar, teknik bakımından da büyük bir gelişmenin varlığı açıktır.
*Tiyatro dillinin halkın diline yaklaşmasına rağmen, eski alışkanlıkların tesiri ile konuların halkın meselelerine gidemediğini ve genellikle vakaların aile çevresi içinde geçtiğini ve "evlenme, boşanma, kadının medeni hakları" gibi temaların etrafında döndüğünü görüyoruz.        
*Servet-i Fünuncular arasında tiyatro ile en çok ilgilenen ve başarıya en çok ulaşan Hüseyin Suat'tır.
*Başarılı bir tiyatro dili olan sanatçının “Şehbal Yahut İstibdadın Son Perdesi”, “Deva-yı Aşk” gibi eserleri vardır.
*Telif ve adaptasyon olarak, sayısı yirmiye yaklaşan piyesi vardır.
*İşlediği temalar bakımından genellikle Servet-i Fünun'un diğer tiyatro yazarlarından ayrılmamış olan Hüseyin Suat'ın, piyeslerinde, dil ve üslup bakımından, Servet-i Fünun'un bütün dil ve ifade özelliklerinden kurtularak çok normal, canlı ve samimi bir konuşma diline eriştiği görülür.
*Bu başarıda, onun, daha önce nesirle uğraşmamış olması, dolayısiyle Servet-i Fünun nesrine alışmamış olmasının da tesiri muhakkaktır.       
*Edebiyat-ı Cedide'ciler içinde, Hüseyin Suat'tan sonra, tiyatro ile en çok uğraşan Mehmet Rauf'tur.
*Daha çok Servet-i Fünun'un ön planda gelen romancılarından olarak şöhret kazanan Rauf'un tiyatro alanındaki denemeleri teknik bakımından zayıftır. Pençe, Cidal, Diken eserlerinden bazılarıdır.
*Cenap Şehabettin de, biri dram (Yalan) ve biri de komedi (Körebe) olan iki piyesi ile Servet-i Fünun'un tiyatro yazarları arasına katılmıştır.
*Her iki piyeste de, teknik zayıflığın yanı başında, dilin ve üslubun konuşma diline uygunsuzluğu da ayrıca dikkati çekmektedir.
*Tiyatro alanında bir iki eser veren Halit Ziya, bu türde başarılı değildir.
*Kâbus adlı dramı ve Fransızcadan adapte ettiği iki tiyatro eseri (Füruzan, Fare) teknik olarak zayıftır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön